SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Toplumun yapı taşı; aile Cuma Hutbesinin ana teması oldu!

Toplumun yapı taşı; aile Cuma Hutbesinin ana teması oldu!
Bu haber 07 Haziran 2019 - 14:55 'de eklendi.

Ülkemizde on binlerce ilimizde ise yüzlerce insan ya yuva kurmuyor ya da kurduğu yuvasından  vazgeçiyor. Son yıllarda gerek ülkemiz genelinde gerekse de ilimiz genelinde boşanma oranları bir hayli arttı. Toplumun temel taşı olan aile yapımız bozuldukça bozuldu. Dün Cuma Hutbesinde ailenin önemi bir kez daha hatırlatılarak hutbe boyunca aile kurmanın da aile kalabilmenin üzerinde duruldu.

 

 

Haber: Kübra TÜRKAN / ÖZEL

Geçtiğimiz aylarda Türkiye İstatistik Kurumu evlenme ve boşanma istatistiklerini kamuoyu ile paylaşmıştı.  Bu verilere göre; 2017 yılında ülkemiz genelinde evlenenlerin sayısı 569 bin 459 olurken 2018 yılında evlenen kişi sayısı 553 bin 202’de kaldı. Yani evlenen ve yuva kuran kişi sayısı tam tamına 16 bin 257 düştü. Evlenmelerde azalış yaşanırken maalesef son bir yılda boşanmalarda artış yaşandı.  Ülkemiz genelinde 2017 yılında boşananların sayısı 128 bin 411 iken, 2018 yılında boşanmalar 142 bin 408’e yükseldi. Yani boşanma oranı; 13 bin 997 arttı.

İLİMİZDE DE BOŞANANLARIN SAYISI SÜREKLİ ARTIYOR!

Ülkemizde tablo böyleyken ilimizde de durum ülkemiz geneline pek aykırılık oluşturmadı. Elazığ’da 2017 yılında 4bin 178 kişi evlenirken, 2018 yılında 3bin 977 kişi evlendi ve 201 kişi daha az evlenmiş oldu. Boşanma verilerinde de yine artış gözlemlendi. 2017 yılında 539 kişi boşanırken, 2018 yılında boşananların sayısı 94 kişi artarak tamı tamına 633 kişi boşanmış oldu. Toplumun temel taşını oluşturan aile bireyi bu denli sarsılınca da Cuma Hutbelerinde de ailenin önemi üzerinde durulmaya başlandı. Dün Cuma Hutbesinin tamamında aile kurumunun önemine ilişkin bilgiler paylaşıldı.

CUMA HUTBESİNDE AİLE ORTAMININ ÖNEMİNDEN BAHSEDİLDİ

Cuma Hutbesinde yer alan bazı bilgiler şöyleydi: “ Yüce Allah, varlıkların en değerlisi olan insanı, erkek ve kadın olarak farklı cinsiyetlerde dünya hayatına yollamıştır. Birbirlerine eş olmaları, huzurlu bir yuva kurmaları için aralarında kuvvetli bir muhabbet ve merhamet bağı var etmiştir. İyilikte yardımlaşacakları ve kendilerini güvende hissedecekleri bir aile ortamı lütfetmiştir. Kıymetli Müslümanlar! Evlenerek bir aile kurmak, her şeyden önce yaratılışımıza uygundur. Cenâb-ı Hak, ‘Aranızdan bekâr olanları evlendirin.’ buyruğuyla kadın ve erkek için nikahı teşvik ederken, başta yakınları olmak üzere bütün bir topluma da evlenme çağına gelenlere destek olmalarını tavsiye etmiştir         .”

“AİLE; GÜVEN VE MUTLULUK AŞILAMAKTADIR”

Aile içinde yaşamanın öneminin de vurgulandığı hutbede; “Aile içinde yaşamak, her yaştan insana güven ve mutluluk aşılayan bir nimettir. Sıcak bir yuvanın tadını, dertlere derman olan müşfik elini, hayata anlam katan desteğini başka hangi nimet karşılayabilir? Aile hayatını sağlam temeller üzerine bina eden eşler, sadece bu dünyada değil, ahirette de saadete kavuşacak, birbirini cennete taşıyacaktır. Aile olmak, sadece aynı çatı altında yaşamak değildir. Aile aynı zamanda bir duygu, ideal, umut ve fikir birlikteliğidir. Eşlerin birbirine dost olması, iyilik ve takvada yarışmasıdır. Aile olmak, Rabbimizin rızasına uygun bir hayatı birlikte yaşamaktır. Sevinci ve kederi, varlığı ve yokluğu paylaşmaktır. Her türlü meşakkati beraberce göğüslemek, vefakâr bir eş, sâdık bir yâr, merhametli bir ebeveyn, salih bir evlat olmaktır” ifadeleri kullanıldı.

“AİLE KALABİLMEKTE ÖNEMLİDİR”

Aile kurmak kadar aile yapısının korunması gerektiği üzerinde de durulan hutbede; “Aile kurmak kadar, aile kalmak da önemlidir. Ailesinin değerini bilmek ve kurduğu yuvayı korumak, kadın-erkek her Müslüman’ın vazifesidir. Aile kalmak, eşlerin birbirini örtü misali setretmesi, her türlü kötülükten muhafaza etmesi, ilgi ve sevgiyle bütünleştirmesi demektir. Bu sebeple Yüce Rabbimiz, ‘Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz’ buyurmuştur. Aile kalmak, yuvayı tehdit eden hata ve kusurları terk etmeyi gerektirir. Mümin, ailesi içinde hoşgörülü ve affedici olmaya, sabırlı ve sebatkâr davranmaya gayret eder. Zira Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bizlere şöyle nasihat etmektedir: ‘Mümin bir kimse mümine olan eşine nefret beslemesin; çünkü onun bir huyunu beğenmezse de hoşlanacağı bir huyu mutlaka vardır.’ Aile kalmak, kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle her bir aile ferdinin sorumluluklarını yerine getirmesiyle ve en az kendi hakları kadar diğerlerinin haklarını da gözetmesiyle mümkündür.

“AİLEMİZİN KIYMETİNİ BİLELİM”

Ayrıca hutbede ailenin menfaatinin düşünülmesi gerektiği de vurgulanarak, “Aile kalmak, her hal ve şartta kendi menfaatini değil ailenin faydasını düşünmeyi gerektirir. Peygamber Efendimizin bir hadisine göre, ‘Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi kişiye günah olarak yeter.’ Sevginin ve sevincin bereketlendiği, hüznün ve kederin dağıldığı bir aileye sahip olmak için gayret edelim. Gençlerimizi ailenin güçlü ve samimi ruhuyla tanıştıralım. Çocuklarımıza ve eşlerimize sükûnet veren bir aile ortamı sunalım. Ailemizin kıymetini bilelim. Unutmayalım ki ailemiz bize Rabbimizin emanetidir ve insan ahirette ilk önce anne babasına, eşine ve çocuklarına karşı davranışlarından hesaba çekilecektir” denildi.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER