SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

TUR’UN YÜKSELTİLMESİ

TUR’UN YÜKSELTİLMESİ
Bu haber 04 Ekim 2019 - 7:35 'de eklendi.

Kur’an kendi sistemini inşa ederken, önceki kutsal metinlerle ilişkiye girmektedir.  Bu ilişki, bazen diğer dinlerin isimlerini veya bu dinleri kabul edenlerin inanç ve eylemlerini zikretmek suretiyle olduğu gibi, bazen de isimler zikredilmeksizin kurulmaktadır. Kur’an, kendi indiriliş sürecine kadar ortaya çıkan tüm dinleri ve bu dinlerin mezheplerini zikrettiği iddiasında değildir. Onun açıkladığı dinler ve mezhepler, genel olarak Kur’an’ın ilk muhatapları tarafından bilinmektedir.

“Şüphesiz, iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hıristiyanlar, Mecûsiler ve Allah’a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, her şeye şahittir” ayetinde ilk muhatapların bildikleri dinler zikredilmiştir. Bu dinlerden Yahudilik, Hıristiyanlık, İslam ve Şirk açıklanmıştır. Onların bilmedikleri dinlere ve inançlara değinilmemiştir. Onların bildikleri dinler ve inançlar konu edinildiğinde, o dinler ve inançların mensuplarının inanışları ve kabulleri esas alınmıştır. Öyleyse farklı topluluklarla ilgili Kur’an’ın anlatımları, ancak o toplulukların bakış açıları çözümlenerek anlaşılabilir.

Kur’an’ın Yahudilikle ilgili anlatımlarında çok sık olarak onlardan söz alındığına ve Tur’un onların üzerinde yükseltildiğine değinilmektedir. Sözgelimi, “Hani, sizden sağlam bir söz almış, Tûr’u da üzerinizde yükseltmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz yasaya bağlı kalın, onun içindekileri düşünün” demiştik (Bakara 2/63. Krş. Bakara 2/93; Nisâ 4/154) ayetinde Allah’ın İsrail Oğullarından söz aldığı açıklanmakla birlikte, Tur’un da onların üzerine yükseltildiği açıklanmaktadır. Peki bu anlatımlarda yer alan “Tûr’un onların üzerinde yükseltilmesinin” anlamı nedir?

Müfessirler bu ayeti yorumlarken, çoğu kere “Tur’un onların üzerinde yükseltilmesi” ifadesini açıklamadan geçmektedirler. Taberî, Tur sözcüğünün anlamını iki şekilde açıklamaktadır. Bunlardan birisi Süryanice asıllı dağ anlamında bir sözcük olduğu ve diğeri de Allah’ın Musa’ya (a.s.) vahyettiği dağın adı olduğudur. Tur’un onların üzerinde yükseltilmesinin de onları korkutmak için olduğu da anlatılmaktadır. (Bkz. Taberî, Tefsîr, 2/157-159) Bazı görüşlere göre Tûr onların üzerinde gölge olması için yükseltilmiştir. (Bkz. Maverdî, en-Nüket, 1/134)  Tûr’u gölgelik olarak yorumlayanlar Hani, sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz yasayı sıkı tutun, ondakileri düşünün” demiştik.” (A’râf 7/171) ayetindeki nitelemeyi dikkate almaktadırlar.

Ben ise, İsrail Oğulları hakkında “Tûr’u onların üzerinde yükselttik” ifadesinin bu yorumların ötesinde bir anlama sahip olduğunu düşünmekteyim. O da şudur: bu anlatımlarda Tûr onların bildikleri belirli bir dağı ifade etmektedir. Ancak Musa (a.s.) Allah ona vahyetmesi için sürekli bu dağa çıkmakta ve hatta orada uzun süreler kalmaktadır. Allah burada ona yasalarını vahyetmetkedir. Burada Tûr, yasanın otoritesini ifade etmektedir. Çünkü insanlar kendilerine dağlarda inzal edilen vahyi bildiren elçilerin bildirimlerini kabul etmektedirler. Allah Musa’ya (a.s.) Tur’da vahyettiği gibi İsa’ya da Zeytin Dağı’nda vahyetmiştir. Hira dağına ait Kur’an’da herhangi bir anlatım olmamasına rağmen, geleneğimizde Hira dağına ait anlatımların ortaya atılmasının gerekçesini buradan anlayabilirsiniz.

Allah’ın elçilerine indirdiği bu vahiyler, “İncir’e, Zeytin’e, Sina Dağı’na ve bu güvenilir beldeye and olsun ki. Biz insanı en olgun olarak yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik” (Tîn 1-5) ayetlerinde zikredilmiştir. Bu anlatımlarda Allah’ın elçilerine indirdiği vahiylerin mekanlarına ve bu mekanların otoritesine atıfta bulunulmaktadır. Bu ayette zikredilen Zeytin dağı, Sina dağı ve güvenilir beldenin bir yer olduğunda şüphe yoktur. Bu dizgeye bakıldığında incirin de incir dağı olması ve ayette zikredilen Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam’ın kendisine dayandığı İbrahim (a.s.) ile ilişkili olması düşünülebilir. Ancak incirin Budizm ile ilişkisi de bilinmektedir. Çünkü Budistlere göre Allah Buda’ya incir ağacının altındayken vahyetmiştir. İbrahim’in (a.s.) de incir ağacının altındayken Allah’ın ona vahyettiğine dair rivayetler vardır. (Bu surenin benzer bir şekilde yorumu için bkz. (Emin Işık, “Tin Suresi Üzerine Bir Tefsir Denemesi”, Kur’an Mesajı İlmi Araştırmalar Dergisi, 1987 (2)) fakat ilk muhatapların Budizm ile ilgili bilgilerinin olmadığı bilinmektedir.

Tur dağının İsrail Oğullarının üzerinde yükseltilmesinin anlamı, Allah’ın orada Musa’ya indirdiği vahyin otoritesine atıfta bulunmaktadır. Felicien Tur dağının otoritesini şöyle açıklamaktadır: “Göçebe iken İsrailliler kutsal varlıklar olarak ruhlara, elohim’lere sahip bulunmaktaydılar. Musa bu elohim’lerden birini, “Sina elohim’i Yehova’yı” tüm kabilelere benimseterek bunları birleştirdi. Sina kutsal bir dağ, bir volkandı. Yehova İsraillilere çölde geceleyin bir ateş sütunu, gündüzün ise sütun halindeki bulutlar olarak göründü: Bunlar da bir volkanın belirli nitelikleridir. Sina dağının elohimi ateş, yıldırım, depremle ilişki halindeydi. Yehova Musa’ya “bir çalının ortasındaki alevin” ateş halinde yayan bir çalının içinde göründü. Gök gürültüsü ise “Yehova’nın sesi” idi.” (FelicienChallaye, Dinler Tarihi, 127-128). Bu durumda bir şeyi bir topluluk üzerinde yükseltmenin, onlar üzerinde otoritesini açıklamak ve yetke olarak inşa etmek anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

İslam ile ilgili anlatımlarda da “göğün yükseltilmesi” anlatımlarının yer aldığı görülmektedir. Örneğin, “Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir sütün olmadan yükselten, sonra Arş’a oturan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi yürütür, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız” (Ra’d 13/2) ayetinde, onun gökleri insanların gördüğü bir direk olmaksızın yürütmesi, benzetmeci yani teşbihçi bir anlatımdır. Sanki o yedi kattan oluşan sarayını insanların gördüğü bir sütün olmaksızın kuran, sonra da sarayında tahtına oturan ve buradan evreni yönetendir. Oradan ayetlerini insanlara göndermektedir.

Göğün yükseltilmesinin benzetmeci bir anlatım ile ilahi otoritenin insanlar üzerinde kurulması anlamına geldiğini “Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu” (Rahmân 55/7) ayetinde de göğün yükseltilmesi benzetmeci bir dil ile Allah’ın sarayını kurması ve ölçüyü koyması da kendi yönetsel yasalarını belirlemesi anlamında olduğu görülmektedir.

Allah’ın elçisi herhangi bir ayet beklediğinde yüzünü göğe dönmektedir ki “Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. Yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir”  (Bakara 2/144) ayetinden bunu öğrenmekteyiz.

Allah’ın azgınlık yapan insanları yok etmek için Allah’ın melekleri ile birlikte gelmesi, “Bulut gölgeleri içinde Allah’ın ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Hâlbuki bütün işler Allah’a döndürülür” (Bakara 2/210) şeklinde anlatılmaktadır.

İşte Tur’un İsrail Oğullarının üzerinde yükseltilmesi, Allah’ın Musa’ya Tur dağında indirdiği yasanın onların üzerinde egemen olmasını anlatırken, Allah’ın göğü yükseltmesi ve mizanı koyması da benzetmeci olarak Allah’ın kendi yasalarını insana gökten göndermesini anlatmaktadır.

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER