KÖTÜ SÖZÜN SAHİPLERİ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

tempobet giriş tempobet

Pendik escort

istanbul escort

kurtköy escort

antalya escort

KÖTÜ SÖZÜN SAHİPLERİ

Bu haber 24 Eylül 2020 - 7:46 'de eklendi.

Hasbihâl                                                    

Usandık artık, çok usandık,

Kötü insanların kötü sözlerinden, kötü eylemlerinden, kötü fikirlerinden usandık.

Hasret kaldık güzel ve tatlı bir söze.

Bu çatal dillilerin yüzünden televizyonlarımızı açamaz haberleri dinleyemez olduk.

Toplum hızla kötü söz sahibi olma yolunda ilerliyor.

Küfür dili, hakaret dili yediden yetmişe toplumumuzu kucaklıyor.

Her sözümüz hakaret içeriyor.

Her sözümüz kaba ve argo kelimelerden oluşuyor.

Neredeyse biri birimize ana avrat küfredeceğiz, herkesi hainlikle suçlayacağız

***

Oysa atalarımız “Kötü söz sahibine aittir” diyor.

Elbette ki kötü söz sahibini aittir ama kötü sözün açtığı yaralarda bünyelerde iz bırakıyor.

Kurşun yarası sağalıyor ama kötü sözlerin açtığı yaralar sağalmıyor.

Bazı bünyeler kaldırabiliyor, bazı bünyelerde dışkı gibi dışarıya atıyor.

Neden gönül alıcı, gönül yapıcı tatlı tatlı sözler dururken kırıcı, haşin ve öfkeli bir tavır alıyoruz?

Neden yılanı bile deliğinden çıkartan tatlı sözlerden süratle uzaklaşıyoruz?

Asıl önemlisi bu ayrıştırıcı dil toplumu da ayrıştırıyor, hırçınlaştırıyor, sakin ve mantıklı bir toplum yerine kırıcı, hakaret edici, küfredici bir toplum haline geliyoruz.

Hal böyle olunca sokak ortasında kadınları dövmekten, yaşını başını almış yaşı yetmişlerin üzerinde olan insanlarımızı hırpalamaktan darp etmekten utanmayan bir toplum haline geliyoruz.

***

Ne güzel söylemiş cennetmekân Yunus Emre,

Demiş ki!…

 

Söz ola götüre başı

Söz ola kese savaşı,

Söz ola ağulu aşı

Yağ ile bal ede bir söz,

 

Bu sözün üstüne söz söylemek olur mu?

Bu sözün yanında bir de kimilerinin sözlerine kulak kabartıyorum midem bulanıyor.

***

Kötü söz sahiplerinin bu kötü sözleri toplumda sevgi ve saygıyı, güven ve itimadı da yok ediyor.

Toplum kutuplaşıyor.

En önemlisi siyaset dili kirlendikçe dünyamız da kirleniyor.

Siyasete ve siyasetçiye güven kalmıyor.

Bu kirliliğe bazı softa ve yobazların dinimiz adına dinsizlik yaptıkları da eklenince işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Birisi çıkıyor “Diz kapağından yukarısını gördüğüm torunum olsa beni tahrik eder” diyerek ne kadar sapık bir ruha sahip olduğunu tescillemeye çalışıyor.

Bir diğeri dokuz yaşındaki kız çocuklarının evlenmesine fetva veriyor.

Bu mudur benim tertemiz yüce dinim?

Bu mudur benim İslami ahlakım?

Hani benim “Adını Sen Koy” Başlıklı bir şiirim var ya o şiir günümüzdeki insanlığımızı, Türklüğümüzü, Müslümanlığımızı acı da olsa gözler önüne seriyor.

Bakınız ne diyorum o dörtlüğümde…

*

Fazileti hak getire, rezillik olmuş düstur,

Ar namusu soran yok, mefkûre olmuş kusur.

Kim kimi yakalarsa, kör ebe gibi oyun,

Ben buna ahlak demem, adı neyse siz koyun.

*

Vallahi ben bunlara ad bulamıyorum. Siz bunlara bir ad bulabiliyorsanız lütfen bana da söyleyin.

***

Güzel söz ve güzel ahlak yüce dinimizin olmazsa olmazıdır. Onun için önce dilimizi, sonra ahlakımızı düzeltmeliyiz. Bunları düzeltmediğimiz sürece insanlığımız bile tartışılır hale gelir.

Bizde yazımızı Mevlana Hazretlerinin çok güzel bir beyiti ile tamamlayalım.

Mevlana Hazretleri diyor ki!…

*

Suskunluğum asaletimdendir,

Her lafa verecek bir cevabım var.

Lakin bir lafa bakarım laf mı diye,

Bir de söyleyene bakarım adam mı diye.

 

***///***

Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Başmehmetsukrubas@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.