SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Mehmet Şükrü Baş
Mehmet Şükrü Baş

BELEDİYE VE O YÖRENİN İNSANLARI

BELEDİYE VE O YÖRENİN İNSANLARI
Bu haber 10 Eylül 2019 - 7:56 'de eklendi.

Hasbihâl                                                       

Belediyeler bulunduğu yöre insanlarına hizmet etmek bulunduğu il ve ilçeleri güzelleştirmek yaşanılabilir bir hale getirmek için halkın verdiği vergilerle kurulan kurumlardır.

Belediyelerin görevi o yörenin insan kaynakları ile ilgili hizmetleri o yöre insanlarının hizmetine sunmaktır.

Peki belediyelerin görevi buda o yöredeki vatandaşların görevi nedir?

Onların görevi de vereceği vergilerle belediyeyi güçlendirmek, insanca bir hayat sürebilmek için insana yakışır tutum ve davranışlar içerisinde olmak, yurttaşlık görevini yerine getirebilmektir.

Geçtiğimiz hafta fikirlerine ve kişiliğine çok değer verdiğim aydın bir dostum e-postama bir yazı göndermişti.

Okudum tüylerim diken diken oldu.

İddia edilen kötü alışkanlıkları yaşamaktan Allah bizleri muhafaza eylesin.

Aynen şöyle yazıyordu o değerli dostum e-postasında buyurun birlikte okuyalım.

***

“Elazığ Belediyesinin başında Süleyman Selmanoğlu’nun bulunduğu dönemde bazı parklara Elazığ’da iz bırakmış kişilerin isimleri meclis kararı ile verilmişti. Ama o zaman tabelalara bu isimler asılmadı o gitti Mücahit Yanılmaz geldi aradan iki yıl geçti nihayet bakalitten tabelalar yapıldı. Asıldı. Buraya kadar her şey normal ama bu tabelaların içine yerleştirilen güneş enerjisi ile gece aydınlanan sensörlü bir sistem olduğu için o tabelaları kırıp içerisinden bu sistemi çalıp götürüyorlar.

Dolayısıyla bir materyal uğruna park tabelaları tahrip ediliyor. Bu durumun en çok yaşandığı mahalleler Hicret, Doğukent ve Salıbaba gibi yerlerdir. Batıdaki mahallelerde böyle bir olay yok. Yazık oluyor. Milli servet heba oluyor. Bunun yerine ışıksız saç üzerine yazılmış tabelalar olsa böyle bir durum yaşanmaz diye düşünüyorum. Bilgilerinize sunuyorum. Saygılarımla”

Bu ifadelerle bitiriyor değerli dostum yazısı…

Üzülmemek elde değil.

Yukarıda arz ettiğim gibi belediyelerin her hizmeti o yöredeki vatandaşlarına bir hizmet sunumudur. Bu hizmeti kötü niyetli insanların heba etmesi, milli servete zarar verme sebeplerini anlamak cidden mümkün değil.

  1. asırda bunu yapan insanların kötü niyetleri ve yaptıkları ihanetler anlaşılabilmekten çok uzaktadır. Ve yine bu asırda içimizde bu kadar bilinçsiz insanların varlığı hiç de hayra alamet değildir.

Bunun adı hırsızlıktır, şehrine ve o şehirde yaşayan insanlara kötülüktür.

Umarım belediyemiz bu mektup içeriğini gereği gibi hizmetine yansıtır.

 DEVLET MALINA ZARAR VERMEK

Memuriyetimde yoğun bir işimiz vardı.

Akşama kadar toplu iğnelerle ataşlarla iç içeydik. Her akşam büyücek bir mıknatısım vardı o mıknatısla masa camı ve masa altındaki toplu iğneleri, ataşları toplar kutularına kordum. Bir gün birisi bana “Yahu sen ne yapıyorsun yaptığın sana yakışıyor mu?” demişti de ona şöyle bir cevap vermiştim.

“Bana yakışmayan devletin bir toplu iğnesini heba etmektir. Yerlerde toplu iğneleri toplamak değildir.” Demiştim.

Hakikaten devletin bir toplu iğnesini sahiplenmediğimiz sürece,

Parklardaki ve otobüs duraklarındaki bankları, toplu taşıma vasıtalarındaki koltukları tahrip etmek onları kırıp dökmek milli servetimize ve ülkemize ihanettir. Ne zaman ki bunu anlar, buna göre hareket edebilirsek işte o zaman adam oluruz sanıyorum.

BAHÇELİEVLERDEKİ ÇOCUK PARKI

Belediyemiz Bedrettin Demirel Lisesi yakınlarında bir çocuk parkı yapmıştı. Çocuklarımız orada salıncaklara biniyor, kay kaylarda kayıyor ebeveynlerde o parkta bulunan iki adet bankta oturuyor nefes alıyorlardı.

Zamanla bu parktaki bütün alet, edevatlar tahrip edildi. O iki bankın oturulacak yerlerdeki tahtaları söküldü. Geriye çıplak demirler kaldı.

Her orada geçtiğimde bunu yapanlara beni bağışlayın ama küfreder, beddua ederim.

İnsanlar biri birine hizmet etmekte yarışmalı, yapılan hizmetleri takdirle karşılamalı ve o hizmetlere sahip olmalıdırlar. Meziyet tahrip etmek değil ülkesinin bir kör çivisini sahiplenmektir.

“Bu benim ülkemin malıdır” diyebilmelidir.

Bunları demediğimiz sürece parkları kirletip oradaki aletleri kırıp döktüğümüz sürece, toplu taşıma vasıtalarındaki koltuklara zarar verdikçe o güzelim yeşillikleri çöp poşetleriyle kirlettikçe bizim adam gibi adam olmamız çok zor.

Ben böylelerinin insan olduklarına dahi inanmayan birisiyim.

Değerli dostumun e-postasında belirttiği gibi o parklardaki park isimlerini tahrip edenleri de şiddet ve nefretle kınıyorum.

Bizim önceliğimiz belediyemize, belediyemizin de önceliği halkına hizmet etmek olmalıdır.

CEVİZ

Bektaşi bir yaz günü uzun bir yolculuktan sonra bitap düşmüş. Yolunun üzerinde yemyeşil bir bahçe görünce “Hele şurada biraz soluklanayım” diyerek girmiş bahçeye…

Harman gibi bir ceviz ağacının altına uzanmış etrafına bakınırken ceviz ağacının üzerindeki cevizleri görmüş kendi kendine ”Allah verdikçe vermiş” demiş

Aynı bakışlarla etrafını seyrederken bir kabağın kocaman kabaklarını görünce “Yarabbi”  demiş “Hikmetinden sual olunmaz ama şu cevizin gövdesine üzerinde küçük küçük cevizlere bak birde parmak kalınlığındaki kabağın üzerindeki kocaman kabağa bak” der demez bir ceviz tak diye kafasına düşü vermiş.

O zaman Bektaşi “Tövbe Yarabbi” demiş “Ya bu ceviz ağacının üzerindeki cevizlerde bu kabak kadar olsaydı şimdi ölmüştüm” demiş.

Bizde haşa Yüce Allah’ın işine karışmıyoruz ama sormadan da edemiyoruz.

“Ey yüce Allah’ım dünyanın en müstesna dini olan Müslümanlığı yarattın iyide Müslümanların içerisinde bu kadar hırsızları niye yarattın?”

***///***

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER