SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Muhammet Yalçın Azizoğlu
Muhammet Yalçın Azizoğlu

CİNAYETİN CİNSİYETİ OLMAZ  

CİNAYETİN CİNSİYETİ OLMAZ  
Bu haber 30 Ağustos 2019 - 8:38 'de eklendi.

Ülkemizde kanaması önlenemeyen toplumsal yaralardan biri de şiddet ve cinayet olaylarıdır.

Toplumu derinden sarsan, kanayan yaradan çıkıp kangrenleşme yoluna doğru hızla ilerleyen kadın cinayetleri ve kadına şiddet olaylarını ayrı tutmadan farklı bir pencereden bakmak gerekir.

İnsan neden cinayet işler?

Kimler cinayet işleyebilir? Sorusuna cevap bulmamız gerekir.

Her insanın içinde yaşadığı bir toplum vardır. Kişi bu toplumda kendi düzenini bozan, mutluluğuna engel gördüğü, yaşamsal ihtiyaçlarının gasp edildiği, örf, anane ve toplumsan düzenin koyduğu ahlak kurallarını çiğneyip kendisini toplumda değersizleştiren, özgürlüğünü kısıtladığını düşündüğü bireylere, kıskançlığına özne olan kişilere karşı bir nevi intikam alma ya da ortadan kaldırma eylemi ile kâbus serüveni başlar.

Son zamanlarda yazılı basının manşetlerinden inmeyen, televizyonların haber ve programlarında hayli işlenen bir konu haline gelen kadın cinayetleri aslında yeni cereyan eden bir konu değildir. Gündem oluşturmaya bile değer görülmeyen diğer adli cinayetler kimsenin umurunda bile değildir.

İnsanoğlu var olduğu günden beri cinayet işleme eylemi de varlığını sürdürmektedir.

Bunun azaldığı yâda çoğaldığı dönemler vardır. Cinayetlerin olmadığı bir dönem yoktur. Daha geniş bir pencereden bakıldığında en büyük cinayetler sıcak savaşların olduğu dönemlerde işlenmiştir…

Bu konuyu bir kenara bırakıp gündemde ki kadına şiddet ve cinayetlere dönersek

Katilin cinayetle bitirmek istediği sorunlar cinayetle bitiyor mu? Hayır.

Katilin cinayetle toplumdan kopardığı kişiler mi ”bozulduğu söylenen toplumun”, bozulmasına sebep olan kişiler mi? Hayır. Katillerin ifadelerinde ortaya koyduğu ” namus, töre, cinayetlerin de ” kurbana isnat ettikleri suçlarda kendileri ne kadar suçlu, ne kadar suçsuz. Toplumsal yaşantının birlikte oluşturduğu kurallar, yasalar, ananeler sadece kadınların uyması için midir? Kuralsızlığın, ya da kural ihlallerinin cezası ölüm ile mi bitmeli bence hayır.

Bu bir hastalık ise bence toplumda kadın cinayeti diye ayrılmamalı. Resmi istatistiklerin her gün en az 5 ile 7 arasında cinayetin işlendiği ülkemizde cinayetler topluca ele alınmalıdır.

Bu konuda konuştuğumuz yâda konu ile ilgili makalelerini, kitaplarını okuduğumuz toplum mühendisleri, bu hastalığın öncelikli sebeplerinden birinin eğitimsizlik olduğu ikinci etkenlerden birinin de ekonomik sebepler olduğu göze çarpmakta. Burada toplumun eğitimi ve ekonomik durumunu iyileştirme ile vazifeli olan devlet kurumlarının bir an evvel bu konu da ivedilikle adım atmaları gerekiyor.

Kadına şiddeti, kadın cinayetlerini lanetliyorum, toplumda da bu yönde eğilimler var. Lakin cinayetin, şiddetin erkeği kadını değil de genel olarak ele alınması taraftarıyım. Genel olarak bakıldığın da öldürülen erkek sayısı azımsanmayacak oranlarda.

Cinsiyet ayırımı katledilen insanlara yapılan haksızlıktır. Sonuçta ölen insandır.

Medya da arka arkaya çıkan cinayet haberleri sonrası çıkan idam cezası sesleri bence cinayetlerin işlenmesi konusunda kesin bir çözüm yolu olarak gözükmemektedir. Çünkü bazı cinayetlerde de gördüğümüz gibi katil cinayet sonrasında kendi cezasını kesip kendisini de katletme yolunu seçmektedir. Kişi cinayeti işleme cinnetine ve o hastalık sürecine girmişse alacağı ceza onun o eylemi yapma süresinde pek etkili olan bir süreç değildir. Kısasa kısas yâda idam en son çare olarak düşünülmelidir.

Bazı işlenen cinayetler bırakın ulusal medyayı yerel medyada dahi yer bulmaz iken bazı sansasyonel cinayetlerin haberleri günlerce medyada yer bulması bazı hastalıklı ruhların iştahını kabartmaya vesile olmaz mı?

Bozulan aile yapılarının bireylerin ahlak yapısını etkilediği gerçekliliğini göz önüne alıp aile düzen ve yapılarının bozulmamaları, değişmekte olan kültür ve ahlak yapılarına uyum sağlamaları için eğitimlerin şart olduğu, ailelerin bozulan düzenine vesile olan ekonomik durumların iyileştirilmesi yönünde atılacak adımlar cinayetlerin en azından azalmasına olanak sağlayacaktır.

Ekonomik durumu iyi, eğitim düzeyi ileri seviyede olan mutlu insanların cinayet işleme oranları yok denecek kadar az ise buradan çıkaracağımız dersler iyi etüt edilmeli.

İki gün evvel Kovancılar ilçesi Saraybahçe köyünden yirmili yaşlarda bir delikanlı İstanbul’da yabancı uyruklu kişilerin saldırısı sonucu menfur bir cinayete kurban gitmesi maalesef haber gündemlerinde pek yer bulmadı.

Kaya ailesine başsağlığı, merhuma rahmet dilerken dünyada ki tüm cinayetlerin son bulmasını diliyorum.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
1 ADET YORUM YAPILDI
Fahreddin UĞUR Ağustos 31, 2019 / 11:16 Cevapla

Haklısınız eğitimsizlik ve ekonomik sebepler başta olmak üzere çeşitliyebiliriz. Türkiyenin %99 müslümansa cinayet ve şiddetin çok az oranda olması gerekir.Bakıyoruz ki tam tersi ülke gündemini işkal etmiş. Acaba inanç eksikliği her geçen gün artıyormu. Çünkü kuranı kerimde insan öldürmek haramdır,zulüm etmek fesatlık çıkarmak haramdır.
Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Bu yüzden İsrâiloğulları’na şu gerçeği hükmettik: Kim bir canı, bir can karşılığında veya yeryüzünde bir fesat çıkarmaktan dolayı olmaksızın, öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur.” (el-Mâide, 5/32)

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER