SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlu

Yalnızlık Risalesi 

Yalnızlık Risalesi 
Bu haber 10 Ağustos 2018 - 10:12 'de eklendi ve 45 kez görüntülendi.

Elimde zirveye vurulmuş mühür hükmünde bir eser var. Adı; Yalnızlık Risalesi… Ötüken Yayınları’ndan çıkmış, daha mürekkebi bile kurumamış… Doksan dört sayfadan oluşan biraz sonra içeriğinden bahsedeceğim bu harikulade eser üç bölümden oluşmakta. İlk bölüm 17 şiirin yer aldığı “Yalnızlık Risalesi” , ikinci bölüm 28 şiirin yer aldığı “Ermişler Risalesi”, son bölümü ise 12 şiirden oluşan, “Müjde Risalesi.”

Eseri harikulade sıfatı ile sunmamda ki gerekçem; içindeki birbirinden değerli şiirler, kapaktaki harika dizayn ile kitabın ismi ile yakalanmış ahenk ve bununda ötesinde sıfır yazım ve imla hatası ile okurun karşısına çıkmış olmasıdır.

Eserin yazarı ise nazım ve nesir alanında eksikliklerimizi giderirken, kalfalık yolunda ilerleyen bizlere de bilgisini ve zamanını esirgemiyor. Hayli cömert davranan hocamız olunca eseri okumak, her mısrayı derin bir tefekkür içinde düşünüp yorumlamak, verilen mesajı yüreğin topraklarına tohum gibi bırakmak gerektiği idrakinde oluyorsunuz. Bu haleti ruhiye ile eseri sonuna kadar okudum. Beğendiğim şiirlere işaret bırakarak nihayete vardığımda, mübalağa olmasın; eserin yarısından fazlası ‘şiirin zirvesine vurulmuş mühür’ tadında, hükmünde ve kalitesindedir.

Yalnızlık Risalesi eserini okuduğumda atmış altıncı sayfaya varıp ‘Açlık’ şiirini (galiba iki üç defa) okudum ve her okuyuşumda naçizane şairlik yolunda çıraklığımı, kalfalığımı sorguladım. Şuna kanaat getirdim ki; bu yolda daha çok hocamızın rahlesi önünde oturmam gerektiğidir.

Yalnızlık Risalesi, ülkemizin nazım ve nesir sahasında nadide kalemlerinden , eğitmenlik hayatı boyunca binlerce öğrencisinde derin izler bırakan, öğrencilerinin ve çevresinde bulunanların  yaşama bakış şeklini değiştiren, sadece öğretisi ile değil yaşantısı ve mücadelesi ile de rol model olan , Elazığ kültür sanat ve edebiyatının en uzun soluklu dergisi olan ( 1999’dan günümüze) ‘Bizim Külliye’ dergisinin de Genel Yayın Yönetmeni olan Nazım PAYAM hocamızın imzasını taşımakta.

Hocamızın, nesir sahasında yazmış olduğu ‘Ses ve Yaz’ eseri 2013 yılında Türkiye Yazarlar Birliği ve ESKADER tarafından ödüle layık görülmüştür. Yalnızlık Risalesi kitabı hocamıza nazım sahasında ödül sunar mı ki kanımca sunacaktır. Sunmasa da şayet Nazım PAYAM imzası taşıyan şiirleri şiir dünyasının ukbasına sökülmeyecek sağlamlıkta perçinlemiştir. Buram buram yalnızlık kokan mısraların içinde yazara ait imgeler tasavvufun mistik havasını soluklatan şiirler kadar sosyal mesajlar içeren şiirlerde kılıç kadar keskin mısraların kimlere mesaj verdiği aşikardır.

Tarihten günümüze şiir dünyasında hep zirvede kalmış, asırlarca dillerde ve gönüllerde adı zikredilmiş şairlere dahi baktığımızda hafızamızda yer edinen bir iki şiiridir. Bu minvalde baktığımda Nazım PAYAM hocamızı şiir dünyasında adını ilelebet unutturmayacak şiir olarak ‘Açlık’ şiiri çok net olarak göze çarpmaktadır. Şiirdeki İbrahim’e sesleniş verilen mesajlar kurulan imge ve simgeler, naif mısralar kadar yer yer çok sert ve keskin mısraların armonisi başlı başına üst düzey maharet bilgi birikim ve en önemlisi temayı yaşayıp, temada verilen duygu ve düşüncelerin bizatihi gerçek hayatta yaşanmış kesitler içermesidir. Yalnızlık Risalesini okuyan her dimağın eserde Sezai Karakoç, Nazım Hikmet tadını hissetmeleri normaldir. Eserin tamamını oluşturan şiirler serbest vezin ile yazılmış, adeta serbest vezin ile yazmaya çabalayan bizler için de kalfalara ders kitabı niteliği taşımaktadır.

Yalnızlık Risalesi’nde 18. sayfada yer alan ve Beşir Ayvazoğlu’na ithafen yazılmış ‘Ömrün Senin Bir Ateşti’ şiiri ise adeta vefanın şiire nasıl nakış nakış ilmek ilmek işlenmesi gerektiğini bizlere sunmakta.

Külden bir ünlem gibi

Siyahtan seçtin şiiri

Yarana rüzgâr dağladın

Ömrün senin bir ateşti

Nazım Payam hocamız 19. sayfada ‘Kış Kaygısı’ şiirinin son mısrasında ‘Ömrüm, kardan adam yapmakla geçti’ dese de onun hayatı düzgün, bilgili, birikimli düşünen ve doğru bildiği yolda mücadele eden insanlar yetiştirmekle geçmiştir. Öğretmenlik yaşamı boyunca sayısız öğrenci yetiştiren, yazmadaki üst düzey yetenek ve arzusu kadar kitap okumada da örneğine az rastlanacak kitap gönüllüsü olduğunu yakından bilen birisi olarak ve ‘Büzülmüş kalbimi ateşe tuttum sızladı’ mısrasından yola çıkarak; kalbiniz hiç bir zaman sızlamasın hocam…

Kalbi sızlayacak olanlar en samimi şekilde yetiştirdiğiniz biz öğrencilerinizindir. Kalbi sızlamalıdır şayet sizlere, topluma, şiire ve edebiyata layık olamadıysak. Eserde ‘Açlık’ şiiri kadar yüreğe dokunan ikinci şiir ‘Kırdım Söz Putlarını Kısık Sesimle’ şiiridir. Velhasıl, okuyup tadından ihya olduğum, zaman zaman düşünce deryasında kaybolduğum, pür dikkatle ve nazar boncuğu olsun diye ufacıkta olsa hata aradığım bu eser ilimizden çıkmış bir şairindir. Şairimizin ülkemiz edebiyatına armağan ettiği bu eser ise örnek gösterilecek nitelikler taşımaktadır. Mutlaka okunması gereken bu eseri tüm şiir ve edebiyat gönüllüsü insanlara elzemle öneriyorum. Bu mükemmel eser için Nazım Payam hocama teşekkür ediyor, yazı ve düşüncelerimde varsa hata af diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER