SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Akın Eraslan Balcı
Akın Eraslan Balcı

BİLGİSAYAR VE İNTERNET OLMASA OLUR MU?-I

BİLGİSAYAR VE İNTERNET OLMASA OLUR MU?-I
Bu haber 04 Kasım 2019 - 8:35 'de eklendi.

Fikir Günlüğü

FETCS

 Bir zamanlar bilgisayar yüksek matematikçilerin, atom fizikçilerinin çalıştıkları “elektronik” bir aletti. Kullanmayı öğrenmek için kolay bulunmayan 3-12 aylık pahalı kurslara git­mek ge­rekirdi. Bilgisayarla yüz yüze tanıştığımız günlerdeyse ona sahip olmak için artık bir servet ödenmiyor ve kullanımı uzun eğitim gerektirmiyordu. Her mahallede satıcı ve eğitmenleri vardı. Daktilo, daksil ve kağıda alışmışlar için önce biraz ürkütücüydü. Yaşamımıza çarpıcı şekilde girdi fakat sonra sıradan bir alışkanlık oldu. Parag­raf girintilerini, harf tiplerini ayarla­yabildiğimizi görüp “kitap gibi” dökümler al­dıkça, araştırma yapan, makale yazan herkesin yüzü güldü, eski dost daktilo unutuldu. Excel’le veri işleme, Power point ile sunumlarımız do­yurucu hale geldi. Uzay çalışmalarında ya da kapsamlı bilimsel araştırmalarda, derin hesapla­malar yapmak için yalnızca ayrıcalıklı kimseler tarafından kullanılabilen o efsanevi alet, ev ya da ofis eşyalarımızın arasında, herkesin kolaylıkla öğrendiği windows programıyla beraber “sıradan” sayılabilecek ve elektrikle çalıştığı bile unutulacak kadar benimsenmiş bir “mo­bilya” oldu. Üstelik mayın tarlası, doom, quake, red alert gibi oyunların zevkiyle beraber. Bu kadar basitlik ve yaygınlığın olumsuz sonuçları da olmadı değil. Örneğin benim gibi öğrenci­liğinde, Bakırköy semtindeki özel Basic kurslarına gitmiş ve ‘bilgisayar biliyor’ geçinenlerin pabucu hemencecik dama atıldı (!) Bir “bilişim devrimi”nden söz ediliyordu.  Artık bilgiye kolayca ulaşılacak ve bilgi kolayca iş­lenecekti… Fakat heyecanlanmak için çok erken olduğu sonra anlaşıldı. Görünen sadece buzdağının küçük bir kısmıydı. Bizim devrim olarak yo­rum­ladığımız yalnızca küçük bir değişimdi. Biraz rahatlatan ve eğlendiren küçük bir değişim! Daha az kağıt, daha hızlı çalışma, yazarken yanlış yapıldığında kolayca silip doğrusunu yaza­bilme, on binlerce sayfalık bilgiyi bir diskin içine sığdırabilme gibi… Asıl büyük devrim ise internetti. Öyle bir devrim ki sürekli yinelenen ve bir türlü “artık bitti”, “sonuna gelindi” di­yemediğimiz, hepimizi derinden etkileyen bir değişim. İnternet 1960’larda doğdu. Uygula­malar başlangıçta da tasarlandığı gibi askeri amaçlarla sınırlıydı. Orijinal “internet” dört üni­versitenin (Stanford, California, Santa Barbara ve Utah) bilgisayarlarını birbirine bağlayan bir ağ şeklindeydi. 1990 yılında bilginin dağıtılması için bir protokol geliştirildi ve internet uy­gulamaları halka açıldı. Türkiye’ye internet 13-14 yıl önce geldi. Dokuz yıldır internet haftası kutlanıyor. E-devlet, e-Türkiye gibi projeleri hayata geçirmeye çalışan devlet, şaşırtıcı şe­kilde, çoğu alandan farklı olarak, internetteki gelişmeleri topluma kazandırmaya ve yenilikleri izlemeye gayret ediyor. Geleceğin internette olduğunu anlamış görünüyor. Elektrik, su, tele­fon faturalarını, hatta taksit ve havalelerini hala veznelere gidip nakit olarak veren internet kullanıcıları var mı bilemiyorum. Ben düşünmek bile istemiyorum; çünkü zaman kaybı, tra­fik, park yeri ve sıra bekleme gibi felaketleri unutalı yıllar oldu. Geliştirdiği yazılımlar saye­sinde bilgisayarı kitlelerin kullanımına sokan ve bu sayede dünyanın en zengin insanı sıfatını elde eden Bill Gates’in Microsoft şirketinin değeri 70 milyar dolar iken, internet arama mo­toru olan Google’ın değeri 170 milyar dolar! Bu örnek bile bilgisayarın internet teknolojisinin sadece basit bir aracı olduğunu düşündürmeye yeter sanırım.

 

Küçücük disketlere çalışmalarımızı kaydedip göndermek inanılmazdı!. Oysa şimdi yeni üre­tilen bilgisayarlarda disket sürücü bile yok. Yazı, resim, tablo, müzik, her şey internet üzerin­den gönderiliyor. Kongre bildirileri de ma­kaleler de internet üzerinden gönderiliyor. Değer­lendirme sürecinden geçerken internetten yararlanılıyor. Hakem şifreli girilen bir web sayfa­sında bildiriyi okuyup aynı sayfa üzerinde değerlendirme ve puanlamayı yapıyor. Çoğu za­man aylar alan posta iletilerinin tes­lim zamanı, internet üzerinde son derece kısalıyor ve daha objektif olabiliyor. Elektronik mektup (e-mail, elmek) yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. Kişisel konulardan hastalarla ilgili konulara kadar her alanda çok yaygın kullanılıyor. Ülkemiz ve dünyada yapılacak olan bilimsel toplantı ve etkinliklerin çoğundan elektronik mektuplarla haberimiz oluyor.(Devam edecek)

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER