SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Kübra Türkan
Kübra Türkan

İNSANLIK DERSİNE İHTİYAÇ VARSA…

İNSANLIK DERSİNE İHTİYAÇ VARSA…
Bu haber 07 Temmuz 2018 - 10:10 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

Kent Güncesi

İnsanlık dersi verilen bir toplumda yaşamak ne acı… İnsanlığı o denli unutmuşuz ki bu konuda bize ders verilmesi gerekli bir hâl almış.

Kalemlerimiz kanarken farklı konulara eğilmek can yakıyor yakmasına da bu tarz konuları her dillendirdiğimde psikolojimde ister istemez zarar görüyor. Evet gazeteci soğukkanlı olmalıdır olmasına da… Vicdanım acıya acıya daha fazla iğrenç olayları üst üste kaleme alamıyorum. Bu nedenle bu yazımda haftalardır üzerine konuşulan kara haberleri yazmaktansa nasıl bir toplumuz da bu kadar kara haberler ayyuka çıkıyor. Buna değinmek istedim.

Ne gariptir ki Müslüman bir coğrafya da insanlık dersine ihtiyaç duyulur hale geldi. Ve insanlık  Cuma hutbelerimize konu oldu.  Evet evet yanlış duymadınız. İnsanlıktan o kadar çıktık ki; insanlığımızın bize hatırlatılması zorunlu oldu. Bi insana; insanlığın tanımını yapmak. Müslüman’ın diye gezen on milyonlarca kişiye Müslüman’ın kitabında bunlar olmaz diye haykırmak ne kadar trajikomik.

Ne zaman bu hale geldik? Derseniz. Okumadan etmeden bir topluma dini aşılanmaya çalışılırsa farklı bir sonuçla karşılaşmak galiba garip olurdu.  Uzun bir süre dedelerimiz, ninelerimiz Kuran-ı Kerimlerini saklamak zorunda kalmış. Bir dönem geçmiş İmam Hatiplerin kapılarına farklı gerekçelerle kilit vurulmuş…

Dinini öğrenmesi suç olan bir millet el birliğiyle oluşturulmuş. Sonrasında da tüm sapık niyetlerini üç beş kuruş para için din adamı kisvesi adı altında pazarlayan bir grup şovmen türemiş… Eeee araştırmak orada dursun zaten okumayı sevmeyen bir toplum olarak her söyleneni doğrudur diyerek kabul etmişiz bunca zamandır.

Sadece bu da değil pırıl pırıl zihinli gençlerimiz; birçok kurumumuzun içerisine sızan FETÖ’cü teröristlerin sapkın düşüncelerine maruz kaldı. Diploması sahte öğretmenler, ataması şaibeli imamların elinde dinimizin pazarlanıp durduğu zamanlardan geçirdik. İnşallah bunlar son olurda bir daha din simsarları toplumuzun değerlerini böylesi alt üst etmezler. Evet bunlar toplumsal ve konuşmamız gereken sorunlar. Ancak bir de madalyonun öteki yüzü var. Kim ne derse desin toplumun sağlıklı şekillenmesinde en büyük görev aileye düşüyor.

Çocuk yetiştirmek öyle kolay meziyet değil, bu sorumluluğu alabileceğine insanlar ne olur anne, baba olmayı düşünsünler. Bir çiçek bile büyürken nasıl ilgi ve alaka istiyorsa bir toplumu şekillendirecek birey nasıl ilgi istemez. Tembel işi değil evlat büyütmek. Yeni moda ebeveynler, çocuklarını bilgisayar başında yaşama mahkum ediyorlar. Ardından da toplumsal değerlerin yitip gittiğinden dert yanıyorlar. Oh ne ala memleket! Valla bilgisayar başında vakit geçiren bir nesil selam vermeyi unutmuyorsa şanslıyız bile…

Eee şimdi sanaldan annelik babalık yapan ebeveynlerin ve din simsarlarının elinde şekillenen bir toplumun asimile olmaması, psikopat olmaması şaşırtıcı olurdu değil mi? Haliyle şimdide zorunlu din derslerimizin yerine insanlık dersleri boşa geçmiyor.

İlkokulda okuduğumuz sırlarda hayat bilgisi derslerimizde toplumumuzun gelenekleri de bize sunulurdu.  Ne zamanki çocuklar birer at yarışı gibi konumlandırarak, sadece çok para kazanmanın yolları çocuklar için başarı kıstası kabul edilir oldu işte o zaman biz toplumumuzun iflas bayrağını çekmiş olduk.

Çocuğa sabahtan akşama maddi kavramları anlatırsanız, çocuk haliyle manevi kavramlara sırt çevirir. Sonrasında da;  paralı asalak bir grup asosyal kalmaz psikopatlığa imza atar. Bizlerde vah vah dünyamızın çivisi çıktı der dururuz. O çiviyi çakmamak için gayret gösteren bizler değil mi? Toplumu el birliği ile bu hale hepimiz getirmedik mi?

Bu konuda da medyaya da ciddi görevler düşüyor. Bir gencin uluslararası alandaki bir başarısı gündemimizde çok az yer tutarken, bilmem hangi ünlünün bir gece kulübüne kaç milyon dolarlık arabasıyla gittiği daha çok yer tutuyorsa; sırf reyting ve tiraj uğruna içi boş sabun köpüğü gündemler oluşturuluyorsa burada kendimize de kızmalıyız.

Az önce ifade ettiğim gibi toplumumuz maalesef çok hazırcı ve önüne geleni sorgulamadan tüketiyor. İşte bu nedenle söylem seçkini olan bizler, kelimelerimizi söylem düşkünlerine doğru aktarmalı ve etik işlere imza atmalıyız. Ama dedim ya insanlık dersi verilen bir toplumda işler vicdanları rafa kaldırarak şekillendirildiğinden bu iş maalesef biraz ütopya oluyor.

Bugün ne çok anlatacağım şey varmış meğer… Yazının kısası makbuldür oysa; bu haftalık benden bu kadar. İnşallah insanlık dersleri işe yararda dünyamız daha fazla kararmaz!

Şems-i Tebrizi’nin de dediği gibi: Hayatta her şey olabilirsin; fakat mühim olan hayatın içinde İNSAN olabilmektir.

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER