SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

 “FETÖ DAVALARINDA CİDDİ MESAFE KAT ETTİK”

 “FETÖ DAVALARINDA CİDDİ MESAFE KAT ETTİK”
Bu haber 29 Ekim 2019 - 18:24 'de eklendi.

Elazığ adli yönden nasıl bir şehir? Elazığ cezaevlerindeki doluluk oranı nasıl? Elazığ’da yeni bir cezaevine ihtiyaç var mı? Elazığ’daki FETÖ davalarının son durumu nedir? 6284 sayılı yasa aileyi koruyor mu? Bilişim suçları son dönemlerde neden arttı?  Adaletin tecellisinde vatandaşların etkisi  nedir? Tüm bu soruların yanıtı Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Osman Köse ile yaptığımız röportajın detaylarında saklı…

 

 

Röportaj: Songül DURSUN

Elazığ’a atanmasının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçen Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Osman Köse, Gazetemize Elazığ’ı adli yönden değerlendirdi.  Elazığ’ı genel olarak sakin bir şehir diye değerlendiren Köse, adaletin tecellisinde vatandaşların yardımının önemine değinerek “Vatandaşların da bize yardım etmelerini istiyoruz. Adaletin tecellisi için çok büyük fayda getireceğini bilmelerini istiyoruz” diye konuştu. Başsavcı Köse ile röportajımızın detayları ise şu şekilde…

Öncelikle Elazığ’a atanmanızın üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti. Sizden bu süreci değerlendirmenizi istesek neler söylersiniz?

“ELAZIĞ, SAKİN BİR ŞEHİR”

Birçok yerde daha önce görev yaptım. Dolayısıyla diğer il veya ilçelerle karşılaştırma imkanımız var bu anlamda. Bu şekilde karşılaştırdığımız zaman genel olarak Elazığ, sakin bir şehir. Barındırdığı nüfus sayısı itibarı ile sosyal ekonomik hareketlilikle birlikte karşılaştırdığımız zaman genel olarak suç profili itibarı ile çok sıkıntılı bir şehrimiz değil, sakin bir şehir. Tabi bu hiç suç işlenmiyor anlamına gelmiyor elbette… Gönül ister ki hiç olmasın adli olaylar. Ama öyle olmuyor maalesef yine de Elazığ bu anlamda iyi diyebiliriz. Hukuki uyuşmazlıkların olması sadece sayısal verilere bakarak bir olumsuzluk olarak görülmemesi gerekir. Bizim nüfusumuz genç ve dinamik. Genç ve dinamik nüfusun olduğu yerde ikili ilişkilerde, çok taraflı ilişkilerde mutlaka uyuşmazlıklar olur. Bu uyuşmazlıkların giderilmesi için vatandaşların adalet önüne mahkeme önüne gelmesi de tabiidir. Çok fazla eyvah nereye gidiyoruz, ne oluyoruz diye olumsuz olarak düşünmemek lazım.

Darbelere yönelik ilk soruşturmayı açan isim olarak biliniyorsunuz. Elazığ’daki FETÖ davaları ne durumda acaba?

“FETÖ DAVALARINDA ÇOK CİDDİ MESAFE KAT ETTİK”

Elazığ’da FETÖ davalarında çok ciddi mesafe kat ettik. Savcılık aşamasını büyük ölçüde bitirdik. Hiç kalmadı demiyorum ama ana davaların soruşturmaları bitti. Hatta birçoğunun yargılaması da bitti. Mahkemeler de karar verdi. Şu anda. mahkemeler de istinah ve yargıtay aşamasında  davalar. Ancak halen elimizde yaklaşık 250 civarında dosya var. Fakat bunlar delil durumu biraz daha zayıf olan ya da münferit dosyalara yani tek kişilik şüphelisi olan dosyalar… Bunlarla ilgili de yine çalışmalarımız delil toplamalarımız devam ediyor. Bittikçe de bunlarla ilgili de yine kararlarımızı veriyoruz. Mahkemelerimiz de çok sayıda karar verdi. Ana davalar diyebileceğimiz mütevelli heyeti, imam pozisyonundaki kişilerle ilgili davaları büyük ölçüde bitirdiler. Şu anda mahkemelerin elinde kalan dosya sayısının bir hayli düştüğünü söyleyebiliriz.

Ülkemizde son dönemlerde kadına şiddet,  çocuk istismarı gibi sorunlarında bir hayli fazla olduğunu görüyoruz. İlimizde bu durum nasıl?

“KADINA ŞİDDET OLAYLARINDA GİTTİKÇE ARTAN BİR SORUŞTURMA SAYIMIZ VAR”

Çocuk istismarı olayları çok fazla gelmiyor. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim ve bunu söylemekten de mutluyum. Kadına yönelik şiddet olayları var ve gittikçe de artıyor. Fakat bu konuda şunu da ihtiyaten belirtmem gerekir ki olayların sayısındaki artışla birlikte biraz da kadınlarımızın artık hak arama yöntemini ve usulünü bildikleri için aslında sayı artıyor. Eskiden de kadınlarımız belki şiddete maruz kalıyorlardı ama bu biraz aile içerisinde, toplum içerisinde kalıyordu; resmi makamlara intikal etmiyordu. Son dönemlerde bu olaylar daha fazla resmi makamlara intikal eder hale geldi. Bu nedenle sayısal anlamda gittikçe artan bir soruşturma sayımız var diyebilirim.

Artan boşanma olayları hakkında genellikle 6284 sayılı yasanın değişmesi dile getiriliyor. Siz bu konuda hem fikir misiniz? Bu konu hakkında bir değerlendirme yapabilir misiniz?

“6284 SAYILI YASA KENDİ ÖZ DEĞERLERİMİZLE BAĞDAŞMIYOR”

Ailenin korunması yasasında bizim değerlerimizle tam olarak örtüşmeyen bazı hususların bulunduğu hususu var. Böyle bir eleştiri getiriliyor. Ben de bu hususlara kısmen katılıyorum. Bu yönde bir kısım uygulamalarda sıkıntılar var. Kendi öz değerlerimizle bağdaşmıyor şeklindeki eleştirilere ben de katılıyorum. Ancak şunu belirtmem gerekir ki; Elazığ ölçeğinde bir değerlendirme yaptığımızda boşanmalarda bu yasadan kaynaklanan durumların olduğu şeklinde bir kanıya varmak için elimizde yeterli veri yok.

Toplum olarak dejenerasyona uğradığımız sürekli ifade ediliyor. Sosyolojijk travmanın suça itmesi ile ilişkilendirilmesi konusunda neler söylemek istersiniz?

SOSYOLOJİK TRAVMANIN SUÇA İTMESİ ARASINDAKİ İLŞİKLENDİRME DOĞRU MU?

Tabi biz hukukçuyuz. Adli olaylarla ilgileniyor. Bahsettiğiniz husus biraz bizim alanımızın dışına çıkan bir konu. Dolayısıyla buna cevap verdiğim zaman Cumhuriyet Başsavcısı olarak değil de kişisel fikrimi söylemiş olabilirim. Bu çünkü genel bir eleştiri. Son dönemde belki teknolojinin hayatımıza daha çok girmesi, dünyanın küçük köy haline gelmesi, iletişimin daha çok artması sebepleriyle kültürler arası iletişim daha fazla. Dolayısıyla kültürler arası iletişim çok olunca baskın olan kültür diğer kültürü etkiler. Bunun değerlendirmesi insanlara aittir. Bu etkileşim olumlu mu olmuştur, olumsuz mu olmuştur. Ama bunun etkisi vardır tabi meydana gelen sosyal olaylarda işlenen suçlarda, suç türlerinde mutlaka etkisi vardır.

Son zamanlarda bilişim ve internet suçları da arttı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

“BİLİŞİM SUÇLARININ AYDINLATILMASI GÜN GEÇTİKÇE ZORLAŞIYOR”

Son zamanlarda arttığı doğrudur. Özellikle ekonomik ve ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerlerde bu daha da yüksektir. Ben Elazığ’a gelmeden Bursa’da görev yaptığım için az çok Bursa’daki suç profilini de biliyorum. Çünkü artık vatandaşlar (kötü niyetli kişileri kast ediyorum)teknolojiyi ve hızlı iletişim araçlarını kullanarak iyi niyetli vatandaşlarımızı kolaylıkla ve daha çabuk kandırabiliyorlar. Bu dolandırıcılık suçlarına vücut veriyor. Yine bunun başka bir sıkıntısı bu yöntemle işlenen suçların aydınlatılması, sanıkların yakalanıp mahkeme önüne çıkarılması hususu da zorlaşıyor gittikçe. Çünkü bazen sınırı aşan yöntemlerle işlenen suçlar var. Sanal alem üzerinden işlenen suçların bir kısmında faillerTürkiye’de bile değil. Bu kişilere ulaşmak bunları yargı önüne çıkarmak bir hayli güçleşiyor. Bununla ilgili belki gelecek dönemde yasal düzenlemeler olacak. Yine ülkeler arası suçla mücadele anlamında ikili ve çok taraflı anlaşmalar da yapılıyor ve yapılacak da bundan sonra. Aksi halde bunlarla baş etme çok zor.

Uyuşturucu ile mücadelede kolluk kuvvetlerimizin büyük mücadeleleri olmasına rağmen sürekli İlimizde bu anlamda yakalanmalar, tutuklanmalar söz konusu. Bu konuda bilgi verebilir misiniz? Toplum olarak nerede eksik kalıyoruz? Bu konuda neler yapılabilir?

“UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE TOPLUMUN AYDINLATILMASI GEREKLİ”

Uyuşturucu ile mücadelenin adli boyutunu biz yerine getiriyoruz. Ama elbette adli boyutun ötesinde bir de sosyolojik sonuçları var bunun. Gençlerimize, çocuklarımızın bu konuda mutlaka aydınlatılması, farkındalığın artırılması gerekir. Sadece devlet eliyle değil, buna gönül vermiş sivil toplum örgütleri ile de iş birliği yapmamız gerekir. Çünkü biz sadece yakalayabildiğimiz kişilere işlem yayabiliyoruz. Ama yakalayamadığımız kişiler hala bu suçu işlemeye devam ediyor. Özellikle Elazığ ölçeğinde söylüyorum, ana yol üzerinde bir geçiş güzergâhı olması sebebiyle başka bölgelerde işlenen veya bir başka bölgeye nakledilmesi amaçlanan uyuşturucular bu bölgeden geçiyor. Zaman zaman yakalıyoruz. Bu konuda güvenlik güçlerimiz ciddi çalışma içerisindeler çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Ancak uyuşturucuya talep olduğu müddetçe bir şekilde bunu piyasaya arz eden kişiler de hep bulunacaktır. Cezai müeyyideler bir yere kadar faydalı oluyor ancak yeterli değil. Özellikle toplumun aydınlatılması gerekir. Bunu hangi kişiler hangi Saiklerle bunu kullanıyor. Bunu tespit edip bu kullanma Saiklerine, uyuşturucunun fayda vermediğinin iyice anlatılması ve farkındalığın artırılması gerektiğini düşünüyorum. Burada medyaya, devletin diğer kurumlarına da, sivil tolum kuruluşlarına da iş düşüyor.

Elazığ’daki mevcut cezaevlerindeki doluluk oranı ne durumda? Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?

“CEZAEVLERİMİZİN DOLULUK ORANI YÜZDE 98’LERDE”

Elazığ’daki cezaevlerinde yaklaşık olarak, 2bin 800 civarında hükümlü, tutuklu barındırıyoruz. Bilindiği üzere Malatya yolu üzerinde bir kampüs şeklinde cezaevimiz var.  Bu kampüsün içerisinde 6 tane cezaevimiz var. Biri açık cezaevi olmak üzere, 2 tane yüksek güvenlikli bir T tipi bir E tipi bir de kadın kapalı cezaevimiz var. Bir de yaklaşık bir buçuk ay önce açılan Sivrice’de kadın açık cezaevimiz var. Bir de şehir merkezinde Çocuk Islahevimiz var. Toplam sayı 2 bin 900 civarında hükümlü ve tutukludan oluşuyor. Yaklaşık bin civarında da infaz koruma memurumuz var, Kampüsümüz büyük olduğu için civar illerden de ilçelerden de çok sayıda tutuklu, hükümlü buraya naklediliyor. Çünkü yüksek güvenlikli cezaevi birçok ilde henüz yok, merkez olarak burası seçildiği için buraya yapıldı. Şu an  itibarı ile cezaevlerimizin doluluk oranı  yüzde 98’lerde diyebilirim. Yani kapasitenin üstünde değiliz henüz ama sınıra da yaklaştık.

Peki, yeni bir cezaevi yapılması planlanıyor mu?

Şu an itibarı ile Elazığ için böyle bir proje yok. Sivrice açık cezaevimiz zaten yeni açıldı. Şu anda 110 civarında mahkûmumuz var onun kapasitesi zaten yaklaşık 400 dolayısıyla zaten kapasitesinin altında. Ama yeni başladığı için böyle, muhtemelen bir, bir buçuk yıl içerisinde kapasitesine ulaşır. Civar illerde inşaatlar devam ediyor, yani bakanlık bu planlamayı yaparken zaten her ilin ilçenin şartlarını gözeterek yapıyor. Şu anda Diyarbakır’da var, yeni inşaat bitmek üzere. Ama Elazığ için şu anda hali hazırda böyle bir proje yok.

Hukuk fakültelerinin artış göstermesi hakkında neler söyleyeceksiniz?

“AVUKATLIK MESLEĞİNDE KALİTENİN DÜŞMESİ YARGISAL FAALİYETİ OLUMSUZ ETKİLEYECEKTİR”

Hukuk fakültelerinin artması zaten genel olarak baroların yaptığı bir eleştiridir. Kalitenin düştüğü şeklinde bir eleştiri vardır. Bununla ilgili şu anda mecliste yasalaşan ama henüz onaylanmayan bir yargı paketi var. Orada baroların da çalışmasıyla bakanlığın desteği ile bir madde eklendi ve bundan sonra hukuk fakültelerine ilk 100 bine giren öğrenciler tercihen girebileceklerdir. Böylelikle biraz daha seviyenin, kalitenin artırılması amaçlanmaktadır. İnşallah önümüzdeki günlerde bunu göreceğiz. Tabi çok sayıda hukuk fakültesi açılınca çok sayıda mezun oluyor. Çok sayıda mezun olması bir yönü ile belki hakim savcı seçerken çok sayıda kişi seçerken en iyisini seçmiş oluyorsunuz. Sanki bu yönüyle biraz daha iyi gibi görünebilir ama seçilemeyen kişiler bu sefer başka mesleklere yönelmiş olacaklar. O zaman da avukatlık açısından eleştiriler gelebilir. Yeterli hukuk eğitimi, kaliteli hukuk eğitimi görmeyen kişilerin avukatlık yapması nasıl karşılanacak; çünkü avukatlık mesleği de nihayetinde yargısal faaliyetin diğer bir yönü, sacayağının bir diğeri konumunda… Dolayısıyla orada kalitenin düşmesi yargısal faaliyeti de olumsuz etkileyecektir. Bunu sadece hakim savcı olarak görmemek lazım.

Elazığ genelinde hukuk davaları mı ceza davaları mı daha fazla? Hukuk davalarında hangileri daha fazla ceza davalarında hangileri daha fazla?

“CEZA DAVALARININ BİRÇOĞUNA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLİYOR”

Hukuk davaları ile ilgili istatistikler şu anda elimde yok, genellikle yılsonunda istatistik bilgileri elimize geçiyor.  Toplamda düşündüğümüzde hukuk davaları daha fazladır. Bu doğal bir şey zaten; birçok bölgede bu böyledir. Çünkü ceza davaları aslında istisnaidir. Asıl olan insanların suç işlememesidir. Yani doğal olarak insanlar normalde suç işlemez suça karışan insan sayısı azdır. Ceza davası da o yüzden azdır. Ama herhangi bir suça karışmadığı halde insanlar arasında hukuki anlaşmazlıklar olabilir. Boşanma olabilir, ticari faaliyet sebebiyle alacak-verecek ilişkisi olabilir, bazen kamulaştırma olabilir, trafik kazasında aracınız hasar görebilir ve aracınızın hasar bedelini isteyebilirsiniz; dolaysıyla hukuk davalarının fazla olması doğaldır. İşin niteliğinden kaynaklanıyor. Elazığ’da da böyle… Ceza davaları itibarı ile sayısal veri verebilirim. Yılda yaklaşık 24 bin civarında bir soruşturma yapıyoruz ceza davası olarak. Dolayısıyla il nüfusunu da göz önünde bulunduracak olursak aslında bu çok fazla da değil. Binlerle ifade ediyoruz ama bunların yaklaşık yarısına zaten biz takipsizlik kararı veriyoruz. Bize adli olay şeklinde intikal etmesine rağmen biz araştırma sonucunda ya durumun suç oluşturmadığına karar veriyoruz; ya da şikâyete tabiyse taraflar şikâyetten vazgeçtiği için biz soruşturma açmıyoruz.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

“ADALETİN TECELLİSİ İÇİN VATANDAŞLARIN DA BİZLERE YARDIM ETMESİNİ İSTİYORUZ”

Elazığ’da şu an itibarı ile adli anlamda çok ciddi bir sıkıntı görünmüyor. Zaten kurumlar arasında, valiliğimiz ile jandarma ile emniyet ile çok güzel bir uyumumuz var.  Vatandaşlarımızdan öncelikle şunu isterim: En küçük bir şeyi yine bize veya kolluk kuvvetlerine intikal ettirilsin. Değerlendirilmesini mutlaka biz yapalım. Bazen hakikaten basit bir olayın altında büyük bir olay yatıyor olabilir. Dolayısıyla vatandaşlarımız bunları ihbar etmekten çekinmesinler. Çünkü vatandaşlarımızın yardımı olmazsa bizim yapacağımız işlemler eksik kalır. Bir mahallede olay oluyor. Biz soruşturmasını yapacağız ama vatandaş tanıklık yapmaktan çekinirse bizim onu sağlıklı bir şekilde ortaya çıkarabilmemiz çok zor olur. O bakımdan vatandaşların da bize yardım etmelerini istiyoruz. Adaletin tecellisi için çok büyük fayda getireceğini bilmelerini istiyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER