SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Meltem Kaya
Meltem Kaya

İNSANIN HAYATI ANLAMLANDIRMA ÇABASI

İNSANIN HAYATI ANLAMLANDIRMA ÇABASI
Bu haber 02 Eylül 2019 - 8:33 'de eklendi.

İnsanlık tarihiyle aynı zamanda başlayan insanın hayatı anlamlandırma çabası, doğan her bireyle devam etmektedir. Hayata anlam katabilmek ve bu dünyada niçin var olduğunu sorgulamak her bireyin gerçekleştirmesi gereken bir süreçtir. Kendisi ve diğer insanların bu hayatta niçin var olduğunu anlama, ölüme anlam katma, yaşadığı ömrü boşa geçirmeme ve sürekli bir kaygı içinde olmamak için gereklidir. Hayata bir anlam katamayan ve hayatta bir amacı olmayan insan düzensizlik içinde yaşamını devam ettirir, dışarıdan çok mutlu görünse de iç dünyasındaki boşluğu dolduramaz ve sürekli kaygılı bir yaşam sürer. Çünkü hayatta karşılaştığı zorlukların, sıkıntıların, ölümün onun için anlamı yoktur. Anlam verilemeyen bir sorun katlanılamaz bir sorundur ve ruhsal problemlere yol açar.

Bugüne kadar yaşamın anlamını sorgulayan pek çok filozof olmuştur. Kimi olumsuz düşünceler geliştirirken kimi de olumlu bakış açısıyla yorumlamıştır hayatı. Kişinin de kendi iç dünyasında bu sorgulamayı yapması,  kendi potansiyelinin farkına varması, hayattaki zorluklara niçin göğüs germesi gerektiğinin, ne gibi sorumluluklar alması gerektiğinin, hayatı ve ölümü nasıl anlamlandırdığının farkına varması gerekir.

İnsanın anlam ihtiyacı konusunda önemli çalışmalar yapan ve varoluşçu psikolojiye önemli katkıları olan Victor Frankl; II. Dünya Savaşı sırasında Auschwitz ve Dachau toplama kamplarında esir olarak kalmış ve birçok yakınını bu savaşta kaybetmiştir. Toplama kampında yaptığı gözlemler sonucunda; hayattan hiçbir beklentisi olmayanların, herhangi bir amacı olanlara göre daha önce öldüklerini gözlemlemiştir. Frankl bu kişilerin genç ya da yaşlı olmalarının durumu değiştirmediğini söylemiştir.

Frankl, yaşamda anlam bulmanın temelinde bireyin sorumluluklarını almasını görmekte, anlam bulmanın bir diğer yolunun sevgi olduğunu belirtmektedir; bu hayatta var oluşumuzun sorumluluğunu almak ve hayata her şeye sevgiyle yaklaşmak. Peki her şeye sevgiyle yaklaşabilmek tüm zorluklara ve tüm acılara rağmen mümkün müdür? Frankl bu sorulara yanıt olarak “Hayattaki güzel yaşantılar kadar, anlamı gerçekleştiren bir acı çekmekte anlamlıdır.” demiştir. Bu nedenle acıya da anlam yüklemek gerekir, çünkü o acı insanın  kendisini anlamlandırma çabasını geliştirecek ve hayattaki amacına yakınlaştıracaktır.

Günümüzde modern çağın hızına ayak uydurma çabalarımız, teknoloji ve internete bağımlı oluşumuz bizi hayatın anlamından koparmış, gerçek olmayan, toplumsal değerlerimizden uzak bir anlam ve mutluluk arayışına girmemize sebep olmuştur. Çocuklarımıza, gençlerimize görev ve sorumluluklarını aşılayamamazın en büyük sebebi onların hayatı ve yaptıkları işleri anlamlandırma çabasında olmamaları, bizim de bu noktada onları yeterince destekleyememizden gelir. Özellikle ergenlik çağında olan gençlerimizin bir kimlik arayışı içinde olduklarının farkına varıp onları bu süreçte desteklememiz gerekir. Yapılan araştırmalara göre; gençlerin hayatlarında bir anlam ve amacının olması, uyuşturucu madde gibi kendilerini fiziki ve psikolojik olarak çok ciddi düzeyde etkileyen maddelerden ya da kendilerine zarar verici davranışlardan uzak durmalarını önemli ölçüde etkilemektedir. Hayatlarında bir anlam çabasında olan kişiler; hayatlarındaki acıları, sıkıntıları, kayıpları ya da yaşadıkları her türlü durumu anlamlandırabildiklerinden daha az psikolojik stres yaşarlar, öz saygıları daha yüksektir, kendilerini gerçekleştirme adına daha fazla faaliyette bulunurlar. Hayatta anlam bulamama ise özellikle gençlerimiz üzerinden düşünecek olursak benliğin aşağılanması, kaygı, depresyon yaşanmasına, kendine zarar verici davranışlarda bulunmalarına sebep olabilir.

Hayatta bir anlamı olan kişi, kendisi için bir ‘amaç’ ta belirler. Erdemli, onurlu bir hayat sürmek, bu hayatta dünyada hatta evrende neler olduğunu kavramak, daha iyi bir gelecek adına şuan önemsemediğimiz ancak büyük etkileri olabilecek küçük adımları atmak, çocuklarımız ve gençlerimizin vicdan ve merhamet sahibi, ahlaki değerlere saygılı, empati yeteneği yüksek, değerlerini koruyan bir nesil olarak büyümelerini sağlamak insanlığın anlamlandırılması adına en genel ve önemli amaçlardandır. Manevi ve kültürel değerlerimizi korumamız, güçlü aile bağları kurmamız, ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olabilmemiz ve sağlıklı bireyler yetiştirebilmemizin, en başta hayatın anlamlandırılabilmesine bağlı olduğunun farkına varmamız, birey ve toplum olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmemiz gereklidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER