SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Mehmet Topal
Mehmet Topal

MADEN SAAT KULESİ’Nİ ALDULHAMİD YAPTIRMADI!

MADEN SAAT KULESİ’Nİ ALDULHAMİD YAPTIRMADI!
Bu haber 03 Ekim 2018 - 9:50 'de eklendi ve 306 kez görüntülendi.

Türkiye’de eskiden herkesi kol veya köstekli saati olmadığı için şehir ve ilçe meydanlarına saat kuleleri yaptırılır, insanların zamanı takip etmelerine ülkeyi yönetenler destek olurlardı.

  1. Abdulhamid, 31 Ağustos 1876 tarihinde tahta çıktı ve dolayısıyla 25. yılı 1901 yılına karşılık gelir. Türkiye’nin birçok yerinde Abdulhamid’in yaptırdığı Saat Kuleleri mevcuttur.

Ancak;

Elazığ’ın Maden ilçesinde aynı dönemde inşa edilen Saat Kulesi’nin tüm masraflarını maden de çalışan işçiler ve Maden halkı karşılamış, padişah’tan tek kuruş yardım almamışlardır.

Tarihi kaynaklar şöyle yazıyor; “II. Abdülhamit döneminde Madenlilerin aralarında topladıkları para ile ‘’dillere destan’’ Madenli mahir taş ustaları tarafından 1899’da inşa edilmiştir. Servet-i Fünun “asar-ı umran; kapusunun üzerindeki mermer levhada –ahalinin nakd gayretleriyle bu havalide ilk defa olmak üzere bin üç yüz on yedi sene-i hicriyesinde inşa olundu–satırları mahkûktur…” ifadesiyle 11 Nisan 1899’da (sayfa: 84-85) fotoğraflı haber yapmıştır. İzmir’de ise Maden Saat Kulesi’nin etkisiyle iki yıl sonra, 1901’de, vilayetten sağlanan tahsisatla bir saat kulesi inşa edilmiştir…”

Şimdi;

Bilgisizlik ve modern cehalet diz boyu olmuş.

Elazığ Tanıtım Günleri için hazırlanan bir afişte Maden Saat Kulesi de Abdulhamid’e mal edilmiştir. Böyle bir ifade en başta Maden ilçesine ve Madenlilere hakaret olur.

Türkiye’de Saat Kulesi’ni kendi parası ile yapıp Padişah’ın 25.yıl kutlamalarına armağan eden Maden ilçesine bu yanlışı yapmanın affedilir bir tarafı bulunmamaktadır. Sultan Abdulhamid’in böyle bir tahrifata ihtiyaç duyabileceğini hiç sanmıyorum.

Elazığ Valiliği uyanık olacak.

Bu bilgi kirliliği çağında sapla samanı birbirinden iyi ayıracaksın Sayın Çetin Valimiz… Memleket cahil alim ve ulemadan geçilmiyor. Harput Mezarlıklarında son zamanlarda türeyen yeni yetme erenler(!) in kimler olduğunu bir araştırın görürsünüz memleketin geleceğinin nereye gitmekte olduğunu…

Böyle yanlışlar yapılmasına izin vermeyeceksin.

Sürekli uyanık olacaksınız.

Bilgileri teyit ettirmeden kullanmayacaksınız.

Kaynaklarınız sağlam olacak.

Elazığ Tanıtım Günleri afişinizdeki “Yenikapı” nın imlasına da karışmayayım artık!

Kaynak arıyorsanız;

Fırat Üniversitesi Tarih Bölümü kadar zengin bir tarihi kaynağı daha başka yerde bulamazsınız. Türk Dili ve Edebiyatı konusunda da Fırat Üniversitesi saygın bir yere sahiptir. Yarım asırlık bu ilim ve irfan yuvasını yabana atmayacaksınız.

Boş verin etrafınızdaki dalkavukları.

Bu dalkavuklardan ne size, ne Elazığ’a ne de Türkiye’ye bir fayda gelmez.

AZİZ NESİN’LİK HİKAYE;

MADEN SAAT KULESİNE

KİLİSE ÇANI KULESİ DEDİLER

5 Şubat 2006 tarihli Aydınlık dergisi bu konudaki haberini şöyle dile getirmişti; “Koskoca Saat Kulesi oldu kilise çanı kulesi! Osmanlı’nın tipik Hükümet Konağı da Kültür Bakanlığı’ndan tescilli kilise! Sekiz yıl sonra hata kanıtlandı ama tarihi kule ve bina restore edilemiyor. Sebep: İmam Hatip Lisesi olarak kullanılması! Kule ve binanın geleceği merak konusu… Elazığ Maden İlçesi’nde Aziz Nesin’lik bir hikaye…
1994 yılında, Elazığ’a bağlı Maden İlçesi’nde bulunan ve günümüzde İmam Hatip Lisesi kullanılan Eski Hükümet Konağı ”kilise”, Hükümet Konağı’nın yanında bulunan tarihi Maden Saat Kulesi de ”kilise çanı kulesi” olarak tescil edilip, koruma altına alındı. Tescilleyen, Kültür Bakanlığı.
Aradan sekiz yıl geçtikten sonra, 2002 yılında, araştırmacı-yazar Lütfi Ergene’nin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne başvurunca bu tarihi hatadan dönüldü. Kültür Bakanlığı eski tescil kararlarını iptal ederek, yeni tescil kararı aldı. 11 Nisan 2002 tarihli yeni karara göre; bu kulenin ”saat kulesi” olarak tescil edilmesine, ”kilise” olarak tescil edilen iki katlı binanın ise Osmanlı döneminde inşa edilen ”Resmi Hükümet Konağı” olarak tescil edilmesine karar verildi.

SAAT KULESİ YOK SAYILDI
Bakanlık, Elazığ Maden İlçesi’nde bulunan tarihi eserlerimizi kilise ve kilise çanı kulesi olarak tescillemekle kalmayıp, bu tarihi eserlerimizi yok saydı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu yayınları arasında yer alan ”Anadolu Saat Kuleleri” yayınında saat kulesinin yok olduğu ve bulunduğu yerin, yol olarak gösterildiği ortaya çıktı. Konuyu kamuoyuna duyurmak için Gelincik adlı bir dergi çıkaran Lütfi Ergene, bugünkü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Sadık Tural’a durumu anlattığını ve ”düzelteceğiz” sözü aldığını belirtiyor. Ergene, buna karşın hatalı kitapçığın hala yayında olduğunu söyledi. Lütfi Ergene, ”aradan 8 değil 18 yıl geçseydi, o dönemi hatırlayan insanlar da kalmayacaktı ve tarihi eserlerimiz yok olacaktı” dedi.

Bu Maden ilçesi konusunda Ankara’da yaşayan, kalbi Maden’de çarpan Lütfi Ergene kardeşimiz de olmasa Maden yıkılıp yok olmuştu. Bakır İşletmesinin amacı da o değil mi?
MADEN SAAT KULESİ’NİN

TÜRK BAYRAĞINI KİM DALGALANDIRACAK?

Maden Saat Kulesi’nin eski fotoğraflarında Türk Bayrağının dalgalandığını görmekteyiz. Servet-i Fünun Dergisinde bu fotoğraflar mevcut bulunmaktadır. Restorasyon sonrası ay yıldızlı bayrağımızın yerine konulması unutulmuştur.

İnşallah Sayın Valimiz Çetin Oktay Kaldırım’ın bu hatırlatma sonrasındaki girişimleriyle bayrak eksikliği de tamamlanmış olacaktır. Maden Saat Kulesinin özünde var olan bayrağımızı oraya asalım lütfen.

İNCİ BABA VE BEN

Bir zamanlar Türkiye’nin yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden bir zat vardı.

Adı ; İNCİ BABA.

Mehmet Nabi İNCİLER.

Şanlıurfalı olan İnci Baba, 1993 yılının 4 Aralık günü kendi adamı tarafından küçük çaplı bir çatışmada yanlışlıkla vurularak hayatını kaybetti.

Bizim F.Ü. akademisyenlerinden Dr.Ahmet Tevfik Ozan ile İnci Baba 1974’de Ulucanlar Cezaevinde yatarlarken bir gün sohbetlerinde benim adım da geçer. Ahmet Hoca olayı bana şöyle anlattı:

“Bir gün İnci Baba ile sohbet ederken bana dedi ki “Ahmet Hocam buradan çıkınca bana şu tarihi yazan adamın bana ismini cismini ver ki gidip Türkiye’nin tün gerçeklerini anlatayım. Bildiklerim benim ölüp gitmesin.”

Ben de cevaben;

“Çok ünlü bir Tarihçi yani Vakanüvis ahbabım var. Mehmet Topal. Çıkınca sizi tanıştıracağım. Tüm bildiklerini ona anlatırsın.”

Ahmet Tevfik Ozan kardeşimin yaptığı bir espri tabi. Ama bunu ilk dinlediğim günden beri kendimi yaşadığım topluma borcum olduğuna karar verdim. Hep bu doğrultuda çabalar içinde oldum. Maden konusunda benim için Vakanüvis ise Genç Araştırmacı Yazar Lütfi Ergene’dir.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER