SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Bugün onların günü; bilmem farkında mısınız?

Bugün onların günü; bilmem farkında mısınız?
Bu haber 02 Aralık 2019 - 18:00 'de eklendi.

Fırat gazetesi olarak engellilerin sorunlarına kayıtsız kalmamaya özen gösteriyoruz. Bugün de 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ve bugün engellilerin sorunlarına bir kez daha eğilerek bir farkındalık oluşturmak istedik. Sürekli her bireyin bir engelli adayı olduğu aktarılıyor. Peki kaçımız bunun farkında bir hayat sürerek, engelli bireylere erişilebilir bir hayat sunulmasına katkı sunmaktayız?  Engelli bireylerin karşılaştığı sorunları gündemde tutmak ve onların sesine ses vermek amacıyla hem vatandaşlarımızın hem de Türkiye Sakatlar Derneği Elazığ Şube Başkanı aynı zamanda gazetemiz köşe yazarlarından Metin Fırat ile engellilerin çektiği sıkıntıları konuştuk.  Vatandaşlarımız güzel bir özeleştiri yaparak; birbirimizin alanlarını kısıtlayanın bizler olduğunu ifade ederken, Başkan Fırat ise; ülkemizde milyonlarca ilimizde ise yaklaşık 30 bin engelli birey olduğuna dikkat çekerek;  sadece engellileri ilgilendiren günlerde hatırlanmaktan ve sorunların görmezden geliniyor olmasından dert yandı. Başkan Fırat, engelli bireylerin açlık düzeyinde bir yaşamları olduğuna dikkat çekti.

 

 

Haber: Kübra TÜRKAN/ ÖZEL

3 Aralık Dünya Engelliler Günü, 1992’den beri Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen uluslararası bir etkinliktir. Dünya Engelliler Günü, engellilik konularının anlaşılmasını teşvik etmeyi ve engelli kişilerin haysiyetini, haklarını ve esenliğini desteklemeyi amaçlamaktadır . Fırat gazetesi olarak tıpkı geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda yine haberlerimizle bir farkındalığa imza atmak istedik ve hem vatandaşlarımıza hem de bu sorunun fazlası ile içinde olan Türkiye Sakatlar Derneği Elazığ Şube Başkanı aynı zamanda gazetemiz köşe yazarlarından Metin Fırat’ın engelli bireylerin yaşamlarına dair bilgiler aldık. Tüm bunlar haberimizin detayında…

VATANDAŞLAR, ÖZELLEŞTİRİLERİ VE İSTEKLERİNDE HEMFİKİR!

Kaldırımların ve yolların gelişi güzel işgal edilmesi kaldırımları ve yolları kullanmak zorunda olan yayalara son derece zorlu anlar yaşatıyor. Sağlıklı bireylerin bile adım atmakta zorlandığı alanlarda engelli bireyler;  çok daha ciddi sıkıntılar yaşıyor. Elazığ’ın sorunlarını iyi bilen ve Elazığlıların sorunları ile yakından ilgilenen Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’ndan bu sorunun çözümü için destek isteyen vatandaşlar, “Bizler, maalesef birbirimizin özgürlük alanlarına;  gerekli saygıyı ve duyarlılığı göstermek konusunda sınıfta kalıyoruz. Bu konuda yerel idarecilerimiz, bizleri bilgilendirirse şehrimiz daha da güzelleşir” diyerek hem özeleştiride bulundular hem de ortak bir mesaj verdiler. Vatandaşlar ortak kullanım alanlarının gelişi güzel işgal edilmesine tepkili olsa da bu konuda özeleştiri yapmayı da ihmal etmediler. Vatandaşlar,  “ Bizler birbirimizin haklarını gözetirsek ortak kullanım alanları da bize kalır” dediler. İşte vatandaşların gelişi güzel işgallere ilişkin görüşlerinin ayrıntıları…

“BİR YERDEN BİR YERE GİTMEK BİZİM İÇİN CEHENNEM AZABI”

Kaldırım işgali konusunda en büyük sıkıntıyı engelli bireylerin yaşadığına dikkat çeken İsmini vermek istemeyen engelli bir vatandaşımız, “İnsanların bize bakışı hayata tutunmamızdaki en büyük engel. Bizler fiziksel olarak engelli bireyleriz.Günlük hayatımızda birçok işimizi yapmakta zorlanıyoruz. Kendi ihtiyaçlarımızı çoğu kez kendimiz karşılayamıyoruz. Psikolojikolarak sıkıntı yaşamamızın yanı sıra Günlük yaşantımızı zorlaştıran birçok sıkıntıyla karşılıyoruz. Engeli rampalarının sıkıntılı olması. Görme engelliler için yapılmış olan sarı çizgilerin eskimiş kırık ya da çok farklı yönlere çıkıyor olması bizim için büyük sıkıntılar teşkil ediyor. Sarı çizgilerin bulunduğu yerlere konan tablalar,  seyyar satıcı araçları ya da kahvehane tabureleri… Bunların yanı sıra engelli rampalarının bulunduğu yerlere park edilen araçlar.  Birçok binanın, birçok yerin engelli girişi bile yok.  Biz işlerimizi nasıl yapacağız? Bir yerden bir yere gitmek bizim için cehennem azabı gibi” dedi.

“PARK YERLERİMİZİN İŞGAL EDİLMESİNİ İSTEMİYORUZ”

“Bizler toplumun bir parçasıyız” diyen vatandaş, “Bizim diğer insanlardan hiçbir eksiğimiz yok. İnsanların bizi ötekileştirmeleri yaşama tutunmaya olan inancımızı zedeliyoruz. Biz kimselerin bize acımasını istemiyoruz. Bilinçli bireyler; eğitimli, temiz duyarlı bir nesil demektir. Çocuklarına bizimde var olduğumuzu anlatsınlar. İnsanlardan beklentimiz bu. Fiziksel engellerimiz bizim toplum içerisinde var olmadığımız anlamına gelmiyor. Bizler hayatımızı kolaylaştıracak haklarımızı talep ediyoruz. Bir yerden bir yere giderken tereddüt etmek istemiyoruz. Park yerlerimizin işgal edilmesini istemiyoruz işgal edenlere gerekli cezaların verilmesini talep ediyoruz. Yetkililerden isteğimiz budur” diyerek toplum içindeki varlıklarını, yaşadıkları sıkıntıları ve toplumun dayatmış olduğu psikolojik baskıya değinerek haklarının göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

“GEÇMİŞTEKİ ŞEHİR PLANLAMASI REVİZE EDİLMELİ”

Elazığ’da ciddi bir park sorunu olduğunu belirten ve bundan dolayı sıkıntılar yaşandığını kaydeden Kamuran Aşar;  “Elazığ’ın en büyük sorunlarından biri olan park sorunu hem sürücüleri hem vatandaşı hem de engelli kardeşlerimizin mağdur olmasına sebep olmaktadır. Geçmişte yapılan şehir planlaması günümüzdeki ihtiyaçlara cevap vermiyor.  Dar sokak ve yollar, hem kaldırım eksikliğine hem de otopark sorununa neden oluyor. Kent olarak yeni bir şehir planına ihtiyacımız var.  Sürücüler maalesef araçlarını kaldırımlara park ediyor. Bu durum hem sağlıklı vatandaşlarımızı en önemlisi de engelli kardeşlerimizi zora sokuyor. Engelli vatandaşlar, bir yerden bir yere giderken ciddi zorluk çekiyor. Hatta bazı yerlerde engelli bireyler, anayolu kullanmak zorunda kalıp;  akan trafikte tehlikeye davetiye çıkarıyorlar. Bu sorun gün geçtikçe büyüyor.  Sizin aracılığınızla yerel idarecilerin bu konuda farkındalık oluşturmasını istiyorum” diyerek günün koşullarına uygun düzenlemelerin hayata geçmesini istedi.

“İNSANIN İNSANA SAYGISI YOK”

Gizem Bicici;“Öncelikle şöyle ifade edeyim; insanın insana saygısı yok. Yolda engelli vatandaşa yer verilmiyor. Gazi Caddesi örneğin çok kalabalık. Çünkü çarşı ve yol düzeni yok yürürken insanlar birbirini eziyor. Öncelik olarak kaldırımlara engelli bireyler için ayrı bir kısım oluşturulmalı onlar için rahat ulaşım yapabilecekleri şekilde dizayn edilmeli. Rampa dediğimiz eğimli kısım her kaldırımın başı ve sonunda kesinlikle olmalı rahatça kaldırıma çıkıp inebilmeleriiçin. Aynı hassasiyetleri esnaflarda göstermeli.  Adam dükkâna giremediği için alışveriş yapamıyor. Engelliler için araç park etme yerleri de öyle. Çoğu zaman sağlıklı bireyler engelli bireylere ayrılan park yerlerini de işgal ediyor” diyerek insanları bu konuda bilinçlendirmek adına yerel idarecilere de iş düştüğünün altını çizdi.

“BİRBİRİMİZİN YAŞAM ALANLARINI KISITLAYAN BİZLERİZ!”***

Birbirimizin yaşam alanlarını kısıtladığımızdan dem vuran bir başka vatandaş ise; “Bilinç ve anlayış yok herkes dilediğince kamuya mal olan yerleri kendi özel mülkiyeti gibi kullanıyor. Kaldırımlar yayaya ait olmasına rağmen bir tek yaya için kullanışlı değil.  Araba sayısı çok fazla araçlar sadece kaldırımlara gelişi güzel park edip hem yayaların hem de engellilerin sarı çizgilerinin üzerini kapatmıyorlar. Birde park alanlarında engelli araç park yerine bile araçlarını bırakıyorlar. Bu durum engeli bireylerin özgürlüklerini yaşam alanlarını kısıtlıyor. Bundan dolayı bireyde özgüven eksikliği, kendini toplumdan soyutlama sorunları ortaya çıkıyor. Rahat edemedikleri için dışarıya tedirgin çıkıyorlar tereddüt ediyorlar. Hatta bu durumdan dolayı hiç çıkamayanlar oluyor. Engellilik, bireyin kendi rızasıyla seçtiği bir durum değil herkesin başına gelebilecek bir durum” diyerek toplumda her şeyden önce saygının ve hoşgörünün inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.

“SAYGIYI İNŞA EDERSEK, BÖYLESİ SORUNLAR KALMAZ!”

Toplum olarak anlayışsızlaştığımıza dikkat çeken bir başka vatandaş ise; “Her şeyden önemlisi yine saygı, sevgi ve anlayış. Kendisini sevmeyen, kendisine saygı göstermeyen insan başkasını sevemez saygı gösteremez. İnsanlar önce kendilerine saygı duymayı öğrenmeli. Unutmamalıyız ki ‘Her birey birer engelli adayıdır’diyerek insanları bir arada tutacak tek şey sevgi ve saygıdan ibarettir. Toplumu oluşturan insanlar birbirlerine saygılı olmak zorunda. Saygıyı inşa edersek bu tarz konular sorun olmaktan çıkar” dedi.

VATANDAŞLAR YEREL İDARECİLERE DE SESLENDİ!

Bir vatandaşımız ise; “Maalesef bizim esnafımızda,  sürücülerimizde hatta ve hatta yayalarımızda çok anlayışsız. Herkes kafasına göre işgal ediyor kaldırımları ve yolları. Bakın bu işgaldir. Hak olmadığı halde kaldırımı kapatmak son derece yanlış.  Kaldırımlar ve yollar ortak kullanın alanımızdır. Engelli vatandaşlarımızın özellikle yürümesine, bir yerden başka bir yere gitmesine engel oluyoruz bu bir hak gaspıdır. Biri tablasını koyar,  biri mal indirir saatlerce yol işgal edilir. Kimisi ise yol vermeden durarak kaldırım ya da yol ortasında sohbet eder.  Biri arabayı getirir kaldırma park eder. Vatandaş geçemiyor. Buna bir çözüm yolu bulunması lazım. Ama çözüm için eğitim şart. Bunun içinde yerel idarecilerimize ciddi sorumluluk düşüyor” dedi.

VATANDAŞLARDAN HEM ÖZELEŞTİRİ HEM DE ORTAK İSTEK!

Vatandaşların ortak mesajı ise şöyle oldu: “Toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi için yerel idarecilere iş düştüğünü ifade ediyoruz. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları göreve geldiği günden itibaren birlikte yönetim anlayışı ile hareket ediyor. Bizler de kendisine buradan seslenerek, bu sorunun çözümü için vatandaşın bilgilendirilmesi şart demekteyiz. Kendisinin bu konuda da vatandaşlara gerekli bilgilendirmede bulunacağına inanıyoruz. Sadece denetimler ve cezalarla bu sorunların önüne geçilmiyor. Bunun için vatandaşların birbirinin haklarına saygı göstermesinin inşa edilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde sorunlar kalıcı olarak giderilir.”

BAŞKAN FIRAT DA BUGÜNE DAİR AÇIKLAMADA BULUNDU!

Engellilerin sıkıntılarını vatandaşlarımızdan dinledik ve bu bilgileri;  3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde farkındalık oluşturmak gayesi ile kamuoyuna sunduk. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla Türkiye Sakatlar Derneği Elazığ Şube Başkanı aynı zamanda gazetemiz köşe yazarlarından Metin Fırat, kapsamlı bir basın metni göndererek engellilerin çektiği sıkıntılara açıklık getirdi.  Başkan Fırat’ın eğildiği konu başlıklarının ayrıntıları ise şöyle oldu…

ERİŞİLEBİLİRLİK RAFA MI KALKTI? ***

Başkan Fırat, “Ülkemiz zorlu bir dönemden geçiyor. Engelliler bir yandan yeni haklar ya da olanaklar kazanırken diğer yandan da yeni sorunlarla veya uygulamada karşılaşılan sorunlarla yüz yüze bırakılıyor. Engelliler Haftası başlarken engellilerin içinde bulunduğu sorunları kamuoyu ile paylaşmak ve yetkililerden çözüm bulmalarını istiyoruz. 2005 yılında yürürlüğe giren 5378 sayılı Yasa’ya göre kamuya açık alan, bina ve ulaşım araçlarının başta engelliler olmak üzere herkes için erişilebilir olmasının sağlanması gerekiyordu. Konulan sürelere uyulmadı, defalarca süre ertelemesi yapıldı. Artık yasanın gereklerini yerine getirilmesi neredeyse unutuldu” dedi.

“ENGELLİLERİN İSTİHDAMI YETERSİZDİ, BİR DE ERKEN EMEKLİ EDİLDİLER”

Engellilerin istihdam konusunda unutulduğunu da iddia eden Başkan Fırat, “Çeşitli defalar ilan edilen istihdam seferberliklerine rağmen engellilerin hem özel sektörde hem de kamuda en azından yasa ile konulmuş kotalar oranında istihdam edilmesi gerekiyordu. Engelliler istihdam konusunda da unutuldu. Yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında cezai işlem yapılmadı. Oysa SGK verileri üzerinden bile bunun kontrolünü yapmak mümkündü. İstihdam edilen engelliler de ne yazık ki yine raporlarına ve bilgi-becerilerine göre çalıştırılmadı, işyerlerinde ayrımcılığa maruz kalmalarına zemin hazırlandı. Engellilerin haklarından yararlanmaları için gerekli olan sağlık kurulu raporlarına ilişkin yapılan mevzuat değişiklikleri her seferinde daha fazla engellinin eğitim, istihdam başta olmak üzere haklarından mahrum olmasına neden oldu. Kanun Hükmün Kararname ile taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesinde engellilerin zorunlu emekliliğe sevk edilmesi, zaten geçinme güçlüğü içinde olan engellileri çok düşük emekli ücretlerine mahkûm etti” dedi.

“ENGELLİLER AÇLIK DÜZEYİNDE BİLE GELİR SAHİBİ DEĞİLLER!”***

Defalarca uyarmamıza rağmen evde bakım yardımı mevzuatı değiştirilmedi, toplam gelir üzerinden yapılan hesaplarla binlerce aile evde bakmakta oldukları engelli bireylerine yardım alamaz oldu. Başkalarının yardımına muhtaç duruma düşürüldü. Sürekli değiştirilen sağlık uygulama tebliğleri ile engellilerin kullanmak zorunda olduğu ortez, protez ve yardımcı araçlar, tedavileri için gerekli ilaçlar ya kapsam dışı bırakıldı ya da Kurum tarafından karşılanan tutarları indirildi. Çoğunluğu açlık düzeyinde bile gelir sahibi olmayan engelliler günlük yaşamlarını ve tedavilerini sürdürecek desteği alamaz hale geldi.

ARAÇ GEREÇLERE SGK DESTEĞİ YETERSİZ!

Engellilerin çektiği sıkıntıları örneklerle aktarmaya çalışan Başkan Fırat, “Kullanım süresi 5 yıl olan bir tekerlekli sandalyenin piyasa fiyatı 3 bin TL’dir. SGK’nin karşıladığı tutar ise 500 TL’dir. Kullanım süresi 10 yıl olan bir akülü tekerlekli sandalyenin piyasa fiyatı 10 bin TL iken SGK bunun yalnızca 2bin 500 TL’sini karşılamaktadır. Çocuk felci geçirenler başta olmak üzere engellilerin kullandığı ve piyasa değeri en düşük 5 bin TL olan yürüme cihazı için en çok bin 200 TL verilmektedir. Doktor raporuna göre farklı yapılardaki işitme cihazlarının en düşük fiyatı bin TL’den başlamaktadır. SGK bu cihazlar için en fazla 500 TL ödemektedir. Epilepsi, kas hastalarının kullandığı birçok ilaçtan fark bedeli alınmakta, birçoğu da SGK tarafından hiç karşılanmamaktadır. Eğer bu sandalye veya cihazları alan engelli çalışıyorsa ödeyeceği farkın yanı sıra ayrıca % 20, emekli ise % 10 SGK kesintisi yapılmaktadır.

Toplu ulaşım araçlarını kullanma olanağı olamadığı için engelliler özel araç almak zorunda kalabilmektedir. Ancak burada da getirilen kısıtlamalar, birçok engelliyi zor durumda bırakmaktadır. Motor hacmi, KDV vb. sorunlar çözülmek yerine daha zorlaştırılarak engellilere bu yol da kapatılmaktadır. Bütün bu sıraladıklarımız yaşanmakta olan sorunlarımızın sadece küçük bir örneğidir” ifadelerini kullandı.

“FIRSATÇILAR YÜZÜNDEN BİZ ENGELLİLER MAĞDUR OLUYORUZ!”

Engellilik raporlarındaki sahtekârlıklara en fazla kendilerinin üzüldüğünü kaydeden Fırat, “Son dönemlerde çoğu yerde sağlık kurulu raporları üzerinde oyunlar oynandığını, kimilerinin yüksek paralar karşılığında engelli olmayanlara raporlar temin edildiğini ve bu yolla emekli bile olanların bulunduğunu duydukça en çok bizler kahroluyoruz. Bu rüşvetçiler, fırsatçılar yüzünden mağdur olan yine biz engelliler oluyoruz. Toplumun, hükümetin, yerel yönetimlerin bizleri eşit vatandaşlar olarak görmelerini ve herkes kadar haklarımızdan eşit biçimde yararlanmaktan başka talebimiz yoktur” dedi.

“ENGELSİZ BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ!”***

Engelsiz bir Türkiye istediklerini kaydeden Fırat, “Sadece TBMM’de onaylanarak yürürlüğe girmiş olan Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesindeki basit kurullara, örneğin evrensel tasarı ilkesine uyulsa önümüzdeki engellerin bir bölümün kalkacağı görülecektir. Yine Dünya Sağlık Örgütü’nün kurallarına uygun sağlık raporları verilse, birçok engelli haklarından yararlanabilecektir. Bu düşüncelerle, Engelliler Haftası’nda tüm topluma engellerin kaldırılması için duyarlı olmaları çağrısında bulunuyor ve engelsiz bir Türkiye istediğimizi belirtiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

FIRAT, ADET YERİNİ BULSUN DİYE ANILMAKTAN BIKTIKLARINI DİLE GETİRMİŞTİ!

Başkan Fırat geçtiğimiz yıl 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde engellilerinde görünür olmak istediklerine değinmişti. Fırat, “Siyasi iktidarlar, nüfusunun onda birinden fazlasını oluşturan 8,5 milyon engelliyi, sorunlardan doğrudan etkilenen aileleriyle birlikte 25 milyon kişiyi görmezden gelmeye devam ediyor” diyerek engellilerinde bu toplumun bir parçası olduğunu hatırlattı. Ayrıca Fırat, sadece 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde adet yerini bulsun diye engellilerin hatırlanıyor olmasından dert yandı.

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER