SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

PİRİNÇCİ: KENTSEL DÖNÜŞÜMLER MAHALLE BAZLI OLMALI!

PİRİNÇCİ: KENTSEL DÖNÜŞÜMLER MAHALLE BAZLI OLMALI!
Bu haber 13 Ocak 2020 - 18:29 'de eklendi.

Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Mustafa Pirinçci, kentsel dönüşümün ilimizde küçük çaplı olduğuna dikkat çekti!

 

Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Mustafa Pirinçci ile son derece bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşi sırasında kentsel dönüşümün gerektiğine vurgu yapan Pirinçci, “Tabi ki Elazığ’da birçok mahallemizin kentsel dönüşümden faydalanması lazım. Lakin geçtiğimiz dönemlerde maalesef kentsel dönüşüm ya hane bazlı ya da bina bazlı oldu. Küçük çaplı oldu. Maalesef ada bazlıya bile geçemedik. Halbuki bunun doğrusu kentsel dönüşümün mahalle bazlı olmasıdır” dedi.

 

 

Röportaj: Kübra TÜRKAN

Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Mustafa Pirinçci ile son derece bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimiz sırasında Pirinçci ile kentsel dönüşümü de sıfır atık projesinin başarısını da ÇED raporlarının ne şekilde verildiği konularını da gündeme taşıdık. Röportajımız sırasında Pirinçci, ÇED raporlarının gelişi güzel verilmediğini ve bilimsel veriler ışığında bu raporun verildiğine açıklık getirdi. İşte Pirinçci ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin detayları…

Son zamanlarda ilimizde yine depremler yaşandı. Bu depremler sırasında birkaç yapı hasar gördü ve akıllara ilimizdeki yapılar sağlıklı mı sorusu geldi. İlimizdeki yapılar sizce sağlam mı? Desek bizlere neler dersiniz? Şehrimizin acil bir şekilde kentsel dönüşüme ihtiyacı yok mu?

“İLÇELERDE KAT YÜKSEKLİKLERİ İYİ”

Elazığ’da kentsel dönüşüm ile ilgili daha önceden de yapılan bir takım çalışmalar var.  İlimizde kentsel dönüşüm master planı hazırlanmıştı. İlimizde bir kentsel dönüşüm master planı var. Bununla ilgili yine Fırat Üniversitesinden Kürşat Alyamaç hocanın da bir takım çalışmaları var. Elazığ ile ilgili bilimsel çalışmalarda var. 1999 depreminden önce; yapıların çokta sağlıklı olmadığı görülüyor. Ama en büyük avantajımız ilçelerimizde kat yüksekliklerinin iyi olması.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN DOĞRUSU MAHALLE BAZLI OLMASIDIR”

Tabi ki Elazığ’da birçok mahallemizin kentsel dönüşümden faydalanması lazım. Lakin geçtiğimiz dönemlerde maalesef kentsel dönüşüm ya hane bazlı ya da bina bazlı oldu. Küçük çaplı oldu. Maalesef ada bazlıya bile geçemedik. Halbuki bunun doğrusu mahalle bazlı olmasıdır. Sonradan geçen yıl Cumhurbaşkanımız bizzat yatay mimariye işaret ederek, eski mahalle düzeni şekline geçirilmesi gerektiğini belirtti. Eskiden nasıl mahalle kültürümüz vardı. Camiler, kahvehaneler, bakkallar, insanların birbirleri ile kaynaşması ve mahalle dayanışması söz konusuydu. Bundan sonra inşallah hem Elazığ Belediyemiz hem de diğer belediyelerimiz umarım bunu gerçekleştirirler.

“HASARLAR TESPİT EDİLİYOR!”

Köylerimizde ise son bir yıl içerisinde iki deprem meydan geldi. Sivrice merkez üssü olmak üzere.  Her iki depremde de yapıların mühendislik hizmeti almadığını kerpiç ve taş karışımı yani sağlıklı olmayan eski yapılar olduğunu gördük. Geçen yıl nisan ayındaki depremde; Sivrice’de toplam 307 adet konut hasar görmüş. 239 adette ahır ağır hasar aldı. 70 konut ve 39 ağır ise orta hasarlı olarak kayıtlarımıza girdi. AFAD’ın kayıtlarına da bu böyle girdi. AFAD hak sahipliği çalışması yapmakta. Ayrıca geçtiğimiz gün gerçekleşen depreminde hasar tespit çalışmalarına başlandı. Ama hava şartlarından dolayı mülk sahiplerine tam olarak ulaşılamadığını duyuru yaprak 12 ekip 24 teknik eleman eşliğinde ön hasar çalışmalarına başladık.

Sivrice’de hasar alan yapılara dikkat çektiniz. Peki, hasarlı konutların yerine konut yapılacak mı?

“SİVRİCE’DE AFET İLE İLGİLİ GELEN BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM SÖZ KONUSU”****

Burada nasıl bir yol izleneceği hak sahipleri ile görüşülerek AFAD ekipleri bir karar verecekler. Acaba konutlar yerinde mi yükselir. Yoksa ayrı ayrı ihale edilerek konutlar mı yapılacak bunu göreceğiz. Birde yapılar az öncede ifade ettiğim gibi mühendislik hizmeti almadığından en küçük depremlerde bile ağır hasar almaktalar. Maalesef bizler araçlarımız konusuna daha bir hassasiyet gösterirken; evlerimize aynı hassasiyeti göstermiyoruz. Bu bir kültür meselesi. Depremlere dair bu şansızlık Sivrice’de konutların daha iyi bir hale dönmesine de olanak sağlayacak diye düşünüyorum. İnşallah orada riskli diyecek yapılar kalmayacak. Geçmişten beri Sayın Cumhurbaşkanımız bu konu üzerinde duruyor. Bir noktada afet ile gelen bir kentsel dönüşüm söz konusu oldu. Son iki depremde can kaybı olmaması sevindirici. O bölge sağlıklı yapılara kavuşacaktır.

Az öncede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yatay yapılaşma çağrısından bahsettiniz. Ancak ilimiz deprem bölgesi olmasına rağmen halâ ilimizde dikey yapılaşma örneği var. Bunun önü nasıl alınabilir?

“YENİ YERLEŞİM YERLERİNDE VE KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPILACAK YERLERDE YATAY MİMARİ ÇALIŞMALARI OLMALI”***

Geçmişte Elazığ Revizyon İmar Planı yapıldığında; maalesef vatandaş bunu şöyle algıladı. Benim bir evim yıkıldığında kentsel dönüşüm ile bana bir ev veya daha fazlasını devlet verecek algısı oluştu.  Bu da belediyenin o dönem dikey yapılaşmaya izin vermesinden kaynaklandı.  İmar planından kaynaklandı bu durum. Tabi imar planı tekrar geriye dönüştürmek isteniyor. Bizim arkadaşlarımızın da katıldığı bir toplantı geçtiğimiz günlerde belediyede gerçekleşti. Şu an bir çalışma yapılıyor ama geçmişte ruhsat verilenlerle ilgili olarak; nasıl bir yol izlenecek? Geçmişte izin verilen ruhsatlarla ilgili olarak hukuki boyuta bakılmalı. Yeniden bir imar planı mı gündeme gelir yoksa ıslah mı edilir. Bunu henüz bilmiyoruz. Yeni yerleşim yerlerinde ve kentsel dönüşümün yapılacağı alanlarda Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları noktasında hareket edilerek yatay mimari yapılacaktır. Ancak geçmişteki yerler ile ilgili işler pek kolay değil.  Bir cadde üzerinde bir yerde 14 katlı bir yapı dururken, onun hemen yanı başına sadece altı kat izin vermek sıkıntı doğurur mu bunu da bilemiyorum. İnşallah  toplantı neticesinde  iyi kararlar alınır. Ancak maalesef bazı şeyleri kaçırdık.

Sıfır Atık Projesi kapsamına da son derece önem veriliyor. Naylon poşetlerin kullanımını azaltmak adına adımlar atıldı. Peki, plastik kullanımı azaltmak adına atılan bu adımlar toplumda bir bilinç oluşturdu mu?

“BU BİR BİLİNÇ MESELESİ VE BU BİLİNCİ OLUŞTURMAK İSTİYORUZ”

Aslında bu bir bilinç meselesi. Trafik kültürü neyse bu da öyle. Sigara ile ilgili mücadele konusunda güzel bir ivme yakalandı. Plastiğin hayatımızda yeri çok.  Ama plastiğin tabiatta yeri yok.  Kendi evlerimizde bile plastik kullanımı son derece fazla.  Biz dört kişilik bir aileyiz bir bakıyorsunuz, evlerimizden bir sürü plastik çıkıyor. Öncelikle bunları ayrıştırmalıyız. Bu konuda belediyelerimize de kurumlara da ciddi görevler düşüyor. Geri dönüşümü başlatmalıyız bunun içinde baştan ayrıştırma şart. Ben hatta şunu ifade ediyorum yatırımcılarımıza sesleniyorum geri dönüşüm noktasında yatırımlar yapsınlar. Müdürlük olarak bizler çeşitli kurumlarda ayrıştırıcı çöp kutuları koyduk. Binanın içerisinde geri dönüşüm toplama yeri oluşturuyoruz.  Okullar, hastaneler ve yurtlar gibi mekanları seçiyoruz. Kredili Yurtlar Kurumlarında artık yemekler söz konusu bunlarda geri dönüşüme kazandırılsın istediğimiz için kompos makinesi yurtlarımıza verdik.  Bu şekilde kompos makinelerinde gübre elde ediliyor. Bu konuda muhakkak belediyelerin de devreye girmesi gerekiyor.  Bu konuya Cumhurbaşkanımızın Sayın eşi Emine Erdoğan öncülük ediyor. Bu farkındalığı oluşturmak için ciddi bir mesafe alındı. Poşet kullanımında bunu gördük. Bizim amacımız poşet kullanımının bire düşmesi de değil eskiden olduğu gibi file ve bez torbaları da daha çok görmek istiyoruz. Müdürlük olarak bizler de bez torbalar dağıttık. Eskiden olan fileleri ve kese kâğıtlarını görmek istiyoruz. Bu bilinci hep birlikte oluşturmalıyız. Kimisi şimdi acaba bez torba ile alışverişe gitsem 25 kuruş ödemekten mi kaçınıyor diye düşünecek zannediyor. Oysa buradaki rakam sembolik bir rakam hiç böyle düşünülmesin bir de poşetlere ödenen sembolik rakamlarda çevre yatırımlarına gelir olarak kullanılmakta.

“ÇEVRE KİRLETİLDİKTEN SONRA TEMİZLEMEK GÜÇ”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ilimize geldiğinde de; bütün belediyeye ve özel idareler konusunda bir takım durumlarda yardımcı oldu. Çöp konteynerleri ve çöp toplama araçları konusunda karşılıksız hibe verdiler. Birde arıtma tesislerindeki elektriğin % 50’sine kadarı hibe olarak verilmekte. Bunun sebebi de şu tabiatı kimsenin daha fazla kirletmeye hakkı yok. En basiti bir yere pikniğe gidiyoruz.  Bir bakıyorsunuz ağaç altında yol kenarında çok kötü görüntüler var. Şunu da ifade etmek istiyoruz. Bu tarz kampanyalara bizlerde eşlik ediyoruz. Sayın Valimizin de katıldığı çöp toplama çalışmaları yapıyoruz. Lakin baştan kirletmemeliyiz. Çünkü sonradan toplamak hem zaman alıyor hem de maliyet istiyor. Ayrıca birde bu durum sağlıksız.  İnsanımız umarım bu konuda daha duyarlı olur ve evlerde direk ayrıştırma yapar.

ÇED Raporu konusunda kurumunuz son derece eleştiriliyor.  Kurumun gelişi güzel bu raporları verdiği bile iddia ediliyor. ÇED raporunu kurumunuz nasıl vermekte buna açıklık getirir misiniz?

“BİLİMSEL VERİLER IŞIĞINDA ÇED RAPORU VERİLMEKTE!”***

Şu anda biz geldiğimizde Elazığ’ın merkezinde bir yerde birileri ÇED raporu başvurusunda bulunmuştu. Halkın değimi ile taş ocakları mesela ÇED raporu istemekte biz bu raporu vermeden çeşitli kurumlardan da bilgi alıyoruz. Mesela ilgili belediye, Özel İdare sınırları içerisindeyse onlardan;  Kültür Müdürlüğüne, ormanlık alanla ilgili ise;  Orman İşletme Müdürlüğünden, Tarım İl Müdürlüğü gibi çeşitli kurumlardan bilgi alıyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıllarda da Milli Emlak Müdürlüğü de kurumumuza bağlandı. Yatırımcı bir anda geliyor ve yatırımcının önünü mü tıkıyorsunuz? Demekteler, madenciler, tavuk çiftlikleri sahipleri gibi. Biz istihdamda sağlayacağız buna neden engel oluyorsunuz demekteler. Biz ölçümler yaparak izin vermekteyiz. Mesela Kovancılar’da bir taş ocağı yapılırken STK’ler toplandı aman burada yapılmasın diye ama o taş ocağının konutlara yönelik mesafesi uygunsa; burada bu yapılmasın diyemezsiniz. Tamamen bilimsel veriler ışığında ÇED raporu verilmekte.

“RAPORLARI KEYFİ UYGULAMALAR İLE VERİP VERMEMEZLİK EDEMEYİZ!”

Maalesef raporu verip vermediğimizde keyfi bir uygulama varmış gibi düşünülüyor oysa bu raporlar bilimsel çıkarsamalar sonucunda veriliyor. Bu tarz yanlış anlaşılmalar düzeltilmeli. Tavuk çiftlikleri yerleşim yerine uzaklıkları 400 metre uzaklıkta sınırlandırılmış. Bir yatırımcı 399 metrelik alanda inşa edemez. Vatandaşta 400 metrelik kendisinden uzağa kurulan çiftlikten şikâyetçi olamaz. Veriler kriterlerdâhilindeyken bir şey yapılamaz.

Sit alanlarına hassasiyetle yaklaştığınızı ifade ettiniz geçtiğimiz aylarda Harput’taki Diyanet Külliyesinde istenmeyen hafriyat görüntüleri oluşmuş ve hafriyatların sit alanlarına taştığı gözlemlenmişti. Bu haberimizin ardından hafriyat taşınmaya başladı. Şimdi haliyle vatandaş merak ediyor bir daha böylesi bir tablo ile karşılaşır mıyız?

“HAFRİYATIN SİT ALANINA DÖKÜLMESİ KABUL EDİLEMEZ, BU KONUDA HASSASIZ!”

Bizim arkadaşlarımız oraya gitti. O bölgenin kontrolünü de İl Özel İdaresi yapıyor oradaki arkadaşlarla bunun incelemesi yapıldı.  Ruhsat verilen alanlar içerisinde çalışma yapılsa da bazı yerlerde taşmalar olmuş. Biz bu konuda ilgili şantiye şeflerini uyardık ve ilgili firma hassasiyet göstererek; hafriyatıtaşıdı. Maden’deki durumdan dolayı vatandaş bu konuda hassas. Maden’de heyelanın tek sebebi olarak hafriyat gösterilmiyor. Hafriyatın heyelanı tetiklediği ifade ediliyor. Burada da sit alanı üzerinde bir yere dökülmesi kabul edilemez. Bu konuda da son derece hassasız. Çok ciddi bir taşma yok kısmi akıntılar vardı. O hafriyat ise çevre düzenlemesinde de kullanacak.

“BAZI ŞEYLER GERİYE DÖNDÜRÜLMÜYOR, DENETLEMELERİMİZİ YAPIYORUZ!”

Bazı şeylerin geri dönüş olmuyor. Mesela Maden’deki köprü aynı malzemeler alınarak bu köprü başka yerde yapılsa da hiçbir zaman aynısı gibi olmayacak. Biz bu konuda denetlemelerimize de önem veriyoruz. 2018’de 215 ise 2019’da 223 denetim yaptık. 2020’de denetim sayımızda daha artacak.

Kurum olarak 2019’da hedef çalışmalarınızın kaçta kaçını gerçekleştirdiniz. 2020 yılındaki ilk hedefleriniz nedir?

“HEDEFİMİZ BİR ÖNCEKİ YILDAN DAHA İYİ ÇALIŞMALAR ORTAYA KOYMAK”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildikten sonra; Mili Emlak Müdürlüğü ve Mahalli İdareler ismiyle anılan şimdi ise Yerel Yönetimler Şube Müdürü olarak adlandırılan iki birim bünyemize katıldı. Biz bunları bünyemize kattık. Binamız her ne kadar 1970’li yıllardan kalmış olsa da binamızın içerisinde misafirhanemizi idari binaya kazandırarak, buraya Milli Emlak Müdürlüğünü yerleştirdik. Tabi bizim hedeflerimiz şu geçmişte müdürlüğümüzün adı Bayındırlık Müdürlüğüydü haliyle diğer kamu kuruluşlarının yapıları proje safhasındayken kontrol ederdik.  Haliyle bazı kurumlar halâ bizden bu konuda destek istemekte. Birçok kuruma mühendislik hizmeti sağlamaktayız. Çevre konusunda Sıfır Atık Projesi bizlerin vizyon projemiz.  Bu konuda Sayın Valimiz de siyasilerim de bizlere destek oluyor. Elazığ’da birçok büyük firmaya cezai yaptırımlar uyguladık. Kalifiye personel anlamında doğudaki birçok ilden daha iyi bir donanıma sahibiz. İyi bir mirasın üzerindeyim. Teknik personellerimiz çok iyi. Milli Emlak da bünyemize dahil edildi ve çeşitli şekillerde kullanılan hazine mallarının kiralanması ya da satılması noktasında güzel adımlar atmaya çalışıyoruz. Hedefimiz her zaman bir önceki yıldan daha iyi çalışmalar yapmaktır. Biliyorsunuz imar barışı çalışmalarımızda oldu. Bu yılda bu çalışmaları sürdüreceğiz. Artık tek yönlü bir müdürlük değiliz. İmar barışı Türkiye’nin en önemli uygulamalarından biriydi. Yapılarımız bu şekilde kontrol altına alındı. Eskiden bir ildeki konut yapıları net bir şekilde bilinmezken; artık herkes ne kadar ruhsatlı ve ruhsata aykırı yapılar olduğunu da biliyor.

Bu bilgilendirici söyleşi için teşekkür ederiz. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

“AKILLI AMA GÜZEL ŞEHİRLER İSTİYORUZ”***

Daha güzel bir çevre. Mahalle konseptinde olan daha yaşanabilir şehirler isteğimiz. Akıllı ama güzel şehirler olsun istiyoruz. Teknolojiye boğulan mahalle kültürünün yok olduğu şehirler istemiyoruz. Yatay mimari istiyoruz. Yerel yönetimlerimizden bu konuda ilgi bekliyoruz. Bu konu dikkate alınıp bu konu üzerinde çalışmalar yapılmalı.  Sıfır atık konusu ise ileriye taşınmalı. Bir pilin dışarı atılması ile ne olur demeyin. Bir litre bitkisel yağın 400 bin kişilik bir şehrin içme suyunu telef ediyor. Bu inanılmaz ürkütücü bir rakam çevre konusunda duyarlı olmalı. Biz denetimleri arttırıyoruz. Biz illa ceza yazalım dememekteyiz. Bizim amacımız bunun önüne geçmek. Çevre konusunda daha bilinçli bir toplum oluşturmak istiyoruz. Çevre dediğimiz şey insanların birbirine saygısından geçiyor. İnşallah 2020 Elazığ daha çevreci olur ve Elazığ daha da güzelleşir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER