SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Tüketici tükeniyor mu?

Tüketici tükeniyor mu?
Bu haber 09 Temmuz 2019 - 18:31 'de eklendi.

Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Kenan Peker son günlerde içerisinde bulunduğumuz ekonomik durumu değerlendirdi. “Temel ihtiyaç ürünlerindeki fiyat değişiklikleri toplumu yoksun kılarken; sosyo-ekonomik ihtiyaç kategorisindeki ürünlerin fiyat değişiklikleri yoksulluğu belirlemektedir. Maalesef toplumumuzda ilmi siyaset yerleşmiş ve her bilim insanı mensubu olduğu veya sempati duyduğu görüşe göre konuları yorumlamaktadır” diyerek “Tüm mesele insanlara üretim ve daha fazla kazanmak için fırsat vermek olmalıdır. İşi aşa,  aşı zenginliğe dönüştüren bir yapının inşasında ısrarcı olmalıyız” ifadelerinde bulundu.

 

 

Haber: Songül DURSUN/ÖZEL

Geçtiğimiz haftalarda neredeyse her güne bir zam haberi almıştık. Önce motorine, sonra çaya , arkasından şekere ve elektriğe zam yapılmıştı. Sonrasında bu zamları benzin izlemiş ve daha sonrada alkol ve sigaraya zam yapılmıştı. Yaşananların ardından zamlar devam eder mi? Son değişikliklere fiyat artışları mı diyeceğiz yoksa fiyat düzenlemeleri mi?  Sorularını F.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Peker’e yönelttik.

“YA CİDDİ BİR SORUN OLARAK ALGILAYIP ÇÖZÜM ÜRETECEĞİZ…”

Peker,“Birileri fiyat artışı diyorken bir fazla olan diğerleri fiyat düzenlemeleri… Neticede fiyat düzenlemesi de desek bir ileri sorgulama artış gösteriyor. Peki ne diyeceğiz? Davranışsal iktisat artık çok daha önemli olduğu için her iki söylemin algı ve etkileri farklı olduğuna göre söylem ve eylemlerimize dikkat edeceğiz. Ya ciddi bir sorun olarak algılayıp çözüm üreteceğiz ya da rahat davranacağız. Peki bunların tercihini nasıl yapacağız? Refah seviyesi nasıl değişiyorsa ona göre yapmalıyız. Temel ihtiyaç ürünlerindeki fiyat değişiklikleri toplumu yoksun kılarken; sosyo-ekonomik ihtiyaç kategorisindeki ürünlerin fiyat değişiklikleri yoksulluğu belirlemektedir. Yani toplumun farklı gelir seviyesindeki kişiler için zihindeki ekonomik karar alma mekanizması sosyal, zihni ve duygusal yargılarla farklı etkilenmektedir” dedi.

“KİMLER TESTİ ÇATLAK DA OLSA ETKİLENMİYOR?”

Konuyu örneklerle açıklayan Peker, “Bu durum bana yıllar önce bir köy odasında dinlediğim testi kırma meselesini hatırlatıyor. Köyün ağası güzelim testiyi güvendiği kişiye verir ve köy çeşmesinden su getirip yağlı yemiş meclisin bir de üzerine kana kana su içmelerini ister. Genç testiyi alır gençliğin verdiği heyecan ve meclisin güvenine layık olma duygularıyla işini en iyi yapmaya koyulur. Tabiki işi kolay değildir. Zira neden biz değil diye niyeti bozmuş olanlar suyu içmemeyi bile düşünmeye başlamışlardır. Tamda o anda genç çeşmeden dönmüş fakat biraz mahcup durmaktadır. Ağa sorar evladım düştün mü? Hayır, ayağım kaydı. Testi kırıldı mı? Hayır, çatladı şeklindeki cevaplarla işi iyi yönetmiştir. Düşünsenize gencin ilk anda testi kırıldı su getiremedim dediğini ve yağlı yemiş pusuda bekleyen suyu içmeyelim mi diye düşünenlerin tepkilerini… Tüm mesele bu fiyat düzenlemeleriyle testiyi kırdık mı? Çatlattık mı? Kimler testi çatlak da olsa etkilenmiyor? Yoksa konjonktürel bir durum mudur? Şeklindeki soruları hem zaman seri hem de yatay kesit analizleriyle bilimsel olarak araştırıp objektif ortaya koymak olmalıdır” dedi.

“MAALESEF TOPLUMUMUZDA İLMİ SİYASET YERLEŞMİŞ”

Peker, sözlerinin devamında; “Burada şunu ifade etmekte fayda var. Maalesef toplumumuzda ilmi siyaset yerleşmiş ve her bilim insanı mensubu olduğu veya sempati duyduğu görüşe göre konuları yorumlamaktadır. Bilimsel yaklaşımlar ise teolojik ve pozitivist grupların çatışmalarının ötesine geçememiştir. Sonuçta her geçen gün iş bulamayan mezunlar ve siyasallaşma artmaktadır. Oysaki bilimi aksiyolojik yaklaşım seviyesinde üretime dönüştüren bilim insanlarında çatışma yoktur ve farklılıkları zenginliğe dönüşen üniversitelerle yörelerin ve ülkelerin gelişmelerine öncülük vardır” İfadelerinde bulundu.

“İŞİ AŞA, AŞI ZENGİNLİĞE DÖNÜŞTÜREN BİR YAPININ İNŞASINDA ISRARCI OLMALIYIZ”

Son olarak Peker,  “Fiyat değişiklikleri ile ilgili söylenecekler bu aşamada bunlarla sınırlıdır. Testinin çatlayıp çatlamadığı zamanla belli olacaktır. Fiyat değişikliklerinin ciddi bir sorun oluşturacağı söylense de multidisipliner bir bilimsel araştırma sonucunda belli olacaktır. Yarım asrı geçkin deneyimimizle gözleme dayanan tahminim şudur; Türkiye de her vatandaş için aylık minimum 2000 TL civarındaki gelirle bir hayat bardağı taşınmaktadır. Eskiden insanlar sıfırda eşitlenirken şimdi hayat bardağı boş değildir ve insanlar çok daha değişim ve dönüşüm istemektedir. İleride elektrik, su vs. ödeyemeyen aileleri de yakıtlarını ödediğimiz gibi ödeyelim şeklindeki politikalar çok sıkıntılı olacaktır. Tüm mesele insanlara üretim ve daha fazla kazanmak için fırsat vermek olmalıdır. İşi aşa, aşı zenginliğe dönüştüren bir yapının inşasında ısrarcı olmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER