SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Fatih Atabey
Fatih Atabey

HAYATIMIZ SINAV OLMUŞ

HAYATIMIZ SINAV OLMUŞ
Bu haber 27 Temmuz 2018 - 9:54 'de eklendi ve 33 kez görüntülendi.

Yaz ayları biraz da sınav ayları. Birçok kişinin hayatını belirleyen sınavlar genellikle bu aylarda yapılıyor. KPSS, TYT, AYT, YDT, LGS… Artık birçoğunun açılımını dahi unuttuk. Adını dahi unuttuğumuz bu sınavlar ise birçok kişinin geleceğini belirliyor. O kısacık zaman diliminde kimi mühendis oluyor, kimi doktor, kimi de memur. Bazısı bu sınavlar sonrasında daha iyi bir liseye gidiyor bazısı da daha iyi bir kariyer olanağına sahip oluyor. Her şey o zaman diliminde belli oluyor yani.

Bu sınavlar oldum olası garip gelmiştir bana. Her insanın bir yeteneği olduğuna inanıyorum. İnsan bu yeteneği çerçevesinde bir meslek sahibi olmalı. Mesela herkes öğretmenlik yapamaz. Bir defa sabır işidir öğretmenlik ve öğretme becerisi de ister. Ya da herkes cerrah olamaz. El becerisi ister, dikkat ister, sabır ister cerrah olmak. Peki, bu meslekleri seçerken kişinin berecileri mi dikkate alınıyor. Hayır.

Mesela bir öğrenciyi düşünün. Daha ilkokuldan başlıyor hazırlanmaya. Her gün yeni bir sınavda başarıyı yakalamak için uğraşıyor da uğraşıyor. Hep bir gün avukat olma hayali ile çalışıyor bu sınavlara. İş geliyor üniversiteye giriş sınavına. O an psikolojisi nasıl kimse bilmiyor. Sınava giriyor ve cevapladığı sorular karşılığında bir tercihte bulunuyor. Eğer iyi puan almış ise avukat oluyor ama aksi bir durumda farklı bir mesleği seçmek zorunda kalıyor. İşte eğitim sistemimizdeki temel sıkıntılarından en büyüğü bu. İnsan hayatının birkaç dakikaya sıkıştırılması. Sizce istemediği bir mesleği ne kadar iyi yapabilir bir insan… Bu işin bir boyutu tabi. Bir de bu sınava hazırlananların ve sonuçta istediği puanı alamayanların psikolojisini düşünün.

Bir de durmadan değişen sınav sistemleri var. Artık kuşakları bile bu sistemlere göre tanımlar olduk. Ben ÖSS kuşağı gençlerindendim. Daha sonra LYS kuşağı gençler geldi. Şimdilerde ise TYT kuşağı gençler var. Her değişen bakan ya da bürokrat sonrası sınavlar da değişip durdu.  Değişen sınavlarla birlikte artan belirsizlikler ise zaten psikolojisi düzgün olmayan, bir yarış havasında hayatı geçiren bu gençlere bir darbe daha oldu. Bir üniversite kazanayım, bir meslek sahibi olayım derken potansiyellerinin farkında olmadan, gerçekten ne istediklerini bilemeden bir hayatı geçirir oldu gençler.

Yani hayatımız sınav olmuş artık. Ya sınavları geçip;  iş, meslek sahibi olacağız ya da hayat ile süre gelen kavgamız devam edecek. 2000’li yıllardan önce gençler daha bir idealistti sanki. Bu sınavların azlığından mıdır? Yoksa kamuda artan imkân ve maaşlardan mıdır?  Bilinmez ama gençlerde bu idealistlik ruh da kalmamış sanki. Artık bilim insanı olayım, araştırayım, kariyer yapayım diyen ya da özel sektörde şöyle yükseleyim böyle yükseleyim diyen bir gence rastlamak çok zor. Bütün imkânlar iş bulunabilecek bir meslek için, memur olabilmek için seferber ediliyor. Memur olma odaklı ülkemin memur ruhlu gençlerinin,  geleceklerinden ise ne kadar umutlu bahsedebiliriz, bilmiyorum…

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER