SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Kültürüyle göz dolduran bir itfaiye eri…

Kültürüyle göz dolduran bir itfaiye eri…
Bu haber 11 Şubat 2019 - 17:55 'de eklendi ve 217 kez görüntülendi.

Kültür ve sanata merakı ile adından söz ettiren kahraman bir itfaiye eri olan Muhammed Hamza Ergen ile kültür- sanat ve edebiyata dair son derece keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.  Ergen, kültür- sanat ve edebiyat çalışmalarına yeni başlayan kişiler için son derece faydalı önerilerde bulunarak, Elazığ’da kültür ve sanat damarına dikiş atılması gerektiğini kaydetti. Ayrıca Ergen, Elazığ’ımıza bir sanat akademisinin yakışacağını da vurguladı.  

 

 

Röportaj: Kübra TÜRKAN

Geçtiğimiz günlerde gazetemizin yeni kalemlerinden olan; kültür ve sanata merakı ile adından söz ettiren kahraman bir itfaiye eri olan Muhammed Hamza Ergen ile kültür- sanat ve edebiyata dair son derece keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.  Keyifli söyleşimizi sırasında tüm sorularımıza içtenlikle yanıt veren Ergen,  Fikir Okumaları Projeleri ile ilgili de detaylı bilgiler verdi. Ergen, “Şu anda bize dayatılan batı medeniyetine irdelediğimizde sadece kendilerinin öznesi olan bir tarih ile karşı karşıya kalmaktayız.  Bu içler acısı durumu bir şekilde ele alıp, Türkiye’mizin maarif davasında bunu kaybetmemiz gerekiyor.  Batı odaklı yaşamaya başlayan bir toplum haline geldik biz bunu istemiyoruz kadim bir kültürümüz var” diyerek kadim kültürümüzü gün yüzüne çıkaracak bir çalışmaya başladıklarını ifade etti. İşte Ergen ile gerçekleştirdiğimiz o keyfili söyleşinin ayrıntıları…

Öncelikle kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1994 yılında Elazığ’da doğdum. Aslen Pertekliyim. Uluslararası İlişkiler öğrencisiyim ve itfaiye eriyim. Aynı zamanda Telmih dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürüyüm.  Okumayı, yazmayı ve de müzikle ilgilenmeyi seven biriyim.

Aynı zamanda bir itfaiye eri olduğunuzu belirttiniz.  Korkusuz olmanız gereken bir meslek icra etmektesiniz. Sanatta da korkusuz olduğunuzu düşünüyor musunuz?

“SAKİN BİR EDEBİYAT İCRA ETMİYORUM”

Kalemimizi olduğunca keskin tutmaya çalışıyorum. Ben ciddi manada özeleştiriye inan biriyim. İnsanların gerek özeleştirilerinin gerekse de kurması gereken empatilerinin onları ehlileştireceğine  ve onlara farklı bakış açıları kazandıracağına inanırım. Adrenalin dolu bir işte çok sakin bir edebiyat yapmak pek mümkün değil. Bu nedenle pek sakin bir edebiyat yapmıyorum ve şiirlerim daha bir adrenalin dolu ve genelde isyan şiirleri.

Kültür, sanat dergilerini maalesef ayakta tutmak zordur. Telmih dergisi üç yıldır yayım hayatına devam eden bir dergi bu başarıyı neye borçlusunuz?  Desek bize neler söyler siniz?

“GENÇ VE HEVESLİ BİR KADRO VAR”

Üç yıl süresince 10 sayı dergi çıkardık. Şu an 11. sayının çalışmalarını yapmaktayız. Kültür, sanat, edebiyat ve ayrıca tarih konularında eserler ortaya koyan genç bir potansiyel ile karşı karşıyayız. Kimisinin bilinç düzeyi çok yüksekken kimisi henüz kendini bulma aşamasında.  Bu nedenle Genel Yayın Yönetmenimiz yazarlık atölyesi adı altında eğitimler ile bu hevesli gençlerimiz, Gençlik Merkezinde eğitilmesini sağlıyor.  Her cumartesi günü hikaye ve şiir olmak üzere genç arkadaşlarımız yetiştiriliyor.  Bu hevesli arkadaşlarımızın hemen hemen hepsinin ilk yayınlarına da yer verdik.  Bu da bu alana dair başarılı bir çalışma ortaya koyduğumuzun en somut örneği.

Telmih dergisinin yayım hayatına Elazığ ölçeğinde başladığını sonrasında ise geniş bir yelpazeye açıldığını biliyoruz. Çıktığınız bu yolda ülkemizin sayılı üniversiteleri arasında gösterilen Fırat Üniversitesi’nden destek alabiliyor musunuz?

Gerçekten işi ehli olan akademisyenler, ciddi manada destekçilerimiz oluyorlar. Yalnız yeterli bir üniversite desteği aldığımız söylenemez.

Son derece genç birisiniz, gençler genelde kültür- sanat ve edebiyat gibi alanlara ilgi duymaz. Siz nasıl oldu da edebiyata ve şiire ilgi duydunuz. Bunu biraz açıklar mısınız?

“İLK OKUDUĞUM KİTAP BİTTİĞİNDE KAZANDIĞIMI HİSSETTİM”

Rahmetli dedemin elime verdiği bir kitapla okuma hevesim başladı. Henüz ilkokula giderken, Şeyh Sadi Şirazi’nin Bostan ve Gülistan kitabıydı.  Henüz heceleye heceleye okuduğum için yaklaşık üç dört ayda bitirebilmiştim.  Okuduğum o kitabın son sayfasında o zaman parası ile beş milyon kağıt para elime geçmişti.  O zaman işte okuyarak bir şeyler kazandığımı hissettim. Henüz o yaşlarda maddi bir kazancın yanında manevi bir kazanç içerisinde olduğum düşüncesi de belirginleşti. Ondan sonra ise bir okuma serüvenimiz başladı. Şimdilerde ise; fikir okumaları üzerine yoğunlaşmış vaziyetteyim.  Fikir okumaları çalışmaları kapsamında da birçok fikir insanından da güzel destek aldık. Ama fikir okumaları sırasında böylesi bir kadim medeniyetinin çocuğu olmak bize hem büyük bir sorumluluk yükledi hem de uçsuz bucaksız muazzam bir kaynak sunması açısından da işimiz kolaylaştırdı. Diyebilirim.

Oldukça genç birisiniz ama bu alana yeni ilgi duyan kişilere ve de sizden genç isimlere sanatta başarıya yakalamak adına mesaj verecek olsanız. Onlara neler söyler siniz?

ERGEN, TAVSİYELERDE BULUNDU

İnsanlara okuma yetisinden önce konuşma yetisi gelir. Sonrasında yazar en son okuma yetisine ulaşır. Eğer ilk başta okuma yetisi verilseydi, dünyada bir imtihana tabi olmazdık. Dünyada bir imtihana sahip olmamızın sebebi en başta konuşmamızdır. Dilimizi ne kadar saf tutar ve kulağımızı da ne denli dikkatli açarsak o derece kıymetli yazılar yazacağımızı düşünüyorum.  Genç kardeşlerimize, yaşıtlarıma belki de büyüklerime şunu önermek istiyorum. Okumak gerçekten insanı ehlileştirir. Herkes ehli olduğu kadar başarır.  Buna inanıyorum ve her zaman da buna inanırım. Bol bol okuyup, bol bol yazmak ve bence yazdıklarımızı saklamakta son derece önemli.  Yazdığını saklamayan, yakan insanlarla maalesef çok karşılaşıyoruz. Bu eserleri saklamayan insanlar bence kültür ve sanat tarihini bir nevi erozyona uğratıyor.  Sonuçta hayatta başarı merdivenleri tek tek çıkmalıyız ve ilk attığımız adım ile bir sonraki adımı kıyaslamak adına zaman zaman ilk çalışmalarımıza bakmanın faydalı olacağı kanısındayım.

Az önce fikir okumaları üzerine çalışmalar içerisinde olduğunuzu belirttiniz. Bu fikir okumaları projelerine birazcık açıklık getirmenizi rica etsek bize neler söyler siniz?

“KADİM KÜLTÜRÜMÜZÜ İRDELEMEK İSTİYORUZ”

Fikir okumalarını ilk düşündüğümüz noktada ciddi manada bir eksiklik yaşamaktaydık. Çünkü insanlarımız bu yönde herhangi bir talebi yoktu.  Ben fikir okumalarına son derece önem veririm.  Çünkü;  bu şekilde medeniyetimizi hem anlayıp hem de tartabilecek bir hazineye erişebiliyoruz.  Bu bağlamda da bir program çizelgesi hazırladık ve bu projemizi hayata geçirmek adına gerekli adımları attık. İlk etapta, Türk- İslam ve Avrupa,  ikinci Amerika, üçüncü Hindistan, dördüncü Japonya ve beşinci olarak ise Çin olmak üzere dünyanın bütün medeniyetlerini araştırma gayretinde olacağız. Şu anda bize dayatılan batı medeniyetine irdelediğimizde sadece kendilerinin öznesi olan bir tarih ile karşı karşıya kalmaktayız.  Bu içler acısı durumu bir şekilde ele alıp, Türkiye’mizin maarif davasında bunu kaybetmemiz gerekiyor.  Batı odaklı yaşamaya başlayan bir toplum haline geldik biz bunu istemiyoruz kadim bir kültürümüz var.  İşin bu noktasında; 25 ülkede 25 fikir adamı kazandırmak adına böyle bir çalışmaya başladık. Belki böylesi bir çalışma iyi bir doktora tezi bile olabilir.  Fikir okumalarının ülkemiz genelinde de ses getireceğine inanıyorum.

Fikir okumaları belli ki şu sıra gözbebeğiniz gibi, ancak şiirle ilgilisiniz. İlerleyen zamanlarda şiirlerinizi kitaplaştırmak gibi bir düşünceniz var mı?

“KİTABIMIZI DA BİRLİKTE ÇIKARACAĞIZ”

Kibirli bir aile değiliz. Önümüzdeki dönemlerde Telmihce adı altında senede dört kitap yayımlamak gibi bir projemiz var. İlk başta beş şair arkadaşımızın şiirleri, ondan sonra ise beş öykücü arkadaşlarımızın öyküleri şeklinde yayımlarımız devam edecek.  Makale ve söyleşilerde yer alacak.

 

Peki Elazığ ölçeğinde yerel medyanın kültür ve sanata yeterince katkı sunduğunu düşünüyor musunuz?

“KÜLTÜR VE SANAT DAMARIMIZA DİKİŞ ATILMALI”

Maalesef kültür sanat anlamında kent olarak daha geriye gitmekteyiz. Bu konuda haliyle çok muzdaribiz. Elazığ’da birkaç cemiyet dışında kültür sanat faaliyetlerine pek kimse eğilmiyor. Kentin dinamiklerinin bu konudaki girişimlerini de pek yeterli bulmuyorum. Oysa kültür ve sanat bir ilin en temel yaşam kaynaklarından biridir. Hatta ve hatta Bosna Savaşı sırasında Aliya İzzetbegoviç’in askerlere moral olsun diye operat verdiği bilinen bir gerçektir. Bilge liderden de anlaşılacağı gibi kültür sanat insanı besleyen en önemli damarlardan biridir. Elazığ’daki bu damara bir dikiş atılmalı.

Birde kentimizde sanat sokağı eksikliğine değinenler var. Sizce kentimizde de sanat sokağı olmalı?

“SANAT AKADEMİSİ İSTİYORUZ”

Kentimizde sanat açısından çok zengin, ama sanatçılarımızın hepsi bir birinden kopuyor. Bir sanat sokağı olduğu takdirde, sanatçılarda bir araya gelir.  Dağınık bir şekilde olan sanat ve kültürün ilerlemesi gibi kaygılı düşüncelerimiz var.  Böylesi bir alan sanatı ve kültürü birbirine bağlar. Bende sanat sokağı kurulması taraftarıyım. Hatta ve hatta sanat sokağı yetmez,  bir sanat akademisinin kurulmasının taraftarıyım. Umarız gerekli mecralar gazeteniz aracılığı ile sesimizi duyar. Yerel medyaya gelince; onlar ellerinden geldiğince sanata ve sanatçılara yer vermeye özen gösteriyor. Basın bu anlamda aktif, umarım bu aktivite de devam eder.

Teknoloji geliştikçe maalesef yazılı basın ölüyor. Bu şekilde dergi yayımcılığı zor olmuyor mu?

Kısa sürede edebiyat dünyasında bir yer edindik. 40 ülkeye dergimiz gidiyor. Bunun getirdiği maddi külfetler oluyor. Mesela; son zamanlardaki döviz kurlarındaki hareketlilik kağıt maliyetini ve mürekkep maliyetini arttırdı. Ama ben şuna inanıyorum ki; eğer hayırlı bir iş yapacaksanız;  onun maddiyatını imkanınız noktasında buluyorsunuz.

Sanat üzerine gerçekleştirdiğimiz bu keyifli söyleşi adına teşekkür ederim.  Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

“BİZDE KİBİR YOK, BİRLİKTE GÜZELİZ”

Ben teşekkür ederim, size ve gazete ekibinize. Fikir okumaları ile ciddi bir başarı elde edeceğimizi düşünüyorum.  Bu manada son sözümüzde de yeniden fikir okumalarına vurgu yapmak istiyorum. Günümüz olaylarına, geçmişimize bu şekilde ciddi bir mana kazandıracağımıza inanıyorum. Bu projeye katılım sağlamak isteyenler, dergimizin sosyal medya hesapları üzerinden bizlerle iletişime geçerek,  bu alanda bize katkı sunabilirler. Bizde kibir yok.  Biz birlikte büyük ve güzeliz.

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER