SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
A. İbrahim Karakulak
A. İbrahim Karakulak

“TRAORE DAVASINI KAYBETTİK…” Mİ?

“TRAORE DAVASINI KAYBETTİK…” Mİ?
Bu haber 28 Haziran 2018 - 10:37 'de eklendi ve 1.675 kez görüntülendi.

Elazığspor Kulübü’nde seçim tamamlandı ve Hacı Murat Yümlü başkan oldu. Yönetiminde görev dağılımı da gerçekleşti.

Yönetime baktığımızda spordan gelen isimler de var, akademisyenler de…

Yrd. Doç. Dr. Emrah Aydemir gibi ulusal ve uluslararası platformlarda çalışmaları olmuş, ilimizin ismini duyurmuş bir ismin yönetimde olmasının, basın sözcüsü ve ARGE sorumlusu olarak görev alacak olmasını çok doğru bir karar olduğunu belirtmek gerek.

Emrah hoca ile sohbetimde temsilcimizin kurumsallaşması adına güzel projeleri hayata geçirme isteğine şahitlik ettim. Göreve gelir gelmez çalışmalara başladığını, kısa sürede saatlerce mesai harcadığını belirtti.

Özellikle geçmiş dönemlerde göremediğimiz kurumsallaşmayı, Sayın Aydemir’in çalışkan kişiliğiyle ve tecrübesiyle, başarabileceğimizi umuyorum. Tabi Emrah hoca desteklenir ve yolu açılırsa…

Önemli bir değer olan Emrah Aydemir’in yanı sıra en dikkatimi çeken kişilerden biri de ilimiz ve ülkemiz boksuna önemli değerlerin kazandırılmasında ciddi katkıları olan Cemil Döndü oldu.

Cemil hoca Milli takımlar düzeyinde antrenörlük görevinde bulunurken, ilimizde boks branşına yatkın, geleceği parlak yıldızları da Elazığ, ülke sporuna kazandırmasıyla biliniyor.

Elazığspor Kulübü’nde amatör sporlardan sorumlu olacak Cemil Döndü, kulüp olarak boks branşında faaliyetler gösterecek olurken, umuyorum ki futbolda da amatör kulüplerle temsilcimiz arasında bir köprü vazifesi kuracaktır.

Hacı Murat Yümlü her fırsatta altyapıya yönelme hedefleri olduğunu dile getiriyor. Altyapıya dışarıdan genç ve kaliteli oyuncular takviyesinde bulunulacak. Tabi ki altyapımız güçlü olsun, kaliteli oyuncular kazandıralım ancak bunu yaparken de Elazığlı geleceği parlak oyuncularla da gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Elazığ amatörünün bu noktada değerlendirilmesinden yanayım. Bu zamana kadar Elazığ amatörünü takip eden, değerler bulup kulübe kazandıran bir yönetim olduğunu hatırlamıyorum. Olmuşsa da aklımızda kalmadı.

Cemil Döndü ismiyle birlikte amatöre gereken önem ve değerin gösterilmesi, her branşta kulübe geleceği parlak gençlerin kazandırılması çok önemli olacaktır.

Yeni yönetime başarılar diliyorum…

***

Yaklaşık üç hafta önce eski futbolcumuz Hamidou Traore’nin menajeri beni aradı.

Daha önce Traore’nin FIFA’da açtığı davanın seyri ve sonucu ile ilgili ilk bilgileri bana vereceğini dile getiren bu isim, bana davanın sonuçlandığını söyledi.

Merakla sonucun ne olduğunu sorduğumda adeta buz kestim. Bana; “Davanın sonucu Traore’nin lehine tamamlandı. Elazığspor Kulübü davayı kaybetti ve küme düşme cezası verildi.”dedi.

Beklenmedik bu gelişme karşısında bir şey diyemedim. Temsilcimizin küme düşme ihtimalini aklıma bile getirmemiştim.

Geçtiğimiz yönetim döneminde eski başkan Sedat Karataş, 2. Başkan Karahan Çelik ve yöneticiler her açıklamalarında Traore davasını kesinlikle kazanacağız, başka ihtimal yok gibi açıklamalarda bulunmuştu.

Ne zaman Traore haberi yapsam ya da konuya değinsem, anlamını çözemediğim bir tepkiyle karşılaşmıştım. O kadar emin konuşup taraftarı, kamuoyunu haklılığımız konusunda o kadar güzel yönlendirmişlerdi ki, bu söylemlerin ardından herkes gibi ben de Elazığspor’un davayı kaybetme olasılığının bulunmadığına inanmıştım.

Sanırım Traore’nin menajerinin bana kötü haberi verdiğinde şoka uğrama nedenim de bu inanmışlık, inandırılmışlıktı…

Menajer bey bana daha sonra birkaç haftaya kadar resmi yazıların hem kulübe, hem kendilerine, hem de TFF’ye gönderileceğini, resmi sonuç gelir gelmez de bana ileteceğini belirttiği için, ayrıca çok büyük bir iddia olduğu için ve elimde belge bulunmadığı için bu haberi yapmadım.

Daha sonra Elazığspor Kulübü’nün FIFA avukatı Cenk Gündoğdu’yu aradım.

Cenk bey bana davanın henüz sonuçlanmadığını, sonuçlandığında FIFA’da davayı kaybedebileceğimizi, bunun normal olduğunu ve hatta FIFA’da neredeyse bütün davaları kaybettiğimizi dile getirdi.

Yani FIFA’da davayı kaybetmemiz normal olarak algılanmalı ancak konuyu CAS’a taşıdığımızda haklılığımızı ispatlayacağımıza eminiz gibisinden bir konuşma gerçekleştirdik.

Hatta konuşmamızda en dikkat çeken kısımlardan biri de Sayın Gündoğdu Traore davasının son duruşmasına katılamamış.

Sedat Karataş başkanlığındaki dönemin yönetiminin ekonomik sorunlarından ötürü böyle ciddi, her an haklılığımızın bangır bangır savunulduğu bir davaya bile gidememişiz.

Yani Sayın Gündoğdu’nun açıklamalarından, davayı kaybedebileceğimizi ancak CAS umudumuzun olduğunu anlarken, Traore cephesi kesin bir şekilde davanın onlar açısından kazanıldığını ve Elazığspor’a küme düşme cezası verildiğini kaydetti.

Eğer Traore cephesinin iddiaları doğruysa tam bir skandal, rezalet. Eğer davayı kaybettiysek bu zamana kadar bu kamuoyunu nasıl kandırma cüretini kendinizde bulabildiniz diye adama sormazlar mı?

Eğer dava kaybedilmişse ya da kaybedilirse, bu riski neden göze aldınız da kamuoyunu yalan yanlış beyanatlarla, gerçek dışı söylemlerle yönlendirmeye çalıştınız? denir…

Eğer FIFA’da davayı kaybettiysek ve iddialardaki gibi küme düşme cezasıyla karşı karşıya kalındıysa bunun hesabını kim verecek? Ya CAS’ta Traore ile anlaşma sağlanamazsa ne olacak?

İnşallah umalım da iddialar doğru değildir, davayı kaybetmemişizdir ve küme düşmemişizdir diye konuşmak istiyorum ancak Hukuk İşleri Sorumlusu Avukat İbrahim Gök’ün bu konuyla ilgili yaptığı açıklamalar, Traore cephesini doğrulayan nitelikteydi.

Sayın Gök bu davayı kaybettiğimizi dile getirerek; “Sayın başkana da söyledik ne kadar hukuki sıkıntılı dosya varsa bize tebliğ edilsin. Bizde dosyalar nezdinde çalışmalar yapacağız. Raporumuzu yönetime sunacağız.”ifadelerinde bulundu.

Sayın Gök’ün açıklamalarının ardından kulüpten öyle bir açıklama yapıldı ki, hem İbrahim Gök hedef alındı, hem de ilerleyen dönemlerde yapılacak istenmeyen açıklamaların önüne geçilmeye çalışıldı.

Geçmiş yönetimin en büyük hatası, temsilcimizle ilgili gerçeklerin saklanması, gizlenmeye çalışılmasıydı.

Eğer gerçekten Sayın Gök’ün dediği gibi Traore davasını kaybettiysek, İbrahim Gök bunu açık ve net bir şekilde kamuoyuyla paylaşma ihtiyacı duymuş.

Doğru olanı da bu değil mi?

Bu zamana kadar kamuoyundan bir çok şey saklandı ve gizlendi, bu neye yaradı günü kurtarmaktan başka?

Er-geç doğrular çıkmıyor mu zaten?

Ha Sayın Gök’ün açıklamaları doğru değilse ve bu yüzden kulüpten böyle bir açıklama yapıldıysa, İbrahim Gök bu davanın kaybedildiğini nereden bilecek?

Rüyasında falan mı gördü de durup dururken bu konuya değinme ihtiyacı duydu?

Mevcut yönetim göreve gelirken şeffaflık vurgusu yaptı. Eğer şeffaf olunacaksa, Elazığspor Kulübü ile ilgili her türlü gelişme, olay, durum taraftarla, kamuoyu ile paylaşılmalı.

Bu insanlar doğruyu bilmek zorunda. Nereye kadar günü kurtarabiliriz ve böyle devam eder dedirtmeyen bir yönetim anlayışı içinde olunmalı.

Öte yandan Traore konusunda Sayın Başkan Hacı Murat Yümlü, futbolcunun 13 Bin Euro karşılığında davayı geri çekme teklifinde bulunduğunu öne sürdü.

Traore cephesi konunun böyle olmadığını, kendilerinin avukat masrafıyla birlikte 60 Bin Euro alacağı olduğunu, Karabükspor’dan alacağını temin edemediği için futbolcunun paraya ihtiyacı olduğundan ötürü bu ücret verildiği takdirde anlaşma sağlanabileceği kaydedildi.

Yoksa eğer onlara göre temsilcimiz hem maddi hem de manevi olarak ceza alacak.

Eğer haksız isek ve davayı kaybettiysek futbolcu ile anlaşmanın bir an önce sağlanması gerekiyor.

Bu sorunun tamamen çözülmesi, geçmiş dönemlerdeki benzer sorunlarla karşı karşıya kalınmaması gerekli.

Yok eğer haklıysak, buna hala inanıyorsak ve eski yönetim gibi kaybetme ihtimalimizin olmadığı belirtiliyorsa, bu futbolcuyla da anlaşılamaz doğal olarak.

Eğer anlaşırsanız; “Hani haklıydık ve Karabük’ten 1 buçuk milyon tazminat alacaktık?” diye sorarız.

Umalım da iddiaların hepsi doğru çıkmasın ve temsilcimiz bu davayı kazansın.

Bize bu söylendi çünkü, aksi bir durum yaşanmamalı!

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.