SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
M. Hamza Ergen
M. Hamza Ergen

KONFORMİZM KRALLIĞI

KONFORMİZM KRALLIĞI
Bu haber 08 Mart 2019 - 8:16 'de eklendi.

Halk tarafından çokça yanlış anlamda kullanılan ‘’konformizm’’ esas manası itibariyle ‘’bir düzene uyanlar’’ anlamı taşır. Bir kelimeyi kullanmak istiyorsak anlamını bilmek gerek öyle değil mi?

Kendini konformist olarak ifade eden insanlar rahatlarına düşkünlükleriyle övünürler. Bir anlamda bu doğru bir tezdir. Çünkü rahat olmak için güçten yana olmak gerek. Yani bir düzene şeksiz şüphesiz uymak gerek. Çünkü eğer bir sınava tabi tutulduğunuza inanıyorsanız bu süreçte sıkıntılar çekecek ve rahat bir ömür süremeyeceğinizi bilemeniz gerekir. Bilmeden yanlışlıkla bir kelimeye ideolojik olarak atıfta bulunma ancak bu kadar yerinde olabilir. Kendisini‘’ben rahatıma düşkün ehl-i keyf bir insanım’’ demek yerine  ‘’ben konformistim abi ya’’ diye tanıtan arkadaşlara selam ediyorum. Sizin kimler olduğunuzla alakalı birazdan hasbihal edeceğiz.

Bu noktada bir paragraf ayırarak şu açıklamayı yapma gereği duyuyorum. ‘’İdeoloji’’ burjuvazinin tekerine çomak soktuğu için yani insanları düşünmeye davet ettiği için toplum nezdinde hercümerç bir hal alır ve bir isyanı çağrıştırır. Oysa ideoloji: Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünüdür. Yani ideoloji zarardan çok yarar üzerine yani benim hep benimsediğim ahlaklı tartışma üzerine bir düşünüştür. Kişilerin idea dünyasından dünyaya bir pencere açmaktır. Yani ‘’öcü’’ değildir. Kaldı ki Türk Dil Kurumu da bu konuda ‘’bilimsel, felsefi…’’ gibi terimler kullanarak beni haklı çıkarıyor.

Burada da fanatizm ve ya radikalizm ile karşılaşıyoruz. İnsanların bir birine tahammülü olmadığı bu eksantrik çağda birkaç kitap okumakla ben en iyisini bilirimcilik oyunları hayli revaçta ve marjinal olarak adlandırılmaktadır. Bu konuda da marjinalizm devreye giriyor. Velhasılıkelam birbirini takip eden bir pamuk ipliği biz kibrit çakamadığımız için bedenimizi bir koza gibi kaplıyor ve hareket kapasitemizi kısıtlıyor. Tıpkı çocukların kundaklanıp kendisine zarar vermesini önlemek gibi bazı üstakıllılar bizim henüz bebek olduğumuzu ve kendimize zarar verecek bir harekette bulunmamamız için bizlere yardımda bulunuyor. Allah onlardan razı olsun!

Ama konformizm ideolojisi burjuvazi tarafından halkı rahat ettirmek adına kendilerini desteklemesi gerektiğine inandırmak demektir. Yani bu insanlar güç ve kuvvetten yana, bana değmeyen yılan bin yaşasın düsturunu benimsemek zorunda hissederler kendilerini. Yani şampiyon olan futbol takımını tutar, iktidar olan partiyi destekler, en pahalı kahveleri içmeyi ve en güzel yemekleri yemeyi de kendilerine Allah tarafından değilde efendileri tarafından bahşedildiğine inanırlar. Ne yazık!!!

Bu arada herhangi bir siyasi partiye ya da görüşe atıf yapmadığımı özellikle belirtmek istiyorum. Yazıyı kendi kafanıza göre bir yerlere çekiştirmeyiniz lütfen!

Ayrıca apolitizm destekçisi olmak yani politikadan uzak duruyormuş gibi yapmaya çalışıp soft olarak konu içerisinde alt başlık olmak isteyen bir güruhdan da bahsetmiş oluyoruz tabi ki.

Uygitsincilik yani konformizm ile ancak ve ancak “etçil martıları simit yemeye alıştırıp onların DNA’sını değiştirebiliriz’’ kıymetli efendi. Nice aydınların nice akılların nice alimlerin dediği gibi milli bir fikriyattan ve ayrıca uyanık olmaktan bu şekilde vazgeçersek nereye kadar gidebiliriz ki? Hangi ilimden, hangi bilimde bahsedebiliriz?

Bol ünlem kullandığımız bu yazımızın karakter sahibi insanlar tarafından anlaşılacağını çok iyi biliyorum. Bir kimsenin beynini kiraya çıkarmasının ne anlama geldiğini o kimsenin konuşurken kimlerin ağzıyla konuştuğunu gördüğünüzde anlarsınız.

Peki yaşamak için bir yardımcı gerekli saçmalığını kim çıkardı? Bizler dünyaya öğrenci olarak gönderildik. Yine öğrencilikten emekli olup musalla taşında bembeyaz cübbemizle kep fırlatacağız. Peki bu gökyüzünün öğrencileri neden kendilerine hademeleri öğretmen belledi? Hademeyi küçümsediğimizden değil de öğretmeni görmememizden bahsediyorum ben. Ha pardon biz konformist olmak zorundaydık yoksa kafamız çalışır ve bazı şeylere isyan mı ederiz? Hayır efendim biz kimsenin uşağı olmayacağız. Ne yerel ne ulusal ne de uluslararası bir tarlanın marabası olmaktansa ayaklarımız üzerinde mütedeyyin ve fakir bir gururla yani Çöl Aslanı Ömer Muhtar gibi idam sehpasına yürümeyi yeğleyeceğiz. Ayrıca hatırlatalım ki; muhtaç olduğumuz kuvvet damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Yine de bu kuvveti bulmakta zorlanıyorsanız tarih bilincinizi geliştirmek ve düşünmek yetilerinizi geliştirmeniz bu konuda çok faydalı olacaktır.

 

Büyük düşünür ve şair Atilla İlhan’ın okul sıralarına kazınması gereken bir şiirinde mısraladığı gibi;

Duadır güneş baht olasın civan oğlum,

Hürriyet için dipçik tutan el dert görmesin.

Aydınlık gelecekler fırsatını elimizden kaçırmamak ümidi ve ilerleyen haftalarda tekrar görüşmek dileğiyle küçüklerimin gözlerinden büyüklerimin ellerinden öperim.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER