SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Öz: Üzümlerin padişahı can çekişiyor!

Öz: Üzümlerin padişahı can çekişiyor!
Bu haber 09 Eylül 2019 - 18:19 'de eklendi.

Üzüm Üreticileri Birliği Başkanı Cengiz Öz, “Öküzgözü üzümü üzümlerin padişahıdır” diyerek  üzümlerin padişahının son zamanlarda can çekiştiğini iddia etti. Başkan Öz,  ilimizde şu zamana kadar rastlanmamış bir zirai hastalık olduğunu bu nedenle bağların kuruduğunu da belirterek tehlikenin büyük olduğunu aktardı. Ayrıca Öz, kulaktan dolma bilgilerle tarım yapıldığına ve tarımsal enflasyonun % 60 olduğuna da dikkat çekti.

 

 

Röportaj:  Kübra TÜRKAN

Üzüm Üreticileri Birliği Başkanı Cengiz Öz ile üreticilerin sıkıntılarını da üreticilerin beklentilerini de gündeme taşıdık. İşte Başkan Öz ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin detayları…

Son yıllardaki tarım politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Üzüm üreticilerimiz gidişattan memnun mu?

“SANAYİ KURULUŞU KURULSAYDI ÜRÜNÜMÜZ ÇEŞİTLENEREK DEĞERLENDİRİLİRDİ”***

Uygulanan tarım politikalarının doğru olup olmadığını bilemem ama sonuç olarak; üretimin düştüğünü görüyoruz.  Eğer tarım politikalarımız doğru olmuş olsaydı üretim düşmezdi. Üzüm üreticisi yeteri kadar desteklenmiş olsaydı bugün üzüm üretimi çoğalırdı. 2007 yılında Elazığ Üzüm Üreticileri Birliği kuruldu. O günlerde Elazığ’da geçmişten gelen üzüm üretimindeki liderliğinden yola çıkarak birde üretim seferberliği başlatılmıştı. Özellikle şıralık üzümler yani şaraplık üzümler için modern bağlar kuruluyordu. Bu dönemde Üzüm Üreticileri Birliği de bunun sanayi alt yapısını kurmaya çalışıyordu. Çeşitli kurslar, seminerler ile Elazığ’daki şıralık üzümün işleme teknikleri ile ilgili çalışmalar başlatılmıştı. Bir sanayi kuruluşu kurmak ve bunun içinde Avrupa Birliği fonlarından faydalanmak istedik. Bu proje hayata geçmek üzereyken ne yazık ki o günün idarecileri tarafından bu proje iptal edildi. O gün bu proje gerçekleşmeyince; sonraki yıllarda üzüm üretiminde artışlar meydana gelse de pazarlama teknikleri noktasında üretici örgütlenemeyince üretici ürettiği ürüne Pazar bulamayınca üretim giderek azaldı. O dönem faaliyete geçseydi. Üzümümüzü bir çok farklı şekilde tüketiciye sunabilir ve üreticimizde çok kâr elde edebilirdi ama olmadı.

“50 BİN TONUN ALTINDA ÜZÜM ÜRETİR OLDUK!”***

Ayrıca şaraplık üzüm alan tüccarlarda üzümün kotasını düşürmeye başladı. Üzümler alınmayınca; üretici de tedirgin oldu. Perişan oldu üzüm noktasında önce sıkboğaz edildi. Sonra üzümlerine yağmurlar değdi. Normal fiyatının çok altına ürünlerini elden çıkarttılar. Üretici tüccarın elinden ciddi sıkıntılar yaşadı. Büyük firmalara ürünlerini veren üretici paralarını alabilirken, piyasa da türeyen dolandırıcılarda maalesef üreticiyi aldattılar. Üretici çaresiz kalarak yavaş yavaş üzüm üretiminden vazgeçmeye ve bağ alanlarını terk etmeye başladı. Bazı çiftçiler emek çektiği bağları kendi elleri ile söktüler. Ya daha para eden ürünler ektiler ya da tamamen boş bıraktılar. Eskiden 140 bin ton civarında bir üzüm üretimi söz konuyken önce 80-70 bin tonlara şimdilerde ise; 50 bin tonun altına düştü üzüm üretimi giderek kan kaybetmekte. İlk etapta 7-8 bin üretici söz konusuyken son geldiğimiz noktada; bin bin500 civarına kadar üretici sayımızda düştü.

Üzüm ilimiz için çok ciddi bir değer zamanında kıymetlendiremediğimizi değerlendirdiniz? Peki üzüm adına hiç mi güzel bir gelişme olmuyor?

“MODERN BAĞLAR BİLE HAYATTA KALMAYA ÇALIŞIYOR!”***

Modern, sulama sistemleriyle hazırlanan daha büyük bağlar kuruldu. İyi teknikler kurularak yapılan bağlar ilimize kazandırıldı. Ancak bu büyük bağlardan da yeterince üzüm alımı olmayınca bir kaçı el değiştirdi. Yarıcı dediğimiz sistemle, bu bağlar hayata kalmaya çalışıyorlar.

Üzüm üreticisinin sıkıntıları olduğuna değindiniz ama TÜİK’in verdiği verilere göre; 2018 yılında şaraplık üzüm üretiminde ilimiz 40 bin tonun üzerinde bir veri ile Türkiye’de dördüncü şehir olarak konumlandırılmış bu verilerin hatalı olma durumu var mı?

“GEÇEN SENE YAKLAŞIK 20 BİN TON ÜRETİM GERÇEKLEŞTİ”***

Şimdi şöyle ifade edelim. İstatistiki veriler ne yazık ki sahayı tam olarak yansıtmıyor. Güncel rakamları veremiyor. Mevcut bağ alanlarındaki ortalama verimi baz alıyorlar ama gerçekleşen ne yazık ki böyle değil. Geçen yıl gerçekleşen 20 bin ton civarında bir üretim gerçekleşti. Bunu firmaların aldığı rakamlardan yola çıkarak söylüyoruz. Ayrıca uzun süren kuraklıklar bağlarda verim kayıplarına neden oldu. Verimler % 70 civarında düştü. Bazı bağlarda dönüm başında şıralık üzümler 300 kilograma kadar düştü. Sofralık üzümlerde de ortalama 1 ile 1,5 ton üzüm üretimi oldu.

Verimin düştüğünü aktardınız, verimin düşmesine tek etken kuraklık mıdır?

“UNLU BİT BAĞLARIN YOK OLMASINA NEDEN OLABİLİR!”***

Bitkiler zayıfladı ve zirai hastalıklara karşı da dirençleri azaldı. Bağlarda çok değişik hastalıklara rastlanır oldu. Üreticiler bizler daha önce böylesi bir hastalık görmedik dahi dediler. Bunun çeşitli sebepleri var. Yeterli tedbirler alınmadı. Çünkü değişik fideler gelip ilimize ektiler. Bunlarla beraber gelen hastalıklar olabilir.  Başka illerden bağ budamacılığı yapan kişiler geldi. Diğer bölgelerden getirdikleri hastalıklarda kullandıkları araç ve gereçten bağlarımıza ne yazık ki bulaştı. Bu son dönemde unlu bit gibi farklı hastalıklar görülmeye başlandı. Unlu bit bağların yok olmasına kadar; yol açabilecek tehlikede. Ne yazık ki bunun ilacı da yok. Uzmanlar unlu bit salgınının bakım eksikliğinden de kaynaklandığını aktarmaktalar. Bizler sahada bağ alanlarını geziyoruz. Bunların hızla yayılma tehlikesi de var.

Üzümle özdeşleşen bir iliz peki üzümü daha fazla değerlendirmek adına neler yapılabilir?

“KADİM KÜLTÜRÜMÜZ ÜZÜMDÜR”

Elazığ denilince akla birkaç şey gelir. Elazığ’ın ovası dediğimiz yerler Sürsürü, Ataşehir gibi alanlar devasal bağ alanları ile doluydu. Bu üzüm bağlarında Fransızlar çeşitli ölçümler yapıyor ve üzümlerin padişahı diye adlandırdığımız öküzgözü ayrıca boğaz kere üzümlerimizin şarap kalitesinin çok iyi olduğunu tespit ediyorlar. Cumhuriyetin ilk yıllarında Ulu Önder Atatürk ilimize tekeli getiriyor. Elazığ üzümde bir markadır. 2007’de coğrafi işaretini alıyoruz. Öküzgözü üzümümüzün patentini de aldık. Daha sonra ise boğazkere ve orciğimizin de patentleri alındı. Elazığ’ın girişinde elinde üzüm taşıyan bir heykelimiz var. Bizim kadim kültürümüz üzüm. Üzüm ilimiz için lokomotif özelliklidir. Özellikle öküzgözü üzümümüzün içerisinde yer alan restolatör maddesi kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Bazalt sirke yapımı da olabilir. Ayrıca üzüm çekirdeğinden yağ üretmek gibi çalışmalar var. Bu konuda ürün elde edildi. Araştırma enstitülerine gönderdik. Şimdi gelecek sonucu bekliyoruz. Elazığ üzümsüz yaşayamaz.

Üzümün parlatılmasına yönelik çalışmalarımızı yeterli buluyor musunuz?

“SUNUŞTA SIKINTILARIMIZ VAR!”

Yeteri kadar üzümü parlatamadık. Yeni ürünler yapamıyoruz. Yeni ve farklı şeyler yapmak lazım. Çocuklarımıza orciği sevdirmek adına paketlemesine özen gösterebiliriz. Çocukların ilgisini çekecek hâle getirmeliyiz. Orcik, pestil ya da herhangi bir ürüne yönelik böyle bir çalışmamız yok. Sunuş konusunda sıkıntılarımız var.

Üzümün hak ettiği yere gelmesi noktasında ilgili kurum ve kuruluşlar yeterince gayret sarf ediyor mu?

“KULAKTAN DOLMA BİLGİLERLE TARIM YAPILIYOR”

Zaman zaman bazı kurum ve kuruluşlar sahada incelemede bulunuyor ama bu yetmiyor. Geçtiğimiz yıllarda bir üreticimiz, “20 yıldır üzüm ekiyorum. Kimse bana neyi nasıl kullanacağımı söylemedi. Babadan kalma bilgilerle yol almaya çalışıyoruz. Bir sürü ziraat fakültesi var bir sürü hoca ve öğrenci var ama kimse bize ne yapacağımızı söylemiyor” demişti. Bize kim ne derse onu kullanıyoruz. Kulaktan dolma bilgilerle tarım yapılıyor.

Karamsar bir tablo çizdiniz lakin bu sene verim nasıl olur dersek; bize neler söyler siniz?  

“TARIMSAL ENFLASYON %60”***

Bu yıl çok yağış ve zamansız yağışlar oldu. Geçen yıldan fazla olacağını düşünmüyorum. Hatta yer yer bazı yerlerde verim düşüklüğü de olabilir. Birde üstüne üstlük bu yıl yağışlardan dolayı ilaçlamalarda yapıldı. Üretici de bundan dolayı zararda. Şu an tarımsal enflasyon ülkemizde % 60’larda, işçi giderleri, mazotlar ve zirai ilaçlar çok pahalı. Bizler üzümümüzü ulusal ölçekte tanıttık ve bir sinerji yakaladık. Ama dışarıdan gelen talepleri karşılayamaz olduk. Çünkü üretici de yok üründe…

Üreticilerin zararı olduğu için üretime yeltenmediğini kaydedip durdunuz. Peki Üzüm Üreticileri Birliği olarak üreticinin yanında duran bir projeniz yok mu?

“BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREREK, SÖZLEŞMELİ ÜRETİM MODELİNE GEÇTİK”

Çiftçinin ürünü ya bağda kalmakta ya da çok ucuza gitmekte. Bu sıkıntıyı gidermek için İlimizde üretim yapan bir firma ile sözleşmeli üretim modeline geçtik. Sözleşmede firma ürün gereken kalitede yetiştiği sürece alım garantisi veriyor. Böylece çiftçi ürününü daha rahat yetiştirebilecek ve tamamen üretime odaklı olabilecek. Daha iyi ürün yetiştirmek için uğraşacak. Ürünü hasat ettiği zamanda hemen firmaya satabilecek. Bu Türkiye’de bir ilktir. Bizler tüccar ile üretici arasında birlikteliği sağlayacağız. Şu an bir fiyat belirsizliği söz konusu. Ama bu sıkıntıda giderilirse daha iyi olur. Üreticilere bu bir umut olmaya başladı. Bundan dolayı bağlarını bozanlar yeniden bağ kuracaklarını düşünüyoruz.

Gerek üreticinin gerekse de tüketicinin en fazla merak ettiği konunun başını fiyatlar çekiyor. Fiyatlar sizce bu yıl nasıl olur?

Geçen yıl taban fiyatının üzerine bir 40 kuruş zam eklendi. Şıralık üzümün fiyatı; 2,5 TL’de sofralık üzümde ise ortalama 4,5 ile 5 TL arası fiyat oluştu. Bu yıl bu verim kaybı ile bu fiyatların %10 ve %20 fazlasına verme şansı yok. Arzdan fazla talep var. Üzümde de taban fiyatı belirlensin istiyoruz. Taban fiyatı belirleyen kurumun bu ürünü alması gerekiyor. Ama Tekel kapatıldığı için bu da olmuyor.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

“ŞIRALIK ÜZÜM EN AZ 4 TL, SOFRALIK ÜZÜM İSE 5 TL OLMALI” ***

Bağlarımız özellikle üzümlerin padişahı öküzgözü can çekişiyor. Üzüm fiyatları ile ilgili çalışmalarımız var. Sadece alıcının belirlediği değil de üretici de burada söz sahibi olsun istiyoruz. Bu yıl 4 TL’nin altında kalacak her fiyat üretici için zarardır. Bu yıl; şıralık üzüm 4 TL’nin altında olmamalı sofralık üzüm ise 5 TL’nin altında kalmamalıdır. Bağlar elden gidiyor gitmemesi adına üretici desteklenmeli.

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER