SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

ÇIRPINAN KARADENİZ, KUDURAN SİZSİNİZ!

ÇIRPINAN KARADENİZ, KUDURAN SİZSİNİZ!
Bu haber 02 Kasım 2019 - 8:21 'de eklendi.

Bedduayı hakettiğiniz;

Allah belanızı versin…-

Söylemezsem benim, söylersem senin içine dert olacak biliyorum.

Ama olsun!!..

Ben yine de söyleyeyim içim rahat etsin.

“İt yiyeceğine kurt yesin” misali, en azından haksızlık karşısında susmayanlara destek vermiş olacağım.

Siirt Tillo’lu Allah dostu İsmail Fakirullah hazretlerinin çok güzel bir sözü var.

Derki Allah dostu Fakirullah Hazretleri; “Beni anlamayan kişi yakınımda olsa uzağımdır. Beni anlayan kişi uzağımda olsa yakınımdır.”

Amenna…

Anlamak anlaşmanın ilk temel hakkıdır vesselam.

Birlikte yürüyebilmek, ortak hareket edebilmek için birbirimizi iyi anlamamız gerekir.

Anlamış gibi gözüküp, yakın olduğumuzu hissettirip, birlikteyiz deyip, aynı duyguları paylaşıyoruz gibi laflar edip, dil ucuyla onayladığımızı kalben inkar ediyorsak, ikbal uğruna anlaşmalara halel getiriyorsak, varmış gibi durup sıkıntılı hallerde partnerimizi satıyorsak, eşit ortaklık ilişkilerimizi eşit olmayan güç odaklarına ve imkanlarına kurban ediyorsak, yakınımızda olsa bile yanımızda duran kişinin aslında uzağımızda olduğunu kabullenmek zorundayız.

Ruhunu emperyalizme satmışlarla ruhunu Allah’a adamışların birbirini anlamasını beklemek, arzu etmek, istemek, Ruha büründürmek istediğimiz, vücut bulması için çaba gösterdiğimiz “anlamak” kavramına uyum göstermiyor.

Ahlak ve sıklet farkı var arada.

Onların savaş gemisi var, bizim yok.

Onların ekonomisi güçlü, bizimkisi o kadar güçlü değil.

Biz güçlüyüz ama onlar süper güçlü.

Onlar vurup almaya biz ise verip paylaşmaya alışmışız.

Onlar Hristiyan- Yahudi, bizler ise Müslüman.

Aynı Allah’a inanıyoruz aslında.

Onlar yıkmaya, yakmaya biz ise yapmaya ve yaşatmaya çalışıyoruz.

Onlar kendilerinden sonra, artarsa vermeye, biz ise adaletli bir şekilde paylaşmaya çalışıyoruz.

Onlar yaparsa mübah, biz yaparsak günah oluyor.

Onların mutluluğu başkalarının mutsuzluğu üzerine inşa edilirken, biz herkes mutluysa biz de mutluyuz diyoruz.

Sınıf ayrımı onlarda,adaletsiz gelir dağılımı paylaşımı onlarda, savaş çığırtkanlığı onlarda,

silah onlarda,nükleer silah onlarda,iki yüzlülük, şerefsizlik onlarda,riyakarlık, oyun bozanlık, ahlaksızlık onlarda, soykırım, mandacılık, sömürgecilik onlarda, İstediğimi yaparım rahatlığı ve ukalalığı onlarda,

emirler, emir erleri onlarda, yer altı yer üstü dünyanın bütün enerji kaynaklarının yönetimi onlarda, silah, iletişim, medya, taşımacılık, bankacılık, ilaç, sağlık, istihbarat, terör onlarda, terbiyesizlikte onlarda, şımarıklık, kural koyuculuk, kuralı bozmacılıkta onlarda…

Dünyanın her yerindeler, hepimizin elinde ve evindeler. Hop oturup hop kalkan, kaos yaratan, durumu kontrol altına alan, orman yakan ve yaktığı ormana İtfaiyeci olarak ilk koşan yine onlar.

Dünyanın dengesini bozan, kendi eliyle bozduğu dengeyi onarmaya çalışan ve “ Tanrı Amerika’yı korusun” diyerek dua eden, bu manevi hallerde bile bencillik edende onlar.

İnançları adına değil ihtiyaçları uğruna yaşayanda onlar.

Bilimi, ilimi keşfeden ürettiklerini kendi çıkarı doğrultusunda kullanan, insanlık için sürekli kan ve gözyaşı üretende onlar.

Başka toplumlarda cuntacı, kendi ülkesinde diktatör olan, başka ülkelerin demokrasisini kendisine hizmet etmiyorsa elinin tersi ile itende onlar.

Kendisine ters düşeni yaptırımlarla cezalandıran, itaat etmeyeni yargılarım, mallarına el koyarım, yakalarım, öldürürüm tehdidiyle terbiye etmeye çalışanda onlar.

 

Başkalarını bilmem ama Bu şartlarda birbirimizi anlamamız zaten mümkün değil.

Dedik ya, ahlak ve sıklet farkı var diye.

Bu yüzden, yakınımızdır dediklerimiz aslında uzağımızdır bizim.

ABD temsilciler meclisi, Türkiye aleyhine Ermeni soykırım tasarısını tanıdı ve yaptırım kararını onayladı.

Tavsiye niteliğinde bile olsa, NATO’da, BM’de ittifak yaptığımız, müttefik olduğumuz ABD’nin kendi içinde ‘başı ayrı kıçı ayrı oynayan’ bu durumu kabul edilemez.

Yok hükmünde bir karar desekte, Amerika’da bize karşı var olan bir düşmanlık var.

Biz YPG ve PYD’ye saha da vurdukça onlarda bize masada hesapta zarar vermeye çalışıyorlar.

Hangi ABD’ye inanacağız ve güveneceğiz biz?

Hangisi bizim gerçek dostumuz?

Kağıt üzerinde birbirimizi müttefik yapan, Başkanı Trump olan ABD’ye mi!

Yoksa, evanjelistlerin hakim olduğu, Yahudi diasporasının emir eri olan ABD dış ilişkiler komisyonunun ağırlığının bulunduğu Pentagon ABD’sine mi?

Bizi anlayan Amerika, hangisidir Allah aşkına!!..

Bizimle anlaşan ise hangi Amerika!!..

Bizi anlamadığınızı, işinize gelmediği için anlamak istemediğinizi düşünüyorum.

Anladım süper güçsüzüz ama Allah’tan da büyük değilsiniz.

Zalimsiniz.

Adaletsizsiniz.

Nankörsünüz.

Şımarıksınız.

Adam bile değilsiniz diyeceğim ama insansınız.

Yok yok siz insan bile değilsiniz…

Çünkü, çırpınan Karadeniz, kuduran sizsiniz!…

Ha bu arada, Kanada başbakanı temiz oğlanın ülkesi terörist Mazlum’u temiz savaşçı ödülüne layık görmüş ve davet etmiş.

En temiz kalbi duygularımla söylüyorum;

Ya Kahhar, Ya Kahhar ismi hürmetine Rab Teala, Rahman ve Rahim olan Allah’ı Teala hepinizin belasını versin…

Kalın sağlıcakla.

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER