SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

DEĞERLİ MADENLERİMİZİ, DEĞERSİZLEŞTİRDİK Mİ?

DEĞERLİ MADENLERİMİZİ, DEĞERSİZLEŞTİRDİK Mİ?
Bu haber 16 Aralık 2019 - 17:28 'de eklendi.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Elazığ Temsilcisi Mehmet Rojbin Bingöl ile ilimizin maden kaynaklarını ve bunların kentimize olan katkılarını konuştuk. Dünya literatürüne giren madenlerimiz olsa da bunlardan yeterince faydalanamadığımızı iddia eden Bingöl, “Bölgemizde altın var ve bu bulundu demek Amerika’nın yeniden keşfi olur. Keban ve Ağın’da da altın var. Lakin vurkaç madenciliği yüzünden elimizin altındaki madenlerin değeri bilinmiyor” dedi. Bingöl’ün bu söylemleri de; gerçekten bizler değerli madenlerimizi değersizleştiriyor muyuz? Sorusunu akıllara getirdi.

 

 

Röportaj: Kübra TÜRKAN

TMMOB Maden Mühendisleri Elazığ Temsilcisi Mehmet Rojbin Bingöl, ilimizin sahip olduğu maden değerleri ile ilgili çok önemli bilgiler paylaştı.  Bingöl ile hem son derece keyifli hem de bir o kadar bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimizin ilk kesitine yansıyanlar ise şöyle oldu…

Öncelikle kendinizden ve odanızın faaliyetlerinden kısaca bahseder misiniz?

“MADEN MÜHENDİSİ ARKADAŞLARIN SORUNLARINA EĞİLİYORUZ!”

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Elazığ İl Temsilciliği görevini yürütmekteyim. Yaklaşık 11 ya da 12 yıldır; il temsilciliğini yapmaktayım. Odamızın en büyük desteği ilimizdeki ve ilçemizdeki Maden Mühendisleri arkadaşlarımızın çeşitli sorunlarını resmi evrak olsun ondan sonra atamaları ve iş bulmaları konusunda kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince kendilerine faydalı olmaya çalışıyoruz. Tabi il temsilciğin dezavantajları çok.  Kendimize ait bir bütçemiz olmadığı için; bir irtibat büromuz yok. Şirketimizin yerini il temsilciliğimize de tahsis ettik. Bizler Diyarbakır şubeye bağlıyız. Bazı arkadaşlarımızın; Diyarbakır’a giderek odaya kayıtta ve odaya bağlı evraklar almada sıkıntılar yaşıyor ama bize ulaştıkları an biz onların sorunlarını daha çabuk çözüme kavuşturuyoruz. Ayrıca çalıştıkları firmalar ile ilgili ücret konularında ya da hukuksal bir sorun yaşadıklarında da bu konularda yardımcı oluyoruz. Ücretlerini alamayan arkadaşların, ücretlerini almalarını sağlıyoruz.  4 Aralık Dünya Madenciler Günü gibi günlerde talep olduğu zaman çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Bu 4 Aralık’ta İsmet Paşa İlkokulu 3. Sınıf öğrencileri ile biraya gelerek güzel bir etkinlik gerçekleştirdik.

Şahsınız ve oda olarak yerel basınla ilişkileriniz nasıl?

“YEREL BASINIMIZLA İÇLİ DIŞLI OLACAĞIZ!”

Basın mensupları ile ilişkilerimizi iyi tutmak istiyoruz. Zaman zaman bizim eksikliklerimiz bu noktada olabilir ama bizler yerel basın emekçilerini de çok önemsiyoruz. Gazetecilik normalde çok zor kaldı ki yerel basında gazeteci olmak çok daha zor. Her meslekte olduğu gibi sizler de cinsiyet ayrımcılığı söz konusu. Önümüzdeki günlerde yerel basınımızla daha çok içli dışlı olacağız. Çünkü Elazığ bir maden şehri.

 

Sizinde ifade ettiğiniz gibi kentimiz bir maden şehri, peki bu Maden Elazığ’ımıza kazandırıyor mu son yıllarda madendeki ihracat verilerimizde düşüş gözleniyor. Bu konuya biraz açıklık getirir misiniz?

 

DÜNYA LİTERATRÜNE GİREN MADENLERİMİZ VAR AMA…***

Şimdi Elazığ’ın dünya literatüründe yer alan madenleri var. Elazığ Vişne Mermeri ve Krom yataklarımız dünya literatürüne girmiş durumda.  Yani dünyanın neresine giderseniz gidin; Yer bilimleri ile ilgili bir bölüm okunduğunda; Maden Yatakları Dersinde muhakkak bunlar geçer. Elazığ, bunlardan tam manası ile faydalanıyor derseniz maalesef faydalanmıyor. Elazığ’a çok fazla artı katma değeri yok. Hem Maden kanunundaki eksiklikler hem de yatırımcı firmaların Elazığ’dan çok fazla yatırım yaratamıyor oluşundan kaynaklanıyor. Elazığ’da olan yer bilimcilerden çok fazla faydalanmıyorlar. Bünyesinde mühendis bulundurmaları da daimi nezaretçi de ve ayrıca 2017 yılında YTK’lerden de yani Yetkilendirilmiş Tüzel Kişilik firmalarından da destek almak zorundalar.

 

“KENDİ ŞEHRİNİZİN İNSANINDAN FAYDALANIN!”

Elazığ’da ve civar illerde bu desteği alan firmaların % 75’i- % 80’i Ankara’dan ya da ta gidip Türkiye’nin bir ucu Manisa’dan YTK hizmeti almakta. Şimdi kendi şehrindeki ya da civar ildeki YTK’ler tercih edilmiyor. İlimizde 3 firma YTK sertifikasına sahip. Bu üç firma ciddi bir rakam ve Elazığ’daki bütün firmaların ihtiyacını giderebilirler. Eğer kendi bölgesine kazandırmak istiyorlarsa böylesi döngülere dikkat etmeliler. Buradaki yatırımcılar, burunlarının ucundaki firmalardan destek aldıkları zaman kendileri açısından daha faydalı olur. Ben buradan şunu ifade etmek istiyorum; Madencilik sektöründe faaliyet gösteren iş insanları lütfen kendini şehrinizin dinamiklerinden faydalanın. İş insanlarımızın buradaki YTK’lerin dedikleri ile hareket ederlerse kazanan kendileri olur.

 

Maden ilçemizde maden firmasından kaynaklanan doğal olmayan bir heyelan riski yaşadık. Bir de son günlerde Keban ilçemizde siyanür kullandığı gündeme geliyor. Peki siyanür kullanımı ne derece tehlikeli?

 

“SİYANÜR İLE SADECE MADEN AYRIŞTIRILIR VE ALTIN AYRIŞTIRILMASINDA KULLANIMI KAÇINILMAZDIR!”

Yer bilimcisi ile diyaloğa girildiği zaman siyanürle maden arama sorusu ilk beş sorudan biridir. Öncelikle siyanür ile maden arama olmaz bunun altını net bir şekilde çizelim. Bizler Kaz Dağlarındaki altın madeninde Kanadalı bir firmanın altın çıkarıyor oluşuna da siyanüre de karşıyız.  Şimdi konuya dönecek olursak; siyanür havuzları ve tankları söz konusudur. Altın çıkarılacak olan yerdeki malzeme elekten geçirilir ve sonrasında ise siyanür havuzunda bekletilir. Toprak ile değerli metalik madeni ayrıştırır. Siyanür doğru kullanıldığı zaman yani siyanür havuzlarını doğru yaptığınız zaman sızdırmazlıkları tam anlamıyla önlemini aldığınız zaman çevreye bir zararı yok. Bugün biz evimizde temizlik yaparken bir çok kimyasal ürünü kullanıyoruz. Örneğin; tuz ruhu çok tehlikeli bir kimyasaldır. Sizler evinizde bunu kullanırken; bir litre tuz ruhunu bir anda havalandırma yapmadan kullanırsanız büyük bir katliam yapmış olursunuz. Bu şekilde düşünün. Siyanür havuzlarında her şey olabilir ama bunlar dört dörtlük yapıldığı zaman tehlikesi kalmaz. Şu an kutu meyve sularında çok düşük bir miktarda da olsa siyanür var. Siyanür madenciliği yapan firmaları savunmak için söylemiyorum.  Gelişmiş teknolojiler geliştirilebilir ama altın ayrıştırılmasında siyanür kaçınılmazdır.

 

İlimizde altın rezervi var mı yani bu iddialar doğru mu?

“BÖLGEMİZDE ALTIN VAR, BULUNDU DEMEK AMERİKA’NIN YENİDEN KEŞFİ OLUR!”***

Çok önemli bir haber ve doğrudur. Bulundu demek Amerika’nın yeniden keşfi gibi olur. Çünkü bu bölgede altın var. Niye ve nasıl var derseniz ona da açıklık getirelim. Bakın Erzincan, Tunceli ve Elazığ aynı fay hattı üzerinde; bugün Keban’da da, Ağın’da da,  Pertek’te de ve Ovacık’ta da altın var.

 

Altın rezervimiz olduğunuzu ifade ediyorsunuz peki bu zamana kadar biz böylesi değerli bir madeni neden değerlendiremedik?

“YER BİLİMCİLERİNE ÖNEM VERİLMEDİ, MADEN’DEKİ BAKIR TESİSİ PERİLİ KÖŞKE DÖNDÜ!”

Biz bunları neden değerlendiremedik biliyor musunuz? Çünkü bizler yer bilimcilerine yeterince değer vermedik. Geçmiş dönem röportajlarımda da dile getirdim. 1960’lı yıllarda Maden’deki bakır tesislerimiz bir numarayken bugün orası Perili Köşk konumunda. Fotoğraf olarak söylüyorum.

 

“VURKAÇ MADENCİLİĞİ YAPILIYOR VE GEREKLİ SONDAJ ÇALIŞMALARI YAPILMADI!”

Çünkü yatırımcılar mühendislerdense; oradaki köylüyü ya da bir madende çalışmış üstün körü bilgileri olan kişileri tercih edip, bizlerdeki bir terim ile vurkaç madenciliği yaptılar. Görülen madenleri aldılar. Bu şekilde madencilik yapılmaz. Bizler de hâla yeteri kadar sondaj çalışmaları yapılmadı. Yeteri kadar jeofizik çalışması da uyduyu kullanarak yeni çıkan teknolojileri yani drone ile de fotoğraf çekimlerimiz yetersiz.  Yani fotoğraf taraması da yok.

 

“ELİMİZİN ALTINDAKİ MADENİN DEĞERİ BİLİNMİYOR!”***

Yeterli inceleme yapılsa belik Elazığ’ın merkezinde bile birçok değerli maden gün yüzüne çıkacaktır. Değerli maden denildiğinde sadece altın da anlaşılmasın. Mesela bir taş ocağı açılıyor o taş ocağının içerisinde kalker var. Çinko çıkıyor. Çinkoyu bilmiyor onu yere serecek bir şey yok. Çok azda olsa bazen kum ocaklarında da altına rastlanabilir ama firmadaki yer bilimcilerden yeterince bilgi edinmedikleri için bunun fakına bile varılmıyor. Mühendisin sadece diploması kiralanıyor. Mühendisin şantiyeye ya da ocağa gelmesini istemiyor bundan dolayı da elinin altındaki madenin değerini bilemiyor.

 

Önümüzdeki günlerde de bu bilgilendirici ve keyifli söyleşinin devamını da siz değerli okurlarımızla buluşturacağız.

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER