AH ÖĞRETMENİM « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

AH ÖĞRETMENİM

Bu haber 07 Ekim 2020 - 7:42 'de eklendi.

Van’da görev yapan Gamze Arslan, uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin daha sağlıklı eğitim alması, derslerinden geri kalmaması için elinde yazı tahtasıyla kapı kapı dolaşarak ders verdi. 3 yıldır görev yapan sınıf öğretmeni Gamze Arslan, salgın nedeniyle uygulanan uzaktan eğitim sürecinde de öğrencilerini yalnız bırakmadı. Çoğu öğrencinin evinde internet olmadığı için uzaktan eğitim sürecine katılamaması üzerine harekete geçen Arslan, ilk önce evde hazırladığı ders notlarını öğrencilerine ulaştırdı. Ancak yeteri kadar faydalı olmadığını gören Arslan bu kez yazı tahtasını alarak kapı kapı dolaştı. Her öğrenciyle yakından ilgilenerek yüz yüze eğitim veren Arslan, çektirmiş olduğu ders notlarının fotokopilerini de teslim etti.

Erciş Pay Yatılı Bölge Ortaokulunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak görev yapan Cem Cengiz Keleş, koronavirüs salgınından sonra Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan ve uzaktan eğitim sistemi olan EBA ile evinden öğrencilerine ders anlatmaya başladı. Bu süreçte evinden hiç çıkmayarak öğrencilerine EBA sistemi üzerinden ders anlatan Cem Öğretmen, daha sonra evinden çıkamayan 65 yaş ve üstü ile kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlara yardımcı olmak için Erciş Vefa Sosyal Destek Grubunda gönüllü olarak görev aldı. Bu kapsamda Vefa Destek Hattında gelen çağrılara cevap vermeye başlayan Cem öğretmen, bir yandan da EBA sisteminden öğrencilere canlı ders anlatmaya devam etti. İki görevinin çakışması nedeniyle arkadaşlarının fedakâr öğretmen, kendi bilgisayarını alıp Vefa Destek Çağrı Hattında canlı ders anlatmaya başladı. Böylece, bir yandan öğrencilerini derslerden geri bırakmayan Cem öğretmen, bir yandan da vatandaşların ihtiyaçlarını gidererek hayır dualarını almaya başladı.

Elazığ’da köyünde yaşayan tarih öğretmeni Alparslan Alemdaroğlu, internet çekmediği için evinden 1 kilometre uzaklıktaki tepede öğrencilerine online eğitim verdi. Tarih Öğretmeni Alparslan Alemdaroğlu, Covid-19 salgını sürecinde merkeze bağlı Hıdırbaba köyündeki evinde yaşıyor. Bu süreçte öğrencilerine ders vermeyi de ihmal etmeyen ve 12. sınıfta olanları LGS’ye hazırlayan öğretmen Alemdaroğlu, köyünde internet çekmeyince farklı bir çözüm buldu. Ders saatleri öncesi bilgisayarı, masası ve tahtasını alarak köyde internetin çektiği tepeye giden Alemdaroğlu, burada online ders vermeye başladı.

Salgın sürecinde öğrencilerinin mağdur olmaması için farklı yöntemler bularak öğrencilerine ulaşmak isteyen fedakâr öğretmenlerimizi örneklerle daha da arttırabiliriz. Öğretmenlerimiz her dönemde, her zorlukta her zaman topluma öncü olmuşlardır. Gerek öğrencilerine gerek topluma faydalı olabilmek için her dönem elini değil gövdesini taşın altına koymuştur ve her zaman öyle de olacaktır.

Son dönemlerde özelde ilimiz genel de ülkemizde yaşanan her sıkıntıda sorunun çözüm noktasında ilk öğretmenlerimizden faydalanılmaktadır. İlimizde yaşanan deprem sürecinde depremzedeler için adeta seferber olan öğretmenlerimiz okullarda, çadırlarda, konteyner kentlerde, yurtlarda, pansiyonlarda yaraları sarmak için adeta gecesini gündüzüne katmıştır. İlimize gelen yardımları depremzedelere eşit ve düzenli bir şekilde dağıtmak için depolara giderek malzemeleri paketleme işini dahi gönüllü öğretmenlerimiz yapmıştır. Depremzedelerin barınma ihtiyacını gidermek için eski devlet hastanesinin ve öğrenci yurdunun temizlenmesini, yatak ve ranzaların monte edilmesini, çadır kentlerin sevk ve idaresini hep öğretmenlerimiz üstlenmiştir. Tüm dünyada etkisini gösteren ve ülkemizi de etkisi altına alan Covid-19 salgınında ise yine öğretmenlerimiz başroldeydi. Devletimizin başlattığı “BİZ BİZE YETERİZ” kampanyasında toplanan paraların dağıtımında, hasar tespit itiraz merkezlerinde, filyasyon ekiplerinde, Sosyal Destek Vefa Gruplarında öğretmenlerimiz hep alanlardaydı ve şu anda dahi çalışmalarına devam etmektedirler. Örneğin filyasyon ekibinde görevli olan öğretmene herhangi bir destek verilmiyor. Ne bir maske, ne bir dezenfektan ne bir araç veriliyor. Öğretmenimiz telefona yüklenen programda yazılı olan adreslere gidiyor, Covidli hastanın evde olup olmadığına bakıyor eğer yok ise tutanak tutmuyor çünkü ekipte olması gereken kolluk kuvvetini araması gerekiyor ki tutanak tutabilsin. Tabi kolluk kuvvetimiz gelene kadar arkadaşımız darp edilmez ise. Geçenlerde fiyasyon ekibinde olan bir öğretmen arkadaşımız aradı. Hocam diyor devletimiz için elimden geleni yapayım diyerek filyasyon ekibinde GÖNÜLLÜ olarak görev aldım. Saha çalışmasına katıldığımda baktım ki benden başka kimse yok. Ekip olacağı için işlerin rahat olacağı düşüncesindeydim. Ancak ekibin sadece benimle oluştuğunu saha çalışmasına çıktığımda fark ettim. Telefona yüklü programda hastaların adreslerine bakıp evde olup olmadığına bakıyorum. Adresler birbirinden farklı olduğu için kendi arabamla gitmek zorundayım. İki-Üç haftadır olmayan ekipte tek başıma görev yapıyorum. Maddi ve manevi olarak yıprandım. Görevin ne zaman biteceğini bilmiyorum. Kaldı ki uzaktan eğitim süreci başladı ve öğrencilerime canlı ders desteği sunmak zorundayım diyerek dert yandı. HAKSIZ MI PEKİ?

Öğretmenlerimiz hiçbir zaman verilen görevden kaçmaz aksine görev almak ister. Ancak yapılacak çalışmalarda belli bir düzen olmayınca bütün iş kendisine kalınca GÖNÜLLÜ olarak yapmak istediği görevden de ayrılmak ister. Yapılacak işlerde belli bir düzen ve SADECE ÖĞRETMENLER üzerine kurulu bir çalışma değil tüm meslek gruplarını da içine alarak planlı ve programlı bir şekilde yapılması gerekiyor. Yapılsın ki kimse gönüllü olarak yaptığı işten GÖNÜLSÜZ bir şekilde ayrılmasın.

Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen ülkemiz ve vatandaşımız için kendi canlarını hiçe sayarak fedakârca çalışan öğretmenlerimiz için toplumda hiçbir şey yapmıyorlar, yatarak para kazanıyorlar, üç ay tatilleri var (nedense 15 yıllık öğretmenim hiç üç ay tatilim olmadı) diyerek bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Neredeyse salgını öğretmenler tasarladı diyecek bir güruh ortaya çıkacak diye de beklemiyor değilim. Maalesef yöneticilerimiz bu algıya kulak vererek olmadık işler için her platformda öğretmenlerin kapısını çalıyor. Yöneticilerimizin unuttuğu öğretmenlerimiz bu durumdan hiç de memnun olmadığı.

Öğretmenlerimizi hadsizce eleştirenlere görevi için sevdiklerinden kilometrelerce uzakta olan tek gayesi ülkesine, bayrağına ve vatanına bağlı birer faydalı birey yetiştirmek olan ve bu uğurda şehit olan birkaç öğretmenimizi hatırlatmak isterim.

Memleketi Gümüşhane’ye gelirken Tunceli’de terör örgütü PKK mensuplarınca kaçırıldıktan sonra katledilen sınıf öğretmeni Necmettin Yılmaz

Batman’ın Kozluk ilçesinde Belediye Başkanı Veysi Işık’ın aracına yönelik terör saldırısında şehit olan 22 yaşındaki müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın

Tunceli ili Mazgirt ilçesi Darıkent İlköğretim Okulu öğretmenliğine atanan ve bu görevde iken 11.09.1994 tarihinde okul lojmanında altı arkadaşı ile birlikte şehit edilen Rüstem Şen

Ülkemizin ihtiyaç duyduğu her alanda öğretmenlerimiz yine en ön safta olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Öğretmenlerimizi olup olmadık her yerde eleştirenlerden beklentimiz ise tek gayesi ülkesine birer faydalı birey yetiştirmek olan öğretmenlerimizi sadece kaybettiğimizde an(la)maması. Bu vesile ile şehit olan öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve ülkemize baş sağlığı dilerim.

Mehmet Yeni
Mehmet Yenimehmetyeni@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.