SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
A. İbrahim Karakulak
A. İbrahim Karakulak

SAHİ SAYIN YUMAKGİL SİZ NE AMAÇLA BAŞKAN OLDUNUZ?

Bu haber 05 Eylül 2018 - 8:06 'de eklendi ve 2.896 kez görüntülendi.

Tetiş Yapı Elazığspor’da gündem yoğun…

O onu söyledi, o şöyle dedi, sen bunu yaptın, o senin hakkında şunu dedi…

Gündem bu… Yani laf ve dedikodu…

Başkan İrfan Yumakgil Kanal Fırat’ta katıldığı canlı yayında, eski başkanlar, kulüp personelleri, taraftarlar hakkında yenilir yutulur olmayan iddialar, ithamlarda bulundu.

4 saat, belki de daha fazla yayında kalan Başkan Yumakgil tarafından yüzlerce iddia ortaya atıldı ancak belge, kanıt sıfır!

Ali Topal, Veysi Şimşek, Cengiz Gülaç, Akif Kıraç, Sedat Karataş, Karahan Çelik, Selçuk Öztürk, Akın Şatıroğlu, Necati Erdem, bordo-beyazlı taraftarlar, İrlandalılar, İsrailoğulları…

Başkan beyin hedefinde yok, yoktu!

İrfan bey saatlerce konuştuğu programda bir tane bile belge sunamadı ya da sunmak istemedi.

Sadece sözlü iddialar…

Onlar da; “Hacı Murat Yümlü bana böyle söylediği için o hırsız, onun yanındaki adam bana bunu dediği için o nemalandı, kulüp personeli o şahıs hakkında bunu dediği için o kişi para götürdü, etrafta şu konuşulduğu için o kulübe zarar verdi, nemalandılar…” şeklindeydi.

Koskoca Elazığspor Kulübü başkanı, ispatsız, küreksiz önüne gelene salladı, astı, kesti…

Taa ki Selçuk Öztürk telefon bağlantısı ile cevap verene kadar.

O ana kadar İrfan bey, Selçuk bey hakkında neler neler söyledi ama Selçuk bey bağlanınca çok hızlı bir şekilde geri adım atarak, söylemlerini değiştirdi.

Hatta bir ara; “Ben bir şey demedim ki. Ben senin evini kulüp için ipotek ettirdiğini söyledim.” gibi 15 dakika önce dile getirdiklerini sanki birileri uydurmuş gibi tepki de verdi Sayın Yumakgil.

İddialarda bulunduğu her başkan bağlantı yaparak gerekli cevapları verdi.

Yumakgil’i ispata davet eden de oldu, istifaya davet eden de…

Başkan beyin elinde belge olmadan konuşup, dedikodular üzerine ithamlarda bulunması, biraz çamur at izi kalsına döndü. En azından öyle göründü.

İrfan beyin söylediklerinde hiç gerçeklik payı yok mudur peki?

Mutlaka vardır… Belki bir kısmı doğrudur, belki de tamamı, bilemiyorum…

Ama elinizde belge, kanıt yokken kamuoyu huzuruna çıkıp bu kadar kesin ifadelerle insanlar hakkında söylemlere dayalı iddialarda bulunmanız, hukuku geçtim vicdanen bile kabul edilemez.

Yaklaşık 2 yıl boyunca Sedat Karataş, Karahan Çelik ve Veysi Şimşek’i en çok eleştiren gazeteci belki de benim.

Ama siz kalkıp ortaya bir şey koyamayıp, ispatlayamadığınız halde Veysi Şimşek’i neredeyse hırsız ilan etmeniz, kaldı ki kulüp başkanısınız ve bütün belgeler, evraklar elinizde, ne kadar doğru bir davranış, size ne kadar yakışıyor bir düşünmeniz gerek.

Hukukta bir kaide vardır; müddei iddiasını ispatla mükelleftir…

Geçtiğimiz gece İrfan bey ortaya attığı bütün iddiaları ispatlamakla mükelleftir.

Bu durum artık şahıslar üstü bir hal almıştır…

İddialar o kadar vahim ki, gerçeklerin ortaya çıkması adına tek tek ispatlanması gerekiyor.

Eğer gerçekse söylenenler, Elazığspor Kulübü’nün geleceği adına her şeyin gün yüzüne çıkması, kim çalmış, ne çalmış, kim nemalanmış, kim zarara uğratmış herkes bilmeli.

Suçlu varsa da en ağır şekilde cezasını çekmeli.

Fakat eğer iddialar gerçek değil ise de, muhataplar kesinlikle hukuk yoluna başvurmalı…

Kesinlikle…

***

Kendisini son maçta istifaya davet eden taraftarlar hakkında da başkan bey ilginç iddialarda bulundu.

Taraftara bilet verdiğini söyledi. Bundan sonra da taraftarın kendi aldıkları biletlerle maçı izlemesi gerektiğini ifade etti.

Yani taraftarı biletle tehdit etti…

Takımını destekleme adına binlerce kilometre aç, susuz yol giden taraftarı biletle korkutabileceğinizi, sindirebileceğinizi düşünmeniz komik.

Bu arada bizi de ihmal etmedi Sayın Yumakgil…

Kulüp lisansı ile ilgili geçtiğimiz gün yaptığım haberi; “Asparagas” diye nitelendirdi birkaç kez. Ama sayın başkan o haberde yazan neredeyse bütün bilgileri tek tek kendisi canlı yayında izleyicilere bilgi olarak aktardı ancak farkında değil…

***

Sanırım İrfan bey kısa sürede çok yoruldu, yıprandı…

Transfer tahtası konusunda şovenist tavır takınan başkan beyin tahtayı açamayınca çöküş yaşaması, destek sağlanacağının söylenmesine rağmen tek başına bırakılması, önünde duran çığ gibi sorunlarla başa çıkamayacağını hissetmesi, taraftarın gün geçtikçe tepkisini arttırarak istifa söylemlerini çoğaltması, İrfan beyin gündem değiştirmesi gerektiğini düşünmesine neden olmuş olabilir…

Gündem değişmeliydi ki biraz da olsa nefes alabilsin İrfan bey.

Eskiden Fenerbahçe’de falan görürdük bu taktikleri. Takım kötü giderken, işler çıkılmaz hal alırken başkan istifa eder, taraftar grupları yapma, etme büyük başkan geri dön der, gündem bir anda değişir ve kötü gidişat unutulur giderdi.

Geçtiğimiz gece de İrfan bey aynı stratejiyi uygulamış mıdır bilemem. Gün geçtikçe başarısız olduğunu, olacağını görmüş olabilir ki, tepkileri farklı yönlere çekme adına bu yola da başvurmayı tercih etmiş olabilir başkan bey…

Zamanlama da çok manidar tabi ki…

Tepkiler yükseldikçe, etki de artmaya başladı.

Bu açıklamaların size tepkilerin çoğalmaya başladığı an yapılması, çok da samimi gelmiyor bana.

***

Size; “2 Milyon TL ayarla, transfer tahtasını açtıracağım” diyen birisine siz; “Yav baba ben 2 Milyon’u nereden ayarlıyam” derseniz, size; “O koltukta ne işiniz var madem?” derler.

Şu ana kadar vaat ettiğiniz hiçbir şeyi gerçekleştirememişsiniz, takım kuramamışsınız, tahtayı açamamışsınız, 3 Milyon TL kaynağım var demenize rağmen ortaya bir şey koyamamışsınız, kendi sorunlarınızla, kulüp sorunlarıyla ilgilenmeniz gerekirken ispatsız, küreksiz önünüze geleni asıp kesmeye kalkmışsınız…

Kaldı ki Diarra’nın parasını KOLİN ödesin, transfer tahtasını belediye başkanı açsın, FIFA dosyalarını milletvekilleri kapatsın, kulübe erzağı Hayır Çarşısı göndersin, benim cebimden bir kuruş çıkmasın ama ben başkan olayım mantığı…

Sahi Sayın Yumakgil siz ne amaçla başkan oldunuz?

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.