SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Ömer Tolga Güçlü
Ömer Tolga Güçlü

FUTBOL ENDÜSTRİSİ

FUTBOL ENDÜSTRİSİ
Bu haber 09 Ocak 2019 - 8:23 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

Merhaba Saygıdeğer Okurlarım,                                                                                                                                   Spor denince aklımıza ilk olarak futbol geliyor. Toplumun birçok kesimi futbola o kadar fazla ilgi gösteriyor ki, sanki başka spor dalı yokmuş gibi algılanıyor. Bu yazımda, futbolun sportif özelliklerinden bahsetmeyeceğim. Zaten o iş, benim işi değil, spor yazarlarının işidir. Ben yaşadığımız kapitalist düzenin futbolu nasıl kendi oyuncağı yaptığını ve insanlara nasıl pazarladığını belirteceğim.                                     Futbol, hayatımızın içerisine girmiş bir spor dalıdır. Hepimizin ilgisi olsun veya olmasın muhakkak tuttuğu bir takımı vardır. Özellikle fanatiklerin tuttukları takım için yapmayacakları şey yoktur. Ancak futbol kulüpleri, taraftarları birer destekçi mi yoksa potansiyel bir müşteri olarak mı görüyor, bunu çok iyi ayırt etmemiz gerek.                                                                                                                          Kapitalizmin mal ve hizmeti tüketecek kitleyi ürettiği bu yeni dönemde; turizm, boş zaman faaliyetleri ve sportif etkinlikler son derece önemli hale gelmişlerdir. Çünkü bu etkinlikler, kapitalist ekonominin arzuladığı birey tipinin üretilmesi için uygun ortamları sunmaktadır. Artık, uluslararası futbol karşılaşmaları, olimpiyat oyunları gibi devasa organizasyonlar oyunun ötesinde iş haline dönüşmüş etkinliklerdir ve bu etkinliklere katılacak olan bireylerin neyi-nasıl ve ne şekilde tüketecekleri çok önceden planlanmıştır. Bu bağlamda sporun açık işlevi kitleleri eğlendirmek ise, gizli işlevi de toplumsallaştırmak için taklit etmemizi sağlayacak rol modeller sunarak, modern dünyaya uyum sağlayan bireylerin oluşmasına yardımcı olmaktır. Yani kapitalizm bizi, tek tipleştirmektedir.               Her şeyin paraya endekslendiği, kazanılan kupaların bile getirdiği paraların çok gerisinde kaldığı bir dönemde kulüpler, tüketim toplumunun istediği gibi birer marka ve ürün haline gelmeye başlamışlardır. Trilyonlar dönmekte olduğu futbol artık basit bir oyun olmaktan çıkmıştır ve dünya ekonomisi içinde 56 katrilyonluk bir gelir kaynağı haline gelmiştir. Hiçbir program türü futbol yayınlarının kısa sürede topladığı izleyici ve parayı elde edemez. Artık futbol, kapitalist düzende tüketim endüstrisinin reklamını yaparak geniş kitlelere ulaştığı bir alan olmuş durumdadır. Yaklaşık 500 milyar dolar gibi bir cironun döndüğü futbol endüstrisinden daha çok pay elde etmenin yolu marka olmaktan geçmektedir. Bunu başarabilen kulüpler daha çok tanınma ve küresel ticaret mekanizmalarını kullanabilme gücünü de ellerine geçirmektedir. Futbol-marka ilişkisinde Türkiye kulüpleri açısından gelişmenin Avrupa’daki kulüpler kadar olmasa da benzer bir yönde olduğu görülmektedir.                                                                                                                                               Futbolun bir ‘meta’ haline gelmesi, bir marka ve ürün olarak alınıp satılmasına ve büyük paraların bu sektörde dolaşmasına neden olmakla kalmayıp ayrıca, futbol ve futbol sahalarının her türlü müdahaleye daha fazla açık hale gelmesine de neden olmaktadır. Futbolun bu yapısı; zengin ve başarılı kulüpleri daha yukarılara tırmandırırken, geri kalan kulüplerin borç batağına saplanmasına ve büyük kulüplerle baş edebilme olanaklarının tamamen ortadan kalkmasına yol açmaktadır. Futbol oyununa heyecan katan en önemli özellik, oyunun sonucunun önceden kestirilemez oluşudur. Oysa şampiyonlar ligi organizasyonlarında çeyrek final sonrasında oynanan yarı final maçları, hemen her yıl benzeri takımların mücadelesi ile sonuçlanmaktadır.                                                                                           Bugün futbol, tamamen paraya endeksli ve kapitalizmin tekeline girmiş bir spor dalıdır. Elbette para kulüpler için gerekli bir şeydir. Ancak kapitalizmin bu kadar fazla futbol sektörüne girmesi; rekabet, şiddet ve bütün olumsuzlukların yer aldığı bir spor dalına dönüşmesine neden olmuştur. Özellikle derbi maçları, sanki savaşa gidiyormuşçasına bir hava içerisinde sunulmaktadır. Böyle bir durumda da, şiddet kaçınılmaz bir durum haline gelmektedir. Bu durum kapitalizmin işine yaramaktadır. Çünkü kapitalizm, rekabet ve şiddetten beslenmektedir. Kapitalizm girdiği her şeyi mahvettiği gibi, bugün futbol oyununu da mahvetmiş ve kirletmiş durumdadır.

Normalde her yazımda, yazdığım konularla ilgili çözüm önerileri sunuyorum. Ancak, bu konuyla ilgili herhangi bir çözüm önerim yok. Çünkü, ortada çözüm diye sunabileceğim bir argümanyok. Sadece temenni olarak, kapitalizmin yıkılmasını ve futbolun samimiyete kavuşmasını dileyebilirim. Yoksa futbol da bizler de kapitalizmin tekeline girmiş bir ‘meta’ olmaktan daha fazla ileriye gidemeyiz.

Sağlıcakla Kalın…

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER