SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Akın Eraslan Balcı
Akın Eraslan Balcı

SAĞLIKTA MAHKEMELER VE DAVALAR NEDEN ARTIYOR, NE YAPILABİLİR?

SAĞLIKTA MAHKEMELER VE DAVALAR NEDEN ARTIYOR, NE YAPILABİLİR?
Bu haber 06 Mayıs 2019 - 8:23 'de eklendi.

Fikir Günlüğü

Hekimler, sağlık kurumları ve Devlete karşı açılan davalar 2000’li yıllara girdiğimizden bu yana artarak devam ediyor. Sağlık hukuku da bu artışa bağlı değişiklik ve gelişmeler gösteriyor. Bu alanda pek çok farklı kavram ve kurum var. Mevzuat oldukça dağınık.

Hekimlere güvenin sarsılması bu artışın en önemli nedenlerinden biri. Performans sistemi hekimleri parça başı çalışan ameleler gibi para kazanmaya teşvik ettiğinden hekimlik ahlakının yanında eğitim kalitesinde de düşmeye yol açtı.

Hekimler verdikleri hizmetin önemi ve ağırlığıyla birlikte aldıkları 10 yılın üzerindeki eğitim değerlendirildiğinde, ücretlendirmede oldukça düşük seviyede kalıyor. Bu kadar uzun ve yorucu bir eğitim ve önemi açısından emsalsiz bir hizmet veren hekimler çalışırken aldıkları düşük gelirin yanında emeklilikte de düşük maaş alıyor ve bu yüzden yine çalışmaya zorlanıyor. Rekabetle fiyat düşürmeyi amaçlayan kapitalist ekonominin sağlığa yansıtılmasıyla kurumlar arasındaki rekabet cephesinde savaşan erler de hekimler oluyor. Hekimler arasındaki rekabet hekimlerin de biri birlerine karşı dava açmasına neden oluyor.

Gelişen sağlık teknolojisi hastaların beklentilerinde de artışa yol açtı. Hastalar her istedikleri zamanda ve yerde istedikleri branş hekimine tam teşekkülü şartlarda erişebilmek ve en gelişkin tedaviyi evlerine en yakın yerde derhal almak istiyorlar. 25-30 yıl önce her hangi bir hekime 24 saat içinde ulaşabilenler şükrederlerdi. Kadercilik yerini fiziksel, duygusal, zihinsel ve toplumsal açıdan çevresiyle uyum içinde işlev görebilme isteğine bıraktı. Hastalar bunun sağlanmasını her boyutuyla ve en üst düzeyde hekimden bekliyor. Sağlık kelimesi hastalıklı olmama veya hastalıktan kurtulma ifadelerinin dışına taştı. Hastalık öncesinde de önem verilmesi gereken beslenme, spor ve yaşam şekli yanında sağlıklı gıdalar ile temiz hava ve suyu da kapsayan; sağlık şartlarına uygun çalışma ve yaşanan bölgenin sağlıklı çevre şartlarına haiz olması, kişinin ve ailenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikteki bir konutun bulunduğu elverişli ortamda yaşama hakkı da sağlık tanımının kapsamına girdi.

İtiraf etmek gerekiyor ki sağlık sisteminin ana sorunları kısmen de olsa çözüldü. Anadolu’nun ücra bölgelerinde bile modern ve büyük hastaneler ve çok sayıda hekim artık var. Hasta transportu son derece gelişti. Dolayısıyla daha tali diyebileceğimiz yan konular sayılan diğer alanlara da el atılmaya başladı. Bu da davalardaki artışa katkıda bulunuyor.

Kimi resmi sağlık kuruluşları “evde sağlık hizmeti” vermeye başladı. Bunu övünç ve reklam vasıtası olarak kullanıyorlar. Bir müddet sonra bu konuda da bir yarış başlayacak ve “çağırdığım hekim geç geldi” türünden şikayetler de görmeye başlayacağız. Pizzacılar 20 dakika içinde eve teslimat yapamadıklarında parasını almıyorlar. Artık benzer bir formülü de bulur yöneticilerimiz. Faturanın yine hekime kesileceğinden korkuyorum.

Basının hekimlerle ilgili haberleri zaman zaman tek taraflı vermesi de hekimlere saldırıları artırmasının yanında davaların artmasına katkı sağlıyor. Kişilerin hekimler hakkındaki olumsuz düşüncelerini artırarak sağlık sisteminden kaynaklanan sorunların veya komplikasyonların haksız yere hekimlere mal edilmesine yol açıyor.

Açılan davaların çoğunda davacılar hekimler hakkında istedikleri sonuçları elde edemiyorlar. Zira büyük kısmı zanna dayanıyor. Hekim-hasta ve hekim-hasta yakını arasındaki diyaloğun bozulması, karşılıklı güven kaybı intikam duygusuna yol açıyor. Hukuki bilgisizlik, tıbbi konularda bilerek veya bilmeden yanlış yönlendirme yüzünden açılan davalar belki de sağlık davalarının %90’ını oluşturuyor. Ancak bazı davalarda da hekimler ağır cezai sorumluluk ve tazminat yükümlülüğü altına giriyor. Sağlık kurumları bedel ödemek zorunda kalıyor.

Neler yapılabilir?

Gerek vatandaşların gerekse sağlık çalışanlarının bu konularda yeterli bilgiye sahip olması gerekiyor. Belki de dava öncesi işletilecek bir kurumsal mekanizma getirilmesi çare olabilir. Yani öncelikle yanlış bilgilendirmeden, zan veya intikam duygularından kaynaklanan hata payları ayıklanmadan dava açılması önlenebilir. Bir tür uzlaşı mekanizması veya kurulu çalıştırılabilir. Dava açılabilmesi için burada görüşülmesi şarta bağlanabilir.

Hekimlerin bu konularda haklarını ve hukuki anlamda neler yapabileceklerini bilmesi de çok önemli. Sağlık hukuku son yıllarda açılan davaların artmasıyla birlikte gelişme göstererek mevzuatın artmasına neden oldu. Sürekli değişiklikler ve yenilikler yapılıyor. Tıp fakülteleri ve sağlık hizmeti veren kuruluşlarda sağlık hukukuyla ilgili derslerin konması ve hizmet içi eğitimlerin verilmesi gerekiyor.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER