ALTINDA NE OLUYOR? « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

ALTINDA NE OLUYOR?

Bu haber 24 Ağustos 2020 - 8:15 'de eklendi.

Fikir Günlüğü

Türkiye altın rezervlerini artırıyor. Artış o kadar fazla ki ülkemiz dünyada birinci sırada. Toplam altın rezervinde Dünyada 12. sıraya yükselmiş bulunuyor. Amerika 8 bin ton ile ilk sırada. Almanya 3 bin 363 tonla ikinci sırada. IMF ise üçüncü sırada. Türkiye’nin güncel altın rezervi 583 ton. Bu rakam geçen yıl 413 tondu. Son üç-dört yıl içinde ülkemizin altını 3 kat civarında artış göstermiş.

Sadece Türkiye değil Dünya’da altın alma eğilimi var. Amerika’nın doları yaptırım aracı olarak kullanması, başta Rusya ve Çin olmak üzere maddi varlığın dolar yerine altınla rezerve edilmesine yol açtı.

Merkez Bankası 2016 yılına kadar altın rezervlerinin yüzde 83’ünü ABD, İngiltere ve İsviçre’de tutuyor, geri kalan yüzde 17’sini de Türkiye’de saklıyordu. 2016 yılında başlatılan altın taşıma operasyonu büyük ölçüde tamamlandı. Merkez Bankası’nın bilançosundaki 537.6 ton altının 20.1 tonu bankalar, 152.3 tonu zorunlu karşılıklar ve 365.2 tonu da Merkez Bankası’na ait görünüyor.

Yabancı ülkelerdeki altınımız Türkiye’ye geldi. Artık Türkiye kendi altınının %95’ini ülkeye getirmiş durumda.

Aman ne güzel!

İster istemez şu sorular da akla gelmiyor değil:

Neden kendi altınımızın tamamına yakını yurt dışındaydı?

Hükümet yurt içine getirmeyi neden tercih etti, yoksa harcayıp bitirecek mi?

Ya da ekonomideki kötüye gidiş ve dış borç artışı yüzünden altınlara el koyulmasından mı korktu?

Aslında Türkiye’nin kendi altınlarının yurda getirdiği doğru değilmiş, öyle bir izlenim yaratılmış.

Doğrusu hangisi bilemiyoruz ama iddialar oldukça tutarlı.

İddialara göre Hükümet, Türkiye’nin sahip olduğu altının yüzde 92’si olan 450 ton altını İngiltere’ye göndermiş. Buna karşı duyulan tepkinin giderilmesi veya azaltılması ve halkın büyük kesiminin duymasını önlemek için yandaş medya devreye sokulmuş. Altının nereden ve ne biçimde geldiği belirtilmeden, Hazinenin altınla dolduğu yalan haberi yayılmış. Altınların İngiltere’den geri alındığı izlenimi verilmiş. Merkez Bankası’ndaki altın stokunun 2017’den sonra arttığı doğruymuş ama İngiltere’ye gönderilen altından geri getirilen bir şey yokmuş.

Türkiye’nin dış borcu, 2002 yılında 130 milyar dolarken 2019 yılında 453.2 milyar dolara yükseliyor. Her yıl milyarlarca dolar borç ödenmesine karşın AK Parti iktidarının 17 yılı boyunca dış borç dolar bazında 3 katından daha fazla artıyor. Ak Parti çevrelerinden sık sık söylenen “IMF’ye borcumuzu ödedik” söylemi bu ekonomik realite karşısında komik.

Borcun milli gelire oranı ise %53’ü geçiyor. Yani ürettiğimiz ve sahip olduğumuz her şeyin yarısı dış borç.

Türkiye’nin iç borcuna gelince, 2003 yılında 114,1 milyar dolar seviyesindeyken 2017 yılında 141 milyar dolar olmuş.

Türkiye 2002 yılından 2013’e kadar geçen 10 yıldan fazla sürede 1 trilyon dolara yakın borç ödediği halde, borcu kat kat katlanıyor. Hükümet bir yandan öderken öte yandan misliyle borç alıyor.

Hazinenin Türkiye’nin altınlarını, borç miktarının arttığı ve ödeme güçlüğü çekildiği bir dönemde İngiltere’ye gönderildiğini dikkate aldığımızda; her ne kadar işin adı, ‘emanet bırakma’  olsa da asıl anlamının ‘rehin bırakmak’ olduğu çok açık.

Altınların büyük kısmının İngiltere’ye gönderildiği haberi duyulunca, hükümetten beslenen yandaş havuz medyası, aldığı talimatla altınların geri getirildiğini yazmaya başlıyor. 2019’un sonuna dek; ‘altınlar geri getirildi’, ‘altın rezervi rekora koşuyor’, ‘Türkiye altın rezervi en çok artan ülke’ başlıklarıyla yayın yapıyor.

Merkez Bankasındaki altın stokunun 2017’den sonra arttığı doğru ama İngiltere’ye gönderilen altından geri getirilen bir şey yokmuş.

Altın, ekonomide sorun oluştuğunda devreye sokulan ‘ihtiyat akçeleridir’. Türkiye öyle bakanın dediği gibi ekonomik devrim yapmış falan değil. Eğer Türkiye örnek gösteriliyorsa, kötü bir örnek olarak parmakla gösteriliyor. Borç yüksek, üretim düşük ve düşmeye devam ediyor; bütçe açığı fazla. Borçlanma süreğen hale gelmiş, borç borçla çevriliyor. TÜİK rakamları güvenilmez.

Bu koşullar altında, borç almak için ‘rehin’ bırakılan altın geri dönebilir mi? Çok uzak olmayan bir zamanda, borçlar ödenemez duruma geldiğinde ‘rehin’ bırakılan altına el koymak borç verenlerin hakkı olmaz mı?

Acaba altının fahiş yükselişinin altında bu iddiaların işaret ettiği ekonomik gerçekler mi yatıyor?

KAYNAKLAR

1-https://www.veryansintv.com/ingiltereye-giden-450-ton-altina-ne-oldu

2-https://mutlakaoku.com/ingiltereye-verdigimiz-450-ton-altinin-sirri-super-gucler-neden-altin-depoluyor/

3http://www.cumhuriyet.com.tr/m/haber/ekonomi/1461229/Turkiye_nin_dis_borcu_453_milyar_dolara_yukseldi.html

4-https://www.haberturk.com/yazarlar/abdurrahman-yildirim-1018/1607730-ic-borc-stoku-ilk-kez-500-milyar-lirayi-gecti

5-http://t24.com.tr/haber/turkiyenin-borc-yuku-kriz-donemine-yaklasti,608279

6-https://www.dunya.com/kose-yazisi/ic-borc-icin-105-yilda-15-trilyon-lira-yani-1-trilyon-dolar-odedik/17286

7-https://www.yusufyuksel.com/2018/10/merkez-bankasinin-net-doviz-rezervi-ekim-2018.html

8-https://www.bloomberght.com/turkiye-altin-rezervlerini-artirmada-dunya-birincisi-2237644

9-https://m.aksam.com.tr/ekonomi/merkez-cephaneligine-c2100-ton-altin-tasidi/haber-707320

10-https://ugurses.net/tag/altin-rezervi/

 

 

Akın Eraslan Balcı
Akın Eraslan Balcıakineraslanbalci@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.