15.01.2022, 12:41

Aidiyet- II

Pek tabi ki, kocaman bir hayır!

Zira bu saldırılar yaşam biçimine, kültürüne, zihnine, samimiyetine, birikimine, aidiyet ve haysiyetine yapılmış saldırılardır ve bu saldırıları yaparak her gün başımızdan aşağı kötülük boca eden felâket tellalları, bu medeniyetin bağrında yeşeren onca iyiliği, güzelliği, merhameti, kardeşliği görmemekte; gördüğü anda da yok etmek istemektedir!

Kötülük yok mu, tabi ki var! Kabil’den bu yana olduğu gibi! Ama bir ağacın bütün meyveleri aynı olur mu? Kimi meyve çürüyüp düşmüyor mu? Biz kalanlarla iktifa etmiyor muyuz?

Peki, az evvel andığım yaşlı teyze ve amca gibi sayısını bilemediğimiz ama bu mümbit coğrafyayı mayalayan gönül insanları gibi yine bu medeniyetin bağrında yaşayan okuma yazma dahi bilmeyen bir çobanın gözündeki yaşın, yüreğindeki ateşin samimiyetini; on yıllarca okumuş ve bu okumalarından payeler edinmiş bir ilahiyat profesöründe görebiliyor muyuz? “Hayır!” dediğinizi duyar gibiyim!

İşte bu yüzdendir ki, bu coğrafyanın ikliminde yetişmiş insanın bu samimiyetinden beslenen irfanı, basiret ve feraseti yüzyıllar boyunca bu coğrafya üzerinde oynanan oyunları bozmuş, kötü niyetli nice nice projeler bu toplumun kalp gözünden dönmüştür.

Peki neden ısrarla batı?

Bugün hepimiz farkındayız ki; başka bir gezegene, oradaki kayaların yapısını incelemek, oradaki “olası” hayati bulgulara ulaşmak için araç gönderebilecek kapasite ve zenginliğe sahip insanlık, milyonlarca insanın açlıktan ölmesini umursamaz durumda!

Çünkü bu güce ulaşan muktedirler; bütün gücü ellerinde toplamak, dünyanın bütün zenginliklerine sahip olmak istiyor ve bu hesabın içinde binlerce insanın hunharca katledilmesini, genel maliyet hesabının içindeki bir küsurat farkından daha fazla dikkate değer bulmuyorlar.

Çünkü bizim için kanla, acıyla, zulümle, katliamla eşleşmiş ve ceddimizin “ezan okunan her yer vatandır!” dediği coğrafyalar; onlar için enerjiyle, petrolle, altınla, kârla, finansla, tankla, füzeyle, filoyla bağlantılı basit ticaret haritalarında küçük noktalar sadece.

Peki biz, bunca büyük ve muhteşem bir mirasın sahipleri olarak nerde kaybediyoruz?

Bunun cevabını da aynı manevi mirasa yönümüzü dönerek verelim;

İslâm tarihine adını altın harflerle yazdırmış ünlü komutan Halid b. Velid(ra) komutasındaki askerler, aldığı talimat ile “Benu Cezime” denen bir kavmin üzerine gönderilir.

Ancak Halid b. Velid(ra), bir saldırıyı meşru kılacak adımları atmadan, yani muhatabına barış çağrısı yapmadan bir gece yarısı ansızın saldırır ve bu saldırıda savaşın tarafı olmayacağı kesin olan sivil insanların da öldüğü ortaya çıkar.

Halid b. Velid(ra), bu saldırıdan zafer kazanmış bir komutan olarak döner dönmesine ama Alemlere rahmet olan, tüm çabalarına rağmen Halid b. Velid(ra)’in yüzüne dahi bakmaz.

Tam aksine Alemlere rahmet olan; gözlerinde yaş, duanın kanatlarına tutunmuş bir halde ellerini semaya açmış sürekli şöyle yakarmaktadır:

“Allah’ım! Ben Halid’in yaptığından beriyim!”

Çağlar ötesinden alıp gönül sofranıza ikram ettiğim bu yaşanmışlık, size ne hissettirdi bilmiyorum ancak burada benim dikkatimi çeken bir önceliğin, sizin de dikkatinizi çekmesini istiyorum;

Bir tarafta “güvenliğini” tehdit eden bir kavme karşılık yapılan saldırı, öbür tarafta “adalet” anlayışına ters düşen bir savunma biçimiyle “öncelenemeyen” insan unsuru ve nihayetinde tutunduğu köklere aykırı olduğu için “ben bu fiilden beriyim” diyen Nebevi bir önder!

Peki neden?

Çünkü adaleti öteleyerek ortaya konan “güvenlik” odaklı bir anlayış, (başka bir deyişle adaletle güvenlik çatıştığı zaman yani çıkarlar ön plana çıktığında güvenlik uğruna adaleti gözden çıkarılabilir bir şey olarak görmek) ilahi hitabın onayladığı bir anlayış değildir ki, tarih boyunca insanlığa karşı işlenen tüm suçlar, güvenlik gerekçesinin arkasına sığınılarak icra edilmiştir.

Güvenliğin adaletin önüne geçtiği bir anlayış ise; “hakkın güce değil, gücün hakka tercih edildiği” bir yaklaşımdır ve tüm insanlık tarihi boyunca haklılığına güçlülüğünü referans gösteren tüm müstekbir güçler, zulümlerini aynı mantıkla savunmuş ve akıl almaz vahşetler sergilemişlerdir.

Yani ilk sıkıntımız “adaleti” tesis etmek ve gücün hakkına değil hakkın gücüne iman etmek!

Başka?

Ruhlarımızı diriltmek adına çağlar ötesinden zamanımızın yürek ve zihinlerine yeniden nebevi bir soluk;

“Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım et!”

“Ya Rasûlallah(sav)! Mazluma yardım edelim, bunu anladık da zalime nasıl yardım ederiz?”

“Zulmüne engel olarak.”

Siz bu ikazdan ne anladınız bilmiyorum.

Ama ben bu hikmet kokan ikazdan “yanlış yapanı dahi tek başına bırakmamak; yanlış yapanı yanlışa duyduğumuz öfke, onu müsamaha ile kucaklamamıza engel olmamalı” mesajını alıyorum.

Çağımızın; en ufak bir yanlış, hata ve eksikte insanların üzerini çizen kripto iletişimlerine bundan daha güzel bir manifesto olabilir mi?

Ama farkındayım.

Samimiyet, son dönemlerde en çok kirletilen kavramlardan biri.

Özellikle dinsel terminoloji açısından baktığınızda bu kavramın yüz akı olması gerekenler, bu muhteşem ve muazzez kavramın yürek yarası oldular.

Üzülmek mi?

Üzülmek ne kelime, adeta kahroluyoruz.

Kirletilen ahlaki kavramlarımıza mı yanalım, din adına ortaya konan çirkinliklere mi yanalım, günbegün artan ahlâki körlüğümüze mi yanalım, herkesin doğruyu kendi tekelinde sanmasına mı yanalım, mutluluğu ipoteklemeye çalışanlara mı yanalım, gönül ve mana haramilerinin Allah adına aldattıklarına mı yanalım, “samimiyet” diye diye tüketilen değerlerimize mi yanalım, hoyratça kırılan umutlara mı yanalım, örselenen güven duygusuna mı yanalım, yoksa mağdur edilen insanlara mı yanalım bilmiyorum!

Işıksız bırakılmış bir göz gibi kutsalla tüm ilişkilerini koparmış, kendi kendisine yabancılaşmış ve varoluşuna ihanet etmiş, hürmeti çiğnenmiş, kimliği kundaklanmış, izzeti yaralanmış, hafızası silinmiş, duygusu incitilmiş, haysiyeti tecavüze uğramış, bilinci örselenmiş; yüreği işgale, aklı iğfale uğramış bir şuurla kalemler kırık, gözler yumuk, boyunlar eğri, ağızlar kilitli!

Ama bu tabloyu gördükçe yüreği acıyan, sol tarafı kanayan, gözlerine kum kaçmışçasına gecelerini gündüz eden, bir kum tanesi olup çölün derdiyle kavrulanların, bulabildiği en tenha yerde yüzlerini kalplerine yaslayarak, duanın kanatlarına tutunarak cennetini yitirmiş Âdem(as) gibi gözlerinden gönüllerine bir kanal bağlayarak ıslak secdelerini, içli yakarışlarını bilirim.

Farkındalık dileklerimle!

Yorumlar (0)
21
açık
Namaz Vakti 21 Mayıs 2022
İmsak 03:17
Güneş 05:00
Öğle 12:25
İkindi 16:17
Akşam 19:40
Yatsı 21:15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Antalyaspor 38 59
7. Beşiktaş 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Adana Demirspor 37 52
11. Galatasaray 38 52
12. Kasımpaşa 38 51
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 35
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 68
2. Ümraniye 36 68
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Keçiörengücü 36 49
12. Denizlispor 36 49
13. Gençlerbirliği 36 49
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31