SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Kaplan, delegelere baskı mı yaptı?

Kaplan, delegelere baskı mı yaptı?
Bu haber 03 Ağustos 2018 - 19:38 'de eklendi ve 276 kez görüntülendi.

CHP Sivrice İlçe Başkanı Şükrü Erim Öztürk, CHP Elazığ İl Başkanı Zeki Kaplan’ın partide değişim için imza verecek delegelere baskı yaptığını ve “Bu kişileri ben delege yaptım. Bu nedenle partide değişime oy veremeyecekler” dediğini ileri sürdü. İl Başkanı Kaplan’ın CHP’nin 41 yıl aradan sonra Elazığ’da milletvekili olarak çıkarttığı Gürsel Erol’a bile sahip çıkmadığını kaydeden Öztürk, Kaplan’ın tıpkı Genel Merkez yöneticileri gibi kongre yapılmasından korktuğunu ifade etti.

 

Haber: Faik AKGÜN/ÖZEL

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan kongre süreci ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan CHP Sivrice İlçe Başkanı Şükrü Erim Öztürk, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 9 seçim kaybettiğini ve artık halkta bir heyecan yaratmadığını ifade etti. CHP genel başkan yardımcılarının da koltuk sevdalısı olduklarını dile getiren Öztürk, genel başkan yardımcılarının hiçbir çalışma yapmadan vekil olduklarını belirtti. Muharrem İnce’nin genel başkanlığa adaylığı açıklaması üzerine halkta ciddi bir heyecanın yaşandığını da dile getiren Öztürk, “Muharrem İnce’nin genel başkanlığa aday olduğunu açıklaması üzerine ilimizde çok sayıda vatandaşımız bizlere ulaşarak duydukları memnuniyeti ifade ettiler. Sayın İnce’nin adaylığı kendi tabanımızda olduğu gibi yıllarca başka partilere oy vermiş olan vatandaşlarda dahi heyecan yarattı. Partimiz %22 civarında bir bantta sıkışıp kalırken Sayın İnce neredeyse %31’i bulan bir oy oranı almıştır. Tek başına bu tablo bile toplumun bütün kesimlerinin tek umudunun Sayın İnce olduğunu ortaya koydu.” dedi. Kongreyi toplamak için gerekli olan imzaları toplamaya çalıştıkları sırada baskılara da maruz kaldıklarını belirten Öztürk, kendilerinden Kılıçdaroğlu ve yönetimine biat etmelerinin istendiğini belirterek, “Baskıyla irademizi değiştirmek isteyenlere seslenmek istiyorum. Bizim partimizde itaat ya da biat yoktur. İtaat edecek olsaydık AKP’de siyaset yapar işlerimizi yürütürdük.” dedi.

“ZEKİ KAPLAN, İL YÖNETİMİ VE GENEL MERKEZ ÇOK CİDDİ BASKILAR YAPTILAR”

İlimizde de Zeki Kaplan’ın delegelerin imza vermemesi için ve imzasını verenlerin de imzalarını geri çekmesi için çok ciddi baskılar yaptığını iddia eden Öztürk, “ İrademizi engellemek için çok ciddi baskılar yapıldı. Bu baskı hem İl Başkanı tarafından hem İl Yönetimi tarafından yapıldı.  İmza vermemi engellemek isteyen il yöneticileri ve İl Başkanı Zeki Kaplan, ‘Alevi-Sünni ayrımı yapılıyor. Kılıçdaroğlu hemşerimizdir. İnce Yugoslavya göçmenidir’ gibi ipe sapa gelmez cümleler kullandılar. İmzalarımızı verdikten sonra ise arkadaşlarımız aranarak imzalarını çekmeleri için resmen taciz edildi. Çankaya Belediye Başkanı bizzat imza veren arkadaşlarımızı arayarak imzalarını çekmelerini istedi. Çankaya Belediye Başkanın olaya müdahil olmasında İl Başkanı Zeki Kaplan’ın etkisinin olduğunu düşünüyorum.  Örneğin Kovancılar İlçe Başkanımızın eşi pazartesi günü değişimden yana imza verdi. Ancak daha sonra Kovancılar İlçe Başkanımıza çok ciddi baskılar yapıldı.  Bir hafta sonra eşi imzasını çekmek zorunda kaldı.  Bu ablamız, eşine yapılan çok ciddi baskılara karşın vicdanın sesini dinledi ve cuma günü yeniden değişimden yana imzasını verdi. Çok yönlü bir baskıya maruz kaldık.  İl Başkanı Zeki Kaplan, İl Yönetimi ve Genel Merkez imzalarımızı çekelim diye çok ciddi baskılar yaptılar. Eski il yöneticileri bile devreye sokularak delegelere baskı yapıldı. Bunlardan biri eski il yöneticimiz Kamer Zincidi’dir” ifadelerini kullandı.

“SEN BİR İL BAŞKANISIN NEDEN KORKUYORSUN?”

Kongre çalışmalarına başlamadan önce İl Başkanı Zeki Kaplan ile toplantı yapmak istediklerini, ancak bu toplantının gerçekleşmediğini vurgulayan Öztürk Zeki Kaplan’ın kongreden korktuğunu, bu korkunun nedenin ne olduğunun kamuoyunun takdirine bıraktığını dile getirdi. Öztürk, “İl Başkanı Zeki Kaplan ile ilçe başkanları bir toplantı yapmak istedik. Tamam dedi.  Bu kararın üzerinden 20 gün geçmesine karşın biz bu toplantıyı gerçekleştiremedik.  Zeki Kaplan bana baskı yapamayacağını bildiği için birlikte hareket etmeyi istediğini söyledi. Ancak diğer delegelere çok ciddi baskılar yaptığı yönünde bilgiler aldım. Zeki Kaplan delegelere, ‘Sizi ben seçtim. Ben olmasam siz delege olamazdınız. Ben ne dersem onu yapacaksınız.’ demektedir. Zeki Kaplan’ın böyle işlere girmesine anlam veremiyorum. Sen bir İl Başkanısın, neden korkuyorsun?   Biz hepimiz CHP’liyiz hep birlikte çalışacağız. Biz yine de onları kucaklıyoruz.  Ancak şunu unutmasınlar koltuklar geçici insanlar kalıcıdır. Bu nedenle koltuğa oturanların değişmemesi lazım.  Eğer siz partinizi ilinizde iyi yönettiğinizi düşünüyorsanız kimse size karışamaz.   İlin nasıl yönetildiğini de kamuoyunun takdirine bırakıyorum.  Partini il bazında iyi yönetemiyorsan bırakırsın yerine başkası gelir. Bu noktadan sonra buradan çıkarım yapması gerekenler çıkarımlarını yapsınlar. Umarım bu çıkarımı yapabilirler çünkü lafın tamamı deliye söylenir.” dedi.

“KORKULARINDAN ÇOCUKLARININ PARTİ ÜYELİĞİNİ SİLENLER BİZE BASKI YAPIYOR”

Öztürk, kendilerine baskı yapan birçok ismin çocuklarının parti üyeliğinin de geleceğini etkileyeceğini düşünerek çocuklarının parti üyeliğini sildirdiğini, bu kişilerin bu tavrına rağmen hala yöneticilik yapmaya devam ettiğini belirtti.  Öztürk, “Bugün partimizde yöneticilik yapan ve delegeleri arayıp kararlarından döndürmek isteyen bazı insanlar ile ilgili de değerlendirmede bulunmak istiyorum. Bu kişiler çocuklarının parti üyeliğini  sildiler.  Gerekçe olarak da çocuklarının geleceklerini düşündüklerini ifade ettiler. Parti üyeliğinin gelecek engeli olarak gören bu kişiler bugün il yöneticisi sıfatıyla bizi kararımızdan döndürmeye çalışıyorlar. Bu yüzsüzlüğü nasıl ortaya koyuyorlar, anlayabilmiş değilim. Bu kişilerin gerekirse isimlerini de açıklarım.  Bakın benim tıp fakültesi okuyan iki çocuğum var bu çocuklarım 18 yaşına girdikleri günden bu yana parti üyesiler. Yine hukuk öğrencisi olan yeğenim 18 yaşından bu yana partinin üyesidir. Eşim maliyede memurdu geçtiğimiz günlerde emekli oldu. Emekliliğini aldığı gün partiye üye oldu. Ben çocuklarımın geleceğinden korkmuyorum da bunlar neden korkuyorlar. Çocuklarını partiye üye yapmayan bu il yöneticileri bugün kongre toplanmasın diye ortaya düşmüşler. Bu korkuları olan kişiler neden hala partide yöneticilik yapıyorlar. Bütün bunları yapanlar sanki kendileri değilmiş gibi delegeleri arayıp partimize sahip çıkalım deme yüzsüzlüğünü gösteriyorlar.  Bakın bir tanesi kızım iş bulamayacak diye korkup partiden kaydını sildiriyor. Daha sonra bu kişi gelip partiye yönetici oluyor. Diğer taraftan da ilçe başkanları partiyi büyütmek için kendi sülalesinden başlayarak halkın tamamını partiye kazandırıyor. Bakın bu ülke gittikten sonra benim çocuğum iş bulsa ne olur, bulmasa ne olur? İnsanları arayıp değişim istedikleri için yanlış yapıyorsun diyenlere soruyorum. Senin doğrun nerede?  Bu kadar yanlışı yapan insanlar beni arama yüzsüzlüğünü nasıl buluyorlar bilmiyorum. Korkularından çocuklarının partideki kayıtlarını sildirenler bugün ülke elden gidiyor diyor.  Benim partimin iktidara gelmesi dışında beklentim yok. “ ifadelerini kullandı.

“İL YÖNETİMİNİN GEREKTİĞİ GİBİ ÇALIŞTIĞINI DÜŞÜNMÜYORUM”

İl yönetiminin seçim sürecinde yaptığı çalışmaları da değerlendiren Öztürk CHP Elazığ İl Başkanı Zeki Kaplan’ın 20 kişilik yönetim kurulunu bile toplayamadığını vurguladı. Öztürk,  “Zeki Kaplan il başkanı olduktan sonra birkaç kez ilçeleri ziyaret etti. Ancak bu ziyaretlerin partimize katkısı ne ölçüde oldu bilemiyorum. Mevcut il yönetiminin içerisinde ciddi çatlaklar olduğunu duyduk. Ancak ilçe başkanı olmamıza karşın bize bilgi verilmedi. Zeki Kaplan seçim sürecinde çalışıyor gibi göründü. İlçeleri gezdi.  Bundan dolayı teşekkür ediyorum. Ancak seçim sürecinde il yönetimi gerektiği gibi çalışmadı. Ben il yönetiminin gerektiği gibi çalıştığını düşünmüyorum.  İl yönetim kurulu toplamda 20 kişiden oluşuyor. Ancak ben bu 20 kişiyi bir arada göremedim.  Bütün bu sonuçlar iyi çalışılamadığını gösteriyor.  Sayın İnce’ye verdiğimiz destekten dolayı bizi eleştirenlere bir önerim var. Gelsinler Demokrasi Meydanı’na bir sandık kuralım. Halka CHP’nin başına Muharrem İncemi geçsin yoksa mevcut yönetim devam mı etsin diye soralım. Halk neye karar verirse ben o sonuca tabi olacağım.  Bunu gerekirse Türkiye geneline yayalım. Ancak bu cesareti göstereceklerini düşünmüyorum.”dedi.

“DELEGENİN İRADESİNE İPOTEK KOYMAK ÇOK AYIPTIR”

CHP’de değişimin kaçınılmaz olduğunu ve bu değişimi sağlayacak yeterli imzaya ulaştıklarını iddia eden Öztürk, CHP Genel Merkezi’nin, Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’a yaklaşımını da eleştirdi. Öztürk, “Artık Genel Merkezin değişmesi şarttır. Değişimi gerçekleştirecek gerekli imza da toplanmıştır. İnsanlara baskı yaparak imzalarını geri çektirmek delegenin iradesine ipotek koymak çok ayıptır.  Baskı sonrasında imzalarını geri çekenlerde basiretsizdir.  Bir insan verdiği söz uğruna gerekirse canını bile vermelidir.  Önce imza verip sonra bu imzalarını çeken insanların da gerçekten partili olduğuna inanmıyorum.  Bir insan önce imza verip daha sonra geri adım atıyorsa değişik hesapların içine girmiş demektir.  İmza toplanmaya başlandığı anda kongre yapılmalıydı. Geçmişte genel başkanlarımız bu erdemi göstermişti. Ancak mevcut Genel Başkanımız ve Genel Merkez yöneticileri bu erdemi gösteremedi.

Genel merkez ve il yönetimi bize 41 yıl aradan sonra vekil çıkartmanın mutluluğunu dahi yaşatmadılar. Genel merkezden bir Allah’ın kulu arayıp da hayırlı olsun demedi.  41 yıl aradan sonra ilimizden çıkarttığımız vekilimizi yaptığı açıklamayı gerekçe göstererek disipline sevk ettiler. Halbuki vekilimiz bu açıklamanın aynısı geçen kurultayda yapmıştı. Sayın Gürsel Erol, o gün, ‘Sizin önerdiğiniz değişliklere evet diyeceğiz. Ancak başarısız olduğunuz ilk seçimde size başkaldıran ilk ben olacağım.’ dedi.  O gün yaptığı açıklamayı Genel Başkan da dahil olmak üzere alkışlayan bütün Genel Merkez yöneticileri bugün bu açıklamayı nasıl yanlış buluyor.” dedi

“KAPLAN, MİLLETVEKİLİMİZİ PARTİDEN ATTIRMAK İÇİN GİRİŞİMLERDE BULUNDU”

Öztürk, parti meclislerinin görevinin partinin oylarının neden düştüğünü araştırmak olduğunu ancak CHP Parti Meclisinin bu başarısızlığın nedenini bulmak yerine CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’a uğraşmak için toplandığını bu tavrın yanlış olduğunu dile getirdi.   İl başkanı Zeki Kaplan’ı da CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’a sahip çıkmadığı için eleştiren Öztürk, sonuna kadar CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ile birlikte hareket edeceklerini vurguladı.  Öztürk, “Parti %20’yi zorla geçmiş, parti meclisinin acilen toplanıp bu başarısızlığın nedenlerini ortaya çıkartması gerekirken onlar acelece toplanıp Gürsel Erol Beyi disipline gönderiyor.  Sizin göreviniz başarısızlığın neden kaynaklandığı bulmaktır. 41 yıldır vekil çıkmayan bir ilde başarı göstererek vekil olan Gürsel Erol’u disipline göndermek değildir.  Elazığ’da bütün kesimler milletvekilimize sahip çıkarken il başkanı Zeki Kaplan ve il yönetimi Gürsel Bey’e sahip çıkmadı. Biz  İl başkanı Zeki Kaplan’a bir ekip kurup Ankara’ya gidip genel başkanla görüşüp vekilimizin arkasında olduğumuzu gösterilim dedik. Bir sonuç alamadık. Bu yaklaşım burnuma pis kokular getiriyor. Bakın 41 yıl aradan sonra Zeki Kaplan bile vekil olmuş olsaydı ve aynı durumla karşı karşıya kalmış olsaydı inanın aynı tepkiyi gösterirdim. Ancak Zeki Kaplan aynı erdemi gösteremedi. Gürsel Bey 41 yıl sonra bir destan yazmış vekil olmuş bütün Elazığ  sahip çıkmış ancak  il başkanımız desteği bırakın genel merkeze gidip milletvekilimizi partiden attırmak için girişimlerde bulundu.  Attığı mesajlar ortadadır.  Gürsel Bey’e her kesimden oy geldi. Bütün mahallelerden oy aldı. Bizim en çok oy beklediğimiz yerlerden gelen oylarda diğer yerlerden gelen oylar da açıkça ortadır. Bu noktada Milletvekilimizin sonuna kadar arkasında olduğumuzun ve milletvekilimize yapılacak her türlü yanlışı bize yapılmış bir yanlış olarak sayıp gerekli cevabı vereceğimizin de bilinmesini istiyorum.” dedi.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER