SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Mehmet Karaaslan
Mehmet Karaaslan

SİYASİ AYAK TARTIŞMASI

SİYASİ AYAK TARTIŞMASI
Bu haber 17 Ocak 2020 - 8:24 'de eklendi.

CHP, FETÖ’nün siyasi ayağının tespit edilmesi amacıyla TBMM’ye araştırma önergesi vermeye hazırlanıyor. Elbette 15 Temmuz hain darbe girişimine kalkışan ve 251 şehit verdiğimiz ve vatan evlatlarının büyük bir dirayet ve direnişiyle aynı gece püskürtülen böylesi meşum bir vakanın siyasi ayağı da dâhil her yönü ile araştırılması gerekir. Bu konuda hiçbir sorun yok.
Ancak; en büyük savunma saldırıdır diye bir gerçek de var hayatta. 15 Temmuz kime karşı ve ne amaçla yapıldı? Bu kalkışmada kim hangi safta durdu? Kimler darbenin başarısını bekledi ya da renk vermeyip olası her iki durumda da yeni pozisyonlar alma amacıyla arafta durdu?..Bunlara da bir bakmak gerekir.
CHP bu araştırma önergesini iyi niyetle mi veriyor yoksa bu konuda yapılan mücadeleyi sulandırmaya yönelik bir algı mı oluşturmak istiyor çok belli değil. Ak Parti’nin geçmiş icraatları ve söylemlerini yeniden gündeme getirip büyük ve uluslararası projeyi setredip hedef şaşırtarak peşinen, “asıl suçlu iktidardır” yargısına mı ulaştırmak istiyor kamuoyunu.
FETÖ konusunda yapılacak bir “siyasi ayak” araştırmansın sadece Ak Parti dönemi ile sınırlı kalmaması gerekir diye düşünmek lazım. Erzurum’da daha genç yıllarında bir tarikat şeyhini Atatürk’e hakaretten emniyete şikayet eden, kurduğu Komünizmle Mücadele Derneği adı altında resmi kayıtlara bile Özel Harp Dairesi için çalışan bir ajan olarak giren, Humeyni’nin 70 yıllarda Türkiye’deki sürgün günlerinde Bursa’da onu ziyaret eden tek din adamı olarak bilinen, darbe dönemlerinde girişinde polis tarafından aranma afişlerinin camilerde resmi olarak vaaz veren, CHP eski Genel Başkanı merhum Bülent Ecevit’e öbür dünyada şefeat etmek için yanıp tutuşan, CHP İzmir teşkilatına resmi bağış makbuzu ile para veren, yine Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde Amerika’ya gitmesine müsaade edilen bir Fethullah Gülen’den söz ediyorsak, elbette bu karanlık adamın siyasi ayağı hakkında da araştırılması lazım.
CHP; bu önergesi ile bilindik söylemleri tekrar edecek gibi gözüküyor. Diyecekleri nedir. “Fetö sizin iktidarlarınız zamanında palazlandı. Sizler resmi kurumları ve özellikle yargıyı bunlara emanet ettiniz. Sizler önemli görevlere bunları getirttiniz, soruları çalmalarına göz yumdunuz. Bakanlarınız Pensilvanya’ya gidip önünde diz çöktü. “Bitsin bu ayrılık artık ülkene dön” çağrısında siz bulundunuz. “Ne istediniz de vermedik” dediniz. Belediye başkanlarınız ve Bülent Arınç gibi partinin önde gelen isimleri bu yapıya övgüler diziyor ve hala da KHK konusunda eleştiriler yapıyor…” Diyecekleri bunlar ve buna benzer iddialar.
Bu söylemlerle mahkûm etmeye çalışacakları Ak Parti, bu yapıya ve bu yapı içerisinde bulunan samimi inşalara belirli emareler baş gösterene kadar vatan hainliğini yakıştıramayacak kadar insani ve İslami baktı. MİT tırlarının durdurulması, Erdoğan ameliyatta iken Hakan Fidan’ın tutuklanması olayıydı FETÖ’nün gizli ajandasını ve hedeflerini açık eden.
Gençlerin milli ve manevi bir kimlikle yetişmesini sağlayan, tüm dünyada açtıkları kolejlerle Türkçemizi o bölgelere ulaştıran, kimsenin gitmediği coğrafyalara eğitim hizmeti götüren bir yapıya Ak Partililer, ülkeyi ele geçirme ve darbe yapmayı yakıştırmadılar. Bu yapıyı hep yapıcı ve ülkemize faydalı hizmetleri olan bir hareket olarak görmeleri, Ak Parti’nin bir zaafiyeti değil belki iyi niyetiydi.
Ama ne zamanki MİT tırlarının durdurulması vakası, ardından 17-25 Aralık olaylarında ortaya çıktı ki FETÖ, öyle sanıldığı gibi masum ve iyi niyetle bakılacak bir yapı değil. Bu tarih Ak Parti için de bu yapı içinde bulunan vatansever ve samimi insanlar için de gerçeği net olarak gösteren bir dönüm noktası oldu. Ve bu tarihten sonra da bu yapıyla irtibat ve iltisakı devam ettirenler bilerek ve isteyerek destekçi olanlardır diye bir kanı oluştu ve soruşturmalar da bu eşik tarih üzerinden yürütüldü.
MİT tırları, 17-25 Aralık operasyonlarıyla yetinmeyip, arkasına aldığı başta ABD olmak üzere tüm Türkiye düşmanı Avrupa ülkelerinin destek ve “Türkiye’ye tüm Müslümanların halifesi olarak gideceksin” vaatleriyle 15 Temmuz darbesini yapan ve 40 yıl boyunca kendisini sinsi bir şekilde gizleyebilen FETÖ’yü çökerten de Tayyip Erdoğan ve AK Parti oldu…
Bu örgütün 40 yıllık birikimini, FETÖ’yü desteklemekle suçlanan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yok etti. Türkiye’de ve dünyada, bunların itibarını yine Tayyip Erdoğan yerle yeksan etti. 17-25 Aralık öncesinde, 5 yıldızlı otellerde iftarlar yapan, dünyanın en lüks otellerinde Abant Platformu adı altında konferanslar düzenleyen, FETÖ’nün okullarını tanıtmak için akıl almaz harcamalar yapan bu sinsi örgütün faaliyetlerini Tayyip Erdoğan durdurdu.
“FETÖ’yü besledi” dedikleri Tayyip Erdoğan’ın bu ülkenin kaderini değiştirdiğini dünya fark etti. FETÖ ile mücadele konusunda, “sokağa çıkın” çağrısıyla Tayyip Erdoğan unutuldu, CHP’nin siyasi ayak önergesi gündem oldu.
Sorulması gereken asıl soru da şudur: Ak parti yanıldığını ve yanlış yolda olduğunu gördüğü anda bundan döndü, halktan özür diledi, Allah’ın kendilerini affetmesini istedi ve millet için, bayrak ve vatan için bu yapıyla mücadeleye girdi. Ama birileri bu hainliği, bu alçaklığı ve 251 şehidi gördüğü halde hala neden bu yapıya cesaret verecek konuşmalar yapar? Neden “kontrollü darbe” söylemini sürüdür ve neden bu yapının değirmenine su taşımaya devam eder? Yoksa sizin de akıllanmanız için ikinci bir kaset vakasına mı ihtiyaç var. Ama inanın bir gün ihtiyaç hâsıl olursa bunu çıkarlar ve sizler gibi bugünkü amansız müdafilerini anında saf dışı eder ve sırtınıza binecekleri yeni bir sevgi pıtırcığı bulurlar. Bilmem anlatabildik mi?

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER