SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Prof. Dr. Ömer Atalar
Prof. Dr. Ömer Atalar

Bağnazlık Fikir Putunun Kulluğudur

Bağnazlık Fikir Putunun Kulluğudur
Bu haber 06 Kasım 2019 - 7:52 'de eklendi.

Ayna

Yaklaşık bir asırdır milli şahsiyet sahibi cesur münevverler ve mütefekkirler, bu milletin yobaz ve bağnazlarını haykırıyorlar. Üstat Necip Fazıl şöyle sınıflandırıyor onları: biri kaba softa ham yobaz, diğeri batı maymunu taklitçi ve inkâr yobazı. Yıl 2019 memleket ne yazık ki aynı tas aynı hamam. Hatta kanaatimce daha bir çeşitlendi ve renklendi bağnazlık ve yobazlık. Bu millet ne çekti bu yobaz ve bağnazlardan…

Bağnazlık ya da taassup, tanımlarında ufak farklar olsa da aynı vahim sonuçlara götüren kronik ve yaygın hastalıklarımızdan. Hangi kelimeyi seçeceğime karar veremediğimden ikisini de yazayım istedim. Kelime ve kavram tanımlarına fazla takılan bir millet olarak, hemen her mevzuyu aslından uzaklaştırmaktaki maharetimize de atıfta bulunarak, aynı hataya düşmeden uyarımızı yapıp konumuza dönelim. Genel anlamda bu kelimeler bir fikre veya inanışa diğer düşünce ve görüşlere kapalı olmak derecesinde bağlılık; hatta ötekisini haksızlık ve husumete varacak ölçüde yok sayış, ilerleyen dönemlerinde kendisinden başkasını ortadan kaldırma şiddetinde davranış(lar) olarak tanımlanır.

Bağnazlık hastalığına duçar olanlara genel anlamda yobazlar diyebiliriz. Yobazlığı sadece din kökenli tanımlamak ta aslında başka bir bağnazlıktır. Zira yobazlık, her fikrin bağnazlarının genel adıdır. Yobazlar kendi fikirlerinden başkasına kör ve sağırdırlar. En çok ta kendi bağnazlıklarına kördürler aslında. Yüz yıldır bu hastalığın pençesinde kıvranmaktayız. Peki, neden tedavi olmuyoruz? Çünkü çoğumuz hasta olduğumuzu ya bilmiyor ya da kabul etmiyoruz. Basit bir test yapalım: sorun mesela kendinize, sizin tam karşıt görüşünüzdeki bir kişinin sosyal medyadaki doğru bir söylemini dahi beğenmekten imtina ediyor musunuz etmiyor musunuz? Cevap belli. Toplumun hali ortada. Siyasette, fikirde, yaşantıda, partide, sendikada, cemaatte, meslekte hatta sporda bile taassup var birçok kesimde. Ama sorsan bir Allah’ın kulu kabul etmez taassubunu. Lütfen demin yazdığım testi uygulayın kendinize. Sosyal medya hesaplarınızdaki beğenilerinize bir bakın. Ne demek istediğimi anlarsınız.

Her hafta yaşadıklarımız önemli hadiseler, bizlerin yazılarına yön vermekte. Geçen haftanın en çok gündemde kalan konularından birisi metroda sakallı ve cüppeli bir vatandaşımızın kendisi gibi düşünmeyen bağnazlarca tahkir ve tahrik edilmesiydi. O vatandaşımıza yapılan saygısızlıkları ve terbiyesizlikleri usulüyle kınarken, bir de baktık ki bu sefer yine metroda bir gurup, bağıra çağıra ilahiler söyleyip zikirler çekiyor. Onlar da kendileri gibi düşünmeyenleri tahrik ediyor. Bu mudur Peygamberi tebliğ, bu mudur ahlak-ı Nebi? Ne farkınız kaldı diğerlerinden? Hiç mi anlamadınız Kur’an–ı Hakim’den, sünneti Resulden. Geldik mi yine aynı noktaya. Her iki kesime de sorsan kendi fikirlerinin en çok okuyanları. Doğrudur belki en çok okuyan ama hiç anlamayanları. Her okuyan anlamıyor diyoruz, kimseyi inandıramıyoruz.

Olanlar gösteriyor ki iş, dönüp dolaşıp yine eğitim eksikliğine geliyor. Eğitim şart diyorum kardeşim, eğitim şart! Baksanıza kendilerini en çok okuyan kesim olarak görenlerin haline, kendisi gibi düşünmeyenleri nasıl da dışlıyorlar bu ülkede.Bu sözde okumuşlar, bir zamanlar başında örtü var diye eğitimini engellemeyi bırakın, neredeyse kamusal alandan çıkaracak, bütün yaşam hakkını elinden alacaklardı insanların. Görünen o ki bu kafa hiç değişmemiş! Bu batı bağnazlığı, bu inkâr yobazlığı değil de nedir?Toplumun bir diğer yobaz tipi, o da hiç değişmedi. Kaba softa ham yobaz kesimi. İdrak ve anlayıştan uzak, sevgisiz, dar gönüllü, ufuksuz herifler. Başa gelen musibete, hemen şuursuzca mukabele ettiler. Hâlbuki tahkire uğrayan güzel insan, ne hoş cevap vermişti asil duruşu ve Müslümanca tavrıyla.

Hâsılı okumak ta yetmiyor, her şey eğitimden geçiyor. Ama nasıl bir eğitim? Doğru bir eğitim… Türkiye’de ne kadar sorun varsa görülüyor ki temelinde eğitim eksikliği veya yanlışlığı var. Müfredattaki noksanlıkların yanında, bir de çok iyi yetişmiş eğitimci eksikliğimiz var. Hem ilmi, hem ahlaki değerler noktasında liyakatli öğretmenlere ihtiyaç var. Müfredata ne koyarsanız koyun mevzuyu ehil kişiler öğretmezse, eğitimde öğrenci eğitim almak bir yana adeta zehirleniyor. Yobaz öğretmenler elinde,  yobaz nesiller yetişiyor. Bu mevzu çok derin başka bir veya birkaç yazının konusu. Yeri geldi bir dokunayım ve sizi düşünmeye sevk edeyim istedim. En kısa sürede nasip olursa bu konuyu da işleyeceğim.

Mevzumuza, başlık olacak cümle ile dönelim ve toparlayalım istiyorum. Bizce bağnazlık, fikirleri putlaştırıp sonra ona kul olmaktır!

Bakınız bizim, kalplerimizde ve beyinlerimizde tanrılaştırdığımız fikir ve ideoloji putlarımız var. Ve bu putların bazen inançlarımızdan öte dokunulmazlıkları var. Dokunulunca karşımızdakini yok etme noktasında savaşlarımız var. Bir fikre, bir düşünceye, bir ideolojiye sahip olmak ayrı şeydir, onu putlaştırmak ayrı… Her insanın bizim gibi düşünmesini, bizim gibi yaşamasını, bizim sevdiklerimizi sevmesinibeklemek, eşyanın tabiatına aykırıdır. Herkesin farklı bir anlayışı ve yaratılışı vardır.

Ufkumuzu ve gönlümüzü geniş tutmalıyız. Ancak bu şekilde davamızı güçlendirebiliriz, bunu unutmamalıyız! Birbirimizi kucaklamalı, olduğumuz gibi kabul etmeli ve eksikliklerimizi ikmal için çabalamalıyız. Ezcümle bağnazlığımızı görmeli, yobazlığı bırakmalı, birbirimizi yemek için heba ettiğimiz enerjiyi, artık çalışmaya harcamalıyız.

Hep beraber bu müzmin hastalıktan kurtulmak umut ve duasıyla…

Baki selam ve daim muhabbetlerimle.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER