Yeniden Refah Partisi Bölge Koordinatörü Av. İbrahim Gök ile siyaseti masaya yatırdık

Yeniden Refah Partisi Bölge Koordinatörü Av. İbrahim Gök ile siyaseti masaya yatırdık. Av. Gök; Elazığ seçmeninin şimdiye kadar duygusal davrandığını ama artık bu duygusallığın ortadan kalktığını aktararak; “Elazığ seçmenine baktığımızda...

16 Ağustos 2022, 14:35
 Yeniden Refah Partisi Bölge Koordinatörü Av. İbrahim Gök ile siyaseti masaya yatırdık

Yeniden Refah Partisi Bölge Koordinatörü Av. İbrahim Gök ile siyaseti masaya yatırdık. Av. Gök; Elazığ seçmeninin şimdiye kadar duygusal davrandığını ama artık bu duygusallığın ortadan kalktığını aktararak; “Elazığ seçmenine baktığımızda bu duygusallığı devam ettiriyor mu? Yok ettirmiyor. Çünkü devam ettirmiş olsaydı; gözü kapalı Sayın Cumhurbaşkanına ve mensubu olduğu siyasi partiye ciddi destek veren bir kitle olurdu. Bugün itibariyle AK Parti’ye bizden oy yok demekte. AK Parti’nin yapmış olduğu; yanlışlar, liyakatsiz davranışlar dolayısıyla böyle bir siyasi partiye oy yok demekte. Hatta karşısında şu an bir muhalefet partisinin milletvekilini bağrına basabilecek kadar ciddi manada siyaseti içselleştirmiş bir pozisyonda artık seçmen. Bu açıdan baktığınızda bu dönem itibariyle Elazığ seçmeni mantığına göre hareket edecek. Kendisine yakışan siyasetçi arkadaşları seçecek. Ve en önemlisi kendi haklarını koruyabilecek yetenekte insanları meclise gönderecektir diye ümit ediyorum” diyerek son derece iddialı bir çıkışta bulundu. Ayrıca Av. Gök, iktidar partisinin konuşulan milletvekili listesi ile seçimlere girdiği takdirde bu durumun kendileri için bir şans olduğunu belirtti. Av. Gök, Cumhuriyet Halk Partisi’nde de kılıçların şimdiden çekildiği için kendi gücünü kendi içinde harcayan bir siyasi partinin sahada millete verebileceği fazla bir katkı sunamayacağını aktardı. 

Röportaj: Kübra TÜRKAN/ İrem KARAKAYA

Yeniden Refah Partisi Bölge Koordinatörü Av. İbrahim Gök ile son derece keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimiz sırasında Av. Gök, hem iktidarın hatalarını hem de onun karşısında siyaset üretmekte olan ana muhalefet partisini de sert sözlerle eleştirdi. Yeniden Refah Partisi’nin ise vaatlerinin içini doldurarak, vatandaşların güvenini kazanmakta olduğu vurgusunu yaptı.  İşte Av. Gök ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin detayları…

Geçmişte AK Partide siyaset yaptınız, iktidarda olan bir partide siyaset yaptıktan sonra yeni kurulan bir siyasi partide siyasete atılmak risk değil miydi? Siz bunu nasıl göze aldınız?

“AK PARTİ’Yİ, AKP’LİLER ELE GEÇİRDİKTEN SONRA ORADA SİYASET YAPMADIM!”

Öncellikle Fırat gazetesi ailesine teşekkür ederim hoş geldiniz. Siyaset hizmet makamıdır biz bunu böyle değerlendiririz. Siyaseti yaparken de memleketimize, insanımıza hizmet etme düşüncesiyle siyaseti yapma gayesiyle yola çıktık. Yıllarca AK Parti siyasetinde hizmet yaparken özellikle ilk dönemlerde Türkiye’de geliştirdiği hizmetlerle AK Parti’nin gerçekten hizmet ettiğini düşünerek o partiye hizmet ettim. Bir süre sonra tabi yeni jenerasyon başladı AK Parti’de.  Hatta ben ısrarla şunu söyledim; AK Parti AKP’liler ele geçirdi dedim. AK Parti millete hizmet eden değil de kendisine hizmet eden, yandaşına hizmet eden bir parti konumuna geldi. Böyle bir pozisyonda AK Parti’deki siyasi hareketimi istifa ederek sonlandırdım ve siyaseti bıraktım. Yıllarca hizmet edip güzel işler yapacağıma inandığımız bir partinin geldiği nokta buysa siyasetteki çürümüşlük buysa ben de bu siyaseti yapmayayım dedim. Vatandaşımıza başka türlü hizmet vereyim dedim. Sivil toplum örgütçülüğünde çok yoğun mesaim var.

“GENEL BAŞKANIMIZ, ‘BABA OCAĞINDA FİNALİNİ YAP’ DEDİ”

Ama rahmetli babamın ölümünden sonra kıymetli genel başkanım bu vesileyle bizi arayarak ve bizlerle siyaset yapma arzusunda olduğunu dile getirdi. Ben AK Parti’deyken de hatırlarsanız siyaset yaparken AK Parti içerisindeki milli görüş ifademi çok sık kullanan bir siyasetçiydim. O özelliğimi demek ki genel başkanımız duymuş ve değişik noktalardan da bizi araştırdıktan sonra benden ısrarla siyaset yapmamı istedi. Genel başkanımızın arayıp siyaseti baba ocağında finalini yaparak bırak demesi üzerine ben de olur diyerek kabul ettim. Ve Yeniden Refah Partisi’nin kervanına katıldım. Tabi siyaseten insanlar şunu hedefler; siyaseten güçlü olan partilerin bırakılıp yeni kurulmuş geleceği olup olmayacağı belli olmayan bir partide hangi amaçla siyaset yaparsınız? Aslında işin püf noktası bu 3 tane önemli püf noktası var. Birincisi bizim siyaseti ne için yaptığımızı anlatmak adına önemli bir hamleydi bu bizim için.  Çünkü biz siyaseti kendi dünyalık hedeflerimiz üzerinde veya makam mevki parasal geleceğimiz açısından değerlendirmeksizin bütün bunları biz elimizin tersiyle itmek suretiyle yeni kurulan bir partide hizmet yaparak, bizim neye önem verdiğimizi ön plana çıkarmak önemli bir hamleydi. İkincisi tabi Yeniden Refah Partisinin gerek parti tüzüğüne baktığımızda gerek hedeflerine baktığınızda gerek kuruluş şemasına baktığınızda kıymetli hocamın birebir aynı özelliklerini taşıyan ve onun yolundan gideceğimiz imajını veren ve söylemeleriyle de yeniden ikinci kırk yılda Yeniden Refah Partisi imajı veren bir parti olduğu için biz tercih ettim. Ağır sanayi hamlesinden milli ve manevi kalkınmaya kadar her türlü düşüncenin yer aldığı bir parti programı ve bir siyasi anlayışı görünce bu siyaset kervanında olmaya karar verdim. Üçüncüsü tabi her ne kadar Yeniden Refah Partisi küçük bir parti gibi görünse de ben şunu samimiyetle söylüyorum; şu an Türkiye’nin her yerine gittiğim noktada Yeniden Refah Partisiyle ilgili söylenen tek şey; rahmetlinin partisi mi? Evet. Başındaki onun evladı mı? Evet. Onun evladı onun düşüncelerini mi taşıyor? Evet onu düşüncelerini taşıyor. Yani artık yeni Türkiye’nin yeni geleceğinde siyasi geleceğinde Yeniden Refah Partisi var. Kamuoyu tarafından da ciddi manada kabul gören bir siyasi anlayıştır. O açıdan bu üç noktayı bir araya getirdiğinizde puzzle yerine oturuyor. Benim de siyasetteki Yeniden Refah Partisi’ne geçme düşüncemi de net olarak ortaya koyuyor diye düşünüyorum.

İnsanların, siyasetle politikayı birbirine karıştırdığını defalarca dile getirdiniz. Bundan hareketle Elazığ seçmeni sizce siyaset ve politika ayrımı yapıyor mu? Elazığ seçmenini siz bu açıdan nasıl değerlendirirsiniz?

“ELAZIĞ SEÇMENİ ARTIK DUYGUSALLIĞINI DEVAM ETTİRMİYOR!”

Elazığ seçmeni bu döneme kadar farklı, bu dönemden sonra ise farklı değerlendirmek lazım! Elazığ seçmeni şimdiye kadar ne yazık ki hislerine göre hareket ediyordu. Mantığına göre değil de duygularına göre gelen bir siyasi anlayışla bu güne kadar siyaset yaptı. Elazığ seçmeninin bu zamana kadar seçimleri hep duygusal olmuştur. Ama şu an ki Elazığ seçmenine baktığımızda bu duygusallığı devam ettiriyor mu? Yok ettirmiyor. Çünkü devam ettirmiş olsaydı gözü kapalı sayın cumhurbaşkanına ve mensubu olduğu siyasi partiye ciddi destek veren bir kitle olurdu. Bugün itibariyle AK Parti’ye bizden oy yok demekte. AK Parti’nin yapmış olduğu yanlışlar, liyakatsiz davranışlar böyle bir siyasi partiye oy yok demekte. Hatta karşısında şu an bir muhalefet partisinin milletvekilini bağrına basabilecek kadar ciddi manada siyaseti içselleştirmiş bir pozisyonda artık seçmen. Bu açıdan baktığınızda bu dönem itibariyle Elazığ seçmeni mantığına göre hareket edecek. Kendisine yakışan siyasetçi arkadaşları seçecek. Ve en önemlisi kendi haklarını koruyabilecek yetenekte insanları meclise gönderecektir diye ümit ediyorum.

Üye sayınız İYİ Parti’den sonra geliyordu ve bir demecinizde Temmuz ayında Türkiye genelinde İYİ partinin de üye sayısını geçebileceğini ifade ettiniz bu hedefe ulaşabildiniz mi?

“İNSANLAR ARTIK YENİ BİR ARAYIŞ İÇERİSİNDE”

Temmuz öncesi son 2 ayda gerek Mayıs gerek Haziran aylarında Yargıtay açıklamalarına göre Türkiye’de en fazla üye kaydeden parti konumundayız. Temmuz ayı verilerini Yargıtay birimleri henüz açıklamadı. Açıklamada da imtina ediyorlar. Çünkü neticede biz ne kadar iddia etsek de bu kadar üyemiz var şunu yapıyoruz bunu yapıyoruz desek dâhi işin resmi karşılığının karşımızda durması lazım. Bunun yolu da Yargıtay kayıtlarıdır. Yargıtay bugüne kadar kayıtları açıklamadı. Ama ben şu an Türkiye’de 4. parti konumunda olduğumuzu ifade etmiştim. Bu dönem itibariyle bizi İYİ Parti’yle oy oranı çok kısa mesafede tuttuğumuzu aramızdaki farkın kısa zamanda da bunu aşmak suretiyle Türkiye’de üçüncü parti olma hedefinde olduğumuzu ifade ettik. Tabi şimdi açıklanmadığı için ben size net olarak bir şey söyleyemiyorum. Ama bir gerçek var bizim aldığımız bilgiler genel merkezimize ulaşan kayıtlara göre biz şu an üçüncü parti olma imkânını yakaladık gibi fakat İYİ Parti’nin ne kadar üye kaydettiğini bilemediğimiz için bunu şu an size net olarak söylemiş olursam yanıltmış olurum o da bizim gibi bir partide siyaset yapan arkadaşlara yakışmaz! Ama Yargıtay açıklasa da açıklamasa da bizim malum Kasım ayında büyük genel kongremiz var. Artı Ekim 15’te inşallah Elazığ da kongremiz var. Oradaki katılımları siz de göreceksiniz. Çok ciddi katılımların olduğu her tabandan halkın,  Demokrasi Partisi’nden tutun da AK Parti’ye kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ne kadar Milliyetçi Hareket Partisi’ne kadar her tabandan gerçekten vatanını milletini seven bizim söylemlerimizde Türkiye gerçeğini gören bütün kardeşlerimizin bize geldiğini görmüş olursunuz. İnsanlar artık yeni bir arayış içindeler yani farklı bir adres arayışı içerisinde.  Bugüne kadar destek verdiği partiler açısından baktığınıza her bir isim için bir değerlendirme yapıyorlar kendilerine göre yorumları farklı olabilir. Biz siyasete; biraz ahlak, biraz nezaket getirmek istiyoruz. Bu açıdan siyasi partilerle ilgili değerlendirme yapılırken onların yanlışlarını da nezaketen anlatmak suretiyle onların hatalı yollu olduğunu söylemeye çalışıyoruz. Ama bir gerçek var; Türkiye’de yükselişte olan ve ciddi manada teveccüh gösterilen tek parti varsa oda Yeniden Refah Partisi’dir.

Siyasette ahlaka ve nezakete önem verdiğinizi aktarıyorsunuz. Peki geçmişte içerisinde olduğunuz siyasi partinin un ile üye kazandırdığını ve üyeleri tutmak için çeşitli yollara başvurduğunu aktaran iddialarınız da oldu. Sizin döneminizde de böyle şeyler söz konusu muydu söz konusuysa orada siyaset nasıl yapabildiniz?

“HALK TEVECCÜH EDİYORSA EDİYORDUR, ETMİYORSA ETMİYORDUR!”

AK Parti’nin ilk dönemlerinde böyle bir sorun yoktu. Çünkü insanlar kendi isteğiyle gidip bir şekilde üye olma ihtiyacı hissediyorlardı ve dönem dönemde AK Parti’ye ciddi katılımların yapıldığını sizler de  takip etme fırsatı buluyordunuz. Biz de yerel siyasette bu işe katılan arkadaşlarımızda takip edebiliyoruz. Ama son 3-4 yıldır ne yazık ki AK Parti’deki ciddi kaçışlar nedeniyle ciddi kaymalar nedeniyle AK Parti bu kaçışları, bu kaymaları durdurmak adına daha doğrusu kaymaların üstünü örtmek adına bir şeyler yaptı. Devletten yardım alan şahısların T.C.’lerine bakıldığında bir şekilde AK Parti’ye değdiğini görüyoruz ya da duyuyoruz. Mahkeme ve savcılık kayıtlarına girdiği içinde aktarıyoruz. Bir siyasi partinin böyle bir yola teşebbüs etmiş olduğunu görmek inanın üzüyor bizi. Çünkü netice itibarıyla siyaseti halk için yapma niyetiyle yola çıkılmış siyasi partilerin bir ahlak zemininde bu işi yapmaları lazım.  Halk teveccüh ediyorsa ediyordur, etmiyorsa etmiyordur. İstiyorsa istiyordur, istemiyorsa istemiyordur. 2002 yıllarında AK Parti halkın ciddi bir teveccühüyle ciddi bir oy oranı aldığında kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı. Niye çünkü halk istediği için oldu. Şimdi halk size geldiğinde iyi ama sizden gittiği zaman mı kötü oluyor? AK Parti’de bu şekilde üyelerin tutulması üzücü. Neticede 20 yıl bu ülkeye hizmet eden ve gerçekten güzel işlerde yaptığını zaman zaman aktardığımız partinin düştüğü durumun bu olmaması gerekir.

Her ne kadar genel başkanınız ittifaklar arasında yer almayacaklarını söylese de üçüncü ittifak sinyalleri de veriliyor ve bu ittifak çalışmalarına bakıldığında parti tabanlarınız Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile zıt kutuplarda ancak buna rağmen ittifakta CHP’nin de adı geçiyor. Peki tabanınız bu duruma ne diyecek?

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ, İTTİFAK ARAYIŞIMIZ İÇİNDE DEĞİL!”

Öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne böyle bir teklifimiz olmadı. Bizim Anadolu ittifakı altında ittifak arayışımızda Cumhuriyet Halk Partisi yoktur. Ancak kıymetli genel başkanımız buraya geldiğinde sorulan bir soru üzerine Cumhuriyet Halk Partisi gelse olur mu? Cümlesi vardı onun da cevabı şuydu ; CHP başındaki ve arkasında ki kamburları attığı sürece olabilir dedi. Şimdi başındaki ve arkasındaki kambur hangi parti diye baktığımızda ne yazık ki Türkiye’de bölücülüğü yapan bir siyasi partiden bahsediyoruz. Bakın tabanını kastetmiyorum yani şu an Türkiye’de doğu ve güneydoğu da gerçekten Kürt kökenli kardeşlerimizin bu memleketi bu insanı sevdiğini, vatanın bölünmez bütünlüğüne inandığını düşünerek ve bizzat bunları görerek söylüyorum. Ama Kürt kökenli kardeşlerimizi temsil ettiğini iddia eden partinin söylemlerine baktığımızda Türkiye’yi belli bir parçalara bölmek gibi bir düşünceyle hareket ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin böyle bir partiyle ittifak içerisinde. Yani 6+1 dediğimiz sistemle bir gayret içerisinde olduğunu görünce bizim Cumhuriyet Halk Partisi’nin özellikle tepe kadrosuna sıcak bakmadığımız aşikârdır. Bizim Anadolu ittifakı olarak iddia ettiğimiz ittifak içerisinde diğer merkeze yakın partilerin yer almakta.  İttifak arayışı içinde olduğumuz partiler; Deva Partisi,  Büyük Birlik Partisi,  Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve İYİ Parti’yle de en son görüşme yapıldığını biliyorsunuz. Şu an Cumhuriyet Halk Partisi bizim ittifak arayışımız içerisinde değil.

“İKİ İTTİFAKI DA BEĞENMEYEN %46’LIK BİR KESİM VAR!”

Bir şeyin altını çizerek ifade edeyim her iki ittifaka karşı olanlar var. Türkiye’de en son geçen hafta yapılan bir anket sonucuna göre her iki ittifakı da istemeyenler %46’dır. Gerek cumhur ittifakı gerek millet ittifakına sıcak bakmayan her iki ittifakı da istemeyen Türkiye’de yaşayan her yüz kişiden kırk altı kişinin olduğunu görüyoruz. Bu çok ciddi bir rakamdır. Özellikle tabanımız diye ifade edilen; muhafazakâr, milliyetçi, merkeze yakın hatta demokratik sol partililer. Aslında solcular bizde kendini bulmak zorunda. Çünkü biz adil paylaşımdan, adaletten bahsediyoruz. Biz aynı zamanda ekonomik kalkınmışlıklardan bahsediyoruz bunları söylerken sosyal demokrat kardeşlerimizin de bu söylemleri geçmiş yıllarda ciddi manada yüksek sesle ifade ettiğini de biliyoruz. Dolayısıyla biz de kendini bulacak herkes. Bu açıdan Cumhuriyet Halk Partisi tabanındaki kardeşlerimiz de bize sıcak bakar ama yönetimini kast etmiyorum. Çünkü yönetimin ne olduğu belli değil. Basit bir örnek vereyim adam Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı benim de meslektaşım seçimlerde diyor ki ben oyumu şu partiye verdim şu partide meclise girsin şu parti dediği de bölücü bir partiden bahsediyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin düştüğü durum bu. Böylesi bir partinin geçmişte kendisine oy veren benim vatandaşım da değerlendirecektir. Özüne dönen, milli düşüncelerle hareket eden, milli kalkınma hamlesi başlatan bir Cumhuriyet Halk Partisi’nden ne yazık ki bugün terör örgütüyle hareket eden bir siyasi düşüncenin içinde yer alan Cumhuriyet Halk Partisi’ne döndü. Bunu görmek istemiyoruz. Neticede cumhuriyeti kuran Atatürk’ün partisidir bu. Biz diyoruz ki Atatürk yaşasaydı şu an bu partideki yöneticilerin hepsini aforoz ederdi ve bunları partiden de ihraç ederdi diye düşünüyorum.

Bazı siyasetçilerin halktan koptuğunu ve ceplerini düşünerek siyaset yaptığını öne sürdünüz bu siyasilerden kastınız kimler?

“MEMLEKET MESELESİNDEN ZİYADE, CEPLERİN DÜŞÜNÜLMESİ AYRI BİR SIKINTI”

Bu siyasetçilerden kastım yerel ve ulusal siyasetçilerdir. Şimdi Elazığ sokaklarına inin sorun size hangi yerel siyasetçilerin hangi işi yaptığını, kendi menfaatine hangi adımları attığını, hangi arazileri kapattığını, hangi ihalelerde aracı olduğunu,  hangi ihaleleri yaptığını ben demiyorum. Sokak size çok rahat söyler. Siyasette şu şey çok önemli; yapacaksanız açık yapmanız lazım! Hiçbir şey gizli kalmaz. Elazığ’da yerel siyaset yapan arkadaşlardan hangisinin kiminle ne ilişkisinin olduğunun hangi ihale peşinde olduğunu, hangi TOKİ konutlarını aldığını, hangi hazine arazilerine badem ektiklerini isim isim saymaya gerek yok. Ben bunları söylerken de üzülüyorum. Şimdi yine mi var yolsuzluk? Evet var. Birçok büyükşehir belediyesi de yolsuzlukla anılıyor. İktidarı yolsuzluklar üzerinden eleştiren ve geldiklerinde 3 Y ile yani yolsuzluk, yasaklar ve yoksullukla mücadele edeceğini ifade eden ve bunları ortadan kaldıracağını söyleyen bir siyasi partinin mensuplarının bugün itibariyle yolsuzluk girdabında boğulduğunu görmek gerçekten bizi üzüyor. Çünkü çoğu yakın arkadaşlarımızın böyle yolsuzluklar içerisinde memleket meselesinden çok kendi ceplerini düşünüyor olması ayrı bir sıkıntı.

Yeniden Refah Partisinden milletvekili adayı olacak mısınız? Diğer siyasi partilerin şu an mevcut milletvekillerini değiştireceğini düşünüyor musunuz ve mevcut vekiller tablosunda bir değişiklik olacak mı? Özetle Elazığ seçmenini ne bekliyor?

“GENEL BAŞKANIMIZIN BİZE VERDİĞİ GÖREVLERİ LAYIKIYLA YERİNE GETİRECEĞİZ”

Yeniden Refah Partisi’nin Elazığ’daki oy oranının ne kadar olduğunu ben söylemiyorum. Bizzat ana muhalefet partisinin milletvekili geçen televizyon programlarında kendisi bangır bangır söyledi. Hatta oy oranının da 13,8 olarak söyledi.  Üçüncü parti olduğumuzda ifade etti kendileri. Bunu Türkiye’nin her yerine yayabilirsiniz. Ben doğu ve güneydoğudan sorumlu olduğum için il il geziyorum.  Oralarda da bu tabloyu çok rahat görüyoruz. Şimdi bizim tabi Yeniden Refah Partisi’nden aday olup olmayacağımız konusunda genel başkanımızın kararı ön plana çıkacaktır. Çünkü biz genel başkanımızın bize verdiği görevleri hakkıyla yapıp bu memlekete hizmet etmekten başka bir sözle yola çıkmadık. Biz şunu istemedik; bana bu koltuğu verirsen şunu yapacağım düşüncesiyle hareket etmedik. Ama genel başkanımız sağ olsun bugüne kadar bizim kaldırabileceğimiz yük kadar görevleri tercih ettiler. Belki kongrelere kadar başka görevlerde verirler. Bilemiyorum ama bu görevlerimiz bir şekilde bizim götürdüğümüz görevler yarın milletvekili görevi verirse kaçar mıyız? Kaçmayız tabi ki de. Bizim memlekete hizmet amacında olduğumuzu kamuoyundaki bütün kardeşlerim bilir. Neler yapmak veya neler yapacak olduğumuzu da en azından kabiliyetimizi, yeteneğimizi, düşüncelerimizi Elazığ kamuoyu biliyor. Sayın genel başkanımızda uygun görürse böylesi bir adaylık konusunda teklifte olursa bizim itiraz etmeyeceğimiz kesin.  Ama bir gerçek var ki biz bugün Yeniden Refah Partisi’nde bölge koordinatörü olmak sıfatıyla verilecek her görevi yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

“AK PARTİ’DE KONUŞULAN MİLLETVEKİLİ ADAY LİSTESİ HAZIRLANIRSA BİZİM ŞANSIMIZ YÜKSELİR”

Gelelim diğer siyasi partilere; burada konuşacağımız iki parti var. Birincisi AK Parti’de tablo değişecek mi? Cumhuriyet Halk Partisi’nde ne olacak? Şimdi AK Parti’deki tablonun değişse de Hasan kelin kel Hasan olacağı sabit. Çünkü konuşulan isimleri şu an zikretmek istemiyorum ama işte birinci sıraya bir arkadaşımız, ikinci sıraya bir arkadaşımız ve üçüncü sıraya bir arkadaşımız söyleniyor. Çok ciddi spekülasyonlar var. Benim Ankara’da da ofisim var. Biliyorsunuz? AK Parti Genel Merkezine de Milliyetçi Hareket Partisi’nin genel merkezine de çok yakın bir mesafede. Orda ağırladığımız gerek AK Partili gerekse Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımızın ifadesiyle de tablo üç aşağı beş yukarı belli tabi.  Bu tablo Elazığ kamuoyunda nasıl bir tepki alacak?  Onu isimler açıklandığında sizler de göreceksiniz bizler de göreceğiz. Ama o tablo bizi sevindiriyor; eğer bu isimlerle geleceklerse bizim şansımızın daha çok artıracağı bir listeden bahsediyorlar.

“YENİDEN REFAH PARTİSİ OLARAK ADİL BİR MİLLETVEKİLİ ADAY LİSTESİ HAZIRLAYACAĞIZ”

Biz şunu samimiyetle söylüyoruz. Bizim oluşturacağımız liste Elazığ’da Yeniden Refah Partisi olarak oluşturacağımız listede kesinlikle bölgesel dengelere çok dikkat edeceğiz. Merkeze iki tane milletvekilliği; Baskil, Keban ve Ağın bölgesine bir milletvekilliği,  Sivrice, Alacakaya, Maden ve Arıcak bölgesine bir milletvekilliği Palu, Kovancılar ve Karakoçan bölgesine bir milletvekilliği olacak şekilde bir paylaşımdan yani siyasette adaletten bahsediyoruz. Bu bölgesel dağılımı net olarak yapacağız. Sayın il başkanımız, genel başkanımız ile yaptığımız görüşmelerde genel durum bu. Şimdi AK Parti’nin oluşturacağı liste eğer konuşulan liste olursa AK Parti’nin bu listenin içinden çıkarabileceği milletvekili sayısı ne yazık ki ciddi bir hayâl kırıklığı oluşturacaktır.

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDE KAZANLAR KAYNIYOR”

Gelelim Cumhuriyet Halk Partisi’ne; Cumhuriyet Halk Partisi’nde kılıçlar çekildi. Biliyorsunuz? Ali Özcan faktörü devreye girdi. Bir de altmış tane ihraç edilen Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki isim tekrar geri döndü. Cumhuriyet Halk Partisi’nde kazanlar kaynamaya başlayacak görüntü o. Sayın Gürsel Erol’u ben siyasetçi olarak saygıyla karşılıyorum. Birbirimize karşı olan muhabbetimiz de var. Ama siyaseten bu memlekete neler katacaklar, neler katmayacaklar? Bunu Elazığ kamuoyu çok daha iyi değerlendirecektir. Fakat bir gerçek var ki şu an Cumhuriyet Halk Partisi’nin o klasik rahatsızlığının tekrar nüksedeceğini düşünüyorum. Dolayısıyla kendi gücünü, kendi içinde harcayan bir siyasi partinin sahada millete verebileceği fazla bir katkı olacağını düşünmüyorum.

Yeni kurulan bir partisiniz seçim barajı her ne kadar düşürülmüş olsa da ve sizler bizim baraj korkumuz yok deseniz de şansınızı değerlendirir misiniz?

“BİZ SAHAYI DAHA SEÇİM OLMADAN TARIYORUZ”

Türkiye için tabi biz de kendi üzerimizden anketler yapıyoruz. Kendimize göre saha çalışmaları yapıyoruz. Gerçekten gücümüzü de biliyoruz. Kamuoyundaki karşılığımızı da çok rahat biliyoruz.  Ne olduğumuzu biliyoruz o yüzden bizim baraj korkumuz yok! Derken bunu samimiyetle söylüyoruz. Siyasi bir söylem olarak ifade etmiyoruz. Şu an kapıyı çaldığımız her noktada bize karşı çok ciddi bir teveccühün olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Gezin bölgesindeydik Bermaz ovasındaydık. kamuoyunun bize olan teveccühünü gördünüz. Ondan önce Palu ve Kovancılar bölgesindeydik. Biz sahayı daha seçim olmadan birebir tarıyoruz.

“BU SEÇİM, DİĞER SEÇİMLERDEN FARKLI OLACAK!”

Tabi insanlarımızın iki tane korkusu var. Birincisi diyor ki beni yakınım ahbabım bir şekilde kamu kurumunda veya devlet dairesinde görevli dolayısıyla ben şimdi oradan istifa edip size üye olmaya kalksam sorun demekte. Elazığ’da da yaşanan hadise AK Parti’den istifa eden aranıyor çünkü niye istifa ettiniz neden istifa ettiniz? Gibi bak kızın şurada çalışıyor gibi bir şekilde aba altından sopa gösterildiğini biliyoruz. Öyle olunca insanlarımızın bir şekilde bunun tedirginliğini yaşıyor. İkincisi tabi ekonomik bağlantılar da var. Aile Politikalar Bakanlığının resmi sitesinden bahsediyorum 13 milyon insan direk katkı alıyor yani 30 milyon insan ne yazık ki Türkiye’de bakanlığının bir şekilde tezgâhından geçiyor açık ve net bu. Şimdi böyle pozisyonlarda olan insanların bir şekilde işsizlik maaşından veya engelli maaşından yaşlılık maaşından faydalanıyor. Bir operasyonla bir sıkıntı çıkartılma ihtimâli var mı? Çok basit bir kaleme bakıyor bu iş. İşte Elazığ’da en son dönemlerde de işte TOKİ’lerin tahsil ettiği konutlarla ilgili engellerin çıkarıldığını biliyoruz. Şimdi böyle bir tabloda insanlarımız ne yazık ki çekiniyor. Dolayısıyla bize resmi üye olmaktan veya bizimle görüntü vermekten zaman zaman çekinen insanlarımız var mı? Var. Ama bir gerçek var oyumuz size demekteler.  Açık ve net bakın burada cumhurbaşkanlığıyla milletvekilliği ayırmak lazım. Bu seçim sistemlerinin en büyük faydaları da bu oldu. Adam eğer sayın cumhurbaşkanına oy vermek istiyorsa veriyor. Artı milletvekilliğinde diyor ki ben sayın cumhurbaşkanını seviyorum ona oy vereceğim ama milletvekilliğinde bana hizmet edecek adama oy vereceğim diyor bu yüzden bu seçimin diğer seçimlerden farkı var. 2002 yılındaki AK Parti’nin o sessiz çoğunluk diye dillendirdiği ve sandıkta patlama yaptığı çoğunluğu biz inşallah 2023 seçimlerinde bütün Türkiye’de göreceğiz diye ümit ediyorum.

Genç ve kararsız seçmenin bu seçimin belirleyicisi olacağı biliniyor sizce bu kitlelerin oyunu kimler alabilecek?

İKİ İTTİFAKA DA SICAK BAKMAYANLAR NELERİ ELEŞTİRİYOR?

Biraz önce ben size bir oran verdim %46 her iki ittifaka da sıcak bakmayan bir kitle var dedim.  Türkiye’de %46 çok ciddi bir rakam. Şimdi %46’lık bir rakam niye her iki ittifaka da sıcak bakmıyor. Birine bakıyor ki her türlü liyakatsizliğin, güvensizliğin ve yolsuzluğun ön plana çıktığı gerçekten ortada ve de belirli bir sınıfın çok yoğun desteklendiği ama diğer sınıfın ezildiği bir siyasi anlayışın bir iktidar anlayışın yaşatıldığı bir siyasi oluşumdan bahsediyor. Bir diğer tarafa bakıyor altı tane birbirinden farklı düşünce, altı tane birbirine karşı düşünce. Şimdi böyle bir oluşuma da millet ittifakını da sıcak bakmadığı net.

“YANDAŞA DEĞİL, VATANDAŞA HİZMET EDEN İSTENİYOR”

Şimdi millet ne istiyor biliyor musun? Üç şey istiyor. Birincisi millet diyor ki; benim güvenebileceğim gerçekten yolsuzluk, arsızlık ve liyakatsizlik yapmayacak bir siyasi anlayış istiyorum. Yandaşa değil de vatandaşa hizmet etmeli. Masa başı ve kasa başı değil de sahada çalışacak bir siyasi anlayış istiyorum diyor. İkincisi ise millet şunu istiyor sorunlar var diyor. Bu sorunları oluşturan bir siyasi parti var. Bir tarafta da bu sorunlarını çözeceğini söyleyen ama nasıl çözeceğini söyleyemeyen bir siyasi anlayış var. Ne diyor ben cumhurbaşkanlığını götürüp başbakanlığı getireceğim diyor. Nasıl çözeceksin? Ekonomi uzmanı olan siyasi partinin genel başkanı var. Nasıl çözeceksin dedikleri şu %10’la faiz alıyoruz ama artık %7 ile alıp çözeceğiz.  Bakın adamlar ona bakıyor vatandaş ona bakıyor diyor ki bu da çözemez bu da çözmez.

“DÖRT ŞEYİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ! BUNLAR; ÜRETİM, LİYAKAT, DENK BÜTÇE VE DE İSRAFIN ÖNÜNE GEÇMEK!”

Biz ne söylüyoruz? Dört şey yapacağız diyoruz. Bir; üreteceğiz. Üretmeden hiç bir şekilde başarılı olamayız. Üretmemiz lazım! İkincisi; liyakat sistemini ön planla alacağız. Hiçbir şekilde layık olmayan bir yerde olmayacak özellikle bu mülakat sistemini ortadan kaldıracağız. Bizim geldiğimiz dönemde mülakat sistemi kalkacak çok çok özel konular hariç olmak üzere mülakat sistemi kalkacak. Çünkü niye? Orada her türlü yolsuzluğun döndüğü bir sistemden bahsediyorum. Layıksa adam çalışacak layık değilse babamızın oğlu olsa gözünün yaşına bakmayacağız. Üçüncüsü; denk bütçe yapacağız. Denk bütçeden kastım şu; bugün Türkiye’de cumhuriyet tarihinde tek denk bütçe yapılmıştır oda Refah Partisi hükümetinde rahmetli Erbakan yapmıştır. Bizde aynı programı uygulamak suretiyle Türkiye’de denk bütçe yapacağız. Dördüncüsü ve en önemlisi; israfın önüne geçeceğiz. Bugün 15 tane uçağımıza yüzlerce otomobilimize ihtiyaç olmayacak. Lojmanları satmakla yola çıkan bir iktidar bugün sadece Elazığ’da lojmanların değeri bir buçuk milyar TL. Sadece bir kurumun yaptığı rakam bir milyar TL o kurumun görevi ne o kurumun görevi Elazığ’a sulama yapacaktı. Uluova ve Kuzuova sulama projelerinin yine çok kıymetli milletvekilimin ifadesiyle söylüyorum. 3 yıl önceki beyanıdır bu. Uluova projesini beş yüz yirmi milyon TL’ye biz kapalı sistem olarak hayata geçireceğiz projesini hazırladık dedi. Uluova projesinin etki alanına baktığınızda yaklaşık elli bin kişinin üretime kazandırması demektir. Şimdi beş yüz yirmi milyona beş yüz otuz milyona gerçekleştirilecek bir projeyle siz 50 bin kişiye istihdam imkânı sağlayacaksınız. Üretme imkânı sağlayacaksınız. Milletin ve devletin üzerine yük olmaktan çıkaracaksınız. Ama bu imkânı sağlamanız varken bugün götürüp hiç ihtiyacı olmayan en basiti on beş bin TL maaş aldığı bir kurum mensuplarına bir milyara yakın iki tane bölgede bir merkeze yakın bir havaalanı girişindeki bölgede siz lojman yapacaksınız. Bu mantıklı mıdır? Değildir.

“KARARSIZ SEÇMENLE, SADECE DERTLEŞMEMİZ BİLE YETİYOR”

Şimdi bu açıdan baktığınızda bu hususların biz önüne geçtiğimiz an proje olarak yapacaklarımız ve bunları anlattığımız zaman insanlar diyor ki bunlar bu işi yapar. Ve en önemlisi bizim iş bitirme belgemiz var. Nedir iş bitirme belgemiz? Geçmişte bunu yaptık gelir gelmez işçiye, emekliye verdiğimiz zam ortada.  Taban fiyata verdiğimiz rakamlar ortada. Dolayısıyla insanımız diyor ki evet bu zihniyet yapar. Dolayısıyla bizim bu kararsız seçmeni hiç etkilememize gerek yok. Sadece kararsız seçmenle dertleşmemiz yetiyor. 

“GENÇ BEYİNLERİN ÜLKE DIŞINA GİTMESİNİN ÖNÜNE GEÇECEĞİZ”

Gelelim gençlerimize şimdi bizim liderimizi biliyorsunuz kaç yaşında 41 yaşında 41 kere maşallah dediğimiz bir liderimiz var. Edebiyle, oturmasıyla, kalkmasıyla, altyapısıyla ve donanımıyla ekranlarda da buraya geldiğinde de bire bir takip ettiniz. Şimdi biz gençlerimize diyoruz ki; ey genç! Şu an Türkiye’de on milyon işsiz var. Bu on milyon işsizin bir buçuk milyonu üniversite mezunu. Şimdi üniversite mezunu olup da; sokaklarda, kahvelerde gezmek sureti ile annesinin babasının eline bakan o gence diyoruz ki! Biz senin okulundan mezun olduğun an istihdamını hazır edeceğiz. Eğitim modelini ona göre değerlendireceğiz. Sana her türlü imkânı sağlayacağız. Bunları sağlayacak bu gençleri bir şekilde ülkeden kaçıran değil de ülkeye geri döndüren bir siyaset sistemi getireceğiz. Bugün ülkede hak etiği karşılığı alamayan ne yazık ki o ciddi bir beynin yurtdışına kaçtığını görüyorsunuz. Biz bu göçü durduracağız. Nasıl durduracağız? İstihdam sağlayarak, gençlerin ekonomik imkânlarını kolaylaştırarak. Şimdi bir doktor 12 bin TL maaş alıyor. Diğer taraftan bir danışman on yedi yerden maaş alıp üç yüz küsur bin lira maaş ile evine giriyorsa burada bir hata vardır. Biz gelir gelmez ne diyoruz? Danışman bir yerden maaş alacak ikinci bir yerden maaş alan devlet memuru göremeyeceksiniz. Bu bizim açık taahhüdümüzdür. Bunu söylediğimizde genç arkadaşlarımız bir şekilde bizim söylediklerimize samimiyetiyle beraber bize inanıyorlar. İnanmak önemli biz inandığımızı da ortaya koyuyoruz.

Yorumlar (0)
20
kapalı
Namaz Vakti 02 Ekim 2022
İmsak 04:51
Güneş 06:13
Öğle 12:18
İkindi 15:36
Akşam 18:13
Yatsı 19:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 7 17
2. Adana Demirspor 8 17
3. Konyaspor 8 17
4. Galatasaray 8 17
5. Trabzonspor 8 16
6. Beşiktaş 8 15
7. Fenerbahçe 7 14
8. Kayserispor 8 12
9. Kasımpaşa 8 12
10. Gaziantep FK 8 11
11. Alanyaspor 8 9
12. Giresunspor 7 8
13. Karagümrük 6 6
14. Antalyaspor 7 6
15. İstanbulspor 6 5
16. Ankaragücü 7 4
17. Sivasspor 8 4
18. Hatayspor 7 4
19. Ümraniye 8 2
Takımlar O P
1. Keçiörengücü 7 14
2. Eyüpspor 7 14
3. Sakaryaspor 7 12
4. Pendikspor 7 12
5. Bodrumspor 7 11
6. Manisa FK 6 11
7. Boluspor 6 11
8. Bandırmaspor 6 11
9. Samsunspor 7 10
10. Rizespor 6 9
11. Tuzlaspor 7 9
12. Göztepe 7 8
13. Adanaspor 7 7
14. Gençlerbirliği 6 6
15. Altay 7 6
16. Erzurumspor 5 3
17. Altınordu 6 3
18. Ö.K Yeni Malatya 7 3
19. Denizlispor 6 2
Takımlar O P
1. Arsenal 8 21
2. M.City 8 20
3. Tottenham 8 17
4. Brighton 7 14
5. Chelsea 7 13
6. M. United 7 12
7. Newcastle 8 11
8. Fulham 8 11
9. Liverpool 7 10
10. Brentford 8 10
11. Everton 8 10
12. Leeds United 7 9
13. Bournemouth 8 9
14. Aston Villa 8 8
15. West Ham United 8 7
16. Southampton 8 7
17. Crystal Palace 7 6
18. Wolves 8 6
19. Nottingham Forest 7 4
20. Leicester City 7 1
Takımlar O P
1. Barcelona 7 19
2. Real Madrid 6 18
3. Athletic Bilbao 7 16
4. Real Betis 7 15
5. Atletico Madrid 7 13
6. Villarreal 7 12
7. Osasuna 6 12
8. Real Sociedad 7 11
9. Valencia 7 10
10. Celta Vigo 7 10
11. Girona 7 8
12. Mallorca 7 8
13. Rayo Vallecano 6 7
14. Getafe 7 7
15. Real Valladolid 7 7
16. Espanyol 7 5
17. Sevilla 7 5
18. Almeria 7 4
19. Cadiz 7 4
20. Elche 6 1