SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Düven: Gazeteci ön yargılarından arınmış olmalı!

Düven: Gazeteci ön yargılarından arınmış olmalı!
Bu haber 16 Aralık 2018 - 16:37 'de eklendi ve 42 kez görüntülendi.

Türk ve İngiliz kültürleri arasında bir köprü görevi kurmaya çalışan kendisini bir elçi olarak gören bir basın mensubu… Turkuaz Medya Londra Muhabiri Alpaslan Düven ile  geçtiğimiz günlerde gazetemize yaptığı ziyarette tanışma şansı bulduk. Bizi kırmayarak yaptığımız söyleşide gazetecilikten Elazığ’a birçok konuya değindi. Düven, gazetecinin ön yargılı olmaması gerektiğini, ön yargının bir gazeteciye yakışmayan bir yaklaşım tarzı olduğunu ve ön yargısı olan bir gazetecinin iyi bir gazeteci olamayacağını söyledi.

 

 

Röportaj: Songül DURSUN

“Taraf olmayan bertaraf olur. Muhakkak ki bir gazeteci halktan yanadır. Biz de böylelikle bir tarafız” diye konuşan Alpaslan Düven gazetecilik mesleğinin inceliklerini gazetemiz Fırat’a anlattı. Turkuaz Medya Londra Muhabiri Alpaslan Düven ile yaptığımız samimi söyleşimizden kesitler ise şu şekilde:

Okuyucularımıza kendinizi tanıtabilir misiniz?

“TÜRK VE İNGİLİZ KÜLTÜRLERİ ARASINDA KÖPRÜ GÖREVİ KURMAYA ÇALIŞAN BİR ELÇİYİM”

Alpaslan Düven 1974 Elazığ doğumluyum. 20 yıldan fazla bir süredir İngiltere’de yaşıyorum. Gazetecilik mesleğine 1993’lü yıllarda yerel gazetelerde başladım.1995 yılında Sabah gazetesi polis istihbarat muhabiri olarak profesyonel olarak görevime devam ettim. Askerlik görevimi yaptıktan sonra tekrar Sabah gazetesi ve Kent TV’in hem İstanbul hem Ankara Başbakanlık muhabirliğini yaptım. Onun dışında İçişleri Bakanlığı Darülaceze ve Darülaceze Vakfında Basın ve Halkla İlişkiler görevinde bulundum. Arkasından önce Fransa ve sonrasında ise İngiltere’ye giderek bu bölgelerde uzun yıllardır gazetecilik mesleğimi icra etmeye devam ediyorum. İngiltere’de Doğan Haber Ajansı Hürriyet Londra muhabiri olarak görev yaptım.  Şu anda Turkuaz Medya Sabah gazetesi A Haber, ATV, A Para TV Londra muhabiri olarak görev yapmaktayım. Aynı zamanda Takvim gazetesinde de yazıyorum. Türk İngiliz Gazeteciler Birliğinin de Başkanlığını yürütüyorum. Londra Üniversitesi’nde Gazetecilik ve Medya eğitimi aldım. Bunların dışında uzun yıllardır Türk ve İngiliz kültürleri arasında bir köprü görevi kurmaya çalışan kendisini bir elçi olarak gören bir basın mensubuyum.

Gazetecilik mesleğinde başarılı olmuş birisi olarak başarınızın sırrını öğrenebilir miyiz? Bu anlamda kendinize bir vizyon çizdiniz mi?

“VİZYON ÇİZMENİN GEREKLİLİĞİNİ YENİ YENİ ANLADIK”

Her gazeteci biraz emek verince biraz emek harcayınca başarının ne olduğunu zamanla kavramaya başlıyor. İlk başlarda hiçbirimiz başarının ne olduğunu düşünmüyoruz. Sadece odaklandığımızın hedefler oluyor. Vizyon çizme noktasında biz ileri bir toplum değildik yeni yeni vizyon çizmenin gerekliliğini anladık. Benim dönemlerimde bir vizyon yoktu ama bir hedef vardı. Açıkçası ailemin de yurt dışlında olmasından dolayı ben yurt dışına çıkıp ben bunu daha da ilerletebilirim mantığım vardı. Sonradan Fransa ve İngiltere söz konusu olunca bir vizyon sahibi olduğumu düşünmeye başladım. Daha mantıklı bir şekilde düşünmeye başladım. Zamanla Onun üzerine kurduğum bir temel oluşmaya başladı. İngiltere’de gazeteci olmanın en iyisini yapabilmenin örnek olabilmenin mantığını geliştirdim kendimle ve bu mantıkla devam edince kendime bir vizyon çizmişim ve bu vizyon üzerinden devam ediyorum demeye başladım ama gençler şimdi bunu daha mantıklı düşünüp yapıyorlar. Onlar vizyonun ne olduğunu çok iyi biliyorlar. Vizyon geliştiriyorlar ve onun üzerinden ilerliyorlar. Öyle de olması gerekiyor. Her şeyin bir alt yapısı muhakkak olmalı… İleride bir ayağınızın çukura düşmemesi için, ayağınızın üzerinde durabilmeniz için her zaman bir alt yapınız, bir vizyonunuz olmalı ve öyle ilerlemelisiniz.

Gençlere önerileriniz olacak mı bu konuda?

“ÖN YARGISI OLAN, İYİ BİR GAZETECİ OLAMAZ”

Ben genç meslektaşlarıma şunu söylemek istiyorum; yabancı dil konusunda kendilerini geliştirsinler. İngilizce de çok önemli bir dil ancak son zamanlarda yükselen bir dil olarak Çince karşımıza çıkıyor. Çince öğrensinler bunun dışında çok okumaları gerekiyor. Yeni çıkan kitaplar eski kitaplar araştırmaları gerekiyor. Özellikle tarihsel araştırmalara çok girsinler. Hiçbir şeye ön yargı ile yaklaşmasınlar. Ön yargı bir gazeteciye yakışmayan bir yaklaşım tarzıdır. Ön yargısı olan iyi biri gazeteci olamaz. Aynı zamanda gazetecinin egosu da olmamalı ki herkesle rahatlıkla diyalog kurabilsin. Herkesle diyalog kurabilen bir gazeteci iyi bir gazetecidir. Her tanıştığı ile de iletişim bilgilerini paylaşabilmeli ve iletişim bilgilerini almalıdır ki bu da onu her noktaya ulaştırabilir. Bunlar bir gazeteci için önemli kriterler. Bunun dışında yurt dışına çıkmaya çalışsınlar oradaki yaşam koşullarını oradaki hayat şartlarını görsünler bunlar da çok önemli. Sürekli tur yapsınlar. Yerelde kalmasınlar. Yerelde de çalışıyor olsalar da uluslararası düşünce yapısına sahip olmaları bir perspektif sahibi olmaları gerekiyor.

Gazetecinin tarafsız olması noktasında neler söyleyeceksiniz? Bir gazeteci tarafsız olmalı mı?

“GAZETECİ, HALKIN YARARINA OLANI SAVUNUR”

Büyüklerimizin bir sözü vardır. “Taraf olmayan bertaraf olur” Muhakkak ki bir gazeteci halktan yanadır. Biz de böylelikle bir tarafız. Halktan yana olan bir gazeteci de her zaman tarafı ile saygı görür. Yani belli bir kurum ve kuruluşa hizmet etmek zorundayız. Çünkü onlar bizi işe almıştır, onlara hizmet ediyoruz. Onların da belli bir ideolojisi vardır ama en önemlisi burada halkın çıkarına olan ideolojiler yaklaşımlardır. Gazeteci halkın yararına olan ideolojiyi ve yandaşlığı savunur. Öyle olmalı. Her ne kadar özel sektörde çalışsak da sonuç itibarı ile halka hizmet etmek, doğru habere odaklanmak öncelikli olmalı. Doğrudan yana yandaşsanız evet…

Türkiye’nin önemli gazetecileri ile çalışma imkânınız oldu. Kendinize örnek aldığınız isimler oldu mu?

“DOĞRUDAN YANA OLAN TÜM GAZETECİLERE HAYRANLIĞIM VARDIR”

Türkiye’de o kadar çok değerli, kıymetli gazeteciler var ki, yalnız bunlar arasında tabii yabancı gazeteciler de var. Yurt dışında bulunduğum için yabancı gazetecilerden de çok örnek aldığım insanlar var. Mesela İngilizlerden örnek vermek isterim; Robert Fisk,  Ortadoğu uzmanıdır; müthiş bir gazetecidir, savaş bölgelerinden yayın yapar. Bizde de bunun gibi sayısız örnek var. Türkiye’de de mesela bizim yıllarımızda Uğur Mumcu gibi gazetecilere hayran olmamak imkânsızdı. Ben bir ara da um:ag  (Uğur Mumcu ile Araştırmacı Gazetecilik Vakfı ) üyesiydim. Yani doğrudan yana olan tüm gazetecilere hayranlığım vardır her zaman… Türkiye’de şu isim ya da bu isimden ziyade çok sayıda kalemi güzel olan, güçlü olan iyi yazan gazeteciler var hepsi doğrudan yana iyi yazdıkları için onlara hayranlık duyuyorum. Kendini aşmış bir diyalektiği olan perspektifi olan ve evrensel düşünen gazeteciler benim daha çok hoşuma gidiyor. Ama ben hayranlıktan ziyade ilgi duyduğum çok gazeteci var hepsi de meslektaşım, emektar gazeteciler ve doğruları yazıyorlar. Ben doğru yazdıkları ve sürekli araştırdıkları ve bilmediğimiz şeyleri gündeme getirdikleri için hayranlık duyuyorum açıkçası…

Elazığ’a yıllar sonra gediniz, yıllar sonra görme imkânınız oldu. Elazığ’ı nasıl buldunuz?

“ELAZIĞ, BEKLEDİĞİMDEN DAHA İLERİDE ÇOK DAHA GELİŞMİŞ”

Elazığ beklediğimden daha ileride çok daha gelişmiş bir yer olarak buldum. Çünkü ben köy gibi düşünüyordum. Elazığ aslında normal şehir dediğimiz yapıya kavuşmuş durumda. Yolları ile doğası ile özellikle söylemeliyim temiz bir havası var, yeşili de mümkün olduğunca fazla güzel… Umarım bundan sonra mimariye çok fazla izin vermezler. Mimari burada durdurulursa çok iyi olur. Tarihi kalıntıların çok daha araştırılması için mimari çalışmaların yapılmasını tavsiye ederim. Çok yüksek apartmanlara izin asla verilmesin. Halk tepkisini ortaya koymazsa burada belediyeler kendi bildiğini okur. Halkın tepkisini koymadığı yerlerde belediyenin sözü geçer. Halkın buna izin vermemesi gerekir. Bahçeli evlerin sayısını artırın. Özellikle bahçeli evler yapılmasını isteyin. Metro yapılması için biraz belediyeye baskı yapılabilir. Tanıtım noktasında biraz yetersizlik görüyorum. Ürünlerinin yurt dışında tanıtımı oldukça önemli… Bunun da alt yapısı önümüzdeki günlerde daha da hızlanacak biz de elimizden geleni yapacağız. Diğer şehirlere oranlara bence Elazığ daha da iyi bir durumda  yani 3-0 önde gidiyor diyebilirim.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler olacak mı?

“BAŞKAN YANILMAZ’A TEŞEKKÜR”

Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’a Elazığ’a gelmeme, benim yıllar sonra hemşehrilerimle buluşmama vesile olduğu için çok teşekkür ediyorum. Ben 44 yıl sonra doğduğum şehre geri döndüm. Burada olmak, Elazığlıları yakından görmek, tanımak, benim için gerçekten çok anlamlı ve çok sevindirici. Bütün Elazığlılara sizlerin aracılığı ile selamlarımı iletiyorum. Özellikle Londra’da yaşayan Elazığlılar adına değerli hemşehrilerimizi yürekten sevgilerimle selamlıyorum.

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER