SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Bayındır: Sanat ve kültür alanında geri plandayız!

Bayındır: Sanat ve kültür alanında geri plandayız!
Bu haber 19 Nisan 2019 - 15:45 'de eklendi.

Cumartesi söyleşilerimizin bu hafta ki konuğu ilimiz hukukçu, yazarlarından aynı zamanda gazetemizde köşe yazısı kaleme Cem Bayındır oldu. Bayındır, sanat ve kültür alanında geri planda kaldığımızı aktardı.

Röportaj: Muhammed Yalçın AZİZOĞLU

Bizler Cumartesi Söyleşilerinde Elazığ’da doğmuş ya da bu kentin ikliminde kültür sanatla hemhal olmuş. Yüreğinde bu şehre özlem duyan, bu şehirle alakalı anıları olan, zamanın bir iki adım ötesinde duygularını, bilgilerini, hislerini, gelecek kuşaklara daha özgür, refah seviyesi daha yüksek, evrensel değerler eşliğinde bakış acıları yakalamaları için ter döküp çabalar sarf eden sanatçılarımıza, bazen ses olmak istedik. Bazen fikir işçisi de dediğimiz sanatçılarımızın yalnızlıklarını paylaşmak istedik ve daha da önemlisi onları ilimizin ve ülkemizin yarınlarını şekillendirecek gençlerine daha iyi tanıma ve ekol alacakları değerler içinde analiz etme çabası içinde olduk. Geçtiğimiz haftaki konuğumuz ilimiz hukukçu, yazarlarından olup aynı zamanda gazetemizin köşe yazarlarından Cem Bayındır’dı işte Cem Bayındır ile gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşimizin devamı…

İlimiz de mevcut bir sanat sokağı eksikliği göze çarpmakta bu konu da sizin düşünceleriniz nelerdir?

“SANAT VE KÜLTÜR GERİ PLANDA KALDI”

Elazığ’ın kültürel ve tarihsel zenginliğini, müthiş dokusunu bilmeyen yok. Ancak biz nedense son yıllarda tüm enerjimizi siyasetle, iç çekişmelerle, basit anlaşmazlıklarla harcadığımız için sanat-kültür geri planda kaldı. Ben de Elazığ’da tiyatro, edebiyat, kitap etkinlikleri, sinema çalışmaları olmasını arzulayan biriyim. Sanat sokağının da Elazığ’a çok ciddi katkıları olacak, halkın sanata eğilimi artacaktır. Neden olmasın, mükemmel olurdu.

Ülkemizde ve ilimizde yazar olmanın sıkıntıları nelerdir?

“EDEBİYAT AŞIKLARININ İŞLERİ ZOR”

Birçok kitap fuarında Türkiye’nin en kalburüstü yazarları, şairleri ile karşılaşıyorum. Daha önce hepsinin son derece varlıklı, burnu havada, ulaşılmaz insanlar olduklarını sanırdım. Oysa son derece zor koşullarda yaşam sürdüklerini, büyük ekonomik sıkıntılarının olduğunu, en ekonomik otellerde barınmak için yer aradıklarını görünce gerçeği anladım. Yine, kitapların basımı, yaşam koşullarının ağırlığı, sanata ilgisiz bakış açısı, kitap ve baskı masraflarının yüksek oluşu ilk anda gözlemlediklerim. Buralar böyle ise, varın siz Elazığ’da bu işi yapmak isteyen, edebiyat âşıklarının işlerinin ne kadar zor olacağını düşünün. Bu arada unutmadan, Elazığ’da yüreğini koyarak güzel işler yapan “Manas Yayıncılık” ve “Şener Bulut”u da içtenlikle kutlamak gerekiyor.

Edebiyat sahasında sizi etkileyen akımlar,  şairler ve yazarlar kimlerdir?

“ESERLER TARİHE IŞIK TUTUYOR”

Benim en çok örnek aldığım yazarlar, Batı edebiyatından Jack London, John Steinbeck, Jorge Amado, William Faulkner, Türklerden ise Kemal Tahir, Şeyh Galip, Ahmet Arif, Orhan Kemal, Bekir Yıldız, Ferit Edgü, Akşit Göktürk’ü sayabilirim. Öykülerimde de daha çok “Toplumcu Gerçekçilik” akımının etkisi görülebilir. Çünkü ben de ürettiklerimizin de bizim gibi toplumsal birer varlık olduğunu, sanata ilgi duyanların bilincini ve ürettiklerini biçimlendiren zamanına karşı toplumsal bir sorumluluğa sahip olduğunu düşünüyorum. Çünkü kuşkusuz ilk sanat yapıtından bugüne üretilen her ne varsa döneminin toplumsal olaylarına ve çağına ilişkindir.

Elazığ da ki yerel medyayı, edebi dergileri takip ediyor musunuz? Sizce ilimiz kültür sanatı için yeterli mi?

“KÜLTÜR ŞEHRİ İÇİN YETERSİZ”

Evet, Elazığ’da 5-6 tane günlük gazete var ve bunlardan ikisine aboneyim. Ötekileri de internet üzerinden okuyorum. Üzülerek söylemeliyim ki yerel dergi takip etmiyorum. Gazetelerin, sahiplerinin, çalışanların, yazarların iyi niyetli çabalarına karşı bu sayının ve gazete içeriklerinin Elazığ gibi çok önemli bir kültür kenti için son derece yetersiz olduğunu düşünüyorum.

Geriye dönüp baktığımızda mücadele ile geçmiş bir ömre sahipsiniz? Bu ömür içinde yüreğinizde kalan ukde var mıdır?

“TASARLADIĞIM, ANCAK YARIM KALAN İŞLER OLDU”

Yunus Emre’nin dediği gibi, “Geldi geçti ömrüm benim/Şol yel esip geçmiş gibi/Hele bana şöyle geldi/Şol göz yumup açmış gibi” inanın zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım. Bazen zamanın son derece hızlandığını dahi düşünüyorum. Yapamadığım, tasarladığım ancak yarım kalan işler oldu, zamanımı boşa harcadığım dönemler de oldu. Bazen hukuk eğitimi yerine, “Boğaziçi” gibi iyi bir üniversitenin edebiyat, İngiliz dili ve edebiyatı, felsefe gibi bölümlerinde okusam, ya da yüksek lisans sonrası akademik çalışma yaşamına mı girseydim diye düşündüğüm de olmuyor değil. Yine de her şeyin hayırlısı diyorum.

Vakit ayırıp bizi konuk ettiğiniz için gazetemiz adına sizlere teşekkür ediyor, başarılarınızın devam etmesini canı gönülden diliyorum. Söyleşimizin son sözünü siz kıymetli üstadımız Cem Bayındır bırakıyorum. Son olarak hemşehrilerimize bizleri takip eden okurlarımıza vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Tüm değerli okurlarınızın, Elazığlı değerli hemşehrilerimizin sanata, kültüre, bilgiye, kitaba, toplumsal birlikteliğimize, toplumsal değerlerimize daha çok yönelmelerini, siyasetle daha az ilgilenmelerini diliyor, ülkemizin ve Elazığ’ın güzel günler görmesini yürekten istiyorum. Size de bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederim. Selam ve saygılar.

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER