SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
M. Hamza Ergen
M. Hamza Ergen

TOPLUM VE TOPLULUK- III

TOPLUM VE TOPLULUK- III
Bu haber 10 Mayıs 2019 - 8:00 'de eklendi.

 

Pek kıymetli okuyucu toplumdan topluluğa evrim sürecinin bir başka motor gücünden bahsetmek istiyorum: Bürokrasi. Helenistik Çağdan tutun da Sanayi Devrimine kadar süregelen yıllarda hep bir tavan ve taban kuvveti oluşturabilmiş elleri hem mürekkeple hem de kanla kirlenmiş bir güruh.

Türk Dil Kurumuna göre ‘’Bürokrasi: (Fr.) Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici’’ demek.

Antik Yunan’da aristokrasi yani Yunan bürokrasisi yine Brahmanizm içindeki kast sistemi ciddi manada halkı iki gruba ayırmış, küçük balığın büyük balığa yem olması için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Selçuklu ve Osmanlı Devletinin duraklama ve çöküş sürecide hakeza aynı sömürü sistemi vesilesiyle baş göstermiş bulunuyor. Kadim tarih içerisinde bürokrasinin zevk ve saltanatına karşın halkın ezik ve iktisadi çöküşü bütün geçmiş sahnelerinde kesintisiz olarak başrol oynamış ve günümüzü de şekillendiren en büyük fenomenlerden biri olmuştur.

 

Şöyle 20. ve 21. yüzyıllara baktığımızda bu sistemin demokrasinin toplumlara yerleşmesi ile birlikte “teknokratik bürokrasi” olarak sahalarda yerini aldığını görüyoruz. Hem ortak devlet yönetimi modeli hem de cumhuriyetlerin iyiden iyiye gelişmesiyle, rantlar üzerindeki artık kısmi hukuki süreçler bu gürûhu aynı zamanda ticari faaliyetlere sürükleyerek maddi kazançların devlet vesilesiyle kazanılması ortamını hazırlatmıştır. Öyle bir durum oluşturmuştur ki devlet içerisinde bürokrat diye bildiğimiz hemen hemen herkes artık aynı zamanda bir tüccar haline dönüşmüş ve nihayetiyle ticari faaliyetlere nazaran bir yönetim şekli için elinden gelen var gücüyle topluluk tarafına meyletmiştir. Bu kısımda hali hazırda kabul ettiğimiz dünya üzerindeki iki kutbun da yani kapitalizm ve komünizminde kendi bürokrasi tarzı olduğunu unutmamak gerekiyor. Her ne kadar Sosyalist, Leninist ya da Komünist olursa olsun yönetim sistemlerinin de bir yerde kraldan çok kralcı olan bürokratlar vesilesiyle çöktüğünü görüyoruz.

 

Her alanda rüşvetle çalışan bu büro görevlisi yüksek yöneticilerin ki burada rüşvet derken, pohpohlamak, rant sağlamak için yalakçılık ve yardakçılık yapmak, türlü hediyelerle şımartmaktan bahsediyoruz, bir milletin en müsrif kurumu olduğunu az çok gelişen teknoloji vesilesiyle ekranlardan naklen izliyoruz. Çok küçük bir organizasyon için çok yüksek meblağlara donatılan sofralar, devlet bütçesinden binilen en yüksek model arabalar, hanımlar, kızlar için özel tahsis edilen long ve zırhlı kasa araçlar, akrabaya peşkeş çekilen ihaleler bunlardan sadece bazılarıdır, saymakla da bitiremeyiz. Ayrıca bu israflar yapılırken halka arz edilen gerekçe: Devletin ve erkanının şatafatı yine devletin büyüklüğünün göstergesidir olması pek makul bir kandırmacadır. Halkın aç yattığı, lüküs lambasını yakamadığı dönemlerden yine günümüzde asgari ücretle geçinmesi gereken milletimizle bir şekilde dalga geçilmesi böyle bir şey sanırım.

 

Belirli dönemlerde hepimizin duyduğu kemer sıkma politikalarına dahil edilmeyen frenkli ve papyonlu bürokrat kesim, halkın olan topraktan bile nemalanma gayesiyle hükümete belirli brifingler vermektedir. Günümüzde kullandığımız zam çeşitleri bir şekilde bürokrasiye sağlanan gelir kaynaklarından başka bir şey değildir. Aksi düşünüldüğü takdirde verilen o kadar vergiyle nasıl sadece yol, köprü, su yapıldığını anlamak imkansız.

 

Peki biz toplumdan topluluğa dönüşüm aşamasında neden bu alt başlığı kullandık. Şöyle açıklayalım: Bir devletin milli varlığı olan şeylerin hoyratça tüketilmesi, peşkeş çekilmesi ya da liyakate ihanet edilmesi yine toplumu bozan hususi başlıklardandır. Özellikle liyakatle yönetilmeyen toplumlardan göç eden gerçek devlet adamlarının referansı bu noktada bize en büyük örneği teşkil etmektedir. ‘’Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Doğrusu ancak akıl iz’an sahipleri bunu anlar.’’ Ayetinin muhatabı olarak bizler bu yükümlülüğü sırtlamış olanlarız. Yani yönetim aşamasında gerek halkın kudretini gerekse devletin bekasını bir şekilde şekillendirmesi gerekenler olarak yaptığımız her seçim aynı zamanda bir kader unsurunu teşkil etmekte ve yaşayacaklarımıza birer müdahale vesilesidir. Maalesef ki bürokrasinin de seçildiği bir demokrasi sisteminden nasıl bir fayda sağlanacağı konusunda da pek bir ümidimiz olmadığını söyleyeyim.

Aydınlık gelecekler fırsatını elimizden kaçırmamak ümidi ve ilerleyen haftalarda tekrar görüşmek dileğiyle küçüklerimin gözlerinden büyüklerimin ellerinden öperim.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER