SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Ömer Tolga Güçlü
Ömer Tolga Güçlü

BENLİK SORUNU

BENLİK SORUNU
Bu haber 22 Mayıs 2019 - 8:41 'de eklendi.

 Merhaba Saygıdeğer Okurlarım,

Benlik algısı, kısaca kişinin kendisi hakkındaki düşünceleridir. Ben dürüstüm, ben kırılganım, ben çalışkanım, vs… Kendine güven, olumlu ve gerçek bir benlik algısı ile mümkün olur. Bu nedenle kendimize olan güveni sağlamak için olumlu ve gerçek benlik algısına nasıl ulaşmamız gerektiğini bilmemiz gerekir.

Olumlu bir benlik algısına ulaşmanın temelinde olumlu yaşantılar yatmaktadır. Bireyin düşüncelerinin değer gördüğü, küçük yaştan itibaren birey olarak kabul edildiği, fiziksel ve psikolojik şiddetin daha az yaşandığı bir ortamda yetiştiği gibi olumlu yaşantılar benlik algısının da olumlu olmasını sağlamaktadır.

Hem olumlu hem de gerçek benlik algısının gelişimini ve değişimini en çok bireyin etkileşimde bulunduğu kişiler etkilemektedir. Okul çağına kadar aile ve yakın çevrede büyüyen birey, okul çağıyla birlikte aile ve yakın çevreye ek olarak öğretmenleri ve okuldaki arkadaşları bireyin benlik algısını olumlu ve olumsuz şekilde etkilemektedir. Tabii artık bunlara sosyal medyayı da eklememiz gerekir.

Gerçek benlik ne olduğumuz, ideal benlik ise ne olmak istediğimizdir. Bu iki kavramı çok iyi anlamalıyız. İdeal benliğe ulaştığında kişi kendisini gerçekleştirmiş olacağı düşüncesiyle hareket eder. İdeal benliğe ulaştığında tüm sorunların hallolacağını düşünür. Ancak her zaman böyle olmaz. Bazı insanlarda ideal benliğe ulaşmak kaybetmek anlamına gelir. İdeal benlik kişiyi o kadar da mutlu etmeyebilir.

Yine bazı insanlar ideal benliklerini tam olarak bulamadıklarından dolayı, her gün kendine yeni bir hedef koyar ancak hiçbirinde sabit duramaz. Her buluştuğu insanlar, her etkilendiği filmler ideal benliğini yeniden oluşturur. Diğer bir insan tipi ise hiç kaybetmeden, hiçbir şeyi eksik bırakmadan her şeyi kazanmak isteyendir. İdeal benliği, her yönüyle mükemmelliğini kanıtlama aracı olarak görür.

İdeal benliğe ulaşma yolunda çekilen türlü sıkıntıların temel sebebi, bireyin gerçek benliğini iyi tanımaması veya kabullenmemesidir. Gerçek benlik ideal benliğe gidecek yolun başlangıcı olmalıdır.

Bir insanın gerçek benliğini tanıması, gerçekten çok zordur. İnsan gibi karmaşık bir varlığın asıl potansiyelini ortaya çıkarmak hem birey için, hem de aileler için çok güç bir durumdur. Bunu ortaya çıkarmak için otobiyografi, kişilik ölçekleri vs. teknikler kullanılmaktadır.

Aileler çocuklarının potansiyellerini ortaya çıkarabilecek özgür ortamı sağlamalıdır ve bu noktada iyi bir gözlemci olmalıdır. Buna bağlı olarak çocuğuyla iyi iletişim kuran, çocuğunu etkin bir şekilde dinleyen anne babalar çocuklarının ilgi ve yetenekleriyle ilgili püf noktaları görebileceklerdir. Bu durum çocuğun kendisine saygısını da arttıracağından, çocuk daha özgür kararlar verebilecek ve gerçek benliğini fark etme anlamında önemli bir yol kat edecektir.

Kendi hayallerine ulaşamamış anne babalar hayallerine çocukları aracılığıyla ulaşmaya çalışmaktadır. “Ben doktor olamadım ama oğlum/kızım olacak” gibi cümleler çocuğu sorumluluk altında bıraktığı için, özgürce hareket etme durumunu kısıtlamaktadır. Mükemmelliyetçi ailelerde de daha farklı sıkıntılar var. Onlar neredeyse çocuklarının emeklilik sürecine kadar, bütün hayat planını hazır etmiş durumdadır. Bu ailelerde çocuk zaman zaman oyun oynamasına izin verilen bir robot gibidir.

İnsanların kendine olan güvenini sağlamlaştırmak için öncelikle bireylerin gerçekte var olan ilgi ve yetenekleri, ruh halleri, güçlü ve zayıf yönleri gibi kişisel özelliklerini açığa çıkartabilecek durumlar gerekir. Sonrasında da bireyin gerçek benliğini kabul etmesi ve o temelin üzerine inşa edeceği bir ideal benlik oluşturması lazım. Aksi taktirde kuru bir kendine güven pompalaması sonucu, başarısız olacak birey hem gerçek benliğinden hem de ideal benliğinden uzaklaşarak, kendine tamamen yabancılaşacaktır.

Olumlu yaşantılar olumlu benlik algısını dolayısıyla kendine güveni arttıracağı için bireyler kendilerine başarabileceği ortamlar oluşturmaktadır. Aile, öğretmen, yakın çevre bireyin benliğinin şekillenmesinde ayrı bir öneme sahiptir. Bu nedenle de anne, baba ve öğretmenlere ciddi anlamda büyük iş düşmektedir. Aile ve öğretmenlerin bireyin tanıma teknikleri konusunda bilgilendirilmesi bu anlamda faydalı olacaktır. Ayrıca öğretmen ve ailelerin daha fazla sevgi ve sabra ihtiyaçları vardır.

Bir diğer husus da bireylerin kendilerine karşı anlayışlı ve sabırlı olması gerektiğidir. Örneğin, otuz yaşına kadar kendine güveni olmamış, öz disiplini hayatı boyunca uygulayamamış bir bireyin, bir anda komple değişmesi mümkün değildir. O nedenle çıktığı bu zorlu yolculukta daha fazla mücadele gücüne ihtiyacı vardır.

Umarım kendine güveni tam, kendini iyi tanıyan ve bunun üzerine ideallerini inşa edebilen bireyler oluruz.

Sağlıcakla Kalın…

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER