SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlu

 NEDEN MUTLU OLAMIYORUZ?

 NEDEN MUTLU OLAMIYORUZ?
Bu haber 29 Kasım 2019 - 8:14 'de eklendi.

Ülkemiz de var olan temel sıkıntılardan biride toplumun geneline adeta grip salgını gibi yayılan mutlu olamama problemidir.

Nereden bu kanıya vardığımın ilk ipuçlarından birisi; kimin gönül teline dokunsam şikâyetçi, eleştirisel yaklaşımlar, başkalarını suçlar salvolar işitiyorum. Oysa toplumu oluşturan her birey galiba aynaya bakmayı unutmuş olmalı. Kendi hatasını görmeyenlerin mutsuzluğuna vesile olanları yaylım ateşine tuttuğu zaman evresinde kendisinin de başkalarının mutsuzluğuna vesile olduğundan bihaber olması yâda görmek istememesi aşılması gereken temel sıkıntı ve davranışlardan bir tanesidir.
İçinde bulunduğumuz şartları, içinde varlığımızı sürdürdüğümüz kültürü, uymak zorunda olduğumuz kuralları, kendimizde var olan ve olmayan yetenekleri bir kenara atıp mutluluğu kovalamanın sonucu çoğu kez hazin bir mutsuzlukla nihayetlenir.  Bu konuda biraz zihin yorarsak! Bireysel davranışlarda ki sıkıntıların sebebini bulursak çözüm üretme konusunda olanlara ve mutsuzluk içinde sancılar çekenlere yardımcı olabiliriz.
Peki, mutluluk yahut mutsuzluk bulaşıcı bir hastalık mıdır?
Mutsuzluk genetiksel bir problem midir?
İnsanların mutlu olmasını sağlayan faktörler ve mutsuzluğuna vesile olan faktörler nelerdir? Sorularına toplum mühendisleri, sosyologlar ve psikologlar cevap ararken biz kendi dünyamıza dönelim.

İnsanın kısaca sahip olduklarının değerini bilmesini öğrenmesi gerekir. Çünkü yitirileni tekrar kazanmak bir bedel istediği gibi belirli bir zamanın da üstünden geçmesi koşulu şarttır. Bitkiler yılda bir defa çiçek açar, meyve ağaçları yılda bir kez meyve verir. Kaçırdığın an’ın geri dönmesi imkânsızdır. Onun için kıymetli öğretmenlerimiz önce zamanın ve insanın sahip olduklarının ne kadar değerli olduklarını bizlere öğretmesi gerekmez mi?
Ne garip ki toplumun en önemli parçası olan öğretmenlerimiz de mutsuzluğun pençesinde mutluluğa hasret kalmış durumda.
Bireysel başarısızlıkların toplumu derinden etkilediği dönemlerden geçmekteyiz.  Bunun sebebi bizim pencereden bakınca liyakatsiz yönetimlerin, liyakatsiz idarecilerin ve teknolojinin insanların hayatına gereğinden fazla girmesi gözüküyor.

Dünyanın bir başka ülkesi var mıdır bizim kadar yasaları, uygulamaları, eğitimsel sistemleri birkaç yılda bir değişen? Sanırım yoktur.
Dünya da başka toplumlarda da var mıdır? Bizim kadar üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokan,   sadece eleştirmekle sorunların çözüleceğini düşünen, eğitim, bilgi, geliştirilmiş yeteneklerden ziyade torpilin revaçta olduğu bir toplum.  Şimdi bunların yöneticilerle ne alakası var demeyin toplumları oluşturan bireylerimizin çoğunluğu yönetimsel sıkıntılardan muzdarip.

Son dönemlerde artış gösteren gerek genç nüfusta ki gerekse genel durumdaki işsizlik sorunu ülke insanının mutsuzluğunun en önemli faktörlerindendir. Buda yukarıda cevap aradığımız sorunların bir nevi cevabı niteliğindedir.  Maddi olanaksızlıklar adeta toplumda mutsuzluğu bulaşıcı hastalık haline getirmiştir.  Bunun sonucunda pek alışık olmadığımız ailecek toplu intihar vakalarına tanıklık ettik yakın zamanda. Adliye koridorlarında yıkılan yuvaların enkazlarına, hüzünlerine ve adliye binalarına sığmakta zorlanan icra dosyalarına tanıklık etmekteyiz. Bunların temel sorunları gelir gider dengesinin şirazesinin kaçmasıdır.

Seçimlerimizi yaparken daha dikkatli, daha neden-niçin kelimelerinin cevabını sorgularsak mevcut elimizde ki değerlerin kıymetin bilirsek, üstümüze vazife olmayan işlere burnumuzu sokmazsak, bizden klasman ve yetenekli olanlara haset beslemeden kendi mevcut durumumuz içinde yeteneklerimizin bize katkılarını göz önünde bulundurursak mutluluğumuzun süresini uzatabiliriz.

Mutluluğun altın kadar değerli hâl aldığı günümüzde tüm okurlarıma mutluluklar diliyorum.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER