SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi

Bayındır: Elazığ zengin bir kültür iklimine sahip!

Bayındır: Elazığ zengin bir kültür iklimine sahip!
Bu haber 12 Nisan 2019 - 17:55 'de eklendi.

Cumartesi söyleşilerimizin bu hafta ki konuğu ilimiz hukukçu, yazarlarından aynı zamanda gazetemizde köşe yazısı kaleme Cem Bayındır oldu. Bayındır, “Elazığ zengin bir kültür iklimine sahip” diyerek okuma alışkanlığının eğitimle yerleştirilmesi gerektiğini kaydetti.

 

Röportaj: Muhammed Yalçın AZİZOĞLU

Bizler Cumartesi Söyleşilerinde Elazığ’da doğmuş ya da bu kentin ikliminde kültür sanatla hemhal olmuş. Yüreğinde bu şehre özlem duyan, bu şehirle alakalı anıları olan, zamanın bir iki adım ötesinde duygularını, bilgilerini, hislerini, gelecek kuşaklara daha özgür, refah seviyesi daha yüksek, evrensel değerler eşliğinde bakış acıları yakalamaları için ter döküp çabalar sarf eden sanatçılarımıza, bazen ses olmak istedik. Bazen fikir işçisi de dediğimiz sanatçılarımızın yalnızlıklarını paylaşmak istedik ve daha da önemlisi onları ilimizin ve ülkemizin yarınlarını şekillendirecek gençlerine daha iyi tanıma ve ekol alacakları değerler içinde analiz etme çabası içinde olduk. Bu hafta ki konuğumuz ilimiz hukukçu, yazarlarından olup aynı zamanda gazetemizin köşe yazarlarından Cem Bayındır…

 

Cem Bayındır kimdir, bunu biraz sizden dinleyelim?

Elazığ Keban doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Elazığ’da bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. 1995 yılından bu yana da avukatlık yapıyorum.

 

Edebiyata ilginiz, yazmaya merakınız ne zaman başladı?

AİLEDEN GEÇEN BİR MERAK

Öğretmen olan annemin resme, babamın da edebiyata ilgisi vardı. Aynı zamanda çok zengin bir kitaplığı olan babam ben çocukken, Yeni Ortam, Türkiye Yazıları, Yansıma gibi o dönemin bilinen dergilerine yazılar yazar, Abdullah Nefes, Tanju Cılızoğlu, Aydın Hatipoğlu, Talip Apaydın, Fakir Baykurt, annem tarafından akrabamız olan Adnan Binyazar gibi yazarlarla mektuplaşırdı. Amcam Ahmet Bayındır da Cumhuriyet gazetesinde karikatür çizdiği gibi, sanat yazıları yazardı. Yine dayım Ahmet Çelenk de TRT’de Müzik Eğlence Daire Başkanlığında yapımcılık sonrası, BRT, Tele on, Kanal D gibi kanalların genel müdürlüğünü yaptığı için birçok sanatçıyı, yazarı tanıma olanağını küçük yaşlarda edindim. Sanıyorum bunlardan etkilenerek lise çağlarında küçük anılar, öyküler, denemeler yazıp bazı dergilere gönderirdim. O günden beridir edebiyata ilgim aynı biçimde devam etmekte.

 

İlimiz kaynak, tema, doküman ve çalışma sahası bakımından şair ve yazarlar için nasıl bir zenginlik taşımakta?

“ELAZIĞ ZENGİN BİR KÜLTÜR İKLİMİNE SAHİP”

Elazığ son derece zengin bir kültür iklimine sahip. Çok kültürlü, hoşgörünün en üst düzeyde yaşandığı, azınlıkların yüzlerce yıl kapı komşusu olarak yaşadığı, ırkların, dinlerin, mezheplerin son derece iç içe yaşadığı, müziği, şiiri, destanı, dili, kullandığı öz Türkçesi ile binlerce yıllık bir kültür kenti. Kökenleri Elazığ olan Orhan Kemal, Muzaffer İzgü, Adnan Yücel, Ömer Zülfü Livaneli, Bahaeddin Öğel, İhsan Yüce, Mümtaz Sevinç, Sabit Kalfagil, Niyazi Öktem, Metin Sözen, Vedat Dalokay, Harputlu Rahmi, Harputlu Hacı Hayri, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Hamasdeğ, Nihat ve Rüştü Asyalı, Adnan Binyazar, Şemsettin Ünlü gibi yüzlerce sanatçı yetiştirmiş bu toprakların sanata, estetiğe, müziğe, şiire karşı eğilimi var. Osmanlı Arşivleri, Satvet-i Milliye, Turan, Yeni Fırat gibi gazete ve dergiler, Harput Yollarında adlı bulunmaz bir başyapıt gibi kaynaklar Elazığ’ın ne denli zengin bir yöre olduğunun kanıtı.

 

Son kitabınız BABAMIN ÖYKÜSÜNÜ yazma yayınlanma serüvenini anlatır mısınız?

“KİTABIN BASIMI ÜÇ YILIMI ALDI”

Aslında bu kitabı uzun yıllardır tasarlıyordum ve 2015 yılında yaz döneminde tamamladım. Ulusal bir yayınevinde bastırabilmek için epey görüşmeler yaptım. Birçok yayınevinin bazıları olumsuz yanıtlar verdi, bazıları da basım ve matbaa masraflarını ödemem karşılığında basabileceklerini bildirdiler. O yüzden kitabı ancak 3 yıl sonra Broy yayıncılıktan bastırmayı başardım. Kitap çocukluktan başlayıp, Keban’da öğretmenlik yapan ve öğrencilerini, doğayı, insanları seven, üretken, çalışkan, idealist bir öğretmen olan babamı benim gözlemlerimle anlatan anı-öykü kitabı. Biraz öznel, biraz özel bir içeriğe sahip. Umarım edebiyat dünyasına küçük bir katkısı olacak. Birçok dergi ve gazetede kitaptan söz edilmesi beni memnun etti. Sizin de yer vermeniz ayrı bir mutluluk benim için.

 

İlk kitabın farklı heyecanı ve sevinci olur siz neler yaşadınız?

Aslında daha önce de 2006 yılında “Güvercin Gözü” adlı bir şiir kitabı hazırlamıştım. Kitabın içeriğindeki şiirler rahmetli akrabam Ahmet Şener’indi ve uzun süredir bende bulunuyordu. Bu kitabın düzenlemesini, hazırlanmasını sağlamıştım. Ancak baskısı Elazığ’da olduğu için çok duyulmadı. Bu nedenle “Babamın Öyküsü” ikinci kitabım sayılabilir. Dediğiniz gibi gerçekten de daha önce Üvercinka, Yaşam Sanat, Aratos, Güncel Sanat, Lacivert Öykü gibi dergilerde, odatv gibi internet sitelerinde yazılarım, öykülerim çıkmıştı ama bu kitap bende ciddi bir heyecan yarattı. İnsanlar aradılar, duygu ve düşüncelerini paylaştılar, babamın dostları, arkadaşlarım, yazarlar, şairler görüş bildirdiler. Kısaca, mutlu oldum diyebilirim.

 

Yeni eser ve yeni çalışmalarınız hakkında neler söylersiniz?

“YÖREMİZE IŞIK TUTACAK BİLGİLER VAR”

Bilgisayarımda “Memleket Hikâyeleri” diye adlandırdığım ama henüz son adını vermediğim, Elazığ, Keban, Ağın gibi yöremizden yerlerde geçen, daha çok 1950-80 arasını konu edinen 20’ye yakın öyküm var. Bunların içinden derleyerek 8-10 öyküden oluşan bir kitap hazırlığım sürüyor. 2019 içerisinde basmayı düşünüyorum. Yine dergilerde çıkan denemelerim, kendimce şiir çalışmalarım, uzun yıllardır yaptığım Osmanlıcadan günümüz harflerine belge çevirileri var. Bunlar da yöremize ışık tutacak ciddi belgeler ki yer yer Fırat gazetesinde yazıyorum da ileride bunlarla ilgili de çalışmalar da olabilir.

 

Bayındır ailesinin kültürümüze katkılarını olduğunu biliyoruz. Bu konu da ki düşünceleriniz nelerdir?

“KÜLTÜR VE SANAT DÜNYASINA KATKILARIMIN OLMASINA SEVİNİYORUM”

Belirttiğim gibi Elazığlı olmaktan gurur duyan ailemde sanatla uğraşanlar var. Amcam çevirmen, hukukçu, sanat tarihçisi, ressam ve karikatürist idi. Babam da edebiyat dergilerinde yazılar yazardı. Yine dayım TRT Müzik Eğlence Daire Başkanlığında yönetmen-yapımcı, Kanal D, BRT, Tele on gibi büyük kanallarda genel müdürlük yaptı. Amcamın çok ciddi Farsça, Osmanlıca çevirileri yayımlanmayı bekliyor. Kültür ve sanat dünyasına, Elazığ’ımıza, ülkemize zerre kadar bile katkımız olsa bundan gurur ve mutluluk duyarım.

 

Gelişmiş ülkelerle kendimizi kıyaslarsak okuma oranımız çok düşük seviyelerde bunun sebebi nedir? Sizin ne gibi önerileriniz olur?

“KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRILMIYOR”

Kitap fiyatlarının çok pahalı olması, ilkokuldan bu yana kitap okuma alışkanlığı kazandırıcı hiçbir eğitim ve öğretim çabasının olmaması, kütüphanelerin gün geçtikçe azalması, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıklarının kitap basım işlerinden çekilmeleri, eğitim sisteminde 50 yıldır süren kronik sorunlar, halkın aşırı politize olması, sanat ve edebiyatın halkın gündemine girememesi gibi etkenler var. Çözüm ise, yine eğitim sistemimizin gözden geçirilmesinde, çocukların anaokulundan başlayarak ciddi bir çalışmayla kitaba yönelmesine, kitabı sevmesine yönelik çalışmalar yapılmasında.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER