Elazığ’da yaşayanların herhalde en sevmediği tarih; 24 Ocak 2020. Bu takvimin üzerinden 4 yıl geçse bile ne o gün ne de depremin bazı izleri ne zihnimizden ne de ruhumuzdan çıkmıyor.

24 Ocak 2020 Elazığ Depremi’nde Neler Oldu?

Tam dört yıl önce yani 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’ın Sivrice ilçesinde 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu depremde; Elazığ’da 37 ve komşumuz Malatya’da ise 4 kişi hayatını kaybetti ve 25 binin üzerinde konut hasar aldı. Depremzede vatandaşlar; çetin kış şartlarında bir süre çadırlarda sonrasında ise hızlı bir şekilde tamamlanmaya çalışan konteyner kentlerde yaşamlarını sürdürdü.  Kiralık ev bulabilenlerde kira yardımları aldı. Kimisi ise daha güvenli yapılarda oturan yakınları ile birlikte bir süre yaşamaya devam etti. Yani Depremin açtığı yaraların kapanması adına da devlet ve millet el ele vererek, adeta seferberlik oluşturdu.

Elazığ, asrın felâketi ile bir kez daha aynı yerden yıkıldı

Lakin Elazığ daha 24 Ocak Elazığ Depremi’nin açtığı derin yaraları kapatmaya çalışırken bir de 6 Şubat 2023’te de asrın felâketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş Depremleri ile de bir kez daha aynı yerden yıkıldı.

Depremin kaldırılabilecek izleri, gözlerimizin önünde olmamalı!

Türkiye deprem ülkesi ve depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekse de her güne yıkık binaların arasında başlamak, kente de insanının da yaşama dair umudunu ciddi ölçüde sarsıyor. Depremin izleri caddelerden daha hızlı silindiği an belki zihnimiz ve kalbimiz daha çabuk düzelebilecek.

Afetler değil, ihmalkârlıklar sonumuz oluyor!

Maddi hasarlar bir şekilde kapatılıyor kapatılmasına ama depremde hayatını kaybedenleri ne yazık hayata döndürme şansımız yok. Yuvaları kendilerine tabut olan bir sürü insanımız var ve bu yapıları yapanlar, bu sağlıksız yapılara izin verenler, denetlemesi gerekirken bunları denetlemeyenlerin cezasız kalması olmaz. Bizi afetlerden çok ihmalkârlıklar yıkıyor. İnsan hayatı ile bile isteye lades oynayanlar hak ettikleri cezaları alınca toplum olarak daha bir huzura kavuşacağımız aşikâr.

Üzerinden yıllar geçse de depremin açtığı bazı yaralar asla kapanmayacak!

Elbette devlet ve millet el ele bu yaraların kapanması adına canla başla çalışıyor. Lakin ne yapılırsa yapılsın depremde yitip giden hiçbir canımızı ne yazık ki yerine koyamıyoruz. Fırat gazetesi olarak bizler de bir kez daha depremde kaybettiğimiz bütün depremzedelere Allah’tan rahmet onlardan geriye kalıp yaşam mücadelesini sürdürmeye çalışanlara da sabır diliyoruz. Biliyoruz ki üzerinden yıllar geçse de depremin açtığı bazı yaralar asla kapanmayacak.

Bu yemek tüm önyargıları yıkıyor! Bu yemek tüm önyargıları yıkıyor!

Lamı cimi yok! Afete hazır olmak zorundayız!

Ancak bir daha böylesi derin ve büyük acılarla yüzleşmemek adına da toplumun bütün fertleri olarak, topyekûn ders çıkarıp, her alanımızı afetlere hazır hale getirmek için var gücümüzle çalışmalıyız. Afetler haber vermeden geliyor ve biz her afet sonrası afetzede konumuna düşmemek için yaşam alanlarımızı düzenlemek, insanlarımızı da bilinçlendirmek zorundayız.

Editör: Lokman Polat