SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Akın Eraslan Balcı
Akın Eraslan Balcı

YENİ ARAYIŞLAR II

YENİ ARAYIŞLAR II
Bu haber 11 Mart 2019 - 8:17 'de eklendi.

Fikir Günlüğü

Bu masala inanan çok, ne yazık ki. Disiplinli ve organize bir yapılanmanın çok başlı olmasının mümkün olamayacağını gel de anlat bu medya şebeği dangalaklara.

Murat Karayılan, 8 askerimizin şehit edildiği saldırıdan hemen önce, Avni Özgürel’e verdiği röportajda, barış sürecini sabote eden Silvan saldırısı için şöyle diyordu: “Silvan saldırısı PKK içindeki kontrol edilemeyen unsurlarca yapılmış bir sabotaj olabilir.” Silvan saldırısının bilgisi dışında yapıldığı izlenimi veren cümleler…

PKK elebaşısı Karayılan bu ifadeleriyle herkesi “ti”ye alırken, açıkçası dalga geçerken, emrindeki 300 kişilik terör timi, karakol baskını hazırlıklarını tamamlıyordu. Karayılan herkesi saf yerine koyan birisi midir, yoksa bizi yönetenler ve “hınk deyicileri” gerçekten bu kadar saf mıdır, ya da her şehit haberinden sonra yüreklerimiz sızladığından bir an önce unutmak istiyoruz ve kendi hafızamızı kendimiz mi yok ediyoruz, bilemiyorum. Ama toplumsal hafızamız bir önceki olayı unutmaya yüz tutar tutmaz yeni bir kandırmacanın pompalandığı görülüyor.

Eylemciler mevcut durum içinde işine ne yarıyorsa onu söyler, onu yapar. Bunu bilmeyecek ne var? İşine yarıyorsa eylemi üstlenir, başkasının üstüne atmak işine yarıyorsa derin devlet yaptı, der, başkası yaptı der. Devir değişir, koşullar değişir bu sefer tam tersini söyler.

Terör kendisini tek bir dille anlatır ve tek bir dilden anlar: silah.

Eğer siz bu kadar sık “çözüm” den söz ediyor da hala silahlı baskınla şehit veriyorsanız, demek ki PKK’ya kendi koşullarınızı kabul ettirecek konuma gelememişsiniz demektir. PKK’nın karakol baskınıyla anlattığı da budur: “bizi yenemediniz ki silahı bırakalım, oyun devam ediyor!”

Terör örgütünün propagandasını bile bizimkiler yapıyor. Yani PKK silah bırakmaya hazırlanıyordu da, tam silah bırakacakken, ‘yahu içimde kalmasın, bari şu karakolu da basayım, ondan sonra silahımı bırakayım’, mı dedi? Bunun inanılacak tarafı var mı? Hükümet sözcüleri bu konuda neden konuşamıyorlar? Neden bu kadar yanıldıklarını kabul etmiyorlar? Neden bu yanılgılarının nedenini açıklamıyorlar?

Geçmiş yıllarda kanal 24’te canlı yayında konuşan hükümet sözcüsü Sayın Cemil Çiçek şu ifadeleri kullanmıştır: “Deniyor ki ’Falanca adam silahları bırakın dese silahları bırakırlar.’ Ben farklı bir şey söylüyorum ve iddia ediyorum; Kendileriyle mülakat yapılan teröristler ve terörist başılar da dahil olmak üzere ’biz bu işleri bırakıyoruz artık’ dedikleri zaman bile bu işin kolay kolay bırakılması mümkün değil. Çünkü onların iradeleri kendi ellerinde değil, bunları kullanan ülkeler ve uluslararası güçler var. Zaten bu destek olmasa terörün bu kadar boyut kazanması ve varlığını sürdürmesi mümkün değil. Yazılanlardan yola çıkarak deniyor ki filanca yerde 5 bin silahlı militan var, 3 bin de Türkiye’de var. Bu değirmenin suyu nereden geliyor? 8 bin kişilik gücü karda kışta, yazda baharda yedireceksiniz, içireceksiniz, barındıracaksınız, eğiteceksiniz, silah, mühimmat, planlama şu bu, bunlar nasıl oluyor? Okur yazarlığı bile olmayan, 16-17 yaşlarında, doğru dürüst hayatı anlamamış bu insanlar nasıl oluyor da böylesine kapsamlı, karmaşık planlama yapabiliyor. Bunların arkasında uluslararası güç ve destek olmasa 5-10 gün bile yaşamaları söz konusu olmaz.”

Çiçek’in bu sözlerine katılmamak mümkün değil. Hatta son yılların çok çok başarılı sayılan mücadelesi içerisinde bile terörle ilgili bu denli doğru tespit yapabilen yok.

Terörün arkasında uluslararası desteğin olduğu uzun zamandan beri bilinen bir gerçek. Fakat Sayın Çiçek, kendi hükümetinden ve televizyonlarda görmeye alışık olduğumuz (ya da artık bıktığımız) bir takım uzman müsveddelerinden daha fazla ileri görüşlülükle, şimdiye kadar gözardı edilen bir gerçeği vurgulamış, papağan gibi aynı sözleri tekrarlayanlara şamar gibi bir yanıt vermiştir: ‘falanca adam silahları bırakın’ dese, bu silahların bırakılamayacağı gerçeğini. Ne İmralı, ne Zana, ne Demirtaş, ne de başkalarının ‘silahı bırakın’ demesinin hiç bir işe yaramayacağı gerçeğini. (Devam edecek)

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER