SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlu

HIRSIZLAR NE ÇALAR

HIRSIZLAR NE ÇALAR
Bu haber 24 Mayıs 2019 - 8:25 'de eklendi.

Dünya halleri üstüne düşündüğümüz vakit dünya gibi yaratılan sayısız varlıkların gerek kendi ekseninde gerekse başka varlıkların ekseninde döndüğüne tanık oluyoruz.  Bu yaratılışın bir hakikati, yaratıcının varlıkların yapısına serpiştirdiği bir sır olabilir. Amenna der, boyun bükeriz lakin benim zihnimi yoran insanların sonradan edindikleri bazı davranış şekilleri. Bu davranış şekilleri içinde döneklik, yavşaklık, yalakalık, hırsızlık, düzenbazlık, sahtekârlık, üçkâğıtçılık,  puştluk, gaspçılık, şakşakçılık, soytarılık, yaltakçılık, ukalalık, arsızlık, yüzsüzlük, maskaralık ve daha saymadığımız bu köşemize yazmaya, dilimize dolamaya arduyduğumuz bu kahrolası sıfatlar bazı insanların etiketi, bazı insanların mesleği haline dönmüşken dönen dünyada; insanı günlerce, aylarca düşündüren, hayretler içinde bırakan insan manzaraları ile karşılaşmak olağan bir durum, sıradan bir vaka olmuştur.

Döneklik sıfatı taşıyanlara sosyal hayatın her evresinde rastlamak mümkün, bunlar için dün dündür, bugün başka, bugün iyi dediklerine yarın hiç çekinmeden, yüzleri kızarmadan kötü diyebilirler, bunların asıl amacı zerre kadar menfaatleridir. Menfaati için siyaha beyaz, beyaza kara demeleri normaldir. Örneklerine siyasi arenada rastlamak mümkündür.
Yavşaklık sıfatı enteresandır bit yavrusundan adını almıştır. Kafadan kan emdiği için hayli tehlikeli bir davranış şekline bürünen bu sıfatı taşıyan bit yavrusu kılıklı insanları toplumda görmeye çoktan alıştık bile. Bunların belirgin özellikleri akıl çelmede mahir olmalarıdır. Hakaretlere aldırış etmezler zira yavşaklığın geninde arsızlık, yüzsüzlükte vardır.

Yalakalık bazı kıt beyinliler tarafından zararsız lanse edilse de şahsımca zararlı bir davranış biçimidir. Bu davranış şakşakçılık, maskaralık, soytarılıkla ile kendini güçlendirir. Bu davranış kendinden üst olan maddi, manevi kişilere karşı dilinde nasır çıkana kadar iltifatlar sıralamadan tutunda, sıradan davranışlara bile alkış tutup şakşakçılık etme, eğlendirme amaçlı soytarılık yapma, maskaralıklar sergilemeye kadar yol alır. Bireyler yalakalıkla terfi alma gayesi, yalakalıkla iş bulma ümidi, yalakalıkla bir koltuğa sahip olma algısı taşır. Şayet menfaati varsa bir yalakanın yapamayacağı iş yoktur. Otel odasında size ütü üstünde sucuk bile pişirebilir.

Hırsızlık birçok düşünürün gözünde dünyanın en büyük suçu gözükse de çevremizde ayrık otu gibi çoğalmakta. Kimisi zamanı çalar. Kimisi insanlara olan güvenini çalar. Kimisi alın terini, emeğin karşılığını çalar. Kimisi organ çalar, para çalar, hırsızlığın en dip noktasına askerlik yaptığım dönemde rastlamıştım kirli iç çamaşır çalanına tanık olup hayretler içinde kalmıştık. Şimdi toplumların belki de yüz yıl sonra doğacak çocukların haklarını, özgürlüklerini, hürriyetlerini, çalan hırsızlar adeta insanlara yaptıkları ile küçük dilini yutturmakta. Açlık, sefalet, hastalık ile kırılan toplumların zenginlerine, yöneticilerine baktığımızda bu türün örneklerine, günlük haberleri izlediğimizde soygun haberlerinin çeşitliliğine tanık olmaktayız. Davut (as) peygamberin mizanını bozan insanoğlu maalesef dünya yüzünde birçok yöntemle adaleti paramparça edip mevcut hırsızlara kapı açıp hak ettikleri cezai müeyyidelerden muaf bırakmakta.

Dünyalı olmayan bir insan dünyaya inse birkaç gün yaşayıp bazı olaylara tanık olsa ilk diyeceği söz şu olur kanımca ‘’ insanlık onuru nerede’’ . Sahi insanlık onuru nerede onu hangi maharetli hırsız çaldı da haberimiz olmadı.

Modern dünyanın en nadide mesleğine dönmüş olan hırsızlığı elbette ki içinde bulunduğu fırsatlar yaratır. Lakin bu lanet meslekten mustarip olmayan insan dünya yüzünde daha dünyaya gelmemiştir.

Umutlarımı, inançlarımı, hayallerimi, geleceğimi, bana ait olanları,  çok çalan oldu hakkım zehir zıkkım olsun.

Dünya da hırsızlıkla meşhur olmuş, yaşam hikâyesi filmlere, kitaplara tema olmuş Al Capone bir itirafında şöyle der…

“Çocukken her aksam yatmadan önce Tanrı’ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı’nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her aksam yatmadan önce Tanrı’ya günahlarımı affetmesi için dua ettim.”

Birçok hırsızlığa, cinayete, gaspa imza atıp 25 Ocak 1947 yılında cehennemin yolunu tutan Al Capone öldükten sonra nice Al Capone‘lar türedi ve hala aramızda dünyanın sefasını sürmekte.

Kutsal ramazan ayında insanların refahını, geleceğini, sofrasındaki aşını, yüzündeki gülümsemeyi, umudunu, inancını vs değerlerini çalıp ta Tanrı’dan af dileyen günümüz Al Capone’larını insanoğlunun adaletine değil yüce Allah’ın adaletine havale ediyorum.

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER