SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Ömer Tolga Güçlü
Ömer Tolga Güçlü

KAMUSAL İNSANIN ÇÖKÜŞÜ

KAMUSAL İNSANIN ÇÖKÜŞÜ
Bu haber 03 Nisan 2019 - 8:45 'de eklendi.

Merhaba Saygıdeğer Okurlarım,

Gün geçmiyor ki, insanoğlunun gelişimi geriye gitmesin. Normalde gelişim denildiğinde, ileriye giden daha da ilerleyen ve gelişen bir süreç aklıma geliyor. Ancak gördüklerimle bildiklerim arasında ciddi bir çelişki yaşıyorum. Ne demek istediğimi yazının sonlarına doğru daha iyi anlayacaksınız.

Günümüzde yaşayan modern ve çağdaş insan; daima okuyan, araştıran, sorgulayan, bilinçli, kültürlü ve herkesin her dediğine kaynağı görmedikçe inanmayan bir yapıdadır. Bunları şu anda okuduğunuzda bile, “ben neymişim be” diyebilirsiniz. Ama tabii ki bunu demeniz için yukarıdakileri daha önce hayatınızda en azından bir kere de olsa yapmış olmanız gerekiyor. Bunları yapmadıysanız boşuna gaza gelmeyin. Aslında çoğumuzun gaza gelmemesi gerekiyor. Çünkü yukarıda saydıklarımı yapan bireylerin çok azınlıkta olduğunu biliyorum. Onlarla ilgili bir sorun yok zaten. Ancak çoğunluğun bunları yapmaması, gerçekten büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu kamusal alanda yaşayan insanın çöküşüne giden yolu gösteriyor.

Hepimiz kamusal alanda yaşıyoruz. Yani, toplum denilen kavramın içerisinde kendimize düşen rolü yerine getirmeye çalışıyoruz. Bunu en iyi şekilde yapmak için çabalıyoruz. Aslında seçtiğimiz kararlarda kamusal alanda yaşadığımız ve tanımadığımız insanların düşünceleri de var. “Tanımadığım bir insan benim düşüncemi nasıl yönlendirebilir?” derseniz, birkaç örnekle bunu açıklayabilirim. Mesela, çoğunluğun oy verdiği bir partiyi seçebilirsiniz ya da çoğunluğun tercih ettiği bir bölümü seçmeyerek, azınlığın tercih ettiği bölümü seçip, iş oranınızı arttırma yoluna da gidebilirsiniz. Doğumumuzdan ölümümüze kadar tanımadığımız insanlar da işin içerisine katılarak, hayatımıza öyle ya da böyle bir şekilde müdahale ediliyor. İşte kamusal alan böyle bir şey. Ama benim ilgilendiğim asılmesele, kamusal insanın çöküşü.

Bir insan nasıl çöker? Bu durum kişiden kişiye değişir. Birisi benim param yok ben bittim diyebilir, diğeri ben sınıfta kaldım mahvoldum ya da ben sevgilimden ayrıldım hayatın sonu geldi veya hayata yeniden başlıyorum diyebilir. Çöküş, herkesin yaşantısına göre farklı açılarla değerlendirilebilir. Benim için çöküş ise, yaşadığım toplumun dayanışma ruhunu kaybetmesidir. Şöyle bir etrafınıza bakın. Başkalarını düşünen insanlar mı görüyorsunuz yoksa sadece kendisini düşünen, başka insanları umursamayan insanlar mı görüyorsunuz?Ben genelde ikincisini görüyorum. Yaptığım saha araştırmaları da bunu doğruluyor. “İnsan tabii ki kendi geleceğini ve kariyerini düşünecek” diyebilirsiniz. Benim de bu açıklamaya hiçbir itirazım olmaz. Ancak şu anda neden kendi geleceklerini ve kariyerlerini düşündükleri halde insanları mutlu göremiyorum, neden insanların yüzlerinde sürekli korku ve endişe görüyorum? Eğer her şey sadece insanın kendisini düşünmesiyle olsaydı, bugün yaşayan insanlar mutlu olurdu. Mutluluk kavramının bizden ne kadar uzaklaştığını görebiliyor musunuz? Bugün toplum, birbirini küçük gören aklı küçük insanlarla dolu. Zenginlerin çoğu fakirleri küçük görüyor, orta kesimin çoğu işçileri küçük görüyor, hatta daha iyi şartlarda çalışan işçilerin çoğunluğu bile daha kötü şartlarda çalışan işçileri küçük görebiliyor. Böyle bir toplumun dünyaya hakim olmasını ya da dünyayı yönlendirmesini beklemek, ne kadar gerçekçi olur? İbni Haldun’un bu konuyla ilgili çok güzel bir sözü var: “Eğer bir toplum kendi içinde dayanışmayı sağlayamazsa, dayanışmayı çok iyi sağlayan başka toplumlar tarafından yönetilmeye ve yönlendirilmeye mahkum olurlar.”

Bugün maalesef geldiğimiz noktadan ne ülke ne de toplum olarak memnun değilim. Çünkü insanların birbirlerine karşı kavgaları, tartışmaları, hakaretleri ve saygısızlıkları eminim hepimizi böyle bir düşünceye sürüklemiştir. Genellikle yazılarımda, bir insanın kendisini değiştirmesinin bir ülkenin değişimine giden ilk yol olacağını belirtiyorum. Eğer herkes kendisini değiştirmeye ve düzeltmeye çalışırsa, o zaman kimsede korku ve endişe kalmaz. Bencilce tavırlar yerini, dayanışmaya ve birlikteliğe bırakır. Böyle bir düşüncenin hayali bile, beni mutlu etmektedir. Umarım kamusal insan kendi çöküşünü durdurmayı tercih eder de, böylesi günleri göreceğimizin umudu içerisinde yaşamaya devam ederiz.

Sağlıcakla Kalın…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER