SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Ömer Tolga Güçlü
Ömer Tolga Güçlü

SİMÜLASYON DÜNYASINDA YAŞAMAK

SİMÜLASYON DÜNYASINDA YAŞAMAK
Bu haber 26 Temmuz 2019 - 7:43 'de eklendi.

Merhaba Saygıdeğer Okurlarım,

Hepimiz simülasyon dünyasında yaşıyoruz. Bu simülasyon bütün dünyayı kaplamış durumda. Aslında görüyoruz ama farkında değiliz. Daha doğrusu bizim görmemizi engelliyorlar. Böyle yapılmasının birçok sebebi var. Hepsinden bahsedeceğim ama öncelikle size simülasyonun ne demek olduğunu belirteyim. Simülasyon; bir araç, bir makine, bir sistem, bir olguya özgü işleyiş biçiminin incelenme, gösterilme ya da açıklanma amacıyla bir maket ya da bir bilgisayar programı aracılığıyla yapay bir şekilde yeniden üretilmesidir. Yani, gerçek olan bir şey üzerinden, gerçek olmayan bir şeyin, gerçekmiş gibi gösterilmesi durumudur. Bu kavramı ortaya atan ilk kişi Jean Baudrillard’dır.

Baudrillard’a göre dünyadaki her şey simülasyondur. Bu düşüncesiyle anlaşılması çok zorlaşan Baudrillard, bir gerçeklik içinde yaşamadığımız gerçeğini bize belirtmektedir. Üstelik gerçek ve simülasyonun artık birbirinden ayrılamaz bir noktada yer alması nedeniyle, umutsuz bir tablo çizmektedir. Baudrillard, gerçeğin sonsuz bir şekilde üretilerek ortadan kaybolmasından bahseder. Gerçeğin tüm göstergelerine sahip, gerçeğin tüm aşamalarına kısa devre yaptıran kusursuz, programlanabilen, göstergeleri kanserli hücreler gibi çoğaltılarak dört bir yana savuran bir makineden söz etmektedir.

Baudrillard’a göre artık gerçek ve onun simülasyonunu ayırabilmemiz söz konusu değildir. Çünkü, “Hastaymış gibi yapan kişi yatağa uzanıp bizi hasta olduğuna inandırmaya çalışır. Bir hastalığı simüle eden kişi ise kendinde bu hastalığa ait belirtiler görülen kişidir. Öyleyse ‘mış’ gibi yapmak ya da gizlemek gerçeklik ilkesine bir zarar veremez, yani bunlarla gerçeklik arasında her zaman açık seçik, gizlenmeye çalışılan bir fark vardır. Oysa simülasyon bu ‘gerçekle’ ‘sahte’ ve ‘gerçekle’ ‘düşsel’ arasındaki farkı yok etmeye çalışmaktadır.”

Baudrillard, simülasyonun dünyanın her yerinde olduğunu söyler ve bunu her alana uygular. Tıp, ordu, fotoğrafçılık, medya, tarih, savaşlar… Ona göre dünyada yaşadığımız hiçbir şey artık “gerçek” değildir. Artık sonsuz sayıda gerçeklikten bahsedilebilir. Gerçekliğin sonsuz sayıda olması ise, ortada bir gerçek olmadığı anlamına gelmektedir. Çünkü gerçek tektir ve öyle kalmalıdır.

Baudrillard, gerçekliğini yitirenlerden birini de “sanat” olarak tanımlar. Sanat, modadan, iletişim araçlarından ve her türlü anlam üretim biçiminden ayırmanın güç olduğu bir üretim biçimine dönüşmüştür. Sanatın kutsallığı ve biricikliği artık yok olmuştur. Çünkü bir sanat eserinden artık bir tane yoktur. Reprodüksiyonları, illüstrasyonları sayesinde sanat eserinin tekliği ortadan kalkmıştır. Üretim biçiminden kasıt budur. Sanata ulaşma şekli de artık değişmiştir. Louvre Müzesi’nde yer alan bir tabloyu görmek için Paris’e gitmek zorunda değilizdir artık. İnternet ortamında yer alan, sanal müzeler sayesinde tablonun önüne kadar giderek, arada yalnızca bir ekran varken istediğimiz eseri görebilme şansına sahibizdir.

Gerçek ve simülasyon ayrımının ortadan kalktığı çağımızda, Baudrillard’a göre soygun, savaş, uçak kaçırma gibi olaylar simüle edilmiş suçlar haline gelmişlerdir. Gerçeğin ötesine geçerek, hipergerçek bir duruma ulaşmışlardır. Özellikle medyadan takip ettiğimiz bu olaylar, senaryosu önceden yazılmış filmlere benzemekte, izler kitle olarak bizim ilgimizi ve algımızı o yönde oluşturmaktadır. Olayların sonuçlarından ziyade, tekrar edilen göstergeler bütünü ön plana çıkmıştır.

Bütün bu anlattıklarımı özetleyecek olursam; gerçeklikten uzak kalmış bir dünyada yaşıyoruz. Kafamızı nereye çevirsek, bizi tavlamaya çalışan bir simülasyonla karşılaşıyoruz. İnsanlar bu simülasyon dünyası içerisinde o kadar duyarsız bir hale geldiler ki, bir savaş görüntüsü ile tuvalet kağıdı reklamını aynı kayıtsızlıkla izlemektedirler. O yüzden yazdığım bu yazıyı gerçek anlamda özümsemek için etrafınıza bakarak ‘gerçek bir dünyada yaşayıp yaşamadığınızı, neyin gerçek neyin simülasyon olduğunu sorgulamanız’ hayata karşı bakış açışınızı değiştirecektir. Tabii ki sorgulamak zorunda değilsiniz. Simülasyon dünyasında her şeyi görmezden gelen, kandırılan ve bu bilgisizlikle mutlu bir şekilde yaşamınızı sürdürmek istemeniz de sizin tercihinizdir. Benim sözüm, kandırılmak istemeyen ve hayata karşı farklılığını ortaya koymak isteyen kişileredir.

Sağlıcakla Kalın…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER