SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Mehmet Karaaslan
Mehmet Karaaslan

ÇEVREYE VE ÜLKEYE DUYARLILIK

ÇEVREYE VE ÜLKEYE DUYARLILIK
Bu haber 08 Ağustos 2019 - 8:14 'de eklendi.

Çevre duyarlılığı ve güzelliklerin korunmasına gösterilen hassasiyet elbette ki takdire şayan bir davranış.  Geçmişte nice ormanlık alanların anlı şanlı holdinglere ve hatırı sayılır ailelere verildiğine tüm ülke halkı olarak şahidiz.

Sadece İstanbul ve diğer büyük şehirler değil, birçok kente sırf tatil sitesi ve yazlık yapmak için önce ağaçlık alanların orman vasfından çıkartıldıklarını, ardından da imara açıldığını sıklıkla medyadan okumuşuzdur.

Daha çok Ak Parti iktidarları öncesi yaşanan bu olaylar, çevre hassasiyeti yüksek olan Refah ve Ak Partili belediyeler tarafından ciddi anlamda engellendi. Bu tarihe kadar bakanlara talimat vererek kendilerine imtiyazlı araziler sağlayan holding ve özelikle medya patronları, zamanla itibarlarının kalmadığını görünce tarih sahnesinden bir bir çekildiler.

Özelikle ülkenin son 17 yılına damgasını vuran ve bu süre içerisinde ülkenin birçok köşesinde yeşil alan ve ağaç dikme seferberliği ile milyonlarca ağacı toprakla buluşturan Ak Parti hükümetleri ile belediyelerin bu gayretlerini gölgelemek isteyen bazı kesimler, çevre ve ağaç üzerinden global senaryolarının uygulama alanına sokmayı ihmal etmediler.

Gezi ve ODTÜ yol çalışmaları esnasında çevre duyarlılığı şeklinde ortaya konan tepkiler, çevreden ve ağaçtan ziyade küresel güçlerin yeşile boyanmış Türkiye’ye karşı bir taarruzuydu.

Dönemin Başbakan Vekili Bülent Arınç ile görüşen ve taleplerini ileten ardından da “Olayların seyrini hükümetin atacağı adımlar belirleyecektir” diyerek aleni tehditler savuran sözüm ona çevrecilerin taleplerini bir hatırlayalım.

Bir hatırlayalım o meşhur metni: “Başta 3. Köprü, 3. Havaalanı, Kanal İstanbul, AOÇ ve HES’ler olmak üzere ekolojik değerlerimizin talanına ve güncel olarak Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısına ilişkin itirazların, ülkemize ve bölgemize ilişkin savaş siyasetine karşı duruşun ve barış talebinin, alevi yurttaşlarımızın hassasiyetlerinin, kentsel dönüşüm mağdurlarının haklı taleplerinin, kadınların bedenleri üzerinde denetim kuran muhafazakar erkek politikalarına karşı yükselen sesin, üniversite, yargı ve sanatçılar üzerindeki baskılara karşı direncin, başta Türk Hava Yolu işçileri olmak üzere tüm emekçilerin hak gasplarına karşı taleplerinin, tüm cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı mücadelenin, yurttaşların eğitim ve sağlık hakkına ulaşımının önündeki tüm engellerin kaldırılması istemleri” olduğunu iktidar sahiplerine iletmek istiyoruz.”

  1. havaalanı, 3.köprü, Kanal İstanbul gibi stratejik yatırımlara olan itiraz yanında terör örgütlerinin avukatlığını yapar nitelikte bir talep manzumesi ne yazık ki o dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’de bir panik oluşturmuş olacak ki “mesaj alınmıştır” açıklaması ile bu çevreleri daha da yüreklendirilmişti. Allah’tan dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli duruşu ile Gezideki gençlere bel bağlayan küresel güçlere tokat atılmıştı.

Şimdilerde bir “Kazdağları yok ediliyor” söylemi içerisinde bu kez hem çevre hem de ekonomik değerlerin yok sayılması ve ülkeye katma değer olarak yansımasına engel olma amaçlı bir algı operasyonu daha sahneye konmak isteniyor.

Çanakkale’nin Kirazlı bölgesinde Kazdağları’na 40 kilometre uzaklıkla yapılan altın madenciliği çalışmaları binlerce ağacın kesilmesi olarak servis ediliyor.

Son yıllarda tüm dünyanın olumsuzluklarını yaşadığı küresel ısınmanın yansımalarını en aza indirmek için herkesin ve özellikle de yöneticilerin hassas olması gerekir. Hatta bu konuda yöneticilerin rol model olarak çalışmalar ve projeler ortaya koyması gerekir ki yapılanlar da hep bu yönde olmuştur.

Ancak bunlar yapılırken yalan yanlış beyanlarla insanların zihinlerini de bulandırmamak gerek.  Öncelikle çalışma yapılan maden alanı, Kaz Dağları’nda değil, 40 kilometre uzağında.

Çanakkale’ye gidip maden alanını bizzat yerinde inceleyen Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz, Orman tahribatının olmadığını araziyi incelediğinde kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını ifade ediyor.

Eylemlere HDP’nin Ekolojiden Sorumlu Eş Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Çepni’nin de katılarak; “Biz Kaz Dağları’nda yürütülen ‘Su ve Vicdan Nöbeti’ne kamuoyunun duyarlılığının artırılması için çağrı yapıyoruz. Bu sistemin doğayı ve yaşamı talan eden sömürü zincirini bir yerden kırabiliriz, kırmalıyız.” Cümleleriyle ne kadar vicdanlı olduğunu gösteriyor.

Çocukların bile şehit edilmesi karşısında susan, HDP’li belediyelerin ağaç katliamlarına seyirci kalan HDP’lilerin ne hikmetse vicdanları Kaz Dağları’nda aslında olmayan ağaç katliamına sızlamış.

Oysa madalyonun diğer yüzü farklı gerçekleri ortaya koyuyor.  Örneğin Bergama’da altın madeni işletme faaliyetlerine karşı başlatılan protesto kampanyalarının altından bakın ne çıkmış.

Yakın siyasi tarihimizin en karanlık cinayetine kurban giden Dr. Necip Hablemitoğlu. “Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası” adlı kitabını yayınladıktan bir yıl sonra öldürüldü. Hablemitoğlu kitabında; “Bergama’da altın aranmasına direnen bazı köylüler ve onlara destek çıkan sözde çevreciler aslında bir Alman komplosunun parçasıdır. Alman Vakıfları yöre insanını örgütlemiş ve çevrecilik kisvesiyle Türkiye’nin altın üretmesini engellemiştir.” tespitinde bulunduktan bir yıl sonra öldürülmüştü.

Alman vakıflarının örgütlediği Bergama direnişlerinden sonra Bergama Ovacık’ta altın madenini işleten Eurogold Firması bütün haklarını FETÖ’nün bir numaralı finansörü Akın İpek’e satıyor.  Hem de 8.5 milyar dolarlık bir altın rezervine karşın 46 milyon dolar gibi komik bir fiyata… İşin ilginç tarafı bu maden işletmesini Akın İpek aldıktan sonra siyanürlü altın aranmasına karşı köylüler dahil hiç kimsenin sesi çıkmıyor.

Bu gerçekler ışığında çevre duyarlılığı da gösterilerek ve oldukça hassas davranılarak yapılan altın çıkarma faaliyetlerine kim karşı gelir. Elbette ki ülkenin gelişip kalkınmasını ve bölgesinde güçlü bir aktör olmasını istemeyen çevreler. Vatandaşlarımızın samimi çevre duyarlılığına eyvallah ama art niyetli olarak ülkemizi kalkınma yarışından dışa atmak isteyenlere karşı da ferasetli olmalıyız.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER