SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Sağlık turizmimizi;  bir cihaz geriye düşürmesin!

Sağlık turizmimizi;  bir cihaz geriye düşürmesin!
Bu haber 07 Ekim 2019 - 18:13 'de eklendi.

Kan Arıyorum Yardımlaşma ve Eğitim Derneği ( KAYED) Genel Başkanı Murat Özekinci, ilimizde tam anlamı ile sağlık turizminden bahsetmek isteniliyorsa, ilimizde bulunan ve ilimize gelen onkoloji hastalarının, başka illere mahkûm edilmeden tedavi edilmesinin son derece önemli olduğunu ifade etti. Başkan Özekinci, “Sağlık turizmine dair hedefler konulmuşken, bir kan ışınlama cihazı yüzünden sağlık turizminde geriye düşemeyiz. Işınlama cihazının pahalı olduğu belirtiliyor ama pahalı dahi olsa sağlık turizminde adından söz ettiren bir il olmak istiyorsak, gelen hastaya;  sağlık hizmetinin bir kısmını başka ilden almalısın! Deme şansımız yok! ” diyerek sağlık hizmetlerindeki alt yapının ivedilikle kentimize kazandırılması gerektiğini vurguladı.

 

 

Haber: Kübra TÜRKAN / ÖZEL

KAYED Genel Başkanı Murat Özekinci ile kan ışınlama cihazının ilimizde neden acil ihtiyaçlar arasında olması gerektiğini konuştuk. Bu konuda gazetemize özel açıklamalar yapan Başkan Özekinci, sağlık turizminde iyi bir yerde olmak istiyorsak, sağlık hizmetleri için gerekli altyapının ivedilikle hazırlanması gerektiğinin üzerinde durdu.

AFEREZ KANIN IŞINLAMASI İÇİN; MALATYA’YA SEFERBER OLUNUYOR!***

Kanın hayati önem taşıdığına dikkat çeken ve onkoloji hastalarının temel problemi olan bir konuya eğilen KAYED Genel Başkanı Murat Özekinci, “Bir hastanın kan ihtiyacı üç şekilde temin diliyor. Stoklanabilir kanlar dediğimiz kanlar, Kızılay’ın alıp laboratuar ortamlarında bulunur ve stoklanabilir haldedir ve bu kan genelde 42 günlük bir raf ömrüne sahiptir. Hastalara ihtiyaç duyulduğunda bu kan verilir. İkincisi ise; stoklarda kan kalmadığı zaman hastanın kan bağışçısı bularak, kan temin etmesidir. Bir de stoklanması mümkün olmayan aferez (kan bağışçısından kanının, hasta için gerekli olan ürünün eritrosit, trombosit veya plazma alınıp, ihtiyaç duyulmayan ürünlerin geri verilmesi işlemidir.) dediğimiz bir kan bağışı söz konusudur. Aferez işleminde bağışçının kanı verdikten sonra kanın en geç 24 saat içerisinde hastaya verilmesi gerekir. Yani bu kanın uzun bir raf ömrü yoktur. Hastalar kan ihtiyaçlarını bu şekilde temin ederler. Hastalar, bağışçıdan trombosit kısmını alırlar. Ama bunun ışınlanması gerekiyor. Kan ışınlanarak bir nevi sterilize edilerek, hastaya veriliyor. Işınlanma işlemi de birebir hastayı ilgilendiriyor. Bu şekilde hasta bakterilerden uzak tutulabiliyor ve başka hastalıklara kapılmıyor. Şimdi aferez bağışçısını bulduktan sonra Fırat Üniversitemizde kanı aldırıyoruz. Lakin sonrasında bunu ışınlatmak adına Malatya’ya gitmek zorunda hasta yakınları. Malatya’da  İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde bu işlemi 15 dakika gibi bir sürede yapılabiliyor. Hasta yakınları bu işlemi yapıp tekrar kanı alıp buraya getiriyorlar. O şekilde hastaya veriyorlar” dedi.

“AMAÇ ÜZÜM YEMEK, BAĞCI DÖVMEK DEĞİL”***

Böyle bir işlemin bölgeye sağlık hizmeti sunan ilimizde olmayışının üzücü olduğunu dile getiren Başkan Özekinci, “Bir STK olarak önerimiz şu: Bu hastalar Malatya’ya gitmesin demekteyiz.  Bunu geçtiğimiz yıllarda dile getirmiştik ve hastane başhekimin açıklamasında cihaz pahalı olduğundan hastaneye getirilmediğini aktarmıştı. Geçen gün bu konuyu STK Platformu Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Kenan Peker de gündeme getirmiş. Orada da kendilerine bu işin Kızılay’ın sorunu olduğu aktarılmış. Bizim amacımız üzüm yemek, bağcı dövmek değil! İstiyoruz ki; biz bu hastalar mağdur olmasın. Elazığ’daki hastalar, Malatya’ya gidip gelmesin ve bu işlem burada yapılsın istemekteyiz. İşlemi hangi kurum gerçekleştirecekse o gerçekleştirsin de hastalar mağdur olmasın. Biz hastaların bulundukları yerde yerinde sağlık hizmetinden faydalanmasını istiyoruz” dedi.

“HASTALARI BAŞKA İLLERE MUHTAÇ ETMEDEN TEDAVİ ETMEK ÖNEMLİ” ***

Hastaların yerinde sağlık hizmeti almasının ilimize faydalı olacağını dile getiren Başkan Özekinci, “Şimdi bunun ilimize katkısı da çok olacak.  Hem Elazığ’daki hastaları hem de Elazığ dışında başka illerden ilimize tedavi olmaya gelen hastaları başka ile muhtaç etmeden, ilimizde tedavisini sağlamak son derece önemli. Hasta tedavi için Elazığ’a gelmişse, tedavisinin bütün kısmını Elazığ’da görmek ister. Başka bir yere sevk edildiği anda bir daha Elazığ’a gelmez ve bütün tedavilerini tek bir merkezden alabileceği yeri tercih eder” dedi.

“BİR HASTA DAHİ BU YÜZDEN KAYBEDEMEYİZ!” ***

Elazığ’ın bir sağlık kenti olarak görülmesini istediğini kaydeden Özekinci, “Hasta bir anda tüm sağlık hizmetleri ile buluşturulursa Elazığ’ımızı bir sağlık kenti olarak görür. Eğer biz hastayı Malatya’ya göndermiş olursak ki buna birkaç kez şahit olduk. “Ben eğer Muş’tan Elazığ’a geldim ve buradan da Malatya’ya gönderileceksem ben ikinci tedavim için Elazığ’ı tercih etmem direk Malatya’ya giderim. Hastamızı da ekstra yollarda yormamış oluruz” demekteler. Bu ne demektir bu hastanın bir kez daha Elazığ’ı tercih etmeyeceği anlamına gelir. Sağlık turizmi ile anılmak isteyen bir şehirden bir hasta dahi bu şekilde ilimizden ayrılacak olsa, bu manada bu sağlık turizminde bizi geriye düşürür. Biz istiyoruz ki sağlık turizmimiz daha iyi seviyeye gelelim” ifadelerini kullandı.

“KAN IŞINLAMA CİHAZI YÜZÜNDEN SAĞLIK TURİZMİMİZ SEKTEYE UĞRAMAKTADIR” ***

“Sadece onkoloji hastaları ile değil, diğer branşlarda da sağlık turizmine katkı sunalım istiyoruz” diyen Özekinci, “Bir cihaz yüzünden sağlık turizmimiz sekteye uğramaktadır. Biz sağlık turizmini bütün alt yapısı ile destekleyelim. Hangi bileşenler bunun için gerekiyorsa onu sağlayalım.   Gerekli cihazları temin ettikten sonra da Elazığ’a gelen hastayı başka ile göndermeden bu ilde sağlıklarına kavuşturalım. Kızılay’dan gelen kanlar ışınlanarak geliyor ama aferez kanlar ışınlanmak için Malatya’ya gönderiliyor. Işınlanma cihazımız olsa; hastaya ekstra bir faturada yansıtılmayacak. Kendi personelimiz tüm kanlar için işlemleri yapabilecektir. Bu da hastaneye ciddi bir gelir sağlayacaktır” dedi.

“REFAKATÇİ EVLERİ SAYIMIZ DA ARTTIRILMALI ”

Ayrıca hastaların Elazığ’da kalması adına hasta yakınlarının konaklama imkanlarının da geliştirilmesi gerektiğini aktaran Özekinci, “Sadece hastalar değil, hasta yakınlarının da mağdur edilmemesi adına çalışmalar yapılmalı” diyerek refakatçi evlerinin sayılarının arttırılması gerektiğinin altını çizdi.

SAĞLIK TURİZMİNDE ADIMIZDAN SÖZ ETTİRMEK İSTİYORSAK… ***

Başkan Özekinci’yi dinledikten sonra Fırat gazetesi olarak, bizler de kentimizin bütün dinamiklerine seslenerek; “Bu süreçte her birinize ciddi bir iş düşüyor. Eğer sağlık turizminde gerçekten adından söz ettiren bir il olmayı hedefliyorsak, tüm hastalara gerekli tedavi hizmetlerini, tedavi oldukları şehrimiz ölçeğinde vermemiz gerekiyor” demekteyiz. Herkesin bu konuda üzerine düşen sorumluluğu kentimizin menfaati doğrultusunda almasını bekliyoruz.

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER