SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Görkem Namlı
Görkem Namlı

PEDOFİLİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR?

PEDOFİLİ NEDİR? NE DEĞİLDİR? TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR?
Bu haber 19 Haziran 2019 - 8:37 'de eklendi.

Son yıllarda çocuklara yönelik cinsel istismarların oldukça artış göstermesi ve pedofilinin ciddi bir halk sağlığı sorunu olmasından dolayı konuya dikkat çekmek istedim.
Bir sorun ele alınırken öncelikle onu tanımlamak gerektiğinden, pedofili nedir? Pedofilinin nedenleri ve klinik boyutları nelerdir? Bunları bilmemiz gerekir. Ayrıca pedofilin ne olduğunu bilmemiz kadar ne olmadığını bilmemiz ve pedofilik bozukluğu diğer bozukluklarla karıştırmamamız oldukça önemlidir. Bu sebeple klinik tanımını ve klinik özelliklerini bilmememizde yarar vardır.
Klinik tanım olarak pedofili; En az 6 aylık bir süre boyunca, ergenlik öncesi çocuk ya da çocuklarla cinsel etkinlikte bulunmakla ilgili, yineleyen, cinsel yönden uyarıcı yoğun düşlemler (fantezi), cinsel dürtüler ya da davranışlar olarak tanımlanır. Tanı ölçütlerine göre pedofilik tanı konabilmesi için kişinin en az 16 yaşında olması ve cinsel etkinlikte bulunduğu çocuktan en az 5 yaş büyük olması gerekmektedir. Pedofil bireyler, kendilerinden küçük çocuklara dair cinsel istismar dürtüsünü barındırırlar.
Pedofilik bozukluğu olanların çocuğa yönelik cinsel ilgisi genellikle ergenlik yıllarında ortaya çıktığı bilinmekle beraber, erişkinlik döneminde de ortaya çıkabileceğini gösteren veriler bulunmaktadır. Genellikle eylemlerini gizli yaptıkları ve tedavi için başvurmadıkları için pedofili olgularının yaygınlığını belirlemek mümkün olamamaktadır. Diğer cinsel saldırı yapan gruplarla karşılaştırıldığında pedofilik bireylerin daha büyük yaş grubunda oldukları, eylemlerin yapıldığı ortalama yaşların ise 40-70 yaş arası olduğu gösterilmiştir. Pedofili bireylerin büyük çoğunluğu erkeklerdir. Pedofilik bozukluk tanısı koyabilmek için olayın, kişinin muhakemesini etkileyecek mani gibi bir psikiyatrik rahatsızlık ya da madde etkisi altındayken gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Pedofilik izlenim veren bir eylem mevcut ve eşlik eden bir psikiyatrik rahatsızlık ya da madde etkisi varsa kişinin daha önceki cinsel tercih, fantezi ve eylemleri dikkate alınmalıdır.
Çocuğa yönelik cinsel istismar çok çeşitli şekillerde ortaya çıkabilmektedir; sözel istismar, cinsel organlarını gösterme, çocukları soyma ve seyretme, cinsel ilişkiye girme, porno film izletme, çocuğun karşısında uygunsuz cinsel davranışta bulunma vs. gibi. Bu tür davranışları yaparken genellikle zor kullanmadıkları da bilinmektedir çünkü pedofilik bireyler çocuklara birçok yolla ulaşabilmektedir. Bunun için genellikle önceden plan yapmaktadırlar. Örneğin yaşadığı çevrede dolaşma, hoşlandığı şeyleri öğrenme, ilgi alanlarına yönelik eylemlerde bulunma veya uygun ortamı sağlama gibi. Ayrıca en çok kullandıkları yollardan biri ise internet ortamıdır. Mağdur hakkında bilgi edinme, mağduru belirleme ve ilişki kurma, fantezi geliştirme, diğer sapkınlığı olan kişilerle bağlantı kurma gibi birçok istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için bir araç olarak bu yolu kullanmaktadırlar.
Pedofilik bireylerin sosyal özelliklerine bakacak olursak; aile içinde ve dışında sosyal ilişkileri sınırlı, içe kapanık, eşi ya da ailesiyle samimi ilişki kuramayan, aile bağları zayıf, psikopatik özelliklerine sahip oldukları bilinmektedir. Genellikle pasif kişilik özelliğine sahip pedofilik kişilerin birçoğunun, geçmiş yaşam öykülerine bakıldığında istismara uğrayan bireyler olduğu görülmüştür.
Pedofilik eğilimin ortaya çıkmasında gelişimsel, ailesel ve çevresel faktörler ve bu faktörlerin etkileşimi gibi birçok faktörün etkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür kişilerle yapılan çalışmalara bakıldığında ailesel ve çevresel faktörlerin etkileri oldukça önemlidir. Yetersiz sosyal destek, parçalanmış aile yapısı, düşük eğitim ve sosyo-kültürel durum, işsizlik, ebeveynlerin zorba olması, kalabalık aile yapısı, üvey baba, ebeveynlerin cinsel istismar öyküleri, aile içi şiddet vs.
Pedofilinin tedavisi şimdilik mümkün olmamakla beraber hedef pedofilik eylemin sıklığını azaltmaktır. Bu nedenle uzun süreli psikoterapi, farmakolojik (ilaç) tedavi sonrasında cinsel arzu ve istekte azalma saptanmasıdır. Kimyasal kastrasyon adı verilen erkeklerde libidoya etkisi olan testesteron düzeyini düşürmek, bu yolla cinsel eylem sıklığını azaltmak konusu son yıllarda önem kazanmıştır. Tedavide kimyasal ve cerrahi kastrasyon, psikoterapi ve psikofarmakolojik ilaçların kombine olarak kullanımı en büyük yararı sağlamaktadır.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER