SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Ayşe Keskin
Ayşe Keskin

KAYGIN MI VAR?

KAYGIN MI VAR?
Bu haber 11 Haziran 2018 - 10:00 'de eklendi ve 49 kez görüntülendi.

Baştan sona mücadele ve sınav olan hayat karşısında Kaygılanmayan var mı? Sanırım yoktur. Hele de gelecek hayatımızın belirleneceği ve dönüm noktası olacak sınavlar söz konusuysa… “Korkunun korkusu” olarak beliren kaygı hayatın pek çok safhasında kendini çeşitli şekillerde gösterir.  Birçok sebebi vardır ve birçok insanda görülür. Ancak öğrencilerde sınavların yaklaşmasıyla belirmesi ve aşırı düzeyde yaşanması en istenmeyenidir. Ne yazık ki bazı sınavların telafisi de yoktur. Tıpkı geçen hafta öğrencilerin girdiği LGS, önümüzdeki haftalarda girecekleri YKS sınavları gibi…

Kaygı yaşayan kişi, yoğun bir şekilde  “hazır olmadığını” hissediyorsa kaygısı katlanarak büyür ve etki alanı iyice yayılır.

Kaygı, ortamda ayan beyan bir tehlike ve net bir tehdit olmadan beynin korku unsurunun varlığını düşünmesi ile kaygının yoğun bir şekilde hissedilmesinin ilk kıvılcımdır. Yani korku unsurundan yoğun bir şekilde korkmaktır. Biraz girift bir yapısı vardır. Böyle olunca kaygı yaşayan öğrencilerin bununla tek başına mücadele etmeleri de büyük bir talihsizlik olacaktır.

Madem korku unsuru ortada yok da kişi neden o korkuyu hissetmeye başlar?

Neden mi, çünkü kaygıya neden olan olayla karşılaşıldığında, onunla baş edebilmek için hazır olmak ister ve buna güç yettirebileceğini bilmek ister, herkes…

Örneğin; topluluk önünde konuşmak için kendini yeteri kadar iyi ve donanımlı hissetmeyen kişi hazır değildir ve konuşmaya başladığında doğal olarak kaygılanır, ses, el, ayak titremesi; yüz kızarması ya da terleme gibi birtakım fiziksel reaksiyonlarla da kendini gösterir.

Kaygıyı oluşturan etkenlerden bir diğeri ise “utanç” duygusudur.

Kişinin zihninde; “Ben bu sunumda/platformda başarısız olursam insanlar beni yargılayacak, eleştirecek ya da kendimden utanacağım.” düşünceleri hâkim olmaya başlar.

Kaygı yaşayan bireylerin bilhassa da öğrencilerin zihinlerinde;

“Başaramazsam insanların gözünden düşeceğim.” “Başaramazsam insanlar benim zekâmdan/yeteneğimden şüphe edecek.”

“Başaramazsam bir hiç olacağım.”

“Başaramazsam ailemin yüzüne bakamam.”

“Başaramazsam ailemi hayal kırıklığına uğratırım.”

“Başaramazsam ailem ve insanlar beni sevmeyecek.”

“Başaramazsam hayatta iyi bir konuma gelemem.”

düşünceleri yankılanır  durur ne yazık ki!..  Bu düşünceler utanç hissini açığa çıkarmakla kalmayıp bir de bu ve benzeri düşünceler bireylerde farklı yönelimlere sebep olabilir. Kimi bireyler ümitsizliğe düşüp intihara sürüklenebilir; kimisinde çeşitli obsesyonlar, duygu durum bozuklukları ve daha başka tezahürleri gözükebilir.

Utanç duygusunu bazı insanlar daha fazla yaşarlar. Hele de öğrenciler ders notlarıyla ya da sınav sonuçlarıyla öyle bir mukayese ediliyorsa… Sanki ders başarısının tek koşulu ders çalışmaktaymış gibi…   Fakat koşulsuz sevgi görenler, olduğu gibi kabul edilenler, başarısızlığı öğrenme fırsatı olarak kodlayanlar, ödevleri not için değil kendi sorumluluğu bilip öğrenmek için yapanlar, bu tür düşüncelere kolay kolay geçit vermiyor. Bilhassa da “Kendi” olarak kabul görülenler utanç duygusunu yaşamıyor. Dolayısıyla kaygı düzeyi de çok olmuyor.

Yapılmış bazı araştırma sonuçlarına göre “hazır olma” ve “utanç” parametrelerinden hangisi kaygı üzerinde daha fazla etkili olmuş olabilir?

Sizce de utanç değil mi? Karnesindeki kırıkları illegal yollarla kamufle eden ya da düzeltenler hatırlasınlar bakalım…

Çocukların çoğunu endişelendiren aslında sınav değil, sınavın olumsuz olma durumunda başına gelecekler veya hissedecekleri utanç duygusu ile rezil olacaklarını düşünmeleri maalesef ki…

Utanç duygusu, ölüme en yakın olan duygudur. Utanç duygusunu yaşayan kişi, neredeyse “yok olmak” ister ve hayat enerjisi düşer, yeise kapılır, kaygılanır çeşitli beislere kapı aralar.  Ölüme en yakın duygu olarak adlandırılan utanç hissi ile kişideki birçok duygu ölmüş olur, aman dikkat!…

Sınav kaygısı yaşayanların kaygısını yenmesi için mutlak suretle destek almaları gerekir. Çünkü çocuk kaygılı olmaya devam ederse, beraberinde uyku sorunu da yaşanmaya başlar.

Nasıl mı? Beyin, kişi derin uykuya dalmak üzereyken, kişiye sinyal verir ve uyandırır. Kişi kendini korumasız bırakmak istemez. Uykuya dalınca korumasız kalınacağı için kaygılı insanlar sık sık uyanır, derin uykuya dalamaz. Bu nedenle özellikle de yaklaşan yeni sınavlar ve yaşanan sınav kaygısı ya da  korkusunu yenmek gerekir. Öğrenme ve uyku arasındaki paralel yöndeki ilişkiyi düşününce aciliyeti ve önemi bir kez daha fark edilmiş olur. Hem iyice uykusunu almış olanların daha dinç ve dingin olduklarını da biliyoruz. Başarıyı arttıran önemli bir etken olan uykuya dikkat etmek sınava girecek olan tüm adaylar için aynı önem ve değerdedir.

Kaygının sebebi hazır olmama durumu ise öncelikle hazır hissetmeme nedenini bulmak ve sonrasında bunun için iyi bir hazırlık dönemine girmek gerekiyor. Planlı ve programlı bir şekilde kararlı ve istikrarlı çalışma dönemine geçmek gibi… Yaklaşan sınavlar için biraz geç olabilir ama diğer sınavlar için iyi bir başlangıç olacaktır.

Kişinin kaygısının nedeni “utanç” ise ailenin çocuğunu öncelikle olduğu gibi kabul etmesinde büyük yarar vardır. Aile, çocuğuna sınav baskısı yapmamalı; “Sınavı kazanmaz ve yüksek puan almazsan değerin düşer” mesajı verecek her türlü söz ve davranıştan kaçınmalıdır.

Çocuğa aylardır ya da yıllardır verilmiş olumsuz mesajların etkisi birden kaybolmaz ancak ailenin yaptığı hatayı görüp çocuğuyla konuşup gönül, hatır alması iyi bir vesile olur.

Özetle; aile çocuğuna samimiyetle “Sen, senin sınavından daha çok değerlisin” mesajını verirse çocuğun sınav kaygısı tamamen bitmese de yoğunluğu  azalır. Aşırı kaygı başarısızlık getirdiği için kaygının azalması bir hayli önemlidir.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER