SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
M. Fikret Yılmaz
M. Fikret Yılmaz

YETER Kİ !…

YETER Kİ !…
Bu haber 08 Ekim 2018 - 9:52 'de eklendi ve 33 kez görüntülendi.

Açık Pencere

Yanılmıyorsam, bir zamanların ünlü  sesi Orhan Gencebay’ın 1970’li, 80’li yıllarda meşhur ettiği arabesk şarkılardan biri de :

“Ben cefanın kederin hem kışı hem yazıyım

Yeter ki sen mesut ol, ben her şeye razıyım…”

Diyordu. Ve gençlerin orta yaşlıların dilinden düşmüyordu.

40 yıl sonra bu şarkıyı siyaset alanında yeniden mırıldanmanın zamanı gelmiş gibi görünüyor.

Bir sevgili (!) var, milletin başına taç edilmiş. En yüce koltuğa oturtulmuş. Her istediği kanun olmuş…

Halkın bu sevgilisi, “beni bir kez sevgili diye baş tacı ettiniz, artık her dediğimi yerine getireceksiniz, ben ne yapsam kabul edecek, hiçbir şeye itiraz etmeyecek, beni asla eleştirmeyeceksiniz, yoksa karışmam ha!…”demeye başladı.

İstediği anda,  sıradan bir vatandaş, işlediği bir kusurdan, söylediği bir söz, bir eleştiri yüzünden tutuklanıp, geleceği karartılırken, ailesi bile perişan edilirken…

Kendisi gibi siyasetle uğraşmaktan başka kusuru olmayan muhalefet milletvekilleri dahil birçok insan hapislerde çürütülürken… İşinden, gücünden, ekmeğinden olurken…

Kendisinin kusuru, Allah’tan af dilediği için ortadan kaldırılmış sayılırken…

Çevresini kendini alkışlayacak bir insan topluluğu ile doldurmuş, onlar alkışladıkça, kendisini üstün yeteneklerle donanmış, asla hata yapmaz, her şeyin en iyisini ve doğrusunu bilir bir varlık olarak görmeye çoktan alışmış bir halde…

Muhalif olanlar nasıl aşağılanır ve susturulur? Yabancı ülkelere karşı nasıl dik durulur? Diklenirken el altından nasıl ilişki kurulur? Ülkede yaşanan önemli sarsıntılardan ve olaylardan nasıl zarar görmeden çıkılır ve bu olaylar nasıl lehte kullanılır?

Bütün bunların ustası olmuş bir sevgili (!) nasıl olsa seviliyorum, o halde her istediğimi yapar, her dediğimi yaptırırım moduna çoktan girmiş durumdadır.

Geçmişte bir gün kürsüde, 12 Eylül Paşalarının idam ettiği gençlerin mektubunu okurken gözyaşlarını tutamaz. Bu haksız idamların kurbanı olan gençlerin geri getirilemeyeceğini bilir. Ama “İdam yasasını onaylarım” diyerek, TBMM’nin idam yasası hazırlamasını teşvik eder. Bu ne büyük bir güvendir ki, çıkaracağı idam yasasının Allah korusun, bir gün istemediği kişilere de uygulanabileceğini aklına getirmez.

Milletin ırk, cins, din, mezhep olarak kırk parça olduğunu söyler, ayrıştırır, ötekilere ağzına geleni söyler. Yeri gelince hepsini toplayıp bir gemiye doldurur ve “hepimiz aynı gemideyiz” diyerek , beklediği sonucu almayı başarır.

Kimde var bu feraset, bu kıvraklık? Bizim sevgilimiz bir tanedir. Yeter ki hep baş koltukta otursun.

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER