84 METREKARELİK UMUT: DEPREM EVLERİ « Elazığ Haber | Elazığ Fırat Gazetesi

84 METREKARELİK UMUT: DEPREM EVLERİ

Bu haber 11 Aralık 2020 - 7:51 'de eklendi.

Umut fakirin ekmeği denilir. Umut olmazsa insan yaşayamaz. Hep bir sonraki günün güzel olması umuduyla yaşayıp, durduk. Dün, yarınların güzel günler olacağını umut ve temenni ederek bugünlere kadar geldik. Zaman, umduklarımızın aksine bir önceki yılı, bir önceki dönemi çok daha özler ve umut eder hale getirdi. Umutla beklediğimiz koskoca yıl kuşkulu bir bekleyişle geçti. Deprem ve salgın hastalık… Umudun yerini, korku, kaygı ve endişe aldı…

Elazığ, deprem ve hastalık arasında sıkışıp kaldı. Yıprandı, hasar gördü ve yıkıldı… Neyse ki çok kısa sürede devlet, vatandaş ve gönüllü yardım örgütleri seferber oldu. Acılar paylaşılmaya, yaralar sarılmaya başlandı. Hasar gören evler yıkıldı, yıkılan evlerin yerine yenisini yapma çalışmaları başlatıldı…Hızlıca binalar yükselmeye başladı. Umutlar yeniden yeşerdi…Bu gün merkezde, yeni evlerin inşası nerdeyse  tamamlanmak üzereyken köyler için aynı şeyi söylemek mümkün değil sanırım. Bazı köylerde halen daha yer tespiti ve hak sahipliği konusunda sıkıntı yaşanmaktadır. Bunlardan biri Merkez, İçme Köyü…

Köyde yıkılan veya ağır hasarlı birçok ev, yerine değil de belirlenen rezerv alanına yapılmaktadır. Bunun nedeni, veraseli müşterek tapular veya tapusuz konutlar olmalarıdır. Ancak, bunların dışında vatandaşın hak sahipliği başvuru süresi içerisinde yapmış, kişinin yeni konutun kendi arsasında yapılmasına onay verilmiş olmasına rağmen, sonradan inşaat firması yetkililerince uygun olmadığı gerekçesiyle rezerv alanında yapılacağının söylenmesidir. Şirket, AFAD’ın ‘uygundur, yerinde yapılabilir’ dediği, başvurusunu kabul ettiği ve onayladığı halde vatandaşın talebini dikkate almayıp toplu alanda yapılacağını söylemesi, zaten mağdur olan vatandaşın durumunu zorlaştırmakta. AFAD mühendisi, 250 metrekarenin üzerinde arsası bulunan vatandaşın talebi doğrultusunda, evinin kendi arsasına yapılacağına onay verirken, şirket mühendisi bu ölçütlerin konut için yeterli olmadığını, bu sebeple rezerv alanında yapılacağını belirtmekte. 270 metrekare arsası olanın da 360 metrekare olanın da yapı için uygun olmadığını ve rezerv alanında yapılması gerektiğini vurgulamakta. Devletin kurumu, kanunlar dahilinde incelemesini yapıp, vatandaşın hak sahipliğini kabul edip, konut yapılacak alanı belirlediği halde, şirket bunu nasıl reddeder anlaşılmamakta. Vatandaş neye ve kime inanacağını bilmediği gibi, umutsuz bir şekilde çözüm beklemekte. Hem 250 metrekarelik bir alanın, brüt 84 metrekare bir konut için nasıl yeterli olmaz bu da ayrı bir bilinmezlik…

Ayrıca, Mastar dağı eteklerinde yerleşik olan yukarı İçme mahallesinde hasarlı bir kaç konut da, ‘kaya düşmesi tehlikesi ‘ gerekçesiyle yerinde yapılmamaktadır. Şehrimizin en güzel köylerinden biri olan İçme Köyü büyükpınar dinlence yeri de bu kayalıkların hemen dibinde yer almaktadır. Ve bu güne kadar bilinen bir kaya düşmesi olayı yaşanmadığı bilinmektedir. Kaldı ki geçmiş yıllarda bu olasılık gündeme gelmiş ve düşme tehlikesi olan taşlar belediye tarafından, parçalanmış. Bilinen, en yakın bin yıllık geçmişe sahip İçme köyü, bu tehlike öngörüsü ve şu an ki yerleşim yerine 1 km uzaklıktaki rezerv alanına taşınması ile yok olacaktır. En eski nahiyelerden olan ve son yıllardaki hızlı nüfus kaybı sebebiyle belediyesi lağv edilmiş ve şimdilerde de yıkılan evlerinin bir çok gerekçe ile eski yerine yapılmaması köy halkını üzmektedir…

Öte yandan; artık her nerede nasıl yapılırsa yapılsın, başlarını sokacaklarını umut ettikleri yeni evlerin, kullanışlı olmadığını görmeleri de ayrı bir sorun.  İçme Köyü rezerv alanında tamamlanan örnek konutlara bakıldığında, çağa uygun bir tarzda dizayn edildiği görülmekte. Dolapları, döşemeleri, kapı ve pencereleri, duvarlarda çelik iskelet kullanımı ve ısı yalıtımlı olması iyi. Eski kerpiç evlerimizden çok daha modern olduğu açık. Ancak bir köy için gerçekten lüks olan bu evlerde ne hikmetse kalorifer ısınma sistemi yapılmamış. Dünyanın ısı ve enerji tasarrufuna yoğunlaştığı bir dönemde, yeni yapılan konutlarda ısı sisteminin olmaması büyük bir eksiklik. Denilebilir ki, köyde doğalgaz mı var. Ne gerek var ısı sistemine. Evet var. İçme’de rezerv alanına 50 mt. mesafede doğalgaz nakil hattı geçmekte. Hem yarın bir gün doğalgaz verilmeyeceği ne malum. Olmasa da katı yakıt kullanılır. Ki ısı tasarrufu için köyde birçok konut bu sistemi zaten kullanıyor bile. Yarın böyle bir sistem kurmak için evleri yeniden kazıp dökmek gerekecek… Köy yeri, bir odunluk yapılmamış, kazma kürek bırakılacak bir ardiye, bir örtme yok. Elbette bunlar sonradan hak sahipleri tarafından yapılabilir. Ancak vatandaşın talebi doğrultusunda istişare edilip, uzmanlarca değerlendirilerek, ihtiyaca göre inşa edilmesi daha doğru olurdu. Bu konutların bedelini ödeyecek ve bu konutta yaşayacak olan vatandaşsa, onun talebi dikkate alınmalıydı, hibe değil sonuçta…

Sorunsuz, depremsiz, hastalıksız ve evli, barklı bir yıl temennisiyle.

 

Üstün Üstündağ
Üstün Üstündağustun@elazigfirat.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Erdal ulaş Aralık 11, 2020 / 14:43

Kaleminize sağlık sayın yazarım insanların duygularına kalem olmuşsunuz teşekkür ee4iz

Muhammet Yalçın Azizoglu Aralık 11, 2020 / 20:18

Kıymetli ustadim içme köyüne üç beş kilometre mesafe de ki konakalmaz, gedikyolu, yolüstü köyleri de yazdığın konular çerçevesinde muzdarip… kalemine yüreğine sağlık. Malum mastar dağına kar yağdı 11 aydır umutla bekleyen köylülerin umuduna da maalesef kar yağdı.