SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Baş

 DİKTATÖRÜN SONU

 DİKTATÖRÜN SONU
Bu haber 28 Kasım 2019 - 8:03 'de eklendi.

Hasbihâl                                                    

Elazığ Milletvekili Gürsel Erol 12 Eylül darbe döneminin lideri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in adının okul, cadde, sokak, mahalle, köy ve kışlalardan silinmesi konusunda verdiği araştırma komisyonu kurulması talebi meclisteki tüm partilerin desteğini aldı.

Sayın vekilimi yürekten kutluyorum.

Çok yerlere bir diktatörün isminin verilmesi ve bu ismin meydanlarda, okullarda, kışlalarda cadde ve sokaklarda yaşatılması bu ülkeye yakışmıyordu.

12 Eylül ülkemizin bir talihsizliğidir.

Demokrasi ayıbıdır.

Demokrasiyle uzak yakın ilgisi yoktur.

12 Eylül bu ülkeye kan ve gözyaşı getirmiştir.

12 Eylül bu ülkeyi elli sene geriye götüren talihsiz bir darbedir. Darbelerinde demokrasilerde insan hak ve özgürlüklerinde yeri yoktur.

***

İsterseniz Sayın Erol’un bu konudaki sözlerine kulak verelim.

Sayın Erol diyor ki!…

“Evren’in suçu Ankara 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde sabit görülmüştü, kendisi ise Yargıtay sürecinde vefat etmişti. O aşamada ölmeseydi zaten Askeri Ceza Kanunu uyarınca Genelkurmay başkanı rütbeleri de sökülecekti. Kendisi, binlerce insanın kaderiyle oynamış, işkenceden geçirmiş, yargısız infazlar gerçekleştirmiş, insanların mağduriyetlerinden dolayı yurtdışına kaçmalarına sebep olmuş biridir diyerek bu darbenin mimarı Kenan Evren’i anlaşılır bir dille tarif etmiştir.

***

Bendeniz 27 Mayıs ihtilalinde on altı yaşında bir öğrenci 12 Eylül ihtilalinde de otuz altı yaşında bir devlet memuruydum.

Her iki ihtilali de dün gibi hatırlar hatırladıkça da ülkeyi bu hale getirenlerden nefret ederim.

Her iki ihtilalin de sebeplerini çok iyi bilirim.

Sebep ne olursa olsun her sorunun çözüm yeri parlementodur.

Çözümü parlemento dışında aramak demokratik ülkelerde olmaması gerekir.

27 Mayıs ihtilalinden sonra ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları yargılanırken radyolarda “Sanıklar getirildiler bağlı olmayarak yerlerine alındılar” sözü hâla bu günü hatırlayanların içerisinde sağ olmayan bir yaradır.

12 Eylül’de bunun başka bir versiyonudur.

Parlementoyu kapatacaksın siyasi parti liderlerini eften püften sebeplerle ceza evine atacaksın, demokrasiyi askıya alacaksın, en az elli kişiyi idam, yüzlercesini mahkum edeceksin ve her gece ekranlarda “Kaybolan otoriteyi yeniden kazanmak adına yönetime el koyduk” diyeceksin.

Olmaz olsun böyle bir yönetim şekli.

***

12 Eylülde gece yarısı bir hastamı hastaneye götürdüm. Hastamı hastaneye yatırdıktan sonra evime dönüyordum. Bir köşeyi dönünce önüme 20-30 kişilik asker ve polis çıktı. Arabamı durdurdular “İn aşağı” dediler indim “Yere yat” dediler yattım eğer şimdiki gibi kalp hastası olsaydım sizleri temin ederim ki hayatımı kaybetmiştim.

12 Eylül’de nice gençler  “Kapı altı” dediğimiz o karanlık dehlize alındı günlerce, aylarca orada kaldı. Yanına hiç kimsesi gidemiyor hiç kimse bir haber alamıyordu. Serbest bırakıldıklarında da akılları gel-git oluyor çok geçmeden vefat ediyorlardı.

Suçlu suçsuz milyonlarca insanımızın hayatını kararttılar.

12 Eylül bir generalin ki (Şanlı ordumun değerli generallerini tenzih ederim) diktatörlük hevesinin hayata geçirilmesiydi.

“Astığım astık, kestiğim kestik” dönemiydi.

Hak, hukuk ve adalet diye bir şey yoktu.

Çünkü diktatörlüklerde hak, hukuk ve adalet yoktur. Demokrasi ve hürriyet hiç yoktur.

Bir sözle veya bir düdükle hayat durur, ocaklar söner.

Yazamazsın, çizemezsin, gerçekleri söyleyemezsin.

Allah bu gibi günleri bu ülkeye bir daha nasip etmez İnşallah.

***

12 Eylülden bu güne Otuz dokuz yıl geçti. Otuz dokuz yıldır bu diktatörün isimlerinin cadde ve sokaklarımızda, okullarımızda, kışlalarımızda yaşatılır olması darbelere sempati duyulmasından başka bir şey değildir.

12 Eylülde uzun sure cezaevlerinde çürüyen, idam edilen insanlarımızın ahı hâla göklere çıkarken Kenan Evren isminin yaşatılması akla uygun bir şey değildir.

Bu önergeyi yüce meclise sunan vekilimiz Gürsel Erol’u ve bu öneriyi kabul eden bütün siyasi partilerimizi yürekten kutluyorum.

Unutulmasın ki her ihtilal ülkeyi elli sene geriye götürür ve en iyi askeri yönetim en kötü sivil yönetimden kat be kat kötü bir şeydir.

Sebep ne olursa olsun demokrasilerin intikaya uğratılması, bir ülkenin kayıp yıllarıdır.

Rabbim bizlere bu gibi karanlık yılları bir daha yaşatmasın.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER