SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlu

 KÜLTÜRLÜ ŞEHİR VE ŞEHİR KÜLTÜRÜ

 KÜLTÜRLÜ ŞEHİR VE ŞEHİR KÜLTÜRÜ
Bu haber 10 Ekim 2018 - 9:08 'de eklendi ve 41 kez görüntülendi.

İlimizde düzenlenen yukarıda başlıkta da zikrettiğim ‘Kültürlü Şehir ve Şehir Kültürü’ adlı bir dizi panelden oluşan etkinlik başarı ile nihayetlenmiştir. Bu etkinliğin ilimizde yapılması dahi başlı başına bir kazançtır.  Nedenine bir göz atarsak şayet günlerce aylarca heyecan ile emek sark ederek gündemde tuttuğumuz ‘’COME TO ELAZIĞ’’ sloganı ile insanları ilimize davet ettiğimiz etkinlikler kapsamında da tutabiliriz. Çünkü katılımcılara bir göz attığımızda ülkemizin yirmiye yakın üniversitesinden gerek profesör gerekse akademiysen otuzun üstünde, kendi sahalarında tanınan söz sahibi olan panelistler bu etkinliğe katılmıştı.

Biz bu gelen konuklara ilimizin kültürünü, insanının kültüre bakışını olumlu yansıtabildik mi?  Bu gelen konuklar ilimizden hoşnut olarak mı ayrıldı? Bizler etkinliğin hafta sonu olmasını ne kadar fırsata çevirip bu panellerden ne kadar istifade ettik?

Konukların ilimizde mutlu bir şekilde ayrıldığına tanık oldum. Bunda belediyemizin personelinin, Bizim Külliye dergisinden Nazım Payam ve Gıyasettin Dağ hocalarımızın üstün özverileri ve Belediye Başkanımız Mücahit Yanılmaz beyin yakın ilgi alakası, Fırat Üniversitesinden bazı hocalarımızın panelist olmadığı halde salonda bulunması konuklarla diyaloglarını sayabiliriz.

Gördüğüm ve tanık olduklarımın gölgesinde, konuklarla kurduğum iletişimimden edindiğim izlenimdir.  Misafirperverliğimizi yansıttık. Cömertliğimizi yaşattık. Yemek çeşitliliğimizi, damaklarda eşsiz birer tat bırakan bu yemekleri hazırlayan muazzam şef ve aşçılarımız olduğunu, bizatihi sofralarımızda ki ikramlarla hatırlattık. Vefamızı yüreklere işledik. Güler yüzümüzü eksik etmedik. Velhasıl ‘’Elazığ insanının’’ nasıl olduğunu bizlerde konuklara sunduk.

Bilgi birikimlerimizi zenginleştirecek sunumlar da yapıldı. Lakin bazı üzüldüğümüz konularda oldu.  Şahsen üzüldüğüm konu hâla ilimizin isminin telaffuz edilmesi konusunda yaşanan gelişmeydi.

İsimlerin değiştirilmesinin kültüre katkısı olacağı inancını taşımıyorum. Kaldı ki Elazığ ismini bu şehre ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk koymuştur. Onun bu şehre bıraktığı en büyük aziz hatıradır Elazığ ismi. Değişmesini düşünmek bile bu şehre, ulu öndere vefasızlıktır. Söz sahibini bağlar desturu ile bu konuya fazla değinmeyeceğim. Çünkü muazzam bilgi ve birikimler edindiğim bu etkinliğin önüne bir konuğun söyleminin geçmesini, gölgede bırakmasını yeğlemem.

Asıl üzüntü duyduğum misafir olan konuklarımızın dört dörtlük geçen etkinlik içinde olumsuz olarak akıllarında kalacak olan salonlarda ki izleyici, dinleyici sayısında ki azlıktır. Biz şehir olarak galiba salonlarda etkinlikleri takip etme, seminer, panel, söyleşi ve kültürel etkinliklerde bilgi edinme, katılım gösterme, kültürümüzü ve alışkanlığımızı yitirmiş olduk.

Bu edinim bende bu etkinlikte zuhur olmadı. Bundan evvel yapılan etkinliklerde de bu ilgisizlik gözle görülüyordu.  Daha gerilere gitmeden arşivlerden 2000 yılından evvel ki etkinlikleri izlediğimde salonların hınca hınç dolu olduğunu gözlemlemekteyim.

O halde insanlarımıza şu soruyu sormak gerekmez mi? O kültürlü insanların çocukları olarak ne zaman değiştiniz? Neden değiştiniz? Kültür sanatı takip etmek bilgi birikim edinmek zül mü geliyor?

Kültürlü bireyler yetiştirme arzusunda olan aileler çocuklarınızın rol model alacağı kişiler bu salonlarda olan üstatlar olmalıdır. Sizler çocuklarınızın elinden tutup bu salonlara taşımaz iseniz onların rol model alacağı insanlar malumdur. O zamanda bozulan kültürden, hoşnut olmadığınız insan manzaralarından şikâyetçi olmayacaksınız.

Şehir kültürleri hızla bozulurken, ülkemizde ki insan manzaraları ülkemizde yaşayan çoğunlukları hoşnut etmezken bu nahoş gidişatı düzeltmeyi bir avuç insandan beklemek ne kadar gerçekçidir.  600 bin nüfuslu bu şehir altı yüz koltuklu bir salonu dolduramıyorsa, kültürlü, kültürsüz, çalışan, çalışmayan, öğretmen, öğrenci, sanatçı, her insanın şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekir.

Yoksa asırlardır bırakılan olumlu mirası hovardaca tüketmeye devam etmekten başka hiçbir şey yapamayız. Şayet yeni güzellikler katmak istiyorsak bu şehrin adına ve insanların anılarına hep beraber sahip çıkmalı; böylesi etkinliklere her insan kendi gücü, görevi dâhilinde olmalıdır.

‘Kültürlü Şehir ve Şehir Kültürü’ etkinliğe emek verenlere şükranlarımı sunuyorum.

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER